Direnme yolu ile Hukuk Genel Kurulu önüne gelen uyuşmazlık; davacı-karşı davalı erkeğin duruşmada "evden ayrılmadan bir ay önce karısını aldattığını" beyan etmesi nedeniyle, kusurlu davranışlarının ispat edilip edilmediği, burada varılacak sonuca göre davalı-karşı davacı kadının evlilik birliğinin temelinden sarsılması sebebine dayalı boşanma davasının kabulünün gerekip gerekmediği noktalarında toplanmaktadır. III. GEREKÇE 11. Taraflarca açılan karşılıklı davaların her ikisi de, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 166. maddesine göre evlilik birliğinin temelinden sarsılması hukuksal nedenine dayalı boşanma ve feri istemlerine ilişkindir. 12. Yargılama süreci bölümünde anlatılan şekilde, mahkemece bozma öncesi verilen 04.06.2014 tarihli 2013/1360 E. ve 2014/848 K. sayılı kararla, boşanmaya sebep olan olaylarda kadın eşin kusursuz, erkek eşin ise tam kusurlu olduğu gerekçesiyle asıl davanın reddine, karşı davanın kabulü ile tarafların boşanmalarına karar verilmiştir....
giriş katındaki baba evinde yaşamaya başladığını iddia ederek, kadının davasının reddini istemiş, karşı davanın kabulü ile tarafların evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedeniyle boşanmalarına, ortak çocukların velâyetinin babaya verilmesine, müvekkili lehine 50.000,00 TL maddî, 50.000,00 TL manevî tazminata hükmedilmesini talep ve dava etmiştir....
Hukuk Dairesi 2017/1649 esas, 2018/509 karar sayılı kararla, evlilik birliğinin temelinden sarsılmasına neden olan olaylarda mahkemece, erkeğe yüklenen ve gerçekleşen kusurlu davranışları yanında kadının da erkeğin ailesi ile görüşmek istemediği anlaşılmakla, davacı erkek tarafından açılan boşanma davasının kabulü ile davacı kadın yararına 300,00 TL tedbir ve yoksulluk nafakası, kadın yararına 10.000 TL maddi tazimata ve 8.000 TL manevi tazminat karar verilmiştir. Yapılan yargılama ve toplanan delilerden; ilk derece mahkemesi kararında açıklandığı üzere, davalı kadının kendisini sürekli aşağılayan davacı erkeğin kardeşleri ile görüşmek istememesinin kendisine kusur olarak yüklenemeyeceğinin anlaşılmasına göre, ilk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmaktadır....
Temyiz Sebepleri Davalı kadın temyiz başvuru dilekçesinde özetle; kusur değerlendirmesi, avukat ile temsil edilmek istemesine karşın mahkemenin yönlendirmediğini, tanıklarının dinlenmediği belirterek tamamına yönelik kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık tarafların açtığı evlilik birliğinin temelinden sarsılması hukuki nedenine dayalı boşanma davasında; ortak hayatı temelinden sarsacak derecede ve birliğin devamına imkan vermeyecek nitelikte davalı kadından kaynaklanan bir geçimsizlik bulunup bulunmadığı, davanın kabulü ile erkek yararına maddî tazminata hükmedilme koşullarının gerçekleşip gerçekleşmediği, kadının süresinde delile dayanıp dayanmadığı, eksik inceleme bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır. 2....
CEVAP Davalı-davacı erkek cevap-karşı dava dilekçesinde özetle; kadının evi terk ettiğini, üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirmediğini iddia ederek asıl davanın reddi ile karşı davanın kabulüne, evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedeniyle tarafların boşanmalarına, erkek yararına aylık 350,00 TL tedbir-yoksulluk nafakasına karar verilmesini dava ve talep etmiştir. III....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi DAVA TÜRÜ :Karşılıklı Boşanma Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, davacı-davalı tarafından, her iki dava yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: Taraflarca karşılıklı olarak açılan ve evlilik birliğinin temelinden sarsılması (TMK m. 166/1) hukuki sebebine dayalı boşanma davalarının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda; kocanın, bağımsız konut temin etmediği, birlik görevlerini yerine getirmediği, ailesinin eşini aşağılamasına sessiz kaldığı ve babası ile birlikte davranarak eşine fiziksel şiddet uygulamaya çalıştığı, kadının ise eşine hakaretler ettiği ve bir miktar parasını cebinden habersizce aldığı, meydana gelen ve evlilik birliğini temelinden sarsan bu olaylarda kocanın ağır kusurlu olduğu gerekçesiyle kocanın boşanma davasının reddine, kadının karşı boşanma davasının ise kabulüne karar verilmiştir....
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; erkeğin eşi hakkında söylediği sanayi esnafı bile Tuğba'yı beceriyor sözü ve çevreye eşinin kendisini aldattığını söylemesinin kadının onurunu ... davranışlar olması nedeniyle özel boşanma sebebine dayalı davanın ispatlandığı, kadının evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedenine dayalı boşanma davası ile ilgili olarak da boşanmaya sebebiyet veren olaylarda eşi hakkında sanayi esnafı bile Tuğba'yı beceriyor diyen, aşırı kıskanç davranışlar sergileyip çevreye eşinin kendisini aldattığını söyleyen, eşini izinsiz evden çıkarmayan, kadın dışarı çıktığında sürekli arayıp baskı altına alan ve eşinin haberi olmadan kendi ailesine ekonomik olarak yardım edip ailenin ekonomik durumuna zarar veren ve böylelikle evlilik birliğinin kendisine yüklediği sorumlulukları yerine getirmeyen erkeğin tam kusurlu olduğu; çocukların velâyetinin anneye verilmesinin ... yararlarına olduğu ve kadın lehine maddî...
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Boşanma Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı erkek tarafından kadın yararına hükmedilen yoksulluk nafakası yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: Taraflar arasında fiili ayrılığa esas Şişli 1. Aile Mahkemesi'nin E.2005/1208-K.2007/278 sayılı dosyasında, kadın tarafından evlilik birliğinin temelinden sarsılması hukuki sebebine dayalı olarak açılan boşanma davasının, kadının erkekten kaynaklanan kusuru davranışları affettiği gerekçesiyle reddedildiği ve kararın temyiz incelenmesinden geçerek kesinleştiği anlaşılmaktadır. İlk davanın açılmasından sonra tarafların bir araya geldikleri iddia edilmediği gibi, fiili ayrılık döneminde davacı erkekten kaynaklanan ve ona kusur olarak yüklenebilecek yeni bir maddi olayın varlığı da kanıtlanamamıştır....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Karşılıklı Boşanma Yukarıda tarihi, konusu ve tarafları gösterilen hükmün; onanmasına dair Dairemizin 12.03.2015 gün ve 19969- 4436 sayılı ilamıyla ilgili karar düzeltme isteminde bulunulmakla, evrak okundu, gereği düşünüldü; Davalı birleşen davacı erkek dava dilekçesinde zina ve evlilik birliğinin temelinden sarsılması sebebine dayalı olarak boşanma davası açmış, mahkemece tarafların evlilik birliğinin temelinden sarsılması sebebi ile boşanmalarına karar verilmiştir. Davalı-birleşen davacı erkeğin zina sebebine dayalı talebi hakkında olumlu-olumsuz hüküm kurulmaması doğru değil ise de; bu husus ilk inceleme sırasında gözden kaçırıldığından davalı-davacı erkeğin karar düzeltme isteğinin kabulü ile Dairemizin 12.03.2015 gün 2014/19969 esas - 2015/4436 karar sayılı onama ilamının kaldırılmasına ve hükmün bu nedenle bozulmasına karar vermek gerekmiştir....
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk derece mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla, davalı-karşı davacı erkeğin, kadına fiziksel şiddet uyguladığı, uyuşturucu madde kullandığı, boşanmaya sebep olan olaylarda erkeğin tam kusurlu olduğu kadının kusurunun ispat edilemediği, çocukların ... yararı gereğince velâyetlerinin annelerine verilmesi gerektiği, çocuklar yararına tedbir- iştirak nafakasına, kadın yararına tedbir-yoksulluk nafakası ile maddî ve mânevi tazminata hükmedilmesinin yasal koşullarının oluştuğu gerekçesiyle davacı-karşı davalı kadın tarafından açılan boşanma davasının kabulü ile, evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedeniyle 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 4721 sayılı kanun 166 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca tarafların boşanmalarına, ortak çocukların velâyetinin anneye verilmesine, baba ile kişisel ilişki kurulmasına, ortak çocuklar yararına ayrı ayrı aylık 500,00 TL tedbir ve iştirak nafakası, davacı-karşı davalı kadın yararına aylık 500,00...


