WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 06 Haziran 2026

Aile Mahkemesi'nin 2017/34 Esas sayılı dosyasında evlilik birliğinin temelinden sarsılması sebebiyle açılan boşanma davasında verilen boşanma kararının 30.06.2020 tarihinde kesinleştiği, zina sebebiyle açılan işbu davanın boşanma hükmü kesinleşmeden, 26.06.2020 tarihinde açıldığı ancak yargılamaya davalar birleştirilmeden devam edildiği, Bölge Adliye Mahkemesi kararında da belirtildiği üzere, daha önceden görülen davada boşanma hükmü kesinleştiğinden işbu davadaki boşanma talebi konusuz kalmış ise de boşanma kararının kesinleşmesinden önce açılan işbu dava nedeniyle boşanmaya sebebiyet veren olaylardaki kusur durumunun henüz kesinleşmediği, hem daha önce görülen boşanma dava dosyasındaki kesinleşen kusur durumları, hem de işbu dava dosyasındaki tüm delillerle belirlenecek kusur durumları harmanlanarak erkeğin tazminat talepleri hakkında hüküm kurulması gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisinin doğru olmadığı gerekçesi ile; Bölge Adliye Mahkemesi kararının ortadan kaldırılarak İlk Derece...

CEVAP Davalı- karşı davacı vekili 02.08.2018 tarihli cevap ve karşı dava dilekçesi ile, müvekkilinin 1982 yılında ... kazası geçirdiğini sağ kolundan rahatsız olduğunu bu tedavi döneminde davacıdan banyo yaparken yardım istediğini, davacının müvekkiline mutfakta bıçak çektiğini, karşı tarafın evlilik birliğinin kendisine yüklediği görevleri yerine getirmekten kaçındığını, bu nedenlerle karşı tarafın taleplerinin ve davasının reddine, karşı davanın kabulü ile tarafların evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedeniyle boşanmalarına 50.000,00 TL manevî tazminata ve yargılama giderleri ile ücreti vekâletinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir. III....

Anılan maddenin birinci fıkrası gereğince evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedeniyle boşanmaya karar verilebilmesi için başlıca iki şartın gerçekleşmiş olması gerekmektedir. İlki, evlilik birliğinin temelinden sarsılmış olması, diğeri ise ortak hayatın çekilmez hâle gelmiş bulunmasıdır. Genel boşanma sebeplerini düzenleyen ve yukarıya alınan madde hükmü somutlaştırılmamış veya ayrıntıları ile belirtilmemiş bir çok konuda evlilik birliğinin sarsılıp sarsılmadığı noktasında hâkime takdir hakkı tanımıştır. Öte yandan, boşanmanın dayandığı temel ilkelerden biri "kusur" ilkesidir. TMK'nın 166/1. maddesi uyarınca evlilik birliği, eşler arasında ortak hayatı çekilmez duruma sokacak derecede temelinden sarsılmış olduğu taktirde, eşlerden her biri kural olarak boşanma davası açabilir ise de, Yargıtay bu hükmü tam kusurlu eşin dava açamayacağı şeklinde yorumlamaktadır. Nitekim benzer ilkeye HGK’nın 04.12.2015 tarihli ve 2014/2-594 E., 2795 K. sayılı kararında da değinilmiştir....

fazla kusur yüklenemeyeceği anlaşıldığından asıl davanın ve karşı davanın ayrı ayrı kabulü ile evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedeniyle tarafların boşanmalarına, kadın lehine aylık 500,00 TL tedbir-yoksulluk nafakasına hükmedilmesine, tarafların maddî ve manevî tazminat taleplerinin ayrı ayrı eşit kusur nedeniyle reddine karar verilmiştir....

DAVA Davacı-karşı davalı erkek dava dilekçesinde özetle evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedeni ile davalı kadın ile boşanmalarına, ortak çocuk Abdulkadir`in velâyetinin kendisine verilmesine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı-karşı davacı kadın vekili süresinde verdiği cevap ve karşı dava dilekçesinde özetle; asıl davanın reddine, karşı davanın kabulü ile tarafların evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedeni ile boşanmalarına, ortak çocukların velâyetinin müvekkiline verilmesine, 750,00 TL tedbir-yoksulluk nafakasının, çocuklar için ayrı ayrı 500,00`er TL tedbir-iştirak nafakasının davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 150.000,00 TL manevî, 100.000,00 TL maddî tazminatın davacıdan alınarak davalıya verilmesine, düğünde takılan ziynet eşyalarının ve paranın aynen iadesine gerçekleşmez ise değeri de dikkate alınarak dava tarihinden işleyecek faizi ile davacıdan alınarak davalıya verilmesine karar verilmesini talep etmiştir. III....

DAVA ... erkek vekili dava dilekçesinde özetle; kadının, müvekkiline hakaretler ve küfürler ettiğini, her tartışmada evi terk ettiğini, evlilik birliğinin kendisine yüklediği yükümlülükleri yerine getirmediğini, bu nedenle 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun (4721 sayılı Kanun) 166 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedeniyle tarafların boşanmalarına, müvekkili lehine 50.000,00 TL maddî, 50.000,00 TL manevî tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II....

planı yaptığını, erkeğin eşinden kendisi, çocukları ve evi ile ilgilenmesini istemesine rağmen yine de söylemlerini dikkate almadığını, artık bunaldığını, çocuklar önünde tartışma olmaması için evi terk etmek zorunda kaldığını belirterek davanın kabulüne, tarafların 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun ( 4721 sayılı Kanun) 166 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedeniyle boşanmalarına karar verilmesini talep ve dava etmiştir....

kadının açtığı boşanma davasının reddine, evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedenine dayalı karşı davalarının kabulü ile tarafların boşanmalarına, müvekkili için 75.000 TL maddî, 75.000 TL manevî tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir....

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalı kocanın alkol alarak evlilik birliğinin yükümlülüklerini yerine getirmediği, kazancını alkol tüketimine harcadığı, davalının eşine şiddet uyguladığı, eşini bıçakladığı, bu olay nedeniyle soruşturma yapılarak ceza davası açıldığı, taraflar arasındaki evlilik birliğinin ortak hayatı sürdürmeleri kendilerinden beklenmeyecek derecede temelinden sarsıldığı ve evlilik birliğinin yükümlülüklerini yerine getirmeyen ve eşine şiddet uygulayan davalı kocanın tam kusurlu olduğu, davacı kadının boşanma yüzünden mevcut veya beklenen menfaatlerinin haleldar olduğu, eşinin ekonomik desteğinden mahrum kaldığı, davacı eşe yönelik fiziksel şiddetin davacının kişilik haklarına saldırı oluşturduğu, davacının çalıştığı ve düzenli bir gelirinin bulunduğu gerekçeleri ile davanın kabulüne, tarafların evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedeniyle boşanmalarına, müşterek çocuğun velâyetinin davacı anneye...

Aile Mahkemesinde açtığı davanın yargılaması sonunda verilen 14.06.2005 gün ve 1189/645 sayılı hükümle TMK.nun 166/1 maddesi uyarınca evlilik birliğinin temelinden sarsıldığı, ortak hayatın sürdürülemez olduğu gerekçesi ile tarafların boşanmalarına karar verilmiş, hüküm Yargıtay denetiminden geçerek 01.02.2006 tarihinde kesinleşmiştir. Açıklandığı üzere eşler arasındaki boşanma nedeni TMK.nun 161 maddesindeki zina olmayıp, aynı kanunun 166 maddesinde düzenlenen şiddetli geçimsizliktir. Mahkemece, iddia ve savunma çerçevesinde toplanan taraf delilleri tartışılıp değerlendirilerek istek hakkında bir karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi doğru olmamıştır....

UYAP Entegrasyonu