İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı erkeğin zina eylemine ilişkin vicdani kanıya ve zina eyleminin unsurlarına ulaşılıp, ispatı yapılamadığı, ezcümle Karşıyaka sahilde 29 Ekim tarihinde tanıklardan Hasibe'nin yeminli ifadesine göre bir bankta birlikte otururken gördüğü kadınla davalının ilişkisini inandırıcı ve makul gerekçelerle izah edemediği, bu hali ile eylemin güven sarsıcı davranış olarak nitelendirilmesi gerektiği, ayrıca birlik görevlerini ihmal eden, sürekli yakın çevreden borç istemek ve ödememek yoluyla eşini toplum içinde küçük düşüren davalının bu davranışlarının, davacı yönünden evlilik birliğinin katlanılması davacıdan beklenilemeyecek derecede temelinden sarsılmasına neden olduğu; davanın bu hali ile kabulü ile tarafların boşanmalarına, zina nedeniyle boşanma talebi ile açılan dava kanıtlanamadığından bu talebin reddine karar verildiği, evlilik birliğinden olma küçük ...'...
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davalı-davacı kadın, erkeğin kendisini darp ettiği iddiası da bulunmuş ise de kadının alınan doktor raporunda lezyon tespit edilemediği, tanık beyanları ile de darp iddiasının ispat edilemediği; ayrıca erkeğin eşinden tazminat parasını istediğinin ispat edilemediği; kadının, erkeğe hakaret etmesi, davacı-davalı erkeğin ilk evliliğinden olan çocuğunu ve annesini evde istememesi nedeniyle tamamen kusurlu olduğu, davacı-davalı erkeğin kusurunun ispat edilemediğinin anlaşıldığı; bu itibarla tarafların evliliklerinin fiilen bittiği, devamında taraflar bakımından korunmaya değer bir yarar kalmadığı, tarafların bundan böyle bir araya gelip evlilik birliğini sürdürmelerinin mümkün olmadığı gerekçesiyle asıl boşanma davasının kabulü ile tarafların 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 166 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedeniyle...
isimli küçüğü tanıma yoluyla nüfusuna kaydettirdiği, küçüğün annesinin isminin ... olduğu, hal böyle iken erkeğin evlilik birliği devam ederken ... isimli kadınla cinsel birliktelik yaşadığı ve bir çocukları olduğunun anlaşıldığı belirterek boşanmaya sebep olan olaylarda erkeğin kadına nispeten ağır kusurlu olduğu, kadının çalıştığı ve boşanma ile yoksulluğa düşmeyeceği, tarafların ekonomik sosyal durumu, kusur durumu değerlendirilerek maddî ve manevî tazminat ödenmesine hükmedildiği gerekçesi ile her üç davanın da kabulüne, tarafların 4721 sayılı Kanunun 166 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedeniyle ve aynı kanunun 161 inci maddesi uyarınca zina nedeniyle boşanmalarına, kadın yararına 10.000,00 TL maddî ve 10.000,00 TL manevî tazminata, kadının yoksulluk nafakası talebinin reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A....
DAVA Davacı-davalı kadın vekili dava dilekçesinde evlilik birliğini sona erdiren nedenlerde erkeğin kusurlu bulunduğunu ileri sürerek davanın kabulüne, tarafların 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun (4721 sayılı Kanun) 166 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedeniyle boşanmalarına, kadın yararına aylık 1.000,00 TL tedbir, 1.500,00 TL yoksulluk nafakasına, yasal faiziyle birlikte 50.000,00 TL maddî ve 50.000,00 TL manevî tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davalı-davacı erkek vekili cevap ve karşı dava dilekçesinde evlilik birliğini sona erdiren nedenlerde kadının kusurlu bulunduğunu ileri sürerek asıl davanın reddi ile karşı davanın kabulüne, tarafların 4721 sayılı Kanun'un 166 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedeniyle boşanmalarına, 100.000,00 TL maddî ve 100.000,00 TL manevî tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir. III....
DAVA TÜRÜ : Karşılıklı Boşanma Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı-davacı erkek tarafından davasının reddi, kusur belirlemesi ve kadın lehine hükmedilen tazminatlar ve nafaka yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: 1- Eşini istemediğini söyleyip birlikte yaşamaktan kaçınan davacı-karşı davalı kadın, evlilik birliğinin sarsılması olayında tamamen kusurludur. Türk Medeni Kanununun 166. maddesinde "evlilik birliği, ortak hayatı sürdürmeleri kendilerinden beklenmeyecek derccede temelinden sarsılmış olursa, eşlerin her birinin boşanma davası açabileceği” hükme bağlanmıştır. Bu hükmü, tamamen kusurlu eşin de dava açabileceği ve yararına boşanma hükmü elde edebileceği biçiminde yorumlamak ve değerlendirmek doğru değildir....
4721 sayılı Kanunun 166 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedeniyle boşanmalarına, erkek yararına 100.000,00 TL maddî, 30.000,00 TL manevî tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir....
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davacı karşı davalı kadının zinaya dayalı olarak açmış olduğu davası ispatlanamadığından reddine, davalı karşı davacının güven sarsıcı davranış içerisinde olduğu, davacıyı başkalarıyla kıyasladığı, davacının çalışması nedeniyle zaman zaman tartıştıkları, ekonomik şiddet uyguladığı, davacı karşı davalıya karşı ilgisiz davrandığı, davacı karşı davalı kadının ise evi terk ettiği, aile müdahalesine izin verdiği evlilik birliğinin temelinden sarsıldığı, davalı karşı davacının daha fazla kusurlu olduğu gerekçesi ile tarafların her ikisinin de açmış olduğu boşanma davasının kabulü ile tarafların evlilik birliğinin temelinden sarsılması sebebi ile boşanmalarına, ortak çocuğun velâyetinin anneye verilmesine, baba ile kişisel ilişki kurulmasına, davacı karşı davalı için hükmedilen aylık 1.000,00 TL tedbir nafakasının karar kesinleşinceye kadar devamına, davacı karşı davalı kadının düzenli gelir getiren...
CEVAP Davalı-davacı erkek vekili karşı dava dilekçesinde özetle; kadının iddialarının doğru olmadığını, kadının ailesinin evliliğe müdahale ettiğini, kadının evlenmeden önce rahminin alındığını ve bunu erkekten sakladığını iddia ederek asıl davanın reddine karşı davanın kabulüne, evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedeniyle tarafların boşanmalarına, erkek yararına yasal faizi ile birlikte 100.000,00 TL maddî ve 100.000,00 TL manevî tazminata karar verilmesini dava ve talep etmiştir. III....
Bilindiği üzere 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun (TMK) “Evlilik birliğinin sarsılması” başlıklı 166. maddesinin bir ve ikinci fıkraları; "Evlilik birliği, ortak hayatı sürdürmeleri kendilerinden beklenmeyecek derecede temelinden sarsılmış olursa, eşlerden her biri boşanma davası açabilir. Yukarıdaki fıkrada belirtilen hâllerde, davacının kusuru daha ağır ise, davalının açılan davaya itiraz hakkı vardır. Bununla beraber bu itiraz, hakkın kötüye kullanılması niteliğinde ise ve evlilik birliğinin devamında davalı ve çocuklar bakımından korunmaya değer bir yarar kalmamışsa boşanmaya karar verilebilir.” hükmünü taşımaktadır. Genel boşanma sebeplerini düzenleyen ve yukarıya alınan madde hükmü, somutlaştırılmamış veya ayrıntıları ile belirtilmemiş olması nedeniyle evlilik birliğinin sarsılıp sarsılmadığı noktasında hâkime çok geniş takdir hakkı tanımıştır. 13. İlke olarak her dava açıldığı tarihteki fiilî ve hukukî sebeplere göre hükme bağlanır....
Türk Medeni Kanunu'nda genel boşanma sebebi "Evlilik birliğinin sarsılması" başlıklı 166 ncı maddenin 1 ve ikinci fıkralarında; "Evlilik birliği, ortak hayatı sürdürmeleri kendilerinden beklenmeyecek derecede temelinden sarsılmış olursa, eşlerden her biri boşanma davası açabilir. Yukarıdaki fıkrada belirtilen hâllerde, davacının kusuru daha ağır ise, davalının açılan davaya itiraz hakkı vardır. Bununla beraber bu itiraz, hakkın kötüye kullanılması niteliğinde ise ve evlilik birliğinin devamında davalı ve çocuklar bakımından korunmaya değer bir yarar kalmamışsa boşanmaya karar verilebilir" şeklinde düzenleme altına alınmıştır. 5. Genel boşanma sebeplerini düzenleyen ve yukarıya alınan madde hükmü, özel boşanma nedenlerini düzenleyen hükümlerin aksine somutlaştırılmamış veya ayrıntıları ile belirtilmemiş olması nedeniyle evlilik birliğinin sarsılıp sarsılmadığı noktasında hâkime çok geniş takdir hakkı tanımıştır. 6....


