CEVAP Davalı-davacı erkek vekili karşı dava dilekçesi ile karşı dava cevaba cevap dilekçesinde özetle; kadının dayısının oğlu ... ile ilişkisinin olduğunu itiraf ettikten sonra evliliklerinin bittiğini, kadının sadakat yükümlülüğüne aykırı davrandığını, emeklilikten sonra finansal hayata yöneldiğini, kadının ailesinin evliliğe müdahale ettiğini ve kadının buna ses çıkartmadığını, erkeğe "mesleğin ve paran için evlendim" dediğini, evden kovduğunu ve yüzüne tükürdüğünü, hakaret ettiğini iddia ederek asıl davanın reddine karşı davanın kabulüne, zina nedeniyle, haysiyetsiz hayat sürme nedeniyle, evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedeniyle tarafların boşanmalarına, erkek yararına yasal faizi ile birlikte 150.000,00 TL maddî ve 150.000,00 TL manevî tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir. III....
Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, taraflarca karşılıklı açılan boşanma davasında ortak hayatı temelinden sarsacak derecede ve birliğin devamına imkan vermeyecek nitelikte bir geçimsizliğin bulunup bulunmadığı, geçimsizliğin olması halinde kusurun kimden kaynaklandığı, kadının davasının reddi ile erkeğin evlilik birliğinin sarsılması nedenine dayalı davasının kabulünün yerinde olup olmadığı, erkeğin zina nedenli davası ile pek kötü muamele veya onur kırıcı davranış nedenli davalarının kabulü şartlarının gerçekleşip gerçekleşmediği, kusur belirlemesi, nafakalar ve tazminatlar ile miktarları noktasında toplanmaktadır. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Kanun’un 190 ıncı, 194 üncü ve 297 nci maddeleri, 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 4721 sayılı Kanun’un 4 üncü, 6 ncı, 161 inci, 162 nci, 166 ncı, 174 üncü ve 175 inci maddeleri. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 50 nci ve 51 inci maddeleri. 3....
Hukuk Muhakemeleri Kanununun 297. maddesinde de, kararın kapsayacağı hususlar ayrıntılı biçimde belirtilmiş olup, bu maddenin 1. fıkrasının 3. bendine göre; mahkeme kararlarında iki tarafın iddia ve savunmalarının özeti, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususlar, çekişmeli konular hakkında toplanan deliller, delillerin tartışılması, ret ve üstün tutulma nedenleri, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebebin açıkça gösterilmesi zorunludur. Kararların somut ve açık olarak gerekçelendirilmesi hukuki dinlenilme hakkının da bir gereğidir (HMK m. 27-(l)-c). Taraflarca evlilik birliğinin sarsılması ( TMK m. 166/1) hukuki sebebine dayalı olarak karşılıklı boşanma davası açılmış, mahkemece, kadının evlilik birliğinin sarsılması sebebine (TMK m. 166/1) dayalı boşanma davasının kabulüne, erkeğin boşanma davasının reddine karar verilmiştir....
Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davacı kadın tarafından açılan zina ve evlilik birliğinin temelinden sarsılması hukuki nedenine dayalı boşanma davasında, erkeğin zina eyleminin ispatlanıp ispatlanmadığı, kadının zinaya dayalı boşanma davasının kabulü şartlarının gerçekleşip gerçekleşmediği, kadının yoksulluğa düşüp düşmediği, kadın yararına hükmedilen tazminat miktarları noktasında toplanmaktadır. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 4721 sayılı Kanun'un 4 üncü, 161 inci, 166 ıncı maddesinin birinci ve ikinci fıkrası, 174 üncü maddesinin birinci ve ikinci fıkraları ile 175 inci maddesi hükümleri. 6098 sayılı Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 50 nci ve 51 inci maddesi hükümleri. 3....
Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Erkeğin nispi butlanla evliliğin iptali olmadığı takdirde evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedeniyle boşanma davasının kabulü şartlarının oluşup oluşmadığı,delillerin takdirinde hata edilip edilmediği noktasında toplanmaktadır. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 33 üncü maddesi, 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 145 inci maddesi, 148 inci meddesi, 166 ncı maddesi. 3.Değerlendirme 1....
bütünlüğü saldırıya uğradığı anlaşıldığından asıl ve karşı davanın kabulüne, tarafların evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedeniyle boşanmalarına, çocukların velâyetinin babaya verilmesine, anne ile kişisel ilişki tesisine, kadın yararına aylık 400,00 TL tedbir nafakasına, karar kesinleştikten sonra aylık 450,00 TL yoksulluk nafakasına, kadın yararına yasal faizi ile birlikte 30.000,00 TL maddî ve 30.000,00 TL manevî tazminata, erkeğin maddî ve manevî tazminat taleplerinin reddine karar verilmiştir....
Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı kadının reddedilen davasına yönelik istinaf başvurularının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (2) inci alt bendi uyarınca kabulü ile kararın kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına, erkeğin; aşırı kıskanç tavır sergileyerek eşine uygunsuz yakıştırmalar yaptığı, son ayrılışta kadının babasına ait bahçede bir aradayken eşini oradan ayrılmaya zorladığı, gelmeyen eşine "canın cehenneme" diyerek ayrıldığı ve bir daha arayıp sormadığını, ayrılık döneminde de eşine "zina etmediğine dair Kuran'a el bas, yemin et, gel evine" diye mesaj attığı bu davranışları ile erkeğin tam kusurlu olduğu gerekçesiyle , kadının boşanma davasının kabulü ile evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedeniyle tarafların boşanmalarına, ...’in velâyetinin davacı anneye verilmesine, ortak çocuk ... ... yararına aylık 1.000,00...
Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı kadının reddedilen davasına yönelik istinaf başvurularının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (2) inci alt bendi uyarınca kabulü ile kararın kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına, erkeğin; aşırı kıskanç tavır sergileyerek eşine uygunsuz yakıştırmalar yaptığı, son ayrılışta kadının babasına ait bahçede bir aradayken eşini oradan ayrılmaya zorladığı, gelmeyen eşine "canın cehenneme" diyerek ayrıldığı ve bir daha arayıp sormadığını, ayrılık döneminde de eşine "zina etmediğine dair Kuran'a el bas, yemin et, gel evine" diye mesaj attığı bu davranışları ile erkeğin tam kusurlu olduğu gerekçesiyle , kadının boşanma davasının kabulü ile evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedeniyle tarafların boşanmalarına, ...n velâyetinin davacı anneye verilmesine, ortak çocuk ...... yararına aylık 1.000,00 TL...
CEVAP Davalı- davacı kadın vekili cevap ve karşı dava dilekçesinde özetle; davacı-davalının dava dilekçesinde iddia ettiği hususların asılsız ve gerçek dışı olduğunu, erkeğin, sürekli alkol kullandığını, her gün kahvehaneye gittiğini ve kumar oynadığını, sadakat yükümlülüğüne aykırı davrandığını, çocuklarından borç para istediğini, parayı kadınlarla birlikte harcadığını, çocuklarının sorunları ile ilgilenmediğini ve kızı Serap'a şiddet uyguladığını, evi terk ettiğini, iddia ederek erkeğin davasının reddi ile karşı davalarının kabulü ile; öncelikle tarafların zina hukuki nedenine dayalı olarak aksi halde evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedeniyle boşanmalarına, müvekkili lehine aylık 2.500,00 TL tedbir ve yoksulluk nafakasına, nafakaların her yıl arttırılmasına, yasal faizi ile lehlerine 250.000,00 TL maddî, 250.000,00 TL manevî tazminata hükmedilmesine, müşterek konutun müvekkiline tahsis edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. III....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Aile Mahkemesi Taraflar arasındaki "boşanma" ve davalı tarafından açılan "karşı boşanma" davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı-karşı davacı tarafından temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: Davalı süresi içinde açtığı karşı boşanma davasında; evlilik birliğinin temelinden sarsılması sebebiyle boşanmalarına karar verilmesini istemiş, dilekçesinde "üç yıldır ayrı yaşadıklarını, eşiyle bir araya gelmediklerini, evlilik birliğinin devamında fayda kalmadığını" da ifade etmiştir. Taraflar arasında daha önce açılmış ve retle sonuçlanmış bir boşanma davası mevcuttur. Davalı, karşı boşanma davasına ilişkin dilekçesinde, bundan söz etmemiş olsa bile, üç yıldır fiilen ayrı yaşama olgusunu vakıa olarak ileri sürdüğüne göre, karşı davada, Türk Medeni Kanununun 166/4. maddesinde yer alan yasal karineye de dayanıldığı kabul edilmelidir....


