"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı kadın tarafından temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: Dava, erkek tarafından Türk Medeni Kanununun 166/1 maddesinde düzenlenen evlilik birliğinin temelinden sarsılması hukuki nedenine dayalı olarak açılan boşanma davası olup, mahkemece Dairemizin 18.03.2019 tarihli bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, tarafların yurt dışında boşandıkları ve ... süredir ayrı yaşadıkları, yurda izne geldiklerinde de ayrı evlerde kaldıkları, bu nedenle evlilik birliğinin temelinden sarsıldığı belirtilerek davanın kabulü ile tarafların boşanmalarına karar verilmiş, hüküm davalı kadın tarafından temyiz edilmiştir. Dava evlilik birliğinin temelinden sarsılması hukûki sebebine dayalı boşanma davasıdır (TMK m.166/1)....
CEVAP Davalı-davacı kadın vekili, cevap-karşı dava dilekçesinde özetle; tarafların 6 aydır fiilen ayrı yaşadıklarını, kadının, erkeğin yapmış olduğu geçimsizlik nedeniyle kızkardeşinin yanına sığındığını, bu evliliğin her iki tarafın da ikinci evliliği olduğunu, erkeğin önceki evliliğinden bir kızının olduğunu, evlilik başladığından kısa bir süre sonra geçimsizlik meydana geldiğini, sebebinin davacı davalı erkek olduğunu, davacı davalı erkeğin müvekkilini istemediğini, yanlış evlilik yaptığını söylediğini ,davacı davalı erkeğin, hasta olduğunu, uykusunda çok horladığını, sigara kullandığını, davacı davalı erkeğin 63 yaşında olduğunu, cinsel açıdan sapık hareketler içine girdiğini, eşyalarını kardeşine bıraktığını 2018/298 Esas sayılı dava dosyası ile davacı davalı erkek aleyhine tedbir nafakası davası açtıklarını, bu nedenle asıl davanın reddine, karşı davanın kabulü ile 4721 sayılı Kanun'un 166 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedeniyle...
nin bizzat bilgi ve görgüyle dayalı beyanlarından tarafların anlaşmalı boşanma görüşmesi için toplantı yaptıkları esnada davalı kadının davacı kocaya yönelik olarak defol git dediğinin anlaşıldığı, davalı kadının bu eyleminin davacının kişilik haklarına saldırı ve hakaret niteliğinde olduğu davalı kadının bu eylemi nedeni ile evlilik birliğinin temelinden sarsılmasında tam kusurlu olduğu evlilik birliğinin temelinden sarsılmasında davacı kocaya yüklenebilecek bir kusurun bulunmadığından evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedeniyle tarafların boşanmalarına, çocukların velâyetinin babaya verilmesine, çocuklar lehine 500,00'er TL tedbir-iştirak nafakasına, davacı erkek lehine 7.500,00 TL maddî tazminat, 7.500,00 TL manevî tazminata hükmedilmesine, davalının karşı davasının reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı-davacı kadın vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B....
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; karşı davacı kadın tarafından açılan evlilik birliğinin temelinden sarsılması hukuki sebebine dayalı boşanma davası yönünden evlilik birliği içerisindeyken davacı-karşı davalı erkeğin karşı davacıya şiddet uyguladığı, hakaret ettiği, başka kadınlarla yazışmak suretiyle güven sarsıcı davranışlar içerisinde bulunduğu, zina ve pek kötü, onur kırıcı davranış iddialarının ispatlanamadığı, erkeğin kusurlu olduğu anlaşıldığından tarafların 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 166 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca boşanmalarına, kadın yararına aylık 2.500,00 TL tedbir nafakası ile 50.000,00 TL maddî, 50.000,00 TL manevî tazminata, yoksulluk nafakası talebinin reddine, kadının zina ve per kötü onur kırıcı davranış nedenlerine dayalı davalarının reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A....
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, fiili ayrılık nedeni ile boşanma koşullarının oluştuğu, davacı karşı davalı erkeğin aynı iş yerinde çalışan başka bir kadınla ilişkisinin olduğunun sabit olduğu, eşinin bakım ve ihtiyaçları ile ilgilenmediği, evlilik birliğinin temelinden sarsılmasına sebep olan olaylarda davacı karşı davalı erkeğin kusurlu olduğu, erkeğin davasında 4721 sayılı Kanun'un 166 ncı maddesinin son fıkrası koşullarının oluştuğu gerekçeleri ile davacı karşı davalı erkeğin fiili ayrılığa ilişkin boşanma davası ile davalı karşı davacı kadının evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedeni ile boşanma davasının ayrı ayrı kabulü ile tarafların 4721 sayılı Kanun'un 166 ncı maddesinin birinci ve dördüncü fıkraları uyarınca boşanmalarına, kadının herhangi bir işi olmaması ve boşanma ile yoksulluğa düşecek olması nedeni ile davalı karşı davacı kadının yoksulluk nafakasına ilişkin talebinin kısmen kabulü ile aylık 700,00...
Hukuk Dairesi DAVA TÜRÜ : Boşanma Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda bölge adliye mahkemesi hukuk dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı kadın tarafından zinaya dayalı davasının reddedilmesi, kusur belirlemesi, manevi tazminat ile nafakaların miktarı yönünden; davalı erkek tarafından ise kadının evlilik birliğinin temelinden sarsılması hukuki nedenine dayalı davasının kabulü ve boşanmanın ferileri yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: 1-Davalı erkeğin kadının evlilik birliğinin temelinden sarsılması hukuki sebebine dayalı davasının kabul edilmesine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; Davacı kadın, evlilik birliğinin temelinden sarsılması hukuki nedenine dayalı olarak açtığı davasını ıslah etmiş ve zina ve evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedenleriyle boşanma kararı verilmesini talep etmiştir....
Dolayısıyla uzun süreli fiilî ayrılıkları evlilik birliğinin sarsılması nedeni (TMK m. 166/1) saymak, terk hukuki sebebine dayalı boşanma (TMK m. 164) davalarını etkilemez ve bu çözüm yolu terk hukukî sebebine dayalı boşanma davalarının seçeneği (alternatifi) gibi yorumlanamaz. Öte yandan, TMK'nın 166/son maddesinde belirlenen üç yıllık fiilî ayrılık süre koşulu da göz ardı edilmemelidir. Bu nedenle burada evlilik birliğinin temelinden sarsıldığının kabulü için, en az üç yıl ve daha uzun süreli ayrılıkları, çok uzun süreli fiilî ayrılık olarak kabul etmek gerekir. Somut olayda, davacı kadının evlilik birliğinin sarsılması sebebiyle (TMK m. 166/1) boşanma davası açtığı, ilk derece mahkemesince tarafların boşanmalarına karar verildiği, davalı tarafça kararın istinaf edilmesi üzerine, bölge adliye mahkemesince ilk derece mahkemesinin kararı kaldırılarak, davanın reddine karar verildiği anlaşılmaktadır....
Anılan maddenin birinci fıkrası gereğince evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedeniyle boşanmaya karar verilebilmesi için başlıca iki şartın gerçekleşmiş olması gerekmektedir. İlki, evlilik birliğinin temelinden sarsılmış olması, diğeri ise ortak hayatın çekilmez hâle gelmiş bulunmasıdır. Genel boşanma sebeplerini düzenleyen ve yukarıya alınan madde hükmü somutlaştırılmamış veya ayrıntıları ile belirtilmemiş bir çok konuda evlilik birliğinin sarsılıp sarsılmadığı noktasında hâkime taktir hakkı tanımıştır. Dolayısıyla olayın özellikleri, oluş biçimi, eşlerin kültürel sosyal durumları, eğitim durumları, mali durumları, eşlerin birbirleri ve çocukları ile olan ilişkileri, yaşadıkları çevrenin özellikleri, toplumun değer yargıları gibi hususlar dikkate alınarak evlilik birliğinin sarsılıp sarsılmadığı tespit edilecektir....
DAVA TARİHİ : 11.05.2015 KARAR DÜZELTME İSTEYEN : Davalı vekili Taraflar arasındaki boşanma davasından dolayı bozma sonrası yapılan yargılama sonunda, davacının yargılama esnasında 15.11.2021 tarihinde vefat etmiş olması sebebiyle boşanma hususunda karar verilmesine yer olmadığına, evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedeni ile açılan boşanma davasında davacının kusursuz, davalının tam kusurlu olduğunun tespitine, davalı kadının yoksulluk nafakası ve tazminat talepleri hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. Kararın davacı mirasçıları ve davalı kadın vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece Mahkeme kararının düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir....
DAVA TÜRÜ : Karşılıklı Boşanma Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda bölge adliye mahkemesi hukuk dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-karşı davalı kadın tarafından, kusur belirlemesi, erkek lehine hükmedilen tazminatlar ve kendisinin reddedilen yoksulluk nafakası talebi yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, davacı-karşı davalı kadının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir. 2-Dava; kadın tarafından açılan Türk Medeni Kanunu'nun 166/1. maddesine dayalı evlilik birliğinin temelinden sarsılması hukuki nedenine dayalı boşanma davası, karşı dava ise erkek tarafından açılan Türk Medeni Kanunu'nun 166/1. maddesine dayalı evlilik birliğinin temelinden sarsılması hukuki nedenine dayalı boşanma davasıdır....


