"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedeni ile boşanma (çekişmeli) KARAR Taraflar arasındaki uyuşmazlık evlilik birliğinin temelden sarsılması nedeniyle boşanma istemine ilişkin bulunduğuna göre, Yargıtay Başkanlar Kurulunun 27.12.2013 tarih 38 sayılı Kararı ile hazırlanıp, Yargıtay Büyük Genel Kurulu'nun 24.01.2014 tarih 1 nolu Kararı ile kabul edilen ve 29.01.2014 tarih 28897 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Hukuk Daireleri'ne ilişkin iş bölümü uyarınca, hükme yöneltilen temyiz itirazlarının incelenmesi Yargıtay (2.) Hukuk Dairesi'nin görevi cümlesinden bulunmakla, gereği için dosyanın anılan Daire Başkanlığı'na GÖNDERİLMESİNE, 10.06.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi....
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tüm dosya içeriği birlikte incelendiğinde; davacı- davalı erkeğin iş yerinde çalışan başka bir kadınla gönül ilişkisi olduğu ve bu şekilde evlilik birliği içerisinde güven sarsıcı davranışlarının bulunduğunun sabit olduğu, evlilik birliğinin temelinden sarsılmasına sebep olan hadiselerde davacı birleşen davalı erkeğin tam kusurlu olduğu gerekçesi ile açılan asıl boşanma davasının reddine, birleşen boşanma davasının kabulü ile evlilik birliğinin temelinden sarsılması sebebi ile tarafların boşanmalarına, ortak çocuk ...'un velâyetinin anneye verilmesine, çocuk ile baba arasında kişisel ilişki tesisine, ortak çocuk ... yargılama sırasında reşit olmakla velâyet hakkında karar verilmesine yer olmadığına, çocuk yararına aylık 500,00 TL iştirak nafakasına, kadın yararına aylık 500,00 TL yoksulluk nafakasına, kadın yararına 20.000,00 TL maddî ve 20.000,00 TL manevî tazminata karar verilmiştir....
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalı kocanın alkol alarak evlilik birliğinin yükümlülüklerini yerine getirmediği, kazancını alkol tüketimine harcadığı, davalının eşine şiddet uyguladığı, eşini bıçakladığı, bu olay nedeniyle soruşturma yapılarak ceza davası açıldığı, taraflar arasındaki evlilik birliğinin ortak hayatı sürdürmeleri kendilerinden beklenmeyecek derecede temelinden sarsıldığı ve evlilik birliğinin yükümlülüklerini yerine getirmeyen ve eşine şiddet uygulayan davalı kocanın tam kusurlu olduğu, davacı kadının boşanma yüzünden mevcut veya beklenen menfaatlerinin haleldar olduğu, eşinin ekonomik desteğinden mahrum kaldığı, davacı eşe yönelik fiziksel şiddetin davacının kişilik haklarına saldırı oluşturduğu, davacının çalıştığı ve düzenli bir gelirinin bulunduğu gerekçeleri ile davanın kabulüne, tarafların evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedeniyle boşanmalarına, müşterek çocuğun velâyetinin davacı anneye...
tarafların evlilik birliğinin temelinden sarsılması, pek kötü davranış ve hayata kast ve onur kırıcı davranış sebebiyle boşanmalarına, erkek yararına aylık 1.200,00 TL tedbir ve yoksulluk nafakası ile 100.000,00 TL maddî ve 150.000,00 TL manevî tazminata hükmedilmesini talep ve dava etmiştir....
Uyuşmazlığın çözümü için öncelikle ilgili yasal düzenlemelerin değerlendirilmesinde yarar vardır: 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu (TMK)’nun “Evlilik birliğinin sarsılması” başlıklı 166/I-II. maddesi; “Evlilik birliği, ortak hayatı sürdürmeleri kendilerinden beklenmeyecek derecede temelinden sarsılmış olursa, eşlerden her biri boşanma davası açabilir. Yukarıdaki fıkrada belirtilen hallerde, davacının kusuru daha ağır ise, davalının açılan davaya itiraz hakkı vardır. Bununla beraber bu itiraz, hakkın kötüye kullanılması niteliğinde ise ve evlilik birliğinin devamında davalı ve çocuklar bakımından korunmaya değer bir yarar kalmamışsa boşanmaya karar verilebilir.” hükmünü içermektedir. Anılan madde gereğince evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedeniyle boşanmaya karar verilebilmesi için; başlıca iki şartın gerçekleşmiş olması gerekmektedir. İlki, evlilik birliğinin temelinden sarsılmış olması, diğeri ise ortak hayatın çekilmez hale gelmiş bulunmasıdır....
Aile Mahkemesi Taraflar arasındaki karşılıklı boşanma davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince erkeğin zina sebebine dayalı boşanma davasının reddine ve tarafların evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedenine dayalı boşanma davalarının kabulü ile tarafların boşanmalarına karar verilmiştir. Kararın davacı-davalı erkek vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile hükmün istinaf edilmeksizin kesinleşen yönler dışında kaldırılarak kaldırılan yönlerden kararda belirtilen eksiklikler giderildikten sonra karar verilmek üzere, dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. Gönderme kararı sonrasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince erkeğin zina sebebine dayalı boşanma davasının reddine ve tarafların evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedenine dayalı boşanma davaları hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir....
Direnme yolu ile Hukuk Genel Kurulu önüne gelen uyuşmazlık; somut olayda, dinlenen tanıkların davacıya olan yakınlıkları ve yaşları dikkate alındığında davalının kusurunun ispat edilip edilmediği, burada varılacak sonuca göre davacının evlilik birliğinin temelinden sarsılması sebebine dayalı boşanma davasının kabulünün gerekip gerekmediği noktalarında toplanmaktadır. III. GEREKÇE 11. Boşanma sebebi olarak dayanılan 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun (TMK) “Evlilik birliğinin sarsılması” başlıklı 166/I-II. maddesi; “Evlilik birliği, ortak hayatı sürdürmeleri kendilerinden beklenmeyecek derecede temelinden sarsılmış olursa, eşlerden her biri boşanma davası açabilir. Yukarıdaki fıkrada belirtilen hâllerde, davacının kusuru daha ağır ise, davalının açılan davaya itiraz hakkı vardır....
DAVA Davacı-karşı davalı vekili dava dilekçesinde; evlilik birliğinin davalı-karşı davacı kadının kusurlu davranışları sebebiyle temelinden sarsıldığını iddia ederek tarafların evlilik birliğinin temelinden sarsılması sebebiyle boşanmalarına müvekkili yararına maddî ve manevî tazminata, ortak çocuğun velâyetinin müvekkiline verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı-karşı davacı vekili cevap ve karşı dava dilekçesinde; iddiaların asılsız olduğunu, evlilik birliğinin temelinden sarsılmasına davacı-karşı davalı erkeğin sebep olduğunu iddia ederek asıl davanın reddine, karşı davanın kabulü ile tarafların 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 166 ncı maddesi gereğince boşanmalarına, müvekkili yararına aylık 1.500,00 TL tedbir ve yoksulluk nafakası ile 50.000,00 TL maddî, 50.000,00 TL manevî tazminata hükmedilmesini talep ve dava etmiştir. III....
Bugün dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü: Davacı-karşı davalı erkek eş, Türk Medeni Kanununun 166/1. maddesine dayalı olarak evlilik birliğinin temelinden sarsılması sebebine dayalı olarak boşanma talebinde bulunmuş, davalı-karşı davacı kadın eş ise karşı dava dilekçesinde hem Türk Medeni Kanununun 162. maddesinde düzenlenen hayata kast, pek kötü veya onur kırıcı davranış, hem de Türk Medeni Kanununun 166/1 maddesinde düzenlenen evlilik birliğinin temelinden sarsılması sebebine dayanarak boşanma talep etmiştir. Mahkemece tarafların her ikisinin de Türk Medeni Kanununun 166/1. maddesine dayalı boşanma talepleri reddedilmiş davalı-karşı davacı kadın eşin Türk Medeni Kanununun 162. maddesine dayalı boşanma talebi hakkında olumlu ya da olumsuz bir hüküm kurulmamıştır....
CEVAP Davalı-davacı erkek vekili cevap ve ikinci cevap dilekçesinde özetle;kadının iddialarının doğru olmadığını, erkeğe iftira attığını, aşırı kıskanç olduğunu, asıl davanın reddine, karşı davanın kabulüne,evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedeniyle tarafların boşanmalarına, erkek yararına yasal faizi ile birlikte 100.000,00 TL manevî tazminata, mal rejimi tasfiyesine karar verilmesini talep etmiştir. III....


