İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, kadının açtığı ayrı yaşamakta haklılık sebebine dayalı önlem nafakası davasında, ayrılık durumunda evlilik birliği hukuken devam ettiğine göre, eşlerin birliğin giderlerine güçleri oranında emek ve mal varlıkları ile katkıda bulunmak durumunda olduğu, bu nedenle ayrı yaşamda haklı olan eş diğer eşten tedbir nafakası isteyebileceği, tedbir nafakasının niteliği ve yasal düzenleme gereği davalı erkeğin birliğin giderlerine gücü oranında katılmak zorunda olduğu, erkeğin aşırı boyutta alkol tüketimi olduğu,ailesinin ihtiyaçlarını karşılamayarak birlik görevlerini ihmal ettiği, evlilik birliğinin mutluluğuyla bağdaşmayan sözler söylediği, davacı kadının davalı erkek ve kardeşi için evlilik birliğinin mutluluğuyla bağdaşmayan sözler söylediği davacı kadının ayrı yaşamakta haklı olduğu gerekçesiyle asıl davanın kısmen kabulüne, erkeğin açtığı evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedenine dayalı...
in davalı kadın ile ilişki içerisinde olduğu belirtildiğinden ve bunun yanında diğer tanıkların beyanları ile soybağının reddi dava dosyası nazara alınarak tanık İsmal'in beyanlarına itibar edilmediği, birleşen dosyada; zina nedenine dayalı boşanma talebinin kanıtlanmadığı, evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedenine dayalı boşanma talebinin ise davalı-davacı kadının tam kusurlu olduğu gerekçeleri ile davacı-davalı erkeğin zina nedenine dayalı boşanma talebinin hak düşürücü süre nedeni ile reddine, haysiyetsiz hayat sürme nedenine dayalı boşanma talebinin şartlar oluşmadığından reddine, evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedenine dayalı boşanma talebinin kabulü ile 4721 sayılı Kanun`un 166 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca tarafların boşanmalarına, birleşen dosyada davalı-davacı kadının zina nedenine dayalı boşanma davası ile evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedenine dayalı boşanma davasının reddine, çocuğun soybağının reddine ilişkin karar kesinleşmiş olduğundan...
Hukuk Dairesi Taraflar arasındaki zina ve evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedenliyle boşanma davalarından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince zina nedenine dayalı boşanma davasının reddine, evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedeni ile boşanma davasının kabulüne karar verilmiştir. Kararın taraflarca istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulüne İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle, zina nedenine dayalı boşanma davasının kabulüne, evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedenine dayalı boşanma davası hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir....
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; evlilik birliğinin ortak hayatı sürdürmeleri taraflardan beklenmeyecek derecede temelinden sarsıldığı, boşanmaya sebebiyet veren olaylarda her iki tarafın da birbirine karşı güven sarsıcı davranışta bulunduğu sadakat yükümlülüğüne aykırı davrandıkları, karşılıklı olarak birbirlerine hakaret ve küfür ettikleri, erkek eşin evlilik birliğinin temelinden sarsılması hukuki nedeni ile açılan davayı kabul ettiği, evlilik birliğinin çekilmez hale gelmesinde her iki tarafın da eşit kusurlu olduğu, taraflar eşit kusurlu olduklarından maddî ve manevî tazminat şartlarının oluşmadığı, kadının gelirinin ve mesleğinin bulunmadığı, bu hali ile boşanmayla yoksulluğa düşeceği ve kadının zina hukuki nedeni ile açmış olduğu davasının ispatlanamadığı gerekçesi ile; zina hukuki nedeni ile açılan davanın reddine, evlilik birliğinin temelinden sarsılması hukuki nedeni ile açılan davanın kabulü ile; tarafların 4721...
Hukuk Dairesi DAVA TÜRÜ :Önlem Nafakası - Boşanma Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda bölge adliye mahkemesi hukuk dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı-davacı erkek tarafından birleşen davanın reddi ve kusur belirlemesi yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: Davacı- davalı kadın tarafından açılan tedbir nafakası davası (TMK m.197) ile birleşen evlilik birliğinin temelinden sarsılması hukuki sebebine dayalı olarak erkek tarafından açılan boşanma davasının, ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonucunda, kadının davasının reddine, erkeğin davasının kabulü ile tarafların boşanmalarına ve ferilerine karar verilmiştir. Hüküm ; davacı -davalı kadın tarafından her iki dava yönünden, davalı-davacı erkek tarafından ise; yoksulluk nafakası yönünden istinaf edilmiştir....
Hukuk Dairesi DAVA TÜRÜ :Önlem Nafakası - Boşanma Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda bölge adliye mahkemesi hukuk dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı-davacı erkek tarafından birleşen davanın reddi ve kusur belirlemesi yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: Davacı- davalı kadın tarafından açılan tedbir nafakası davası (TMK m.197) ile birleşen evlilik birliğinin temelinden sarsılması hukuki sebebine dayalı olarak erkek tarafından açılan boşanma davasının, ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonucunda, kadının davasının reddine, erkeğin davasının kabulü ile tarafların boşanmalarına ve ferilerine karar verilmiştir. Hüküm ; davacı -davalı kadın tarafından her iki dava yönünden, davalı-davacı erkek tarafından ise; yoksulluk nafakası yönünden istinaf edilmiştir....
Anlaşmalı boşanma talebi, şartların gerçekleşmemesi halinde, kendiliğinden 166/1-2'ye dönüşebildiği gibi, 166/1’e dayanan bir boşanma talebi de, şartlarının varlığı halinde "anlaşmalı boşanma” ile sonuçlanabilir. Ya da, aynı maddenin (4.) fırkasında yer alan yasal karineye açıkça dayanılmamış olsa bile, bu yasal karinenin şartlarının bulunması halinde, evlilik birliğinin temelinden sarsıldığı kabul edilerek boşanma kararı verilebilir. Bu bakımdan “evlilik birliğinin temelinden sarsılması” sebebine dayanılarak açılmış bir boşanma davası; taraflar arasında daha önce görülmüş ve redle sonuçlanmış bir boşanma davası varsa ve ret kararının kesinleşmesinden başlayarak üç yıl geçmiş ise, ortak hayatın yeniden kurulamamış olduğunun ispatlanmış olması şartıyla 166/4. madde gereğince boşanma kararı verilmesi isteğini de kapsar. Davalı tarafından açılan karşı boşanma davası, Türk Medeni Kanununun 166'ncı maddesinde yer alan “evlilik birliğinin temelinden sarsılması” sebebine dayanmaktadır....
I) davası açıldığı, evlilik birliğinin temelinden sarsılması sebebiyle boşanma (TMK. m. 166 f. I) kararı verildiği, koşulları oluşmadığından yoksulluk nafakası isteminin reddine karar verildiği ve hükmün davacı kadın tarafından temyiz edildiği konusunda değerli çoğunluk ile aramızda “görüş birliği” vardır. Çekişme nedir?; Değerli çoğunluğun “ asgari ücretle” çalışan davacı kadının “yoksulluğa düşmeyeceği” yönündeki görüşüne katılmıyorum. Davacı kadın: Asgari ücretle bir işyerinde çalışmaktadır Davalı koca : Tıp doktoru olup özel bir poliklinikte çalışmaktadır. Yoksulluk nafakasının içerdiği unsurlar dikkate alındığında “asgari ücretin” bu gereksinimleri karşılamaktan uzak olduğu yaşanan gerçekliktir. (HGK kararları: Ömer Uğur GENÇCAN, Boşanma Hukuku, Yetkin Yayınevi, Ankara 2006, Kısaltma: GENÇCAN-Boşanma-2, s. 771-773). Davacı kadın boşanmakla yoksulluğa düşmüş sayılır. Kendisine uygun miktar yoksulluk nafakası verilmelidir....
tarafların evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedeniyle boşanmalarına, erkek yararına 100.000,00 TL maddî ve 100.000,00 TL manevî tazminatın kadından alınarak erkeğe verilmesine hükmedilmesini talep ve dava etmiştir....
"İçtihat Metni"Asliye Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedeni ile boşanma Taraflar arasındaki uyuşmazlık, evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedenine dayalı boşanma isteğine ilişkindir. Yargıtay Başkanlar Kurulu'nun 19.01.2015 tarih 2015/8 sayılı Kararı ile hazırlanıp, 22.01.2015 tarihli ve 29244 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Hukuk Daireleri'ne ilişkin iş bölümü uyarınca, hükme yöneltilen temyiz itirazlarının incelenmesi Yargıtay (2.) Hukuk Dairesinin görevi cümlesinden bulunmakla, dosyanın anılan Daire Başkanlığına GÖNDERİLMESİNE, 09.04.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi....


