Şti.’ye dönüştürüldüğünü, kuruluş anında 5.000 adet hisseye bölünen payların 3.750 adedinin davalı ...’ye, bakiyesinin 250’şer pay olarak diğer ortaklara verildiğini, 26.05.1990 tarihinde... ...’un vefat ettiğini, davalıların vefatı ticaret sicilinden gizlediğini, muris adına imzaların atıldığını, murisin aslında tek başına kurduğu işletmeyi vefatından kısa bir süre önce şirket hâline getirip diğer eşinden olan çocuklarından mal kaçırmak için resmi eşi ve ondan olma çocukları olan davalılara pay ettiğini, bu işlemin muris muvazaası niteliği taşıdığını, murisin bağışlama ve çocuklarından müvekkili ile dava dışı müvekkilinin kardeşinden mal kaçırmayı amaçladığını, muvazaalı işlemle kurulan şirketin öncelikle bu sebeple mutlak butlan dolayısıyla geçmişe dönük iptalinin, aksi hâlde şirketin feshinin gerektiğini, murisin vefatından itibaren ortak olan müvekkiline hiç kâr payı dağıtılmadığını, müvekkilinin böylelikle kâr payı alacağının doğduğunu ileri sürerek şirket sözleşmesinin mutlak butlan...
Bu prosedür uygulanmadan alınan kararların mutlak butlan ile malûl sayılacağı dolayısıyla genel kurul kararlarının iptalini talep ve dava etmek için anılan Kanun'un 53. maddesinde aranan ret oyu kullanılması ve muhalefet şerhi yazdırılması koşullarının aranmayacağı açıktır. Somut olayda, davalı kooperatifin iptali istenilen 03.06.2007 tarihli genel kurul toplantısı için, anılan Kanun'un 87/...; anasözleşmenin .... maddesi uyarınca süresinde ....05.2007 tarihli yazı ile Sanayi ve Ticaret ...'na bildirilerek temsilci talebinde bulunulduğu ve ücretinin yatırıldığı anlaşılmakta ise de, görevlendirilen bakanlık temsilcisinin gelmemesi üzerine mahalli idare amirine durum bildirilmeden, temsilcinin bu bildirime ve bir saat beklenmesine rağmen yine gelmemesi olgusu gerçekleşmeden ve genel kurulun ilan edilen başlama saatinden sonra 35 dakika beklenilmesi ile yetinilerek toplantıya başlanıldığı anlaşılmıştır....
Davalı vekili yasal süresi içinde sunmuş olduğu istinaf dilekçesinde; Davaya konu genel kurulda alınan tüm kararlar oy birliği ile alındığını, davacı bilirkişi ücretinin yatırmadığından eksik inceleme ile hüküm kurulduğunu, istinaf konu 14 nolu kararda "satış" ifadesi değerlendirilerek karar nisabının sağlanmadığı gerekçesi ile ile 14 nolu madde ile alınan kararın mutlak butlan sebebiyle iptaline karar verildiğini, her ne kadar satış olarak belirtilmiş ise de burada kastedilen kooperatif üyesine ait dairenin, bitişiğindeki atıl alanın, üyenin kullanmakta olduğu dairesine ilavesi suretiyle değerlendirilmesi işlemi olduğunu, Müvekkilim Kooperatifin yaptığı ve üyelerinin oturmakta oldukları binada kapıcı dairesi olarak yapılan, ancak nizamlara uymadığından kapıcı dairesi olarak kullanılamayacak 2 atıl yer için davaya konu Genel Kurulda 14....
Somut olayda TBK’nun 21/1 ve 25.maddeleri gereğince hem yazılmamış sayılma (yokluk), hem de mutlak butlan (hükümsüzlük) nedenleriyle hukuki kıymeti bulunmayan ipotek senedinde yer alan kefalet kaydına değer verilmesi mümkün değildir. Bu itibarla, yerel mahkemece davanın reddine karar verilmesi gerekirken kısmen kabulüne karar verilmesinin doğru olmadığı görüşünde olduğumdan, saygıdeğer çoğunluğun onama kararına muhalifim. 19.11.2018...
mutlak butlanla batıl olduğu, 1 ve 2. maddelerindeki kararların oy birliği ile alındığı, 8 ve 11. maddelerde ise alınmış bir karar bulunmadığı, 3 ve 4. gündem maddeleri yönünden tarafların bilirkişi ücretini yatırmayacağının beyan edilmesi nedeniyle bu maddelerle ilgili davanın ispatlanamadığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile genel kurul toplantısında alınmış olan 5, 6, 7, 9, 10 numaralı gündem maddelerinin mutlak butlan ile batıl olduğunun tespitine, 1, 2, 3, 4, 8, 11 numaralı gündem maddelerinin iptaline ilişkin davanın reddine karar verilmiştir....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi(Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla) Taraflar arasındaki kooperatif genel kurul kararının iptali davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. -K A R A R- Davacı vekili, davalı kooperatifin 62 üyesinden 30 üyesinin katıldığı 22.01.2012 tarihli genel kurul toplantısında 21 ortağın oyu ile 2012 yılı için 3.500,00 TL ek ödeme alınmasının kararlaştırıldığını, ancak bilanço açıklarının kapatılmasında kullanılabilecek olan ek ödemenin, ortakların 3/4'nün çoğunluğu ile kararlaştırılabileceğini, bu açıdan karar nisabı sağlanmadığını ileri sürerek, genel kurulun ek ödeme yükümlülüğü getiren maddesinin mutlak butlan ile batıl olduğunun tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir....
Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 1978/Esas ve 1982/99 Karar sayılı ilamı ile mutlak butlan ile batıl olduğu gerekçesiyle iptal edildiğini, sonrasında ise dava dışı Vakıflar idaresinin taşınmazın davalı ... Hastanesi Vakfı adına tescilini içeren talebi neticesinde tapu müdürlüğünün yasaya aykırı uygulama yapması sonucu dava konusu taşınmazın davalı adına yolsuz olarak tescil edildiğini, yapılan tescilin yolsuz olduğu gerekçesiyle ... 8....
Maddenin iptali, ve dolayısı ile mutlak butlanla malullük sebebiyle Yönetim Ve denetim Kurulu'nun görevlerine ivedikle son verilerek Kooperatif'in organsız kalmaması sebebiyle tedbiren kayyum atanmasına bu taleplerinin reddi halinde yönetim ve Denetim Kurulları 'nın Kooperatif'in rutin işleri dışında tüm yetkilerin tedbir konulmasına, 9. Maddede toplantı nisabın kaybedilmesi sebebiyle toplantının sonlandırılmaması ve devam edilmesi neticesinde görüşülmeye devam edilen 10.,11.,12.,13.,14.,15.,16., ve 17....
nun hükümlerine aykırı olması ve mutlak butlan sebebiyle iptaline; 12.01.2010 tarihli "Olağan Genel Kurulda" seçilen Yönetim Kurulunun yetkisinin devam ettiğinin kabulüne, olmaz ise yeni yönetici atanmasına karar verilmesi istenilmiştir. Mahkemece davanın reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Y A R G I T A Y K A R A R I Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü. Davada; olağanüstü genel kurul kararının iptaline; 12.01.2010 tarihinde olağan genel kurul kararı ile seçilen yönetim kurulunun yetkisinin devam ettiğinin kabulüne olmaz ise yeni yönetici atanmasına karar verilmesi istenilmiştir....
Dava kooperatif yönetim kurulu kararının butlan sebebiyle iptali talebine ilişkindir. Kooperatif yönetim kurulunun aldığı kararların ve işlemlerinin yokluk butlan ve iptal edilebilirliğinin öncelikle incelenmesi gereklidir. Yargıtay uygulamasında kooperatifin bir temsilcisini veya ortağını doğrudan doğruya ilgilendiren veya bu kişilerin haklarını ortadan kaldıran yönetim kurulu kararları aleyhine iptal davasının açılabileceği kabul edilmektedir. Butlan sebepleri dışında kalan ve yoklukla malul olmayan vakalar, iptal davasının konusunu oluşturacaktır. Bununla birlikte yokluk ve butlan yönünde talepte bulunulması hâlinde çoğun içinde az da vardır kuralı gereği, ileri sürülen olayların kararın iptaline yol açıp açmadığına da bakılır. TBK nun 27/1 maddesine göre kanunun emredici hükümlerine, ahlaka, kamu düzenine, kişilik haklarına aykırı veya konusu imkânsız olan sözleşmeler kesin olarak hükümsüzdür....


