Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle;----- butlanına ilişkin ikame edilen davanın muhatabının ilgili şirket olduğunu, davanın, ---- yöneltilmesi hatalı olduğunu, bu sebeple huzurdaki davanın müvekkilleri----------- bakımından pasif husumet yokluğu sebebiyle reddedilmesi gerektiğini, dava konusu ------- üzerinden ----- yıl geçtiğini, davacı tarafından dava dilekçesinde kar payına ilişkin. saklı tutulduğu ifade edilen taleplerin zamanaşımına uğradığını, genel kurul kararlarının iptali için kanunda ----- aylık hak düşürücü süre düzenlenmiş olup davacıların süresinde bu davayı açmadıklarını, diğer yandan, davacıların butlan sebebi olarak göstermiş olduğu gerekçeler hiçbir şekilde söz konusu genel kurul kararının butlanını gerektirmemekte olup 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun fesih davası ve sermaye artırımlarını düzenleyen 456 ve 353 maddeleri uyarınca da genel kurul kararının iptali ----- aylık hak düşürücü süreye tabi olduğunu, bu davanın -------- aylık hak düşürücü süre içerisinde...
'inci maddesine aykırılık teşkil ettiği ve kararın hükümsüz ve mutlak butlan ile batıl olduğu açıkça orta olduğunu, bir işlemin ve bu arada genel kurul kararının kurucu unsurlarının mevcut olmaması halinde, hukuki işlemin veya genel kurul kararının yokluğu, eski deyimle “keenlemyekün” veya mutlak butlan ile malül olduğunun açıkça ortada olduğunu, genel kurul kararının iptali için açmış oldukları -------- dosyasının henüz sonuçlanmamış olup, itirazları üzere dosyanın bir üst mahkemeye taşınmış olduğunu, tasfiyeden usulsüz olarak çıkarılan kooperatif yönetiminin aldığı kararlar ve bu bağlamda takip ve huzurdaki davaya konu yapılan itirazın iptali davasının da bu bağlamda haksız olup, sadece kooperatifin varlığından faydalanmak isteyen kötü niyetli yöneticilerin amacı doğrultusunda hareket eden yönetim haksız şekilde üyelerden katılım bedeli talebinde bulunmakta olduğunu, davacının icra takibinde ve huzurdaki davayı ikame etmekte haksız ve kötü niyetli olduğunu haksız ve mesnetsiz davanın...
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE : Dava, 12/11/2021 tarihinde yapılan Kayseri Organize Sanayi Bölgesi'nin 18. olağan mali genel kurulunda alınan kararların yok hükmünde olduğunun tespitine, bu taleplerinin olmadığı taktirde mutlak butlanla batıl olduğunun tespitine, yokluk ve butlak butlan taleplerinin de kabul görmemesi halinde genel kurulda alınan kararların iptali istemine ilişkindir. Kayseri ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dava dosyasının Uyap kayıtları incelenmesinde ... tarafından Kayseri Organize Sanayi Bölge Müdürlüğü aleyhine ......
Bu prosedür uygulanmadan alınan kararların mutlak butlan ile malûl sayılacağı dolayısıyla genel kurul kararlarının iptalini talep ve dava etmek için anılan Kanun'un 53. maddesinde aranan red oyu kullanılması ve muhalefet şerhi yazdırılması koşullarının aranmayacağı açıktır. Somut uyuşmazlıkta, geri çevirme kararı üzerine davalı kooperatifçe verilen 20.02.2013 tarihli cevabi yazıda, temsilcinin toplantıya gelmemesi sonrasında toplantı icrasını temin etmek üzere, mahalli idare amirine durumun bildirildiğinin yazılı olarak belgelendirilemediği belirtilmiştir. Mahkemece, açıklanan prosedürün eksiksiz uygulandığının davalı tarafça ispatlanamaması karşısında dava konusu iptali istenen genel kurul maddelerinin mutlak butlan ile malûl olduğunun tespitine karar verilmesi gerekirken, yanılgılı gerekçeyle yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiştir....
-K A R A R- Davacı, ortağı olduğu davalı kooperatifin 22.01.2012 tarihinli genel kurul toplantısında alınan kararların 09.02.2012 tarihli ticaret sicil gazetesinde yayınlanarak geçerlilik kazandığını, toplantı nisabı aranmaksızın genel kurulun yapıldığını, alınan bazı kararlarla yönetim kurulu ve denetçilerin ibra edildiğini, bilançonun onaylandığını, kooperatif üyelerine ek aidat yükümlülüğü getirildiğini, bu kararların tasfiye amacının dışında olduğunu ve 25 üye ile toplanılan genel kurulda alınan kararların mutlak butlan ile batıl olduğunu ileri sürerek, 22.01.2012 tarihli genel kurul toplantısında alınan 6, 7 ve 8 numaralı kararların mutlak butlanla batıl olduğunun tesbitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir....
-K A R A R- Davacılar vekili, müvekkillerinin davalı kooperatifin ortağı olduğunu, 07.03.1999 tarihli genel kurul toplantısının dilek ve temenniler maddesinde alının faiz kararının gündemde bulunmadığını ve kararın karar nisabı olmadan alındığını ,bu nedenle mutlak butlanla malul olduğunu ileri sürerek, anılan kararın yok hükmünde olduğunun tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, davacıların aktif husumet ehliyeti olmadığını, anılan genel kurul kararının usule uygun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, gündemde olmayan bir hususta karar verilmesinin mutlak butlan nedeni olmadığı, iptal sebebi olduğu ve davanın süresinde açılmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir. Kararı, davacılar vekili temyiz etmiştir....
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre; 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 53. maddesine dayalı olarak, kooperatif genel kurulunda alınan kararların, yasaya, anasözleşmeye ve iyiniyet kurallarına aykırı olduğu iddiası ile açılacak davanın bir eda davası olduğu, davacının bu yola başvurmak yerine genel kurul kararının mutlak butlan ile batıl olduğunun tespitini talep ettiği, yerleşik Yargıtay içtihatları gözönünde bulundurulduğunda, eda davası açılması olanağı varken tespit davası açılmasında hukuki yarar bulunmadığı gerekçesiyle, davanın, hukuki yarar yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Dava, davalı kooperatifin 22.01.2012 tarihli genel kurulunun, ek ödeme yükümlülüğü getirdiği ileri sürülen maddesinin mutlak butlan ile batıl olduğunun tespiti istemine ilişkindir. 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 45/2. maddesi, "Genel kurul sözleşmede gösterilen şekil ve surette toplantıya çağrılır....
Apartmanının 9 numaralı bağımsız bölümün maliki olduğu, Aralık 2014 ve Haziran 2015 kat malikleri kurulu kararlarının tamamının mutlak butlan nedeniyle iptali istenilmiş, mahkemece; davacı Aralık 2014-Haziran 2015 yıllarına ait genel kurul kararlarının iptalini Kanunun (KMK 33 maddesi) aradığı 6 aylık süreler geçirildikten sonra açıldığı, aynı madde de kat malikleri kurulu kararlarının yok veya mutlak butlanla hükümsüz sayıldığı durumlarda süre koşulunun aranmayacağı belirtildiği, somut olayda bu durumun söz konusu olmadığı, dava dilekçesinin 27.08.2015 tarihli olup , Aralık 2014 tarihli genel kurul toplantısının iptali istendiği, KMK'nın 33. maddesinde belirtilen bir ay ve her halde altı ay içinde açılacak dava ile alınan kararların iptalinin istenebileceğinden bu talepler yönünden dava karar tarihinden itibaren 33 ay sonra açılmış olduğundan (Aralık 2014-Ağustos 2015) KMK'nın 33. maddesine göre süresinde açılmadığından, davacının Haziran 2015 tarihli alınan kararların iptaline ilişkin...
Asliye Ticaret Mahkemesinde, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinde ve Sakarya Bölge Adliye Mahkemesinde devam etmekte olan kooperatif üyeliğinin tespiti davalarının bulunduğu, bu davaların davaya konu mutlak butlan ile batıl olduğu iddia edilen genel kurul gündem maddesinin varlığı sebebiyle kooperatif ile üyeler arasında bağ bulunmadığını, davaya konu genel kurulu ve başkaca bir takım usulsüzlükleri sebebiyle dönemin kooperatif yöneticilerinin halen Kocaeli 2. Ağır Ceza Mahkemesinde yargılandığını, kooperatifin tek ana sözleşme ile yapılan planlamaya rağmen 1. Etap üyeleri ile 2. Etap üyeleri arasında yapılmış olan toplam ödemelerin bilançosunda ortaya çıkan fahiş farkın kamu vicdanına sığmadığını savunarak tüm üyeler adına genel kurul, genel kurul maddesi hakkında ivedilikle karar verilmesini istemiştir. III....
Noterliği'nin 07/07/2021 tarih, ...... sayı ile tasdikli 01/07/2021 tarihle 3 sayılı genel kurulunun ve alınan kararların mutlak butlan ile hükümsüz olduğunun tespitine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davanın KABULÜ İLE, Davalı ... Ltd.Şti.'nin Bakırköy .......


