Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; taraflar arasındaki uyuşmazlık, eser sözleşmesinden kaynaklı olarak açılan imalat bedeli alacağı ile müspet ve menfi zarar tazminine ilişkindir. Dosyadaki bilgi ve belgelerden; davacı ile davalı adi ortaklık arasında 20.05.2014 tarihli, sözleşmede yazılı inşaat işlerinin yapımı konusunda eser sözleşmesinin yapıldığı, sözleşe yapım süresi iolan 6 ay içerisinde inşaat işinin yapılmadığı ve sözleşmede belirtilen niteliklerde işin yapılmadığı iddialarıyla birlikte 03.09.2015 tarihinde Mahkememizdeki iş bu davanın açıldığı anlaşılmaktadır. Yargılama aşamasında taraf teşkili sağlanarak, taraflarca usulüne uygun olarak bildirilen deliller toplanılmış, talimat bilirkişi raporuyla davalı tarafın ticari defter ve kayıtları incelenmiş, 30.04.2019 tarihli 1. heyet, bila tarihli 1. ek heyet ve 09.11.2020 tarihli 2. Heyet bilirkişi raporu dosyamız arasına alınmıştır....
"İçtihat Metni" Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki taraf vekillerince istenmiş ve temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşılmış eksiklik nedeniyle mahalline iade edilen dosya ikmal edilerek gelmiş olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü: K A R A R Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan iş bedeli alacağının tahsili için yapılan icra takibine vaki itirazın iptâli, karşı dava ise; yüklenici tarafından hatalı boyanın kumaşlar nedeniyle uğranılan zararın tazmini, yükleniciye boyaması için verilen ancak iade edilmeyen kumaşların bedeli ile bu kumaşların yüklenici tarafından işleme tabi tutulmaması sebebiyle, üçüncü kişilerden alınan siparişlerin iptalinden dolayı uğranılan zararların tazmini istemlerine ilişkindir....
Davada davacı, taraflar arasındaki sözleşmeden sonra yer teslim tutanağı imzalandığını ancak fiili olarak yer teslimi kendilerine yapılmadığını, yer teslimi için davalının yerine getirmesi gereken hususlar yerine getirilmediğini, şantiyede tüm ekiplerini hazır ettiklerini ancak 3 ay boş olarak beklediklerini, fiili teslimin bu sürede yapılmadığını, akabinde işin davacı tarafından yapılmayacağı bildirilmesi ile ekipman ve malzemelerini 15 tır ile Ankara merkez depoya naklettiklerini, bekleme döneminde personel maaşları ile barınmaları davacı tarafından karşılandığını, davalı edimini tam olarak yerine getirmemesi sebebiyle müsbet zarar olarak %20 oranında kar mahrumiyet bedeli tahsilini, menfi zarar olarak sözleşme için yaptıkları zararları tahsili gerektiğini, menfi ve müspet zararları dışında 23.185,23 TL alacaklarının tahsilini talep etmiştir.Davalı ... şirketi, menfi ve müspet zarar bir arada talep edilmesi mümkün olmadığını, 13.06.2014 tarihinde teslim tutanağı ile teslimin gerçekleştiğini...
İNCELEME ve GEREKÇE : Dava, hukuki niteliği itibari ile; ---- tespiti, devrin ----tescil ve ilanı ile müspet zararların ve kar payının tahsili taleplerine ilişkindir. Dilekçeler aşaması tamamlanmakla mahkememizin ön inceleme duruşmasında dava şartları ve ilk itirazlar incelenmiş, tarafların sulh olma imkanının bulunmadığının tespiti ile uyuşmazlık noktaları belirlenerek tahkikat aşamasına geçilmiştir. Davalı şirket ----getirtilmiş, incelenmesinde; davalı şirket ----mahkememiz yetki sınırlı içinde kaldığı, davalı şirket yetkilisi ve tek ortağı olan --- tarihinde ---- şirketin tek ortağı ve yetkilisi --- devrettiği, şirketin hisse devrine ilişkin aynı gün ---- tarihinde başladığı şirketteki görevinin devam ettiği görülmüştür....
Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, eser sözleşmesinden kaynaklanan sözleşmenin haksız feshedildiğinin, maddi zararların ve sözleşmenin haksız feshi nedeni ile mahrum kalınan karın tespiti talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı HMK'nın 107 ve 114 ncü maddeleri 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanunun 371 nci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. 6100 sayılı HMK’nın 107. maddesine göre tespit davası açanın, kanunlarda belirtilen istisnai durumlar dışında, bu davayı açmakta hukuken korunmaya değer güncel bir yararı bulunmalıdır. Yani, davacının tespit davasına konu yapılan hukuki ilişkinin hemen tespit edilmesinde hukuki yararının bulunması şarttır. Bir hakkın veya hukuki ilişkinin varlığı veya yokluğu, tespit davası açılabilmesi için tek başına yeterli değildir....
TBK'nın 112. ve devamı maddesine göre; alacaklının, borçludan borcun hiç veya gereği gibi ifa edilmemesi nedeniyle tazminat isteyebilmesi için, bu yüzden bir zarara uğramış olması gerekir. Sözleşmeden kaynaklanan zarar müspet (olumlu) zarar olacağı gibi, menfi zarar da olabilir. Müspet zarar; Borçlu edayı gereği gibi ve vaktinde yerine getirseydi alacaklının mameleki ne durumda olacak idiyse, bu durumla eylemli durum arasındaki farktır. Diğer bir anlatımla, müspet zarar, sözleşmenin hiç veya gereği gibi yerine getirilmemesinden doğan zarardır. Menfi zarar ise, uyulacağı ve yerine getirileceğine inanılan bir sözleşmenin hüküm ifade etmemesi ve yerine getirilmemesi yüzünden güvenin boşa çıkması dolayısıyla uğranılan zarardır. Başka bir anlatımla, sözleşme yapılmasaydı uğranılmayacak olan zarardır. Menfi zarar, borçlunun sözleşmeye aykırı hareket etmesi yüzünden sözleşmenin hüküm ifade etmemesi dolayısıyla ortaya çıkan zarardır. (-----.)....
gecikme tazminatı isteğinde bulunma, derhal ifadan vazgeçip müspet zararının tazminini isteme ya da ifadan vazgeçip sözleşmeden dönerek menfi zararını isteyebilmedir....
"İçtihat Metni"Mahkemesi:Ticaret Mahkemesi Yukarıda tarih ve numarası yazılı bozmaya uyularak verilen hükmün temyizen tetkiki davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü: K A R A R - Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak talebine ilişkin olup, mahkemece davanın Dairemizin bozma ilamına uyularak kısmen kabulüne dair verilen karar, davalı tarafından temyiz edilmiştir. 1-Dosyadaki yazılara ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince inceleme yapılarak hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve bozmanın şümulü dışında kalarak kesinleşen cihetlere ait temyiz itirazlarının incelenmesinin artık mümkün olmamasına göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir. 2-Davacı davasında davalı ile aralarında 22.05.2005 tarihinde kat karşılığı inşaat sözleşmesinin imzalandığını buna göre...
Dönme üzerine borçlunun ödeyeceği tazminata konu zarar ise alacaklının uğramış olduğu menfi zarardır. Bir başka deyişle, borçlunun menfi zararı tazmini için kusuru bulunmalıdır. Menfi zarar, alacaklının fiili zararı ile yoksun kaldığı kârı kapsar.Bununla birlikte alacaklının müspet zararın tazminini istemesi halinde sözleşme muhafaza edilip, taraflar arasındaki sözleşme ilişkisi devam etmekle birlikte, sözleşmenin içeriği değişecek ve sözleşmenin içerdiği asli edim yükümlülüğü yerine tazminat ödeme yükümlülüğü geçecektir. Burada, alacaklı sözleşmeden dönmemiştir ve bunun sonucu olarak taraflar edimlerini yerine getirecektir. Ancak, borçlunun ifaya ilişkin ediminin yerini, alacaklı lehine müspet zararın tazmini almaktadır.Müspet zarar, alacaklının borçlanılan edimin sözleşmeye uygun olarak ifa edilmesine ilişkin menfaatinin gerçekleşmemesi sebebiyle uğradığı zarardır....
Bu kere dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği konuşulup düşünüldü: - K A R A R - Dava, taraflar arasındaki eser sözleşmesinin davacı yüklenici tarafından haklı sebebe dayanılarak feshedilmesi nedeniyle kâr mahrumiyeti ve sözleşme masraflarından doğan zararların tahsiline karar verilmesi isteminden ibaret olup, mahkemece davanın reddine dair verilen karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir. 2-Davacı vekili 2013/32569 ihale kayıt numaralı ... /... -......


