Maddesine göre sözleşme gereğince ifanın ayıplı olması halinde iş sahibi tarafından sözleşmeden dönme, ayıp oranında bedelden indirim talep etme, eserin onarımı veya müspet zararın tazminini yükleniciden talep edebilir. Maddede düzenlenen seçimlik haklardan dönme, ayıp oranında bedelden indirim talep etme veya eserin onarımına ait seçimlik haklardan sadece birini kullanabilir. Somut davada davacı sözleşmeden dönme hakkını kullandığını açıkça belirtmiştir. Sözleşmeden dönme halinde sözleşme her iki taraf arasında geriye etkili olarak ortadan kalkmış olacağından sözleşme gereğince iş sahibi yükleciden menfi zararın tazminini talep edebilir. Menfi zarar kapsamında davacı sözleşme gereğince ödenen fazla bedelin iadesini talep edebilir....
Asliye Ticaret Mahkemesinin 2011/409 esas sayılı dosyasıyla açılan davanın feshin iptali olmayıp feshin haksız olduğunun tespiti ile tazminat isteğine ilişkin olduğu, neticede mahkemece 29/05/2013 tarihinde feshin haklı olduğundan bahisle davanın reddine karar verildiği, dolayısıyla gerek sözleşmenin ifasının imkansız hale gelmesi ve gerekse de davacının fesih talep etmekle menfi zararını isteyebileceği, yukarıda ifade edildiği üzere menfi zararın, alacaklının sözleşme yapılmasaydı uğramayacağı fiili zararlar ile yoksun kaldığı kâr’ı kapsadığı, bunun da sözleşme kapsamında ödenen bedel ile taşınmazın dava tarihindeki rayiç bedeli ile ödenen bedel arasındaki fark olduğu, Belediyenin sorumluluğunun güven sorumluluğu olduğu, TBK.m.51 uyarınca somut olayın özelliği ve hakkaniyet gereği belediyenin kusuru daha hafif olduğundan belediyenin sadece sözleşme kapsamında ödenen bedel yönünden sorumlu tutulması gerektiği, zarar yönünden yüklenici firmanın kusurlu olduğu dikkate alınarak zarardan sadece...
Doktrinde hakim olan görüşe ve Yargıtay'ın yerleşik uygulamasına göre burada oluşan zarar, menfi (olumsuz) zarardır. Menfi zarar; sözleşmenin karşı tarafınca yerine getirileceğine olan güvenin boşa çıkması nedeniyle uğranılan zarardır. Kısaca bu zarar, alacaklının sözleşme yaptığı için uğradığı, sözleşme yapmamış olsa idi uğramayacağı zarar olup, sözleşmeye güvenilerek yapılan harcamaların (giderlerin) tamamının, başka bir anlatımla karşı tarafın mal varlığına girmese bile o sözleşme sebebiyle cepten çıkan paradır. Müspet zarar ise, sözleşme sebebiyle cebe girmesi gereken paranın, girmemesi sebebiyle meydana gelen zarardır. Bu niteliği gereği müspet zarar daima ileriye dönük olup, bir beklenti kaybıdır. Kısaca, akdin hiç veya gereği gibi ifa edilmemesinden doğan zarardır. Örneğin, kira geliri kaybı, geciken ifa sebebiyle ifaya bağlı ceza (T.B.K.179/2md.), seçimlik ceza (T.B.K 179/1.md.), eksik işler bedeli, kâr kaybı müspet zarar kapsamındaki alacakları oluşturmaktadır....
-TL olarak arttırmış, harç yatırılmış ve dilekçe davalı tarafa usulünce tebliğ edilmiştir. Eser sözleşmesi, yükleniciye bir eser meydana getirmeyi., iş sahibinin de bunun karşılığında bir bedel ödemeyi üstlendiği ani edimli bir sözleşmedir. Eser sözleşmesinde yüklenici faaliyette bulunmak suretiyle bir sonucu gerçekleştirmektedir. İmar unsuru eser sözleşmesi ile satış sözleşmesi arasındaki en önemli farktır. Somut olayda davalı belirli bir bedel karşılığında emek ve becerisini kullanarak davacının verdiği tohumları ekip sulamak, budamak, ilaçlamak gibi faaliyetlerde bulunarak fide haline getirip teslim etmeyi üstlendiğinden taraflar arasındaki ilişki satım değil eser sözleşmesi olduğunun kabulü gerekir. 6098 sayılı TBK' nın 475....
ileri sürerek dilekçesinde bildirdiği diğer nedenlerle müvekkilinin karşı yana ödemiş olduğu 24.400 USD peşinat bedelinin ödendiği tarihten bu yana işletilecek ticari faizi ile birlikte tahsiline, müvekkilinin sözleşmeden doğan müspet ve menfi tüm maddi zararının karşılanması talebi ile şimdilik 1.000 TL bedelin ticari faiziyle tahsiline, karşı yan tarafından montajı sağlanan bütün teknik ekipmanların ve sistemin tamamının demontesi sağlanılarak yerlerinden sökülmesine ve taşınmazın eski hale getirilmesine karar verilmesini talep etmiş; 04/03/2024 tarihli ıslah dilekçesi ile sözleşmeden doğan müspet ve menfi tüm maddi zararının karşılanması amacıyla personel gideri yönünden talebini 614.470,03 TL'ye yükseltmiştir....
Üçüncü kalem talep, sözleşme dolayısıyla yapılan masraflara ilişkin olup, bu talep menfi zarar kapsamında kalmaktadır. Az yukarıda açıklandığı üzere menfi ve müspet zarar arasındaki farklardan bir tanesi de hukuki sebeplerinin farklı olmasından kaynaklanmakta olup, gerek doktrin gerekse yerleşik yargısal içtihatlarda belirtildiği üzere menfi ve müspet zararın birlikte talep edilemeyeceği anlaşılmaktadır. Zira müspet zararın tazminiyle geçerli bir sözleşmedeki ifa menfaatinin sağlanması söz konusu olurken; menfi zararın tazminiyle sözleşme hiç kurulmamış olsaydı yapmayacak olduğu masrafları, kaçırdığı menfaatlerin giderimi sağlanmaktadır....
TBK 125. maddesi gereğince davacı tarafça seçimlik hak olarak müspet zarar talep edilmiştir. TBK 112. maddesi gereğince müspet zarar ancak sözleşme ayakta iken talep edebilecek bir tazminat türüdür. Davacı tarafça davalıya herhangi bir ihtarname gönderilmeden direk takip yapılmak suretiyle davalıya verilen nakdi ve ayni avansların iadesi istenilmiş olduğundan, takip tarihi itibariyle davacının sözleşmeden dönme iradesini gösterdiğinin kabulü gerekir. Sözleşmeden dönme halinde ise TBK 125/3 maddesi gereğince istenilebilecek zarar menfi zarardır. Davacı vekili seçimlik haklarını menfi zarar değil de müspet zarar olarak bildirdiğinden artık TBK 125. maddesi gereğince müspet zarar talep edemeyecektir. Açıklanan nedenlerler toplanan deliller ve 28/12/2022 tarihli bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı nazara alınarak davacı tarafın müspet zarar (tazminat) talebinin reddine karar vermek gerekmiştir....
Kişilere sattığı bedel ile davalı ile anlaştığı bedel arasındaki farkı talep edebileceği ancak davalı tarafça iade edilmiş olup ta 3....
Maddesine ve menfi/müspet zarar kavramlarına değinmek gereklidir. 6098 Sayılı TBK'nın 125. Maddesi "Temerrüde düşen borçlu, verilen süre içinde, borcunu ifa etmemişse veya süre verilmesini gerektirmeyen bir durum söz konusu ise alacaklı, her zaman borcun ifasını ve gecikme sebebiyle tazminat isteme hakkına sahiptir. Alacaklı, ayrıca borcun ifasından ve gecikme tazminatı isteme hakkından vazgeçtiğini hemen bildirerek, borcun ifa edilmemesinden doğan zararın giderilmesini isteyebilir veya sözleşmeden dönebilir. Sözleşmeden dönme hâlinde taraflar, karşılıklı olarak ifa yükümlülüğünden kurtulurlar ve daha önce ifa ettikleri edimleri geri isteyebilirler....
Dönen taraf, karşı tarafın kusurunun varlığı halinde ayrıca menfi zararın tazminini talep edebilir (B.K. m. 108/II ). Menfi zarar sözleşmeye güvenilerek yapılan giderlerin tamamıdır. Başka bir anlatımla, karşı tarafın malvarlığına girmese dahi, o sözleşme nedeniyle cepten çıkan paradır. Müspet zarar ise, o sözleşme nedeniyle cebe girmesi gereken paranın, girmemesi nedeniyle meydana gelen zarardır. Müspet (olumlu) zarar daima ileriye dönük olup, bir beklenti kaybıdır. Dairenin teslimi halinde getirmesi beklenen kira geliri kaybı, satışı nedeniyle beklenen kazanç, geciken ifa nedeniyle ifaya bağlı ceza (B.K. m. 158/II)… hepsi, müspet zarar kapsamındaki alacak kalemleridir. Müspet zarar; kusursuz olan tarafın, temerrüde düşen taraftan, sözleşmenin yürürlükte kaldığı sürece isteyebileceği tazminat türü olmaktadır....


