WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 04 Haziran 2026

Esas nolu ilamında " ...taraflar arasındaki sözleşmenin feshinden sonra davacı tarafın TBK'nun 125/3 maddesi gereğince sadece menfi zararlarını talep edilebileceği, fesih sebebiyle müspet zararların da istenebileceğine ilişkin olarak sözleşmede açık bir hüküm bulunmadığından, davacının feshedilen sözleşmenin 11/12 maddesinde düzenlenen promosyon bedelini talep edemeyeceğinin anlaşılmasına göre davanın reddine karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir." yönündeki tespitler dikkate alındığında ve bilirkişi raporunda belirtildiği üzere, konaklama ve ulaşım gideri tamir gideri içerisinde sayıldığından davacının davasının kısmen kabulüne karar verilmiş ve oluşan vicdani kanaat ile aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur....

Ltd.Şti. olarak; müvekkilinin şirketi tarafından bildirilen ve sözleşmece kararlaştırılan işlerin imalat ve montaj işleri anlaşılan tarihte teslim ve ifa etmesi gerekmekteyken sözleşmenin gereğini yerine getirmediğini, bu hususun davalı tarafa noter kanalıyla ihtaren bildirildiğini, davalı taraf ile yapılan sözleşme gereği sözleşme konusu malzemelerin 15 gün içinde sözleşme gereğinin yerine getirilmesini aksi halde TBK gereğince ve taraflar arasındaki sözleşmeye dayanarak oluşan zararın giderilmesini tazmin edileceği hususunda yine davalı tarafa ihtar edildiğini, aynı zamanda taraflar arasında imzalanan sözleşme uyarınca, malın ifasının gerçekleşmediği takdirde TBK gereğince belirtilen feshin şartlarının gerçekleşmiş olacağını, müvekkilinin bundan kaynaklanan zararların tespit edilerek tarafa maddi ve manevi tazminat davaları açılacağı hususu ile zararın başkaca firma ile giderilmesi durumunda bu aradaki müspet ve menfi zararları da satıcı ... den talep edecekleride de ihtaren davalı...

Asliye Ticaret Mahkemesi 2013/333 Esas sayısıyla dava açılmış olup, bu dosyanın halen derdest olduğunu, davacının tarafları ve konusu aynı olan iş bu davayı açmakta hukuki yararının da olmadığını; öncelikle davanın derdestlik itirazının dikkate alınarak dava şartı yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiğini, davacının sözleşmeye aykırı davranarak edimini ifa etmemesi nedeniyle sözleşmenin taraflarınca haklı olarak fesih olunduğunu, bu nedenle menfi ve müspet zarar talep edilemeyeceğini, müvekkili şirketin davacıdan alacaklı olduğunun bilirkişi raporları ile tespit edildiğini, davacının bu davada alacaklı çıkması durumunda hak kaybına uğramamak için kendi alacaklarından takas-mahsup yapılmasını da ayrıca talep ettiklerini savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; "Dava, taşeron sözleşmesinden kaynaklı alacağın tahsili istemine ilişkindir....

Hukuk Dairesi Yukarıda tarih ve numarası yazılı olan Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen kararın temyizen tetkiki davalı-k.davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış, eksiklik nedeniyle mahalline iade edilen dosya ikmâl edilerek gelmiş olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü: - K A R A R - Asıl ve birleşen dava arsa payı karşılığı inşaat yapım sözleşmesinden kaynaklanmış olup, yüklenici tarafından açılan asıl dava sözleşme uyarınca kendisine verilmesi gerektiği halde verilmeyen ve 3. kişilere satılan A Blok 1 ve 2 nolu bağımsız bölümlerle ilgili maddi tazminat, müspet zarar ve manevi tazminat, arsa sahibi tarafından açılıp birleştirilen dava ise gecikme tazminatı alacağının tahsili istemine ilişkindir....

İNCELEME ve GEREKÇE: Dava, hukuki niteliği itibari ile; ---- olan davacının davalı ile aralarındaki eser sözleşmesine istinaden ürettiği ve teslim ettiği ürünlerin davalı yanca haksız iadesine dayalı terditli olarak müspet ve menfi zarar istemine ilişkindir. Mahkememizce 27/10/2017 tarihli, --- sayılı ara kararında, davaya bakma görevinin asliye hukuk mahkemesine ait olduğu gerekçesiyle, göreve ilişkin dava şartı gerçekleşmediğinden, davanın usulden reddine, HMK'nın 20.maddesi uyarınca yasal süre içinde başvuru halinde dava dosyasının görevli ---gönderilmesine karar verilmiştir. Bu karara karşı davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur....

ın, senet borcu tahsil edildiği halde dava tarihinden sonra yaptığı temlik sebebiyle, davacının, hem senedin takibe konulduğu ilamsız icra dosyasına, hem de dava konusu teminat senedinin dayanağı olan eser sözleşmesinden kaynaklı alacağın tahsili için başlatılan ilamlı icra dosyasına tam ödeme yapmak durumunda kaldığı, söz konusu ödemeler kesinleşen takip dosyaları üzerine yapıldığından davacının ödemelerinin iyiniyetli ödeme olarak değerlendirilmesi gerektiği, böylelikle, senet hamiline - daha doğrusu hamilin icra dosyasını temlik ettiği dava dışı kişiye- yapılan 690.000 TL'lik ödemenin fazla ödeme haline geldiği ve bu miktarın hak ve nesafet ilkesine göre davalı ...'dan istirdadının gerektiği anlaşılmakla, davanın kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki hüküm oluşturulmuştur....

Noterliği'nin 05.01.2018 tarih ve 00211 yevmiye numaralıihtarnamesine Ankara .... . Noterliği'nin 30.01.2018 tarih ve 3479 yevmiye numarası ile cevap verildiğini, (Söz konusu ihtarnameye cevaplarının ek olarak dosyaya sunulacağını) Söz konusu cevapta da bu hususlara değinildiğini ileri sürerek davanın reddini istemiştir. Vakıfbank Mamak Şubesi ile Ankara ... Noterliğine müzekkere yazılmıştır. Bilirkişi .... 'dan kök ve ek bilirkişi raporu, Abdurrahman Demir ve Prf. Dr. Hasan İşgüzar'dan heyet raporu aldırılmıştır. Dava, eser sözleşmesinden kaynaklı davacının davalıdan alacağının tahsili istemine ilişkindir....

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava; Taraflar arasında yapılan eser sözleşmesi gereğince davacının alacaklı olduğu iddiası ile şimdilik 15.000-TL'nin temerrüt tarihinden itibaren en yüksek ticari avans faizi ile birlikte tahsili talebine ilişkindir. ------- sistemi üzerinden celp edilerek dosya arasına alınmıştır. ------ üzerinden celp edilen dosyası incelendiğinde; davacısının------ olduğu, dava konusunun sözleşmeye aykırılık iddiası ile ve ayıplı ifa nedeniyle uğranılan zararların tahsili istemine ilişkin olduğu görülmüştür. 6100 sayılı HMK.'nun 166/1. maddesinde, davaların birleştirilmesi hususu düzenlenmiştir. Aralarında bağlantı bulunması halinde davaların her aşamada talep üzerine yahut Mahkemece re'sen birleştirilmesi mümkündür....

DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı şirket tarafından müvekkili aleyhinde Kocaeli İcra Müdürlüğü'nün 2021/163568 Esas sayılı dosyasında kambiyo senedine özgü haciz yolu ile icra takibi başlatıldığı, icra takibine konu edilen senedin teminat senedi olduğundan davanın kabulü ile, davalı tarafın müvekkilinden mevcut ve geçerli bir alacak hakkının bulunmadığının ve sözleşme gereği müvekkilinin edimini yerine getirmiş olması sebebi ile davalı tarafa borçlu olmadığının tespitine, neticeten Kocaeli İcra Müdürlüğü'nün 2021/163568 Esas sayılı dosyasındaki haksız icra takibinin durdurulmasını talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; bononun sebepten mücerret olması nedeniyle ispat yükünün davacıda bulunduğu, eser sözleşmesinden kaynaklı olarak davacının edimlerini eksiksiz olarak yerine getirmediği, ayıplı imalattan kaynaklı olarak imal edilen direğin devrildiğinden davanın reddini savunmuştur. III....

Davacının, tazminat isteminin sözleşmesi öncesi görüşmelerden doğan sorumluluk ve borçlu yardımcı kişilerin davranışları nedeniyle diğer tarafa vermiş olduğu zararların tazmini istemine ilişkin olması nedeniyle bu yönde öncelikle genel açıklamalarda bulunulması zorunluluğu doğmuştur. Sözleşmenin geçerli bir şekilde kurulmuş olmasına duyulan güven sebebiyle kaçırılmış bulunan fırsatlardan doğan zarar da Menfi zararın kapsamına girer. Diğer taraftan, hâkim hakkaniyet gerektiriyorsa, daha fazla zararın ve özellikle menfi zararı aşan müspet zararın giderilmesine de karar verebilir. Ancak, hükmedilecek tazminat miktarı ifadan beklenen yararı yani müspet zarar miktarını aşamaz (TBK. m. 35/2). Sözleşmenin ifa edilmemiş olmasından doğan zarara müspet zarar adı verilir. (Prof. Dr. Fikret Eren - Borçlar Hukuku Genel Hükümler, Ankara - 2015, s.396) Menfi ve müspet zararın tazmini için yanılma, yanılanın ihmaline dayanmalıdır. İhmal ağır bir ihmal olabileceği gibi hafif bir ihmal de olabilir....

UYAP Entegrasyonu