WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 10 Haziran 2026

Sözleşmedeki irade açıklamaları incelendiğinde sözleşmenin TBK m. 470 hükmü gereğince “eser sözleşmesi” olduğu ve buna göre düklenici”, davalının ise “işsahibi” sıfatını haiz olduğu sonucuna varılmıştır. Çekişme, tarafların edimini gereği gibi yerine getirip getirmedikleri, bunun sonucuna göre davacı alacağının oluşup oluşmadığı noktalarında toplanmaktadır....

Maddi vakıaları ileri sürüp kanıtlamak taraflara, hukuki vasıflandırma hakime ait olduğundan başlıkta işletme kira sözleşmesi yazılmış olmakla birlikte söz konusu sözleşme, inşaat yapımı ve bundan sonra bir miktar kira karşılığı kararlaştırılan sürede kullanımı öngören eser ve kira sözleşmesinden ibaret karma bir sözleşmedir. Davacının iddiası ve davalı tarafından keşide edilen ihtarnameler ile delil tespit dosyalarına göre inşaatın tamamlanmadığı ve sözleşmenin inşaatın yapım aşamasında feshedildiği anlaşılmaktadır. Uyuşmazlık yapım-eser sözleşmesinin ifası sırasında ortaya çıktığından ihtilâfın eser sözleşmesi hükümlerine göre çözümlenmesi gerekir....

Taraflar arasında eser sözleşmesi ilişkisi yoktur. Eser sözleşmesi davalı ile dava dışı arsa sahipleri arasındadır. Uyuşmazlığın bu niteliği itibariyle dosyanın temyiz incelemesi görevi Yargıtay Yüksek 13.Hukuk Dairesine aittir. Ne var ki aynı dairece görevsizlik kararı verildiğinden görev uyuşmazlığının sonuçlandırılması için dosyanın Başkanlar Kurulu'na gönderilmesi gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle dosyanın Yargıtay Yüksek Birinci Başkanlığına GÖNDERİLMESİNE, 11.12.2006 gününde oybirliğiyle karar verildi....

Taraflar arasında eser sözleşmesi ilişkisi yoktur. Eser sözleşmesi davalı ile dava dışı arsa sahipleri arasındadır. Uyuşmazlığın bu niteliği itibariyle dosyanın temyiz incelemesi görevi Yargıtay Yüksek 13.Hukuk Dairesine aittir. Ne var ki aynı Dairece görevsizlik kararı verildiğinden görev uyuşmazlığının sonuçlandırılması için dosyanın Başkanlar Kuruluna gönderilmesi gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle dosyanın Yargıtay Yüksek Birinci Başkanlığına GÖNDERİLMESİNE, 11.12.2006 gününde oybirliğiyle karar verildi....

Asliye Hukuk Hakimliği'nce verilen 13.11.2012 gün ve 435-498 sayılı hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı ... vekili tarafından istenilmekle dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü: - K A R A R - Eser sözleşmesi, davalı Belediye ile diğer davalılar iş ortaklığı arasındadır. Metro inşaatının yapılması sırasında davacıya ait kabloya zarar verilmesi nedeni ile dava açıldığından ve davacı ile davalılar arasında eser sözleşmesi bulunmayıp, davacının davasının dayanağı haksız fiil olduğundan, dosyanın temyiz incelemesi görevi Yargıtay Yüksek 4.Hukuk Dairesi'ne aittir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle dosyanın temyiz incelemesini yapmakla görevli Yargıtay Yüksek 4.Hukuk Dairesi Başkanlığı'na GÖNDERİLMESİNE, 05.03.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi....

A.Ş. arasında yazılı yahut sözlü şekilde akdedilmiş herhangi bir eser sözleşmesi bulunmamaktadır. Esasen taraflar arasında yazılı olarak imzalanmış bir eser sözleşmesinin bulunmadığı tarafların da kabulündedir. Şekil serbestisi ilkesi uyarınca eser sözleşmeleri sözlü şekilde de kurulabilir. Ancak, herhalde bir sözleşmenin varlığından bahsedebilmek için tarafların karşılıklı ve birbirine uygun irade beyanlarının mevcut olması zorunludur. Eldeki davada, eser sözleşmesi davacı ile davalı ...Ltd. Şti. arasında sözlü şekilde akdedilmiş olup, davalı ...A.Ş. ile sözlü yahut yazılı bir sözleşme akdedilmemiştir. Hemen belirtmek gerekir ki, davalı ...Şti. ile akdedilen eser sözleşmesi uyarınca, kararlaştırılan işlerin davacı yüklenici tarafından diğer davalı ...A.Ş.nin iş yeri adresinde yerine getirilmesi pekala mümkündür. Nitekim, bir sözleşmede taahhüt işlemi olarak borçlandırıcı işlem ayrı, tasarruf işlemi (edimin ifası) ayrıdır....

Eldeki davada, davacı ile davalı arasında düzenlenen eser sözleşmesi nedeniyle işlerin yapılıp yapılmadığı, davacının davalıya esar sözleşmesi nedeniyle vermiş olduğu senetler kapsamında borçlu olup olmadığının tespiti ve fazla yapılan ödemelerin iadesi, senedin bedelsiz olması nedeniyle iptali talep edilmektedir. Her ne kadar davalı yan, dava konusu senetteki lahtardan sonra gelen hamillere karşı asıl borç ilişkisine dair defilerin ileri sürülemeyeceğini savunmuşsa da; dosyada örneği bulunan senetteki lehtarın, davalı ... olduğu anlaşılmaktadır. Öte yandan davalı, senedin eser sözleşmesi nedeniyle verilmediğini değil sözleşmeden doğan itirazların senede karşı ileri sürülemeyeceğini savunmuş, taraflar arasında eser sözleşmesinden başka bir hukuki ilişki bulunduğu iddia edilmemiştir....

Yanlar arasında gerçekleştiği ileri sürülen temel hukuksal ilişki, BK.nun 355.maddesinde tanımlandığı üzere bir “eser” sözleşmesidir. Davacı yüklenici; davalı ise iş-eser sahibidir. Eser sözleşmesinde yüklenici, iş-eser sahibi ile akdî ilişkiye girerken bir sonuç yani “eser” meydana getirmeyi yüklenmektedir. Bu anlamda eser bir iş görme faaliyetinin maddi veya maddi olmayan sonucudur.Bu niteliği itibarıyla eser sözleşmesi, hizmet sözleşmesinden farklıdır. Diğer yandan eser sözleşmesinde, vekâlet sözleşmesindeki unsurların aksine çalışma sonunda; istenilen belli bir sonucun mutlaka elde edilmesi amacı güdüldüğünden ve yüklenici eseri meydana getirmekle ve onu teslim etmekle yükümlü olduğundan, protez yapımı sözleşmesi de vekâlet akdi değil, bir “eser” sözleşmesidir.Eser sözleşmesi ile üstlenilen eseri, yüklenici, sadakat ve özenle yapmak zorundadır....

Öğretide de satımı eser sözleşmesinden ayırmada farklı ölçütler kullanılmakla birlikte ağırlıklı bir görüşe göre, malzeme unsuru ön plânda ise satım sözleşmesi, emek unsuru ön plânda ise eser sözleşmesi bulunduğu kabul edilmektedir (Zevkliler/ Gökyayla; Borçlar Hukuku Özel Borç İlişkileri, 13.b., Ankara 2013, S. 475 Vd.; Tandoğan, H.; Borçlar Hukuku Özel Borç İlişkileri, c. I/1., 5.b., İstanbul 2010, s.42 vd.).Eser sözleşmesi özellikleri belirleme, satım sözleşmesi ise önceden belirlenmiş özellikleri beğenme esasına göre kurulmaktadır. Eser sözleşmesinde sözleşmenin konusu, iş sahibinin belirlediği özelliklere göre yapılacak eser iken, satım sözleşmesinde alıcı özelliklerini beğendiği bir malı satın alır. Bu nedenle eser sözleşmesinde kişiye özel üretim yapılırken, satım sözleşmesinde kişiye özel üretim söz konusu değildir. Satım sözleşmesine konu mal, çoğu zaman toplumsal ihtiyaçlara göre belirlenmiş ölçü ve standartlar esas alınarak üretilmiştir....

Mahkemece her ne kadar dava, rücuen tazminat istemine ilişkin olduğu değerlendirilerek davanın reddine karar verilmiş ise de, davacı ile davalı Yardımcı İnşaat Ticaret ve Pazarlama A.Ş. arasındaki ilişki BK’nın 355 ve devamı maddelerinde tanımlanan eser sözleşmesi davacı TOKİ ile davalılardan H.. Mühendislik Ltd. Şti. arasındaki hukuki ilişki BK’nın 386 ve devamı maddelerinde düzenlenen vekâlet ilişkisidir. İş sahibinin eser sözleşmesine dayalı talepte bulunabilmesi için üçüncü kişi tarafından açılan davada herhangi bir bedele hükmedilmesi gerekli olmayıp sözleşme ve eser sözleşmesine ilişkin Borçlar Kanununun düzenlemesi kapsamında dava hakkına sahiptir....

UYAP Entegrasyonu