Borçlar Yasasının 355. maddesinde ise, istisna akdi (eser sözleşmesi) düzenlenmiş ve bir tarafın ... sahibi, bir tarafın ise, yüklenici konumunda olan ve bedeli karşılığında bir şeyin imalinin yapılması hususunun eser sözleşmesi olarak açıklandığı yeralmıştır. Somut olayda, uyuşmazlığın sigorta edilen halı dokuma eser sözleşmesine dayalı olduğu ve eser sözleşmesinin de Genel Hükümler ve Borçlar Yasasının 355. maddesinde düzenlendiği, uyuşmazlığın 4077 Sayılı Yasa kapsamında değerlendirilemeyeceği anlaşılmakla, görevli mahkeme tüketici mahkemesi değil genel mahkemelerdir. SONUÇ: Yukarıda belirtilen nedenlerle; H.Y.U.Y.’nın 25. ve 26. maddeleri gereğince ... 1. Sulh Hukuk Mahkemesinin YARGI YERİ OLARAK BELİRLENMESİNE 01/11/2007 gününde oybirliğiyle karar verildi....
Hizmet sözleşmesi ve eser sözleşmesi birbirine çok yakın kavramlar olup; hizmette, ücret-bağımlılık ve devamlılık, eser de ise, bir şeyin ücret karşılığı imali söz konusudur. Somut olayda, hizmetten ziyade eser sözleşmesinin mevcut olduğu ve eser sözleşmesinin de Genel Hükümler ve Borçlar Yasasının 355. maddesinde düzenlendiği, uyuşmazlığın 4077 Sayılı Yasanın 3/d Maddesi kapsamında hizmet olarak değerlendirilemeyeceği anlaşılmakla, görevli mahkeme tüketici mahkemesi değil genel mahkemelerdir. SONUÇ: Yukarıda belirtilen nedenlerle; H.Y.U.Y.’nın 25. ve 26. maddeleri gereğince ... 7. Asliye Hukuk Mahkemesinin YARGI YERİ OLARAK BELİRLENMESİNE 18.06.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi....
Taraflar arasında eser sözleşmesi ilişkisi bulunmayıp, dava dilekçesinde ve aşamalarda yapılan açıklamalarda, daire satın alarak apartmanda kat maliki oldukları ve kat maliki sıfatıyla dava açtıkları anlaşılmakta olup, mahkemenin hukuki nitelendirmesi de bu yöndedir. Dairemizce önceki davada eser sözleşme ilişkisinin kanıtlanması gereğine değinilmiş, kanıtlanamadığından dava redle sonuçlanmıştır. Açıklanan bu nedenlerle taraflar arasında eser sözleşmesi bulunmadığından, davada satış sözleşmesine dayanılarak zarar ve ödemenin rücuen tahsili istenildiğinden, uyuşmazlığın satış sözleşmesinden kaynaklandığı anlaşılmakla dosyanın temyiz incelemesi görevi Yargıtay Yüksek 13. Hukuk Dairesi'ne aittir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle dosyanın temyiz incelemesini yapmakla görevli Yargıtay Yüksek 13.Hukuk Dairesi Başkanlığı'na GÖNDERİLMESİNE, 07.12.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi....
Davacı vekaletsiz iş görme hükümlerinin geçerli olduğunu davalı ise ortada bir eser sözleşmesi bulunduğunu iddia etmektedir. “yüklenicinin bir eser meydana getirmeyi, işsahibinin de bunun karşılığında bir bedel ödemeyi üstlendiği sözleşme” ye eser sözleşmesi; vekilin vekâlet verenin bir işini görmeyi veya işlemini yapmayı üstlendiği sözleşme” ye de vekalet sözleşmesi denir. Vekalet sözleş- mesindeki vekil hesabına yapılan edimin arada bir anlaşma olmaksızın yapılması halinde ise vekaletsiz iş görmeden söz edilecektir. Davacı vekaletsiz iş görme hükümlerine dayanmakta ise de davalı ile arasında bir sözlü bir anlaşmanın yapıldığını da ikrar etmektedir. Dolayısıyla davacı davalı adına ve hesabına bir işi vekaletsiz olarak yapmamıştır. Arada işin yapılmasıyla ilgili sözlü bir anlaşmanın olduğunun belirtilmesi karşısında yapılacak işin yapıldığı belirtilen proje hesap ve çizim işinin yapılması olması karşısında ortada bir eser sözleşmesinden söz edilebilir....
Bu sözleşme mahiyeti itibariyle eser sözleşmesi olmayıp hizmet alım sözleşmesidir. Hizmet İşleri Genel Şartnamesi'nin sözleşme ekleri arasında yer alması da sözleşmenin eser sözleşmesi olmayıp hizmet alım sözleşmesi olduğunu teyit etmektedir. Bu nitelendirmeye göre temyiz itirazlarını inceleme görevi Yargıtay Yüksek 13. Hukuk Dairesi'ne aittir. SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarını incelemekle görevli Dairenin belirlenmesi için 6444 sayılı Yasa'nın 2. maddesi ile değişik 2797 sayılı Kanun'un 60. Maddesi gereğince dosyanın Yargıtay Hukuk İşbölümü İnceleme Kurulu'na GÖNDERİLMESİNE, 30.04.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Eser sözleşmesi Uyuşmazlık, eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Bu durumda temyiz incelemesi dairemizin görevi dışında bulunduğundan dosyanın görevli Yargıtay 15. Hukuk Dairesi Başkanlığı'na gönderilmesine, 23/10/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi....
Taraflar arasında eser sözleşmesi ilişkisi bulunduğu ve eser bedelinden kalan alacağın icra takip talepnamesinde gösterilen miktar kadar olduğu hususlarında çekişme yoktur. Çekişme, eser bedelinden kalan alacağın davacı yükleniciye ödenip ödenmediği hususundadır. Kural olarak, bu gibi uyuşmazlıklarda eserin meydana getirilerek iş sahibine teslim edildiğini ispat yükü bunu iddia eden yükleniciye, eser bedelinin ödendiğinin ispatı ise iş sahibine düşer. Davacı yüklenici, davalının yaptığını bildirdiği çeklerin ödenmeyen faturalara ait olduğunu belirttiğinden, ödeme savunması iş sahibi tarafından yöntemince kanıtlanmış kabul edilemez. Bu itibarla davalının diğer temyiz itirazları yerinde değildir. Ancak; Davalı, mahkemeye sunduğu delil dilekçesinde açıkça “yemin” deliline de dayanmış olduğundan davalıya bu hakkı hatırlatılmalı, istem bunun sonucuna uygun olarak karara bağlanmalıdır. Değinilen yön gözardı edildiğinden, karar bozulmalıdır....
Hizmet sözleşmesi ve eser sözleşmesi birbirine çok yakın kavramlar olup; hizmette, ücret-bağımlılık ve devamlılık, eser sözleşmesinde ise, bir şeyin ücret karşılığı imali söz konusu olmaktadır. Davacının evine doğalgaz tesisatı döşenmesi ve kombi takılmasına ilişkin sözleşmeden kaynaklanan uyuşmazlıkta hizmetten ziyade eser sözleşmesinin mevcut olduğu ve eser sözleşmesinin de genel hükümler ve Borçlar Kanunu'nun 355.maddesinde düzenlendiği anlaşıldığından, 4077 sayılı Kanunun 3/d maddesinde düzenlenen hizmet kavramı dışında kalan uyuşmazlığın...Asliye Ticaret Mahkemesinde görülerek çözümlenmesi gerekir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle 6100 sayılı HMK'nun 21 ve 22.maddeleri gereğince ...Asliye Ticaret Mahkemesinin YARGI YERİ OLARAK BELİRLENMESİNE 1.11.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi....
Erbaa Asliye Hukuk Mahkemesi ise, dava konusu uyuşmazlığın eser sözleşmesinden kaynaklandığı ve davacı ile davalı arasında bir bağımlılık ilişkisi bulunmadığı belirterek, dava değerine göre Sulh Hukuk Mahkemesine görevli olduğu yönünde hüküm kurmuştur. Borçlar Yasasının 355. maddesinde, istisna akdi bir tarafın iş sahibi, diğer tarafın yüklenici konumunda olduğu ve bedel karşılığında bir şeyin imalinin yapılmasının sağlandığı sözleşme olarak tanımlanmıştır. Hizmet sözleşmesi ve eser sözleşmesi birbirine çok yakın kavramlar olup; hizmette, ücret-bağımlılık ve devamlılık, eser sözleşmesinde ise, bir şeyin ücret karşılığı imali söz konusu olmaktadır....
Her ne kadar Mahkemece, taraflar arasında eser sözleşmesi bulunduğu ve bunun için yazılı sözleşme şartı olmadığı düşüncesiyle davanın kabulüne karar verilmiş ise de, yukarıda anılan ilkeler doğrultusunda taraflar arasında bir sipariş usulü eser yapım sözleşmesi bulunmadığı gibi bir mali hak devrinin de bulunmadığı, davacının parça başı satışını yaptığı eser nüshaları yönünden davalı idareden ücretini aldığı, kabul edilerek davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle davanın kabulü doğru görülmemiş ve hükmün bu nedenle davalı taraf yararına bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Davalı vekilinin temyiz talebinin kabulü ile, yukarıda anılan gerekçelerle yerel mahkeme hükmünün davalı taraf yararına BOZULMASINA, 19/12/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi....


