Ve Tic. Ltd. Şti.'nin yaptığı PVC zemin kaplaması işinin hatalı kusurlu ayıplı olduğu, davacının davalıya ödenen 15.667,80 TL'yi talep edebileceği yönünde görüş ve kanaat bildirmiştir. Tüm dosya kapsamı, kayıt ve belgeler ile gerekçeli ve denetime elverişli olmakla hükme esas alınmasına karar verilen bilirkişi raporu birlikte değerlendirilerek; davacı tarafından .... yevmiye nolu ihtarnamesi ile zemin kaplama işinin kullanılamayacak ölçüde ayıplı olduğu gerekçesiyle sözleşmeden dönüldüğü, sözleşme nakit bedel karşılığı yapıldığından tek taraflı irade beyanıyla sözleşmeden dönülmesinin mümkün olduğu ve sözleşmeden dönme halinde taraflar verdiklerini diğer taraftan istemekte haklı olduğu tabi olup uyuşmazlık, davacı iş sahibi tarafından davalı yükleniciye ödendiği konusunda uyuşmazlık bulunmayan 15.667,80-TL'nin iadesini talep etme hakkını haiz olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. Gerek Ankara ...Sulh Hukuk Mah. ......
DELİLLER : 1- 29/06/2016 tarihinde imzalanan "22 duraklı, makina daireli ve tam otomatik 2 adet 640 kg kapasiteli insan asansörü ile 1.800 kg kapasiteli ve acil durum asansörü yapılması" konulu eser sözleşmesi, 6-Cevabî ve diğer ihtarnameler, 7-Taraf defter, kayıt ve belgeleri, yazışmalar 8-Bilirkişi raporu, 9-Tüm dosya münderecatı, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE HUKUKÎ NİTELENDİRME : Asıl davada iddia, taraflar arasında yapılan 29/06/2016 tarihinde imzalanan "22 duraklı, makina daireli ve tam otomatik 2 adet 640 kg kapasiteli insan asansörü ile 1.800 kg kapasiteli ve acil durum asansörü yapılması" konulu eser sözleşmesi kapsamında işin geç veya eksik yapımından kaynaklanan menfi ve müspet zararların ve manevi zararın tahsili istemlerine ilişkindir. Birleştirilen Ankara Asliye ...Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas, ......
yanın menfi ve müspet zarar taleplerinin mahkememizce ispatlanamaması nedeniyle reddi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır....
Davacı tarafından sözleşmenin haksız feshi nedeni ile müspet zarar olan kar kaybı ve menfi zarar olan ifa edilmeyen kısmına ilişkin olarak ödenen ... talep edilmiş olup davalı tarafından sözleşmenin haksız olarak fes edildiği kabul edildiğinden ... ... Dairesinin yerleşmiş içtihatları dikkate alınarak davacının kar elde edememek nedeni ile mal varlığındaki gerçek eksilme nazara alınarak TBK 'nun 408 ve 438. Maddelerinde düzenlenen kesinti yöntemine göre belirlenmesi gerekmekte olup ( ... Dairesinin 10.05.2018 tarih ... , 03.07.2019 tarih .... vb .gibi kararları ile Hukuk Genel Kurulunun 12.05.2010 tarih ... sayılı ilamları) bilirkişiler ..., ... ve ... tarafından düzenlenen bilirkişi raporunda hesaplamanın Kamu İhale Sözleşmeleri Kanunun 24....
Noterliği 01.02.2017 tarih ve .... yevmiye numaralı ihtarname keşide edildiğini, bu ihtarname ile makinanın eksikliklerinin giderilerek makinanın çalışır hale getirilmesine, mümkün olmaması halinde ödenen 30.000 TL'nin iadesini talep ettiklerini, kar kaybına uğradıklarını, 1.000 TL dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faiz ile birlikte müspet zararlarının karşılanmasını, ayrıca davalıın sözleşmeye aykırı hareket etmesi sebebiyle sözleşmenin hükümsüzlüğünden kaynaklı zararlarının bulunduğunu, aynı özelliklere sahip yeni bir makinanın çok yüksek fiyatlara satın alınabileceğini, sözleşmeye duyulan inanç gereği başka imalatçı ve tedarikçilerle sözleşme yapma ve makina fırsatını da kaçırdıklarını, bu sebeple yargılama gideri yaptığını, avukatlık sözleşmesi imzalandığını, noterlik gideri olduğunu, menfi zararlarının bulunduğunu, dava tarihinden itibaren işleyecek 1.000 TL menfi zararının tazmininin gerektiğini, yine 06.02.2016 tarihli sözleşmenin iptali ile fazlaya ilişkin hakları saklı...
Davacının menfi zarar talebinin kabulünde ise yasal olanak bulunmamaktadır. Davacı tarafın 24.02.2020 tarihli dilekçesinde açıklamış olduğu noter masrafı, değişik iş dosyasına yapılan masraf zaten yargılama giderleri arasında değerlendirilmektedir. Dosyaya yatırılan teminatın ise daha sonra geri alınacağı dikkate alınarak menfi zarar olarak kabulü mümkün değildir. Bunlarla birlikte davacı davalının yerine getirmediği işi bilirkişi raporunda tespit edildiği üzere dava dışı ... firmasına davalı ile aralarında kararlaştırılandan daha uygun bir bedel ile yaptırmıştır. Dolayısı ile bundan kaynaklı bir zararı da bulunmamaktadır. Kaldı ki sözleşmeyi fesheden davacının artık menfi zarar isteminde bulunması mümkün değildir. Davacı ancak sözleşmenin fesih nedeni ile uğramış olduğu müspet zararı davalıdan isteyebilecektir....
Ancak bu halde istenebilecek zarar müspet zarar değil, menfi zarardır. " Eser sözleşmeleri açısından teslim; yüklenici tarafından, sözleşmenin amacına uygun olarak meydana getirilen ve nesnel ölçüler içerisinde kullanılabilir durumda bulunan sonucun (eserin), ifa zamanında (vâdede-süresinde) iş sahibinin zilyetliğine ve kullanımına sunulması veya varsa zilyetliğe ve kullanılmaya engel hâlin kaldırılmasıdır (Selimoğlu, Y. E. : Eser Sözleşmesi, Ankara 2017, s. 138). Başka bir deyişle eser sözleşmelerinde teslim, yüklenicinin tamamladığı eseri, sözleşmeyi ifa etmek niyeti ile iş sahibinin fiili hâkimiyetine geçirmesi olarak da tanımlanabilir. Dava konusu uyuşmazlıkta sözleşmeye konu eser bağımsız dükkan olup ,sözleşme şartlarına göre hukuki ve fiili teslimin yapılıp yapılmadığı, eserde ayıp olup olmadığı, eksik işler olup olmadığı, davacının tazminat taleplerinde haklı olup olmadığı uyuşmazlık konusudur....
Dolayısıyla, karşı tarafın malvarlığına girsin veya girmesin, sözleşme nedeniyle alacaklının cebinden (malvarlığından) çıkan ve yasal olarak harcanan paradır. Doktrinde hakim olan görüşe ve Yargıtay uygulamasına göre, burada oluşan zarar menfi (olumsuz) zarardır. Menfi zarar genel bir anlatımla hukuken geçerli olmayan bir borç ilişkisinin geçerli olduğuna inanmaktan (güvenmekten) doğan zarardır. Kısaca bu zarar, alacaklının sözleşme yaptığı için uğradığı, sözleşme yapmamış olsa idi uğramayacağı zarar olup, sözleşmeye güvenilerek yapılan harcamaların (giderlerin) tamamı, başka bir anlatımla karşı tarafın malvarlığına girmese bile o sözleşme nedeniyle cepten çıkan paradır. Müspet zarar ise, sözleşme nedeniyle cebe girmesi gereken paranın, girmemesi nedeniyle meydana gelen zarardır. Bu niteliği gereği, müspet zarar daima ileriye dönük olup, bir beklenti kaybıdır....
405.035,25 TL-40.503,53 TL= 364.531,72 TL ürün zararı bulunduğu, ve bu zararında menfi zararı kapsamında talep edilebileceği, bunun dışında zeytin ürününü korumak maksadıyla yapılan ve yine faturalandırılan 13.478,40 TL dökme yağ gideri de yine aynı kapsamda davacının yapmış olduğu menfi zararlar kapsamında talep edilebilecek olup 1.640,54 TL tespit gideri ile birlikte tüm bu zarar ve ziyanına ilişkin olarak toplam 415.749,31 TL nin davalıdan talep edilebileceği, davacının TBK.nun 228 maddesi uyarınca ayıplı ürünler nedeniyle sözleşmeden dönme ve bu kapsamda menfi zararını talep hakkı kapsamında talep edebileceği sonucuna varılmış, davacı tarafça her ne kadar ayrıca kar kaybı taleplerine ilişkin olarak da bilirkişice ayrıca hesaplama yapıldığı anlaşılmış ise de satım sözleşmesinden haklı nedenle dönme halinde TBK.na göre davacının ancak menfi zararlarını talep edebileceği, kar kaybı talebinin ise müspet zarara ilişkin olduğu ve sözleşmeden dönme halinde talep edilemeyeceği anlaşılmakla...
DELİLLER, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE : Dosyamızda delil olarak; dava dilekçesi ve ekleri, cevap dilekçesi ve ekleri, beyan dilekçeleri, cevabi yazı içerikleri ile talimat yoluyla alınan bilirkişi heyeti raporu ve tüm dosya kapsamı bulunmaktadır. Mahkememizde açılan dava öncelikle, görev, yetki, taraf sıfatı ve diğer dava şartları açısından incelenmiş ve mahkememizin görevli ve yetkili olduğu ve ayrıca diğer dava şartlarının da bulunduğu anlaşılmış olduğundan davanın esasına geçilmiştir. Taraflar arasındaki davanın, ayıp medeniyle sözleşmeden dönme, alacak ve menfi zarar istemlerine ilişkin olduğu, uyuşmazlığın ise; sözleşmeden haklı nedenlerle dönme koşullarının gerçekleşip gerçekleşmediği, alacağın var olup olmadığı ve menfi zararın varlığı ya da yokluğu noktalarında toplandığı anlaşılmaktadır....


