Tüketici Mahkemesi’nce verilen 04/02/2015 tarih ve 2014/3029-2015/297 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkilinin davalı bankanın müşterisi olduğunu, emekli maaşını davalı bankadan aldığını, ayrıca ihtiyaç kredisi kullandığını, kredi taksitlerinin müvekkilinin rızası dışında maaşından kesinti yapılmak suretiyle tahsil edildiğini, 5510 sayılı Kanun'un m. 93'e göre emekli maaşından belirtilen haller dışında kesinti yapılamayacağını, Tüketici Kanunu uyarınca tüketici aleyhine haksız şart düzenlenemeyeceğini ileri sürerek maaş hesabına davalı banka tarafından konulan blokenin kaldırılmasına ve emekli maaşından yapılan kesintinin tarafına iadesini talep...
Her ne kadar Dairemizin, yurtdışından alınan emekli maaşının tamamının haczini engelleyen özel bir yasa hükmü bulunmadığından bahisle, yurtdışı emekli maaşlarının tamamının haczedilebileceğine dair içtihatları bulunmakta ise de, Yargıtay HGK.nun, önüne gelen benzer bir konuda verdiği 2009/12-166 Esas sayılı 10.06.2009 tarihli kararından sonra bu görüş değiştirilerek yurtdışından bağlanan emekli maaşları, İİK.nun 83. maddesi kapsamında değerlendirilmeye başlanılmıştır. " Kısmen haczi caiz olan şeyler" başlığını taşıyan söz konusu maddede "…. tekaüt maaşları……borçlu ve ailesinin geçinmeleri için icra müdürünce lüzumlu olarak takdir edilen miktar tenzil edildikten sonra haczolunabilir. Ancak haczolunacak miktar bunların dörtte birinden az olamaz. Birden fazla haciz var ise sıraya konur. Sırada önde olan haczin kesintisi bitmedikçe sonraki haciz için kesintiye geçilemez" düzenlemesine yer verilmiştir....
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve İİK 83/a maddesi uyarınca haczi caiz olmayan mallar ve haklar ile kısmen haczi caiz olan şeyler bakımından aynı Yasa'nın 82-83 maddesinde yazılı mal ve hakların haczedilebileceğine dair önceden yapılan anlaşmaların muteber olmamasına göre davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan kararın ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 39,11 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 25/09/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi....
nin eşinin ölmesi nedeni ile eşinin emekli maaşını almakta olduğunu belirterek vesayet altına alınan annesi ...'nin almakta olduğu SSK emekli maaş hesabından kredi çekmesi için izin verilmesini talep etmiştir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Y A R G I T A Y K A R A R I Vasi, vesayeti altındaki kısıtlının almakta olduğu emekli maaş hesabından kredi çekmesi için izin verilmesini istemiş, mahkemece istek reddedilmiştir. Türk Medeni Kanununun 396. maddesine göre vesayet organları, vesayet daireleri ile vasi ve kayyımlardır. Aynı Yasanın 397. maddesine göre ise kamu vesayeti, vesayet makamı ve denetim makamından oluşan vesayet daireleri tarafından yürütüleceği, vesayet makamının sulh hukuk mahkemesi, denetim makamı ise asliye hukuk mahkemesi olduğu belirtilmiştir. Kanun koyucu kamu vesayetinde; vesayet organı olan vasiler ile vesayet daireleri olan sulh ve asliye mahkemesi arasında 461. maddede bir hiyerarşi kurmuştur....
-K A R A R- Davacı vekili, dava dışı borçludan olan alacağın tahsili için ilamsız takip başlattığını, takibin kesinleştiğini, dava dışı borçlunun maaşına haciz konulduğunu, borçlunun maaşında ilk haczin davalının haczi olduğunu, ancak davalının alacağının muvazaalı olduğundan bahisle, yapılan maaş kesintisinin müvekkilinin alacaklı olduğu dosyaya ödenmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, davanın reddini istemiştir....
ın 20.11.2008 tarihinde yapılan menkul haczi sırasında icra kefili olduğu, adı geçen şikayetçiye örnek 53 numaralı icra emrinin 24.12.2008 tarihinde tebliğ edildiği, anılan şikayetçinin 03.03.2009 tarihinde emekli maaşı üzerine haciz konulmasına muvafakat ettiği ve icra müdürlüğünce 08.04.2009 tarihinde icra kefilinin emekli maaşına haciz konulduğu görülmekte olup; bu halde, şikayetçi icra kefilinin muvafakati, hakkındaki icra takibinin kesinleşmesinden sonra olduğundan geçerlidir. Belirtilen durum karşısında, 5838 sayılı Yasa ile değişik 5510 sayılı Yasa'nın 93. maddesine göre icra müdürlüğünce uygulanan haciz işleminde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamaktadır. O halde, mahkemece, şikayetin reddine karar verilmesi gerekirken; yanılgılı değerlendirmeyle istemin kabulü yönünde hüküm tesisi isabetsizdir....
Ancak, talimat yazısı, borçluya ait menkul ve gayrimenkul mallar ile üçüncü kişilerdeki hak ve alacakların haczi yönünde ve genel nitelikli olmayıp da belli bir malın haczini isteyen "nokta haczi" biçiminde yazılmış ise, bu halde anılan hacizle ilgili şikayet, talimatı yazan icra dairesinin bağlı olduğu icra mahkemesince incelenir. Bir başka deyişle böyle hallerde İİK'nun 79. maddesi hükmü uygulanamaz. Yine, haciz işlemi talimat yoluyla değil de, doğrudan müzekkere yazılarak yapılmış ise, haciz işlemini yapan (yani doğrudan haciz koyan) icra dairesinin bağlı olduğu icra mahkemesi şikayetleri incelemede yetkilidir. Somut olayda, asıl takip dosyaları olan ......
un, ihtiyati hacze istinaden yapılan 27.04.2010 tarihli menkul haczi sırasında icra kefili olduğu, asıl borçlulara ödeme emri tebliğ edilip itiraz olmaksızın takip kesinleştikten sonra, adı geçen şikayetçiye icra emrinin 09.08.2010 tarihinde tebliğ edildiği, anılan şikayetçinin 12.07.2011 tarihinde emekli maaşı üzerine haciz konulmasına muvafakat ettiği, icra müdürlüğünce de alacaklı vekilinin talebiyle 07.03.2014 tarihinde icra kefilinin emekli maaşına haciz konulmasına karar verildiği görülmekte olup, bu durumda, şikayetçi icra kefilinin muvafakati, hakkındaki icra takibinin kesinleşmesinden sonra olduğundan geçerlidir. Bu nedenle 5838 sayılı Yasa ile değişik 5510 sayılı Yasa'nın 93. maddesine göre icra müdürlüğünce uygulanan haciz işleminde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamaktadır. O halde, mahkemece, şikayetin reddine karar verilmesi gerekirken; yanılgılı değerlendirmeyle istemin kabulü yönünde hüküm tesisi isabetsizdir....
. - K A R A R - Davacı, davalı bankanın tüketici kredisi ve kredi kartı borcundan dolayı hakkında icra takibi başlattığını, almakta olduğu emekli maaşına bloke konulduğunu, ayrıca hesabında başka bir borçtan dolayı haciz bulunduğunu, bankanın uygulamasının keyfi olduğunu belirterek, emekli maaş hesabına konulan blokenin kaldırılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili,davacının maaşına istinaden kredi kullandığını, imzalamış olduğu virman belgesine dayanılarak maaşından kesinti yapıldığını ve bloke konulduğunu, ancak başka icra dosyalarına maaş hesabından kesinti yapıldığından hesabında para bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, davacının davalı bankaya borcundan dolayı maaşından kesinti yapılabileceğine dair muvafakatname vermiş olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir....
İcra Müdürlüğü’nün 2004/375 Es. sayılı dosyası ile takip başlatıldığını, davacının muvafakati olmadığı halde emekli maaşından kesintiler yapıldığını, ... . İcra Hukuk Mahkemesi’nin 2013/762 Es. 2013/818 K. sayılı ilamına istinaden maaş haczinin kaldırıldığını ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 16.646,00 TL’nin maaş kesinti tarihlerinden itibaren ayrı ayrı işleyecek reeskont faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, davanın 1 yıllık hak düşürücü süresi içinde açılmadığını, davacının talebi üzerine borcun yapılandırıldığını ve hesabının 2012 yılında kapatıldığını belirterek, davanın esastan reddine karar verilmesini istemiştir. Mahkemece yapılan yargılama toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, 29/01/2004 tarihinde davacı aleyhine icra takibi başlatıldığı, alacaklı vekilinin talebi üzerine kesintilerin yapıldığı, davacının 27/11/2013 tarihinde şikayet yoluna başvurması üzerine ... ....


