Bu nedenle atanacak kayyımın ortaklığın giderilmesi davası açması gerekir. Açıklanan nedenlerle, Hukuk Genel Kurulunun kararının sonucu olan bozma kısmı hariç, diğer kısımlarına katılamıyoruz. Bu sebeplerle yerel mahkeme hükmü bozulmalıdır....
Bunun yanı sıra 01.01.2002 tarihinde yürürlüğe giren Türk Medeni Kanununun 702. maddesinin son fıkrası gereğince ortaklardan her birinin topluluğa giren hakların korunmasını sağlayabileceği ve bu korumadan bütün ortakların yararlanabileceği öngörüldüğünden elbirliği mülkiyetinde, ortaklardan her hangi biri de tek başına tapuda miras bırakanla ilgili olarak düzeltme isteyebilir. Ayrıca bu davaların, bir başka dava nedeniyle verilen yetkiye dayanılarak açılması da mümkündür. Böyle bir yetki verildiğinde yetkiye dayanarak dava açan kişinin aktif dava ehliyeti vardır. Somut olayda, davacı ... Sulh Hukuk Mahkemesinin 2011/688 Esas sayılı dosyasında görülen ortaklığın giderilmesi davasının yargılaması sırasında verilen yetkiye dayanarak dava açtığından aktif dava ehliyeti vardır. Bu nedenle tarafların delilleri değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile davanın reddi doğru görülmemiş, bu sebeple kararın bozulması gerekmiştir....
Mahkemece, ortaklığın giderilmesi davasında soyadı bulunmayan kayıt malikleri için kayyım atanmak üzere dava açılarak taraf teşkili sağlanıp bu şekilde davanın görülmesi gerektiği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir. Hükmü, davacı vekili temyiz etmiştir. Tapuda kayıt düzeltilmesi davasını, tapu maliki ile mirasçıları açabilir. Bunun yanı sıra 01.01.2002 tarihinde yürürlüğe giren Türk Medeni Kanununun 702. maddesinin son fıkrası gereğince ortaklardan her birinin topluluğa giren hakların korunmasını sağlayabileceği ve bu korumadan bütün ortakların yararlanabileceği öngörüldüğünden elbirliği mülkiyetinde, ortaklardan her hangi biri de tek başına tapuda miras bırakanla ilgili olarak düzeltme isteyebilir. Ayrıca bu davaların, bir başka dava nedeniyle verilen yetkiye dayanılarak açılması da mümkündür. Böyle bir yetki verildiğinde yetkiye dayanarak dava açan kişinin aktif dava ehliyeti vardır....
Kısaca, taraflar 318 sayılı parselde elbirliği ile maliktir. Türk Medeni Kanununun 701-703. maddeleri arasında düzenlenen elbirliği mülkiyeti şu şekilde tanımlanmaktadır; “kanun ve kanunda öngörülen sözleşmeler uyarınca oluşan topluluk dolayısıyla mallara birlikte malik olanların mülkiyeti elbirliği mülkiyetidir. Bu mülkiyette ortakların belirlenmiş payları olmayıp her birinin hakkı ortaklığa giren malların tamamını yaygındır.” Görülüyor ki, elbirliği ortaklığı tüzel kişiliği olmayan bir ortaklıktır. Mal üzerinde ortakların doğrudan doğruya hakları yoktur. Mülkiyetin sahibi tüzel kişiliği bulunmayan ortaklık yani ortakların bütünüdür. Elbirliği mülkiyetinde mülkiyet, elbirliği ortaklarına ait olduğundan çekişme konusu taşınmazda hem davacı hem de davalı elbirliği maliki olarak belli bir yer kullandıklarından elbirliği ortakları arasında açılan men’i müdahale davasının değinilen bu sebeple dinlenme olanağı bulunmamaktadır....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Ortaklığın giderilmesi Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı ortaklığın giderilmesi davasına dair karar, davalılar tarafından ayrı ayrı süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Dava, borçlu ortağın alacaklıları tarafından açılan borçlunun paydaşı olduğu iki adet taşınmazda ortaklığın giderilmesi istemine ilişkindir. Mahkemece, taşınmazların satışı suretiyle ortaklığın giderilmesine karar verilmiş, hüküm davalılardan borçlu ... tarafından temyiz edilmiştir. Elbirliği mülkiyetinde borçlu ortağın alacaklısı İcra Hakimliğinden İ.İ.K.nun 121.maddesine göre alacağı yetki belgesine dayanarak borçlunun ortağı olduğu taşınmaz için ortaklığın giderilmesi davası açabilir. Bunun için icra hakiminden yetki belgesi alması zorunludur....
Hukuk Mahkemesinde 2009/1382 Esas, 2012/1110 Karar sayılı dosyada ortaklığın giderilmesi davası açıldığına göre, murisin ölüm tarihi ile ortaklığın giderilmesi davasındaki dava dilekçesinin tebliğ tarihi arasında geçen dönem için muvafakate dayalı olarak kullanıldığı, ortaklığın giderilmesi davasında dava dilekçesinin davalıya tebliği tarihi ile eldeki davanın dava tarihi arasındaki dönem için ecrimisilden sorumlu tutulması gerektiği açıktır. Hâl böyle olunca, davacı tarafından açılan ortaklığın giderilmesi davasında dava dilekçesinin davalıya tebliğ tarihinden eldeki davanın dava tarihine kadar geçen dönem için belirlenecek ecrimisile hükmedilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmiş olması doğru değildir. Davalı tarafın bu yöne değinen temyiz itirazları yerindedir....
Borçlunun elbirliği halinde ortak olduğu taşınmazlarda borçlu ortağın alacaklısı icra hakimliğinden İcra İflas Kanununun 121. maddesine göre alacağı yetki belgesine dayanarak borçlunun ortağı olduğu taşınmaz için ortaklığın giderilmesi davası açabilir. İcra mahkemesinden alınan yetkiye dayalı olarak açılan davalarda kural olarak borçlu ortağın mülkiyet hakkının elbirliği mülkiyetine konu olması gerekir. Bu şekilde açılacak davalarda borçlu ortak (paydaş) dahil tüm ortakların (paydaşların) davaya dahil edilmeleri zorunludur. Somut olaya gelince; davanın açıldığı tarihte davalıların dava konusu taşınmazlarda elbirliği halinde malik olduğu, dava tarihinden sonra 04.11.2014 tarihinde tapuda intikallerin yapıldığı ve davalı borçlu ...'ın dava konusu taşınmazlarda paylı malik haline geldiği anlaşılmıştır....
Dava tarihine göre uygulanması gereken mülga 818 sayılı Borçlar Kanunu 534. maddeye göre adi ortaklığın iktisap ettiği veya şirkete devredilen şeyler, alacaklar ve aynî haklar şirket mukavelesi dairesinde müştereken adi ortaklara ait olur. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu 701 ve 702. madde hükümlerine göre kanun veya kanunda öngörülen sözleşmeler uyarınca oluşan topluluk dolayısıyla mallara birlikte malik olanların mülkiyeti, elbirliği mülkiyetidir. Elbirliği mülkiyetinde ortakların belirlenmiş payları olmayıp her birinin hakkı, ortaklığa giren malların tamamına yaygındır. Kanunda veya sözleşmede aksine bir hüküm bulunmadıkça, gerek yönetim, gerek tasarruf işlemleri için ortakların oybirliğiyle karar vermeleri gerekir. Sözleşmeden doğan topluluk devam ettiği sürece, paylaşma yapılamaz ve bir pay üzerinde tasarrufta bulunulamaz....
Hukuk Dairesi MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 10.01.2011 gününde verilen dilekçe ile ortaklığın giderilmesi talebi üzerine bozmaya uyularak yapılan duruşma sonunda; davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına dair verilen 30.10.2019 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Dava, ortaklığın giderilmesi istemine ilişkindir. Davacı vekili, ...ili, M.... 7007 ada 4 parsel sayılı taşınmaz üzerindeki ortaklığın satış suretiyle giderilmesini talep etmiştir....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ DAVA TÜRÜ : ELATMANIN ÖNLENMESİ VE YIKIM Taraflar arasında görülen davada; Davacı, kayden miras bırakanları olan babaları... adına kayıtlı bulunan 719 parsel sayılı taşınmazı, babalarının sağlığında yaptığı paylaştırma sonucunda taraflara bıraktığını, taşınmaz üzerinde iki tarafa ait evlerin bulunduğunu, paylaşım uyarınca evinin giriş katına ve çay bahçelerine giden yolu davalının kötü niyetli olarak kapattığı gibi, beton döküp üzerine de balkon yaptığını ileri sürerek,davalının evine giden yola yaptığı elatmanın önlenmesine, yapıların ise yıkımına karar verilmesini istemiştir, Davalı, elbirliği mülkiyetinde davacının tek başına bu davayı açamayacağını, iki binanında yola çıkışının bulunduğunu bildirip, davanın reddini savunmuştur....


