Sulh Hukuk Mahkemesinde 2015/1356 Esas sayılı dava dosyasıyla ortaklığın giderilmesi davası açtığını şuan davanın derdest olduğunu, ayrıca Karşıyaka 3. Sulh Hukuk Mahkemesinde 2015/1322 sayılı vasiyetnamenin açılması talepli dava ile aynı yer 2. Sulh Hukuk Mahkemesinde tereke temsilcisi atanması talepli 2015/1349 Esas sayılı davalarının da açılmış olduğunu belirterek davanın reddini savunmuş; davalılardan ... ve ... ortak vekili ise, İzmir 9. Asliye Hukuk Mahkemesinde 2016/121 Esas sayılı dava dosyası ile 14 parsel sayılı taşınmaza yönelik olarak, Menderes 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2016/98 Esas sayılı dosyasında ise 4 parsel sayılı taşınmaza yönelik olarak inanç anlaşmasına dayalı tapu iptali ve tescil davası açıldığı ve Menderes Sulh Hukuk Mahkemesinin 2015/942 Esas sayılı dava dosyası ile de 4 parsel sayılı taşınmaza yönelik ortaklığın giderilmesi davalarının açıldığını belirterek davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir....
I- Paydaşlığın (ortaklığın) giderilmesi davaları, paylı mülkiyet veya elbirliği mülkiyetine konu taşınır veya taşınmaz mallarda paydaşlar (ortaklar) arasında mevcut birlikte mülkiyet ilişkisini sona erdirip ferdi mülkiyete geçmeyi sağlayan, iki taraflı, tarafları için benzer sonuçlar doğuran davalardır. Paydaşlığın giderilmesi davasını paydaşlardan biri veya birkaçı diğer paydaşlara karşı açar. HMK'nın 27. maddesi uyarınca davada bütün paydaşların yer alması zorunludur. Paydaşlardan veya ortaklardan birinin ölümü halinde alınacak mirasçılık belgesine göre mirasçılarının davaya katılmaları sağlandıktan sonra işin esasının incelenmesi gerekir....
Aynen taksim suretiyle ortaklığın giderilmesi davalarında her bir paydaşa bir bağımsız bölüm düşmesi asıl ise de, Dairemizin uygulamalarında mirastan elbirliği (iştirak) mülkiyetinin söz konusu olması halinde birden fazla elbirliği halindeki malike bir bağımsız bölümün tahsis edilmek suretiyle de ortaklığın giderilmesi mümkündür. Dosya içerisindeki raporda binanın kargir olup olmadığı, kaç bağımsız bölümün bulunduğu ve kullanıma elverişli bulunup bulunmadıkları konularında bir bilgi bulunmadığından mahkemece bu hususlarda keşif suretiyle rapor alınıp, taşınmazın Kat Mülkiyeti Kanununun 50/2 maddesi hükmüne uygun olduğunun anlaşılması halinde, aynen taksim isteyen hissedarlara süre verilerek Kat Mülkiyeti Kanununun 12....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 13.09.2012 gününde verilen dilekçe ile ortaklığın giderilmesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 24.05.2013 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Dava, 11 adet taşınmazda ortaklığın giderilmesi isteğine ilişkindir. Mahkemece, satış suretiyle ortaklığın giderilmesine karar verilmiştir....
Sulh Hukuk Mahkemesinin 2011/907 Esas sayılı dosyası ile açtığı ortaklığın giderilmesi davası sonucu ortaklığın satış suretiyle giderilmesine karar verildiğini ve tecavüzün keşfen saptandığını ileri sürerek elatmanın önlenmesi ve yıkıma karar verilmesini istemiştir. Davalı, davaya cevap vermemiştir. Mahkemece, ortaklığın satış suretiyle giderilmesi sonucu davacının hukuki yararının kalmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir. Dosya içeriğinden ve toplanan delillerden, çekişme konusu taşınmazın davacı, davalı ve dava dışı kişiler adına paylı mülkiyet üzere kayıtlı olduğu, dava konusu taşınmaz hakkında 02.06.2011 tarihinde açılan ortaklığın giderilmesi davası sonucunda taşınmazın satış suretiyle ortaklığının giderilmesine karar verildiği anlaşılmaktadır. Hemen belirtilmelidir ki, ortaklığın giderilmesi davası açılması, davacının elatmanın önlenmesi ve yıkım davası açmasına engel değildir....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 10.11.2009 gününde verilen dilekçe ile ortaklığın satış suretiyle giderilmesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kısmen kabulü kısmen feragat nedeniyle reddine dair verilen 03.07.2012 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı ... "..." vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Dava, davalı borçlu ortak ...'ün alacaklısı davacı ... ... tarafından yapılan icra takibi sonucu icra hukuk mahkemesinden alınan yetki belgesine dayanılarak açılan ortaklığın giderilmesi isteğine ilişkindir. Davalı ... vekili, dava konusu 157 ada 3 parsel sayılı taşınmaz ile ilgili 2010/72 E. Sayılı dosyada mülkiyetin tespiti davası açtıklarını, davanın reddini savunmuştur. Davalı borçlu ... "......
Elbirliği (iştirak) halinde mülkiyet türünde malikler, mülkiyet payları ayrılmadığından paydaş değil, ortaktır. Bu ilke Medeni Kanunun 701. maddesinde "...Kanun ve kanunda öngörülen sözleşmeler uyarınca oluşan topluluk dolayısıyla mallara birlikte malik olanların mülkiyeti, elbirliği mülkiyetidir. Elbirliği mülkiyetinde ortakların belirlenmiş payları olmayıp her birinin hakkı, ortaklığa giren malların tamamına yaygındır..." biçiminde yer almıştır. Bu itibarla elbirliği (iştirak) halinde mülkiyette, ortaklar arasında zorunlu dava arkadaşlığı bulunmaktadır. Yasada veya elbirliği (iştirak) halinde mülkiyeti oluşturan anlaşmada ortaklık adına hareket etme yetkisinin kime ait olacağı belirtilmemişse ortaklığın tasfiyesini isteme hakkı dışındaki tüm işlemlerde ortakların (iştirakçilerin) oybirliği ile karar almaları ve birlikte hareket etmeleri zorunludur....
Her ne kadar davacı vekili, muhdesat aidiyetinin tespiti davasını davalılar arasında derdest ortaklığın giderilmesi davası bulunması nedeniyle hukuki yararı bulunduğu gerekçesine dayandırmış ise de, bilindiği üzere paydaşlığın (ortaklığın) giderilmesi davaları, paylı mülkiyet veya elbirliği mülkiyetine konu taşınır veya taşınmaz mallarda paydaşlar (ortaklar) arasında mevcut birlikte mülkiyet ilişkisini sona erdirip ferdi mülkiyete geçmeyi sağlayan, iki taraflı, tarafları için benzer sonuçlar doğuran davalardan olup; ortaklığın giderilmesi isteğine konu taşınmaz üzerindeki bütünleyici parçanın (muhdesat) arzın paydaşlarına (ortaklarına) değil de üçüncü şahsa ait olduğunun anlaşılması halinde bu kimseyi muhdesat sahibi olarak ortaklığın giderilmesi davasına dahil etmek ve ona satış bedelinden pay vermek mümkün değildir....
Davalı vekili ortaklığın giderilmesi davası açıldığını ve satış aşamasında olduğunu beyanla davanın reddini talep etmiştir. Mahkemece; davanın kabulüne 4.939,21 TL zararın 21/06/2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. Hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava, paydaşlar arasında ecrimisil istemine ilişkindir. Paylı mülkiyette taşınmazdan yararlanamayan paydaş, engel olan öteki paydaş veya paydaşlardan payına vaki elatmanın önlenmesini her zaman isteyebilir. Hatta elbirliği mülkiyetinde dahi paydaşlardan biri öteki paydaşların olurlarını almadan veya miras şirketine temsilci atanmadan tek başına ortak taşınmazdan yararlanmasına engel olan ortaklar aleyhine elatmanın önlenmesi davası açabilir. Ancak, o paydaşın, payına karşılık çekişmesiz olarak kullandığı bir kısım yer varsa açacağı elatmanın önlenmesi davasının dinlenme olanağı yoktur....
Elbirliği mülkiyeti, TMK 701. maddesinin birinci fıkrasındaki tanıma göre; Kanun ve kanunda öngörülen sözleşmeler uyarınca oluşan topluluk dolayısı ile mallara birlikte malik olanların mülkiyetidir. TMK 701/2 fıkrasında “ Elbirliği mülkiyetinde ortakların belirlenmiş payları olmayıp her birinin hakkı ortaklığa giren malların tamamına yaygındır” şeklinde bir hüküm öngörmektedir. Elbirliği mülkiyetinde paylı mülkiyette olduğu gibi ortakların belirlenmiş bir hissesi yoktur. Ancak elbirliği mülkiyeti hissesinin haczedilebileceği ve paraya çevrilebileceği İcra ve İflas Kanununun 94 ve 121. maddelerinde açıkça düzenlenmiştir. Adi şirkette, ortaklar şirket mallarına elbirliği hâlinde malik oldukları için esasında hiç bir ortağa üzerinde serbestçe tasarruf edebileceği bir hisse düşmez. Bu nedenle de elbirliği ortaklığında ortakların hissesinden bahsetmek mümkün değildir (Oğuzman, Kemal/ Seliçi Özer, Eşya Hukuku, İstanbul 2002 s.264)....


