Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, çaplı taşınmaza elatmanın önlenmesi, kâl ve ecrimisil talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 2. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun, “İyiniyetli olmayan zilyet bakımından”başlıklı 995 inci maddesi, “Mülkiyet hakkının içeriği” başlıklı 683 üncü maddesi, “Mülkiyet İlişkisi” başlıklı 722 nci maddesi. 3. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Zilyet Olunan Taşınmaza Elatmanın Önlenmesi Ve Eski Hale Getirme Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup, hükmün davacılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, 06.03.2019 tarihli ek karar ile davacılar vekilinin temyiz talebinin süresinde olmadığından temyiz talebinin reddine karar verildiği, bu ek karar davacılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü....
Taraflar arasındaki el atmanın önlenmesi ve ecrimisil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf talebinin kabulü ile mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; müvekkillerinin murisinin paydaşı olduğu dükkanın davalı tarafından işgal edildiğini belirterek elatmanın önlenmesi ve ecrimisil talep etmiştir. II....
Mahkemece, 11.07.1994 tarihli adi senet içeriği gözönüne alındığında yapılan sözleşmenin satış olduğu ve taşınmazdaki tüm müştereklerin bu satıştan haberdar oldukları ve satışa muvafakatlerinin de bulunduğu, harici satım bedeline ilişkin olarak paydaşların taşınmazın güncel değeri üzerinden sorumlu oldukları gerekçesi ile, asıl davada ecrimisil isteminin reddine, elatmanın önlenmesi talebi atiye bırakıldığından karar verilmesine yer olmadığına, birleşen davanın kabulü ile 109.593,32 TL ‘nin birleşen dosya davalıları ..., ..., ... ve ...’den tahsiline karar verilmiş, karar asıl davada davacı-birleşen davada davalı ... ile ... (... mirasçısı) vekili, asıl davada davacı ... ve ... vekili tarafından vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava, çaplı taşınmaza elatmanın önlenmesi, yıkım ve ecrimisil; birleşen dava ise geçersiz satış sözleşmesi gereğince ödenen bedelin iadesi istemine ilişkindir....
Zira fiilen elatan gerçek ya da hükmi şahıs ile, onun işvereni arasındaki sözleşme gerekleri, Mahkeme ve Bölge Adliye Mahkemesi tespitlerinin aksine, iş sahibi ile müteahhit ya da işçi ile işveren arasındaki ilişki gibi iç ilişki olup, elatmanın önlenmesi ve ecrimisil talepli davalarda fiilen taşınmaza el atan gerçek ya da hükmi şahsın sorumluluğunu ortadan kaldırmayacağından, ecrimisilden de sorumlu olacaktır. Bu nedenle mahkemece, davanın esası hakkında araştırma ve inceleme yapılarak hüküm tesis edilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir....
Birleşen diğer davada ise yine ... mirasçıları 10 sayılı parsel üzerinde yapıları olduğunu, taşınmaza iyi niyetle zilyet olduklarını ileri sürerek 10 sayılı parselin tapu kaydının iptali ile adlarına tescilini talep etmiştir. Mahkemece, ... mirasçıları olan davacıların davalarının kabulüne, 365 ada 10 ve 11 parsellerin tapularının iptali ile ... mirasçıları adına tesciline, asıl davaya karşılık açılan ve eldeki dava dosyası ile birleştirilen davalardaki ... mirasçılarının haksız elatmanın önlenmesi, kal ve ecrimisil istemlerinin reddine karar verilmiştir. Hükmü, 365 ada 10 ve 11 sayılı parseller kayıt malikleri temyiz etmiştir. Burada öncelikle ... mirasçıları tarafından açılan asıl ve birleştirilen davaların hukuki niteliği üzerinde durulması gerekmektedir. ... mirasçıları olan davacılar gerek 10 ve gerekse 11 sayılı parsellerde bu parsellerin çap kaydı içerisinde kalan yapılar sebebi ile hak iddiasında bulunmuştur....
Çekişme konusu taşınmazın önceki maliki ... tarafından 14.02.2000 tarihinde elatmanın önlenmesi ve ecrimisil istemiyle açılıp, davalının yeni malik sıfatıyla devam ettiği davacının ortağı olduğu ... ’ye karşı Asliye Hukuk Mahkemesinin 2000/100 Esas, 2006/330 Karar sayılı davası kabul edilerek kesinleşmiştir. Bu durumda, davacı taşınmazın malikinin davalı olduğunu bildiği ve yapıları yapmasında haklı bir nedeni bulunmadığı anlaşılmakla, davacı bakımından TMK'nın 3. maddesinde hükme bağlanan sübjektif iyiniyetin gerçekleşmediği görülmektedir. Bu nedenle, davacı yararına sadece TMK'nın 723/son maddesi uyarınca bir tazminata hükmedileceğinden taşınmazların değerinin davalıdan alınmasına karar verilmesi doğru değildir. Mahkemece, belirtilen hususlar gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, bu sebeple kararın bozulması gerekmiştir....
Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; el atmanın önlenmesi ve ecrimisil istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun (4721 sayılı yasa) 683 üncü maddesinde; "Bir şeye malik olan kimse, hukuk düzeninin sınırları içinde, o şey üzerinde dilediği gibi kullanma, yararlanma ve tasarrufta bulunma yetkisine sahiptir. Malik, malını haksız olarak elinde bulunduran kimseye karşı istihkak davası açabileceği gibi, her türlü haksız elatmanın önlenmesini de dava edebilir" 2....
Davacı, tespit edilen ecrimisil tutarının düşük olduğunu, bilirkişi raporuna itiraz ettiklerini, emsal taşınmaz bildirildiğini, yeni bir bilirkişi heyeti ile ecrimisil talebiyle ilgili rapor alınması gerektiğini, elatmanın önlenmesi talebi yönünden maktu vekalet ücretine hükmedilmesinin ve masrafların hüküm altına alınmamasının doğru olmadığını, taşınmazın değeri üzerinden harcın tamamlandığını, nispi vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini, yargılama giderlerinin hatalı hesaplandığını, harca ilişkin hükümlerin usule aykırı olduğunu ileri sürerek istinaf başvurusunda bulunmuştur. 2....
Yargıtay 8 Hukuk Dairesinin 01.04.2021 tarih ve 2021/722 Esas, 2021/3069 Karar sayılı ilamında; asıl davada, davacı/karşı davalı vekilinin elatmanın önlenmesi istemine ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesinde; davalı-karşı davacı ... vekili tarafından ibraz edilen cevap/karşı dava dilekçesinde açıkça taşınmazın her iki müvekkili tarafından kullanıldığının ve üzerindeki ağaçların birlikte yetiştirildiğinin beyan edilmesi karşısında, bu davalı yönünden de elatmanın önlenmesi isteminin kabulüne karar verilmesi gerekirken, yanılgılı gerekçe ile yazılı olduğu şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir. 3....


