Bu durumda 30.10.2007 tarihinde açılan asıl davada elatmanın önlenmesi ve ecrimisil talep edilmiş olup, davalılardan ...’ın dava tarihi itibariyle kat maliki olmaması nedeniyle hakkındaki elatmanın önlenmesi davasının esastan reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik yok ise de haksız işgal tazminatı isteği bakımından talep edilen dönem itibariyle miras bırakanı Saime Okan’ın bağımsız bölüm maliki olduğu; davalı ...'...
Yine Anayasa’nın “mülkiyet hakkının kullanılmasının toplum yararına aykırı olamayacağını” içeren 35. maddesi ile 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun (TMK) 683. maddesi (mülga 743 sayılı Türk Kanunu Medenisi m. 618) hükümlerinin birlikte incelenmesinden varılan sonuç, Türk hukukunda mülkiyet hakkının sosyal (modern) mülkiyet anlayışıyla düzenlenmiş olduğudur. 27. Türk Kanunu Medenisi ve bu Kanunu ilga eden TMK’nın Dördüncü Kitabında öncelikle mülkiyet hakkı düzenlenmiş; ne var ki 683. madde (Türk Kanunu Medenisi m. 618) ile bir tanım verilmemiş, sağladığı yetkilerin belirtilmesiyle yetinilmiştir. 28. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun “Mülkiyet hakkının içeriği” başlıklı 683. maddesinde; “Bir şeye malik olan kimse, hukuk düzeninin sınırları içinde, o şey üzerinde dilediği gibi kullanma, yararlanma ve tasarrufta bulunma yetkisine sahiptir....
Dosya içeriği ve toplanan delillerden dava konusu 16 no’lu bağımsız bölümü davacının 11.11.2013 tarihinde iktisap ettiği, bilahare davacı yanca kira talebiyle icra takibi yapıldığı ve borçlu (davalılarımız) yanca takibe itiraz edilerek kira ilişkisinin bulunmadığının belirtildiği ve ... 6.İcra Hukuk Mahkemesince 2015/238 Esas – 2015/596 Karar sayılı davada davanın reddedildiği sabittir . Somut olayda, eldeki davada davacı yanca TMK 683. madde anlamında mülkiyet hakkına dayalı olarak elatmanın önlenmesi ve ecrimisil talebinde bulunulmasına ve Asliye Hukuk Mahkemesi görevli olmasına karşın yanılgılı değerlendirmeyle kira ilişkisine atıfta bulunularak Mahkemece davanın görevsizlik nedeniyle reddine karar verilmiş olması doğru değildir ....
Mahkemece, “…açılan davanın zilyetliğin korunması davası olduğunu, gasp veya tecavüzün ve failinin öğrenilmesinden başlayarak iki ay ve her halde fiilden itibaren 1 yıl içinde açılması gerektiğini, TMK. nun 984. maddesinde düzenlenen hak düşürücü sürenin geçtiğini…” belirterek davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava, TMK.nun 683. maddesi çerçevesinde çözümlenmesi gereken ayni hakka ilişkin paya yönelik elatmanın önlenmesi davasıdır. Mahkemenin 2009/780 Esasında kayıtlı dosyasında; davacılar...ve ...’ün ...İli, Kadirli İlçesi, Topraktepe köyü 240, 241 ve 242 parsel sayılı taşınmazlarda hissedar oldukları halde paylarına düşen kısmı davalı ...’un kullandığı iddiasına dayalı elatmanın önlenmesi ve ecrimisil davasının feragatle sonuçlandığı, hükmün temyiz edilmeksizin kesinleştiği görülmüştür....
ve ... tarafından kullanıldığını belirterek elatmanın önlenmesi ve 2004 yılına ait ecrimisil tazminatını talep ve dava etmiştir. Davalı ... vekili, dava konusu satın alınan yerin mülkiyetinin Hazine'ye ait olduğunu, davacının satın almış olduğu yerin zilyetliğini devir almadığını belirterek davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, davalı ... yönünden davanın feragat nedeniyle reddine, davalı ... yönünden davanın reddine, davalı ... yönünden davanın kabulüne, ...'a ait 8.100,00TL ecrimisil alacağının dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'den alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. Hükmü, davalı ... vekili temyiz etmiştir. Çözümlenmesi gereken sorun, taraflar arasındaki uyuşmazlığın, TMK'nin 683. maddesine dayalı elatmanın önlenmesi davası mı, yoksa TMK'nin 981 ve devamı maddelerine dayalı zilyetliğin korunması davası mı olduğu hususunda toplanmaktadır....
Asliye Hukuk Mahkemesi ve Bingöl Sulh Hukuk Mahkemesince ayrı ayrı görevsizlik kararı verilmesi nedeni ile yargı yerinin belirlenmesi için gönderilen dosya içindeki tüm belgeler incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Dava, zilyetliğe dayalı müdahalenin men'i ve ecrimisil istemine ilişkindir. Sulh Hukuk Mahkemesi, davanın 6100 sayılı HMK'nın 4/C maddesinde yazılı zilyetliğin korunması davası olmayıp; TMK'nın 683. maddesine dayalı elatmanın önlenmesi davası olduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı vermiştir. Asliye Hukuk Mahkemesi ise, müdahalenin men'i ve tazminat isteği değerlendirilirken kira sözleşmesinin ve zilyetliğin inceleneceği, davanın 4721 sayılı TMK'nın 981 ve devamı maddelerinde düzenlenen "Zilyetliğin korunması davası" niteliğinde olduğu gerekçesiyle görevsizlik yönünde hüküm kurmuştur....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ DAVA TÜRÜ : ELATMANIN ÖNLENMESİ, ECRİMİSİL Taraflar arasında görülen davada; Davacı, kayden maliki olduğu 1 parselde G blok 11 nolu bağımsız bölümü haksız olarak kullanmak suretiyle davalının müdahale ettiğini ileri sürerek, elatmanın önlenmesi ve ecrimisile karar verilmesini istemiştir. Davalı, davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, elatma olgusunun sabit olduğu gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Karar, davalı tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla Tetkik Hakimi ...’nın raporu okundu. Düşüncesi alındı. Dosya incelendi. Gereği görüşülüp, düşünüldü. -KARAR- Dava, çaplı taşınmazdaki bağımsız bölüme elatmanın önlenmesi ve ecrimisil isteğine ilişkin olup, davacının TMK nun 683. maddesinden kaynaklanan mülkiyet hakkına üstünlük tanınmak suretiyle elatmanın önlenmesi ve ecrimisile karar verilmesinde bir isabetsizlik yoktur....
Mahkemece elatmanın önlenmesi davasının kabulüne, karşı davanın reddine karar verilmiştir. Hüküm; karşı davacı vekilince temyiz edilmiştir. İlk dava çap kaydına bağlı TMK.683. maddesine dayalı elatmanın önlenmesi talebine ilişkindir. Karşılık dava TMK. 713/1 maddesine dayalı tespit öncesi sebebe bağlı tapu iptal tescile yöneliktir. Kural olarak çaplı taşınmaza elatmanın önlenmesi davalarındaki müdahalenin belirlenmesi tapu fen memuru yetki ve yeteneğine haiz uzman bilirkişiye düzenlettirilecek ölçekli kroki ile saptanır. TMK.713/1 maddesine dayalı tescil ya da tapu iptali ve tescil davalarında ise davacı iddiasını her türlü delille kanıtlayabilir. Ancak, her iki dava türünde de emlakçı bilirkişinin dinlenmesine gerek yoktur. Bir başka anlatımla emlakçı bilirkişiler kamulaştırma ya da kamulaştırmasız elatmanın önlenmesi davalarında dinlenmektedir. Taşınmazın harca esas değerinin mahalli bilirkişi beyanı ile belirlenmesi gerekir....
Ancak davacının 18.09.2012 tarihli (ihtarname) dilekçe ile niza konusu trafonun kaldırılmasını talep ettiği anlaşılmakla muvafakatin geri alındığının kabulü gerekir. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun (TMK) 683. maddesinde; malikin hukuk düzeninin sınırları içerisinde o şey üzerinde dilediği gibi kullanma, tasarrufta bulunma, yararlanma yetkilerine sahip olduğu, malını haksız olarak elinde bulunduran kişiye karşı her türlü elatmanın önlenmesi davası açabileceği öngörülmüştür. O halde, davalının trafo kurmak şeklindeki eyleminin hukuken korunmasına ve himaye görmesine cevaz bulunmadığından, davacı tarafın TMK'nin 683.maddesinden kaynaklanan mülkiyet hakkına değer verilerek, elatmanın önlenmesi ve yıkım isteğinin kabulüne karar verilmesi gerekeceği tartışmasızdır....
"İçtihat Metni" MAHKEMESİ : URLA ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 13/09/2013 NUMARASI : 2012/350-2013/445 Taraflar arasında görülen elatmanın önlenmesi,yıkım ve ecrimisil davası sonunda, yerel mahkemece elatmanın önlenmesi ve yıkım istemlerinin kabulüne, ecrimisil isteminin feragat nedeniyle reddine ilişkin olarak verilen karar davalılardan Özlem tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi ................... raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü; -KARAR- Dava, elatmanın önlenmesi, yıkım ve ecrimisil istemine ilişkindir. Davacılar, kayden ½’şer payla malik oldukları 1167 parsel sayılı taşınmaz üzerine davalıların yapılaşmak suretiyle müdahalede bulunduklarını ileri sürerek inşaatın yıkılarak elatmanın önlenmesini ve ecrimisile karar verilmesini istemişler, aşamadaki beyanlarında ecrimisil isteminden feragat ettiklerini bildirmişlerdir....


