TMK m. 683 deki "Bir şeye malik olan kimse, hukuk düzeninin sınırları içinde, o şey üzerinde dilediği gibi kullanma, yararlanma ve tasarrufta bulunma yetkisine sahiptir. Malik, malını haksız olarak elinde bulunduran kimseye karşı istihkak davası açabileceği gibi, her türlü haksız elatmanın önlenmesini de dava edebilir” hükmü ile mülkiyet hakkının kanunla toplum yararına kısıtlanabileceği temel ilke olarak kabul edilmiştir. Aynı maddenin ikinci fıkrasında, mülkiyet hakkının nasıl korunacağı hükme bağlanmış, 730 ve 737. maddeleriyle de taşınmaz malikinin başkalarına zarar vermesinin önlenmesi hedeflenmiştir. Yapma, kaçınma, katlanma olarak özetlenebilecek bu sınırlamaların önemli bir bölümü TMK’nun "komşu hakkı" başlığı altında, 737 ile 750. maddelerinde düzenlenmiş, 751 ile 761. maddelerinde de yine malikin yapması ve katlanması gereken hususlar belirtilmiştir. Elatmanın önlenmesi davası açılabilmesi için kural olarak zararın doğmuş olması gerekir....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı-k.davalı vekili tarafından, davalı-k.davacı aleyhine 15.05.2003 gününde verilen dilekçe ile elatmanın önlenmesi, kal ve ecrimisil, davacı-k.davalı aleyhine 22.09.2003 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; elatmanın önlenmesi, kal ve ecrimisi davasının kabulüne, karşı davanın reddine dair verilen 25.03.2008 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı-k.davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Dava, mülkiyet hakkına dayalı haksız elatmanın kal suretiyle giderilmesi istemiyle açılmıştır. Davalı karşı davasında, Türk Medeni Kanununun 724.maddesine dayanarak temliken tescil talebinde bulunmuştur. Mahkemece, asıl davanın kabulüne iyi niyet unsuru gerçekleşmediğinden karşı davanın reddine karar verilmiştir....
İddianın içeriği ve ileri sürülüş biçiminden davanın, 6100 sayılı HMK'nin 4. maddesinde düzenlenen kira sözleşmesinden doğan uyuşmazlık niteliğinde olmadığı, her ne kadar davalı taraf dava dışı Vakıf ile aralarında alt kiracılık ilişkisinin devam ettiğini, bu nedenle de davacı kurumu bağlayacağını savunmuş ise de; bu savunmanın kanıtlanamadığı, dolayısıyla davanın fuzuli işgal hukuksal nedenine dayalı elatmanın önlenmesi ve ecrimisil isteğine ilişkin olduğu açıktır. Bilindiği üzere; elatmanın önlenmesi davalarının niteliği itibariyle malvarlığına ilişkin davalardan olduğu kuşkusuz olup, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 2. maddesinde dava konusunun değer ve miktarına bakılmaksızın malvarlığına ilişkin davalarda Asliye Hukuk Mahkemelerinin görevli olacağı düzenlenmiştir. Öte yandan, görev kamu düzeni ile ilgili olup davanın her aşamasında re'sen gözetilmesi gereken bir usul kuralıdır....
"İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi Davacılar vekili tarafından, davalı aleyhine 30.03.2006 gününde verilen dilekçe ile müdahalenin önlenmesi, kal ve ecrimisil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın husumet yönünden reddine dair verilen 16.03.2007 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Dava, mülkiyet hakkına dayalı elatmanın önlenmesi ve ecrimisil ödetilmesi istemleriyle açılmıştır. Davalı, davacılar murisinden, temsilcisi olduğu dernek başkanı sıfatıyla taşınmazı kiralamış olduğunu beyanla husumet ve esas yönünden davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, davanın husumet noktasından reddine karar verilmiştir. Hükmü, davacılar temyiz etmiştir. Dava, 30.03.2006 tarihinde 709.00 YTL değer gösterilerek Sulh Hukuk Mahkemesinde açılmıştır....
Hukuk Dairesinin bozma ilamının 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun "Kiralananın El Değiştirmesi" başlıklı 310 uncu maddesine aykırı olduğunu, 2.Dava konusu edilen yerin taraflar arasında yapılmış protokole istinaden kullanılması nedeniyle vekil edenin haksız işgalinden söz edilemeyeceğini, 3.Müvekkilinin kötü niyetli olmaması nedeni ile ecrimisil bedeli tahakkuk ettirilmesinin hukuka aykırı olduğunu, 4. Davalı şirketin yasa ile kendisine verilen kamu hizmetini yerine getirmek amacıyla taşınmazlardan faydalanma hakkına sahip olduğunu, 5.Aynı konuda daha önce verilen benzer kararlar ile mevcut kararın çeliştiğini ileri sürmüştür. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, el atmanın önlenmesi talebinin kabulüne, ecrimisil talebinin ise kısmen kabulüne dair kararının eksik incelemeye ve hatalı değerlendirmeye dayalı olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. 2....
Hâl böyle olunca; belirlenen bu olgular gözetilerek davacının Türk Medeni Kanununun 683.maddesinden kaynaklanan mülkiyet haklarına üstünlük tanımak suretiyle ve çap kaydının iptale kadar geçerli olduğu gözetilerek elatmanın önlenmesine, ayrıca ihtarnamenin tebliğ tarihinden itibaren hesaplanacak ecrimisile karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ve yasal olmayan gerekçe ile yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması doğru değildir” gerekçesi ile kararın bozulması üzerine, davalı vekili kararın düzeltilmesini istemiştir. Hemen belirtilmelidir ki; davacı tarafın mülkiyet hakkına değer verilmek suretiyle elatmanın önlenmesi isteğinin kabulüne karar verilmesi gerektiğinden, elatmanın önlenmesi isteğinin reddine ilişkin mahkeme kararının bozulmasında bir isabetsizlik yoktur....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Elatmanın Önlenmesi, Ecrimisil Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü. KARAR Davacı vekili; davalının 2004 yılından beri kurduğu tesisat ile taşınmazda haksız işgalde bulunduğunu bildirerek elatmanın önlenmesi ve ecrimisile karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili; davanın reddini savunmuştur....
Taşınmaza zilyet olanlar tapu kaydı veya bir hakka dayandığı takdirde TMK'nın 683. maddesindeki mülkiyet hakkının korunmasından yararlanarak istihkak davası veya el atmanın önlenmesi davası açabileceği gibi salt zilyetliğe dayalı olarak TMK'nın 981 ve devamı maddeleri uyarınca zilyetliğin korunması hükümlerinden de yararlanma olanağına sahiptir. Talepte bulunan hakkının hangi şekilde daha iyi korunacağını düşünüyorsa o hükümlere dayalı olarak ayrı ayrı koruma talep edebilir. Davacının dava dilekçesi ve sonraki açıklamalarından mülkiyet hakkına dayalı olarak el atmanın önlenmesi talebinde bulunduğu sonucuna varılamaz. Davacı dilerse TMK'nın 683. maddesine dayalı ayrıca elatmanın önlenmesi davası açma hakkına sahiptir. Hâkim Türk Hukuku'nu resen uygular (HMK 33)....
TMK m. 683 deki "Bir şeye malik olan kimse, hukuk düzeninin sınırları içinde, o şey üzerinde dilediği gibi kullanma, yararlanma ve tasarrufta bulunma yetkisine sahiptir. Malik, malını haksız olarak elinde bulunduran kimseye karşı istihkak davası açabileceği gibi, her türlü haksız elatmanın önlenmesini de dava edebilir” hükmü ile mülkiyet hakkının kanunla toplum yararına kısıtlanabileceği temel ilke olarak kabul edilmiştir. Aynı maddenin ikinci fıkrasında, mülkiyet hakkının nasıl korunacağı hükme bağlanmış, 730 ve 737. maddeleriyle de taşınmaz malikinin başkalarına zarar vermesinin önlenmesi hedeflenmiştir. Yapma, kaçınma, katlanma olarak özetlenebilecek bu sınırlamaların önemli bir bölümü TMK’nun "komşu hakkı" başlığı altında, 737 ile 750. maddelerinde düzenlenmiş, 751 ile 761. maddelerinde de yine malikin yapması ve katlanması gereken hususlar belirtilmiştir. Elatmanın önlenmesi davası açılabilmesi için kural olarak zararın doğmuş olması gerekir....
Mahkemece davanın reddine karar verilmesi üzerine; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir Dava, çaplı taşınmaza elatmanın önlenmesi ve ecrimisil isteklerine ilişkindir. 4721 sayılı ... Medeni Kanunu’nun (TMK) 683. maddesinde; malikin hukuk düzeninin sınırları içerisinde o şey üzerinde dilediği gibi kullanma, tasarrufta bulunma, yararlanma yetkilerine sahip olduğu, malını haksız olarak elinde bulunduran kişiye karşı her türlü el atmanın önlenmesi davası açabileceği öngörülmüştür. Somut olayda; dava dışı S.S ... Toplu Konut Yapı Kooperatifi ile ... ... Başmüdürlüğü arasında imzalanan bila tarihli sözleşme ile ... Gerence mevkiinde kurulu olan sitenin haberleşme ihtiyacı için dava konusu 1 numaralı meskenin ... ......


