Hukuk Dairesinin 19.11.2012 tarihli ve 2012/9241 Esas, 2012/13269 Karar sayılı ilamı ile çekişme konusu 88 ve 89 numaralı bağımsız bölümlerin davacıya ait olduğunun kayden sabit olduğu, davacının, Türk Medeni Kanunu’nun 683. maddesine göre mülkiyet hakkına dayalı olarak istekte bulunduğu, bu durumda görevli mahkemenin taşınmazların değerine göre belirleneceğinin ve uyuşmazlıkda Kat Mülkiyeti Kanunu'nun uygulama yerinin bulunmadığınin açık olduğu, hal böyle olunca, mahkemece işin esasının incelenerek sonucu uyarınca bir karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde görevsizlik kararı verilmiş olmasının doğru olmadığı gerekçesi ile hükmün bozulmasına karar verilmiş, Mahkemece uyulmasına karar verilen bozma ilamı uyarınca yapılan yargılama sonunda elatmanın önlenmesi davasının kabulü ile 88 ve 89 no'lu bağımsız bölümlere davalı ......
nun 2/1. maddesinde de “Dava konusunun değer ve miktarına bakılmaksızın malvarlığı haklarına ilişkin davalarla, şahıs varlığına ilişkin davalarda görevli mahkeme, aksine bir düzenleme bulunmadıkça asliye hukuk mahkemesidir.” hükmüne yer verilmiştir. Somut uyuşmazlıkta davacılar, maliki olduğu bağımsız bölüün davalı tarafından haksız yere işgal edildiği iddiasıyla elatmanın önlenmesini talep etmiştir. Dava konusu bağımsız bölümün davacılara ait olduğu kayden sabittir. Davacı, Türk Medeni Kanununun 683. maddesine göre mülkiyet hakkına dayalı olarak istekte bulunmuştur. Bu durumda talebin malvarlığı haklarına dayalı bir istek olduğu ve uyuşmazlıkta Kat Mülkiyeti Kanununun uygulama yeri bulunmadığı açıktır. Buna göre genel hükümler uyarınca sonuçlandırılacak uyuşmazlığın Asliye Hukuk Mahkemesinde görülüp, sonuçlandırılması gerekmektedir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 6100 sayılı HMK.'nın 21. ve 22. maddeleri gereğince ...2....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ DAVA TÜRÜ : ELATMANIN ÖNLENMESİ, ECRİMİSİL Taraflar arasında görülen elatmanın önlenmesi, ecrimisil davası sonunda, yerel mahkemece davanın reddine ilişkin olarak verilen karar davacılar vekili tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi ...'ın raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü; -KARAR- Dava, bağımsız bölüme el atmanın önlenmesi ve ecrimisil isteklerine ilişkindir....
Tatil Sitesi Yönetimi tüzel kişiliğine karşı açılması gerekirken yönetim kurulu üyelerine karşı açılmasının doğru olmadığını, 88 ve 89 no'lu bağımsız bölümlerin sitenin ortak kullanım alanı olduğunu, uzun süredir bu şekilde kullanıldığını, davacının bu bağımsız bölümler üzerinde bir hakkı bulunmadığını belirterek davanın reddini savunmuşlardır. Kat Mülkiyeti Kanununun 19,33 ve EK 1.maddesi gereğince mahkemenin görevsizliğine ilişkin olarak verilen karar Dairece, " Davacının TMK'nın 683.maddesine göre mülkiyet hakkına dayalı olarak istekte bulunduğu, görevli mahkemenin taşınmazların değerine göre belirleneceği ve uyuşmazlıkta Kat Mülkiyeti Kanununun uygulama yeri bulunmadığı" gerekçesiyle bozulmuş, bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda mahkemece, elatmanın önlenmesi davasının kabulü ile 88 ve 89 no'lu bağımsız bölümlere davalı ..........
Malik, malını haksız olarak elinde bulunduran kimseye karşı istihkak davası açabileceği gibi, her türlü haksız elatmanın önlenmesini de dava edebilir” hükmü ile mülkiyet hakkının kanunla toplum yararına kısıtlanabileceği temel ilke olarak kabul edilmiştir. Aynı maddenin ikinci fıkrasında, mülkiyet hakkının nasıl korunacağı hükme bağlanmış, 730 ve 737. maddeleriyle de taşınmaz malikinin başkalarına zarar vermesinin önlenmesi hedeflenmiştir. Komşuluk hukukundan kaynaklanan elatmanın önlenmesi davalarında davalının kusurlu olması aranmaz. Davalının kusurlu olup olmaması, kasıtlı hareket edip etmemesi, elatmanın önlenmesi davasına etkili değildir. Yeter ki, davalının eylemi ile davacının zararı arasında illiyet bağı bulunsun. Davalının hiçbir kusuru olmasa dahi, elatmanın önlenmesine, eski hale getirme ve tazminata hükmedilebilir....
TMK m. 683 deki "Bir şeye malik olan kimse, hukuk düzeninin sınırları içinde, o şey üzerinde dilediği gibi kullanma, yararlanma ve tasarrufta bulunma yetkisine sahiptir. Malik, malını haksız olarak elinde bulunduran kimseye karşı istihkak davası açabileceği gibi, her türlü haksız elatmanın önlenmesini de dava edebilir" hükmü ile mülkiyet hakkının kanunla toplum yararına kısıtlanabileceği temel ilke olarak kabul edilmiştir. Aynı maddenin ikinci fıkrasında, mülkiyet hakkının nasıl korunacağı hükme bağlanmış, 730 ve 737. maddeleriyle de taşınmaz malikinin başkalarına zarar vermesinin önlenmesi hedeflenmiştir. Yapma, kaçınma, katlanma olarak özetlenebilecek bu sınırlamaların önemli bir bölümü TMK’nun "komşu hakkı" başlığı altında, 737 ile 750. maddelerinde düzenlenmiş, 751 ile 761. maddelerinde de yine malikin yapması ve katlanması gereken hususlar belirtilmiştir. Komşuluk hukukundan kaynaklanan elatmanın önlenmesi davalarında davalının kusurlu olması aranmaz....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 05.12.2005 gününde verilen dilekçe ile elatmanın önlenmesi ve ecrimisil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 02.10.2006 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: _K A R A R_ Dava, 05.12.2005 gününde elatmanın önlenmesi ve ecrimisil ödetilmesi istemiyle açılmıştır. Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hükmü davalı temyiz etmiştir. HUMK.nun 1. maddesine göre mahkemelerin görevi dava olunan şeyin değerine göre belirlenmiş ise görevli mahkemenin tespitinde davanın açıldığı gündeki değerin esas tutulması gerekir. Yasanın 8. madde hükmüne göre de, Sulh Mahkemeleri mamelek hukukundan doğan değer ve miktarı 5.000 YTL yi geçmeyen davaları görebilir....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Elatmanın Önlenmesi, Ecrimisil Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, elatmanın önlenmesi yönünden karar verilmesine yer olmadığına, ecrimisil yönünden ise kısmen kabulüne ve kısmen reddine karar verilmiş olup hükmün davalı ile katılma yolu ile davacı vekili taraflarından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Elatmanın Önlenmesi Ve Ecrimisil Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü. K A R A R Davacı vekili, tamamı davacıya ait dava konusu 4396 parsel bahçe vasfındaki taşınmazın ve üzerindeki konutun tamamının davalılar tarafından kullanıldığının 10 gün önce öğrenildiğini, davalıların dava konusu taşınmazı evlendikleri sene kullanmaya başladıklarını, bu nedenle müdahalenin önlenmesi ile fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydı ile dava tarihinden geriye dönük 5 yıllık 10500 TL ecrimisilin yasal faizi ile tahsilini talep etmiştir....
Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, ecrimisil, elatmanın önlenmesi ve inanç sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk Asıl davaya konu elatmanın önlenmesi talebi yönünden; 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun (TMK) 683 üncü maddesinde; malikin hukuk düzeninin sınırları içerisinde o şey üzerinde dilediği gibi kullanma, tasarrufta bulunma, yararlanma yetkilerine sahip olduğu, malını haksız olarak elinde bulunduran kişiye karşı her türlü elatmanın önlenmesi davası açabileceği öngörülmüştür. Birleşen davaya konu inançlı işleme dayalı tapu iptali ve tescil istemi yönünden; İnançlı işlemler, inananın teminat oluşturmak veya yönetilmek üzere mal varlığı kapsamındaki bir şey veya hakkını, inanılana devretmesi ve inanılanın da inanç anlaşmasındaki koşullara uygun olarak inanç konusu şeyi kullanmasını, amaç gerçekleştiğinde ise belirlenen şekilde inanana iade etmesini içeren işlemlerdir....


