"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 07.07.2004 gününde verilen dilekçe ile tapu iptal tescil ve birleşen dosyada Hazine vekili tarafından verilen dilekçe ile tapu iptali ve yayla olarak sınırlandırma istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine, Hazine tarafından açılan davanın kabulüne dair verilen 02.05.2006 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı/davalı ... vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Dava; tapu kaydının iptali ve tescil, birleştirilen dosya ve vakıflar idaresi tarafından açılan davaya müdahil olarak katılan Hazinenin davası ise tapu iptali (ve yayla olarak özel siciline işlenmesi) isteğine ilişkindir....
Hukuk Dairesinin 06.11.2008 tarih ve 2008/10885 - 13136 sayılı ilamı ile 4342 sayılı Mera Kanununun geçici 3. maddesinde 5685 sayılı Kanunla yapılan değişikliğin değerlendirilmesi gereğine değinilerek bozulmuş, bozma ilamına uyulmasının ardından ... Asliye Hukuk Mahkemesince davaya konu taşınmazın tapu kaydı ve ... Kadastro Mahkemesinin 03.06.2008 tarih 1997/1657 E. 2008/16 K. sayılı ilamı incelendiğinde, davaya konu taşınmazın kadastro tutanağının sehven kesinleştirildiği, kadastro mahkemesindeki 1997/1657 E. sayılı dava dosyasının Yargıtay safhasında olduğu, bu nedenle davaya konu taşanmazın kadastro tutanağının kesinleşmediği, görev hususunun re'sen gözetilmesi gerektiği, ayrıca kazanılmış hak teşkil etmediği gözetildiğinde Kadastro Kanununun 27. maddesi gereğince mahkemenin görevsizliğine karar verilmiştir. ... Kadastro Mahkemesinin kapatılması ile dosya ......
Dava, çekişme konusu taşınmazların evveliyatının yayla olduğu iddiasına dayalı tapu iptali ve yayla olarak sınırlandırılması istemine ilişkindir. Dava konusu 166 ada 36 parsel sayılı taşınmaza revizyon gören 16.08.1977 tarih ve 5 sıra numaralı tapu kaydının ilk tesis eldeki davalının bayii dava dışı Meryem Atalı ve arkadaşlarının Hazine’yi hasım göstererek Pozantı Asliye Hukuk Mahkemesi’nde kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak açmış oldukları ve lehlerine sonuçlanan 26.11.1974 tarih 1973/64Esas 1974/149Karar sayılı tescil kararıdır. Görülüyor ki, dava konusu taşınmazın tapuya tesciline esas bu kesinleşen ilamda Hazine taraftır. Kesinleşen davada 36 parsel sayılı taşınmazın özel mülkiyete konu teşkil edecek yerlerden olduğu, başka bir ifade ile yayla niteliğinde olmadığı saptanmıştır....
Öncesi ..., maruf ve meşhur bir yayla iken sonradan yaygın bir yapılaşma sonucu yerleşme alanı haline getirilen bu yerin ... nazaran daha serin olmasından ötürü niteliğinin değiştirilerek yazlık yapı olarak kullanılması taşınmazın “yayla” olma özelliğini kaybettirmez. Davaya konu 268 ada 1 parsel sayılı taşınmazın 23.06.1954 tarih 13 numaralı tapu kayıdı revizyon alınarak, bu kayıtda geçen kişiden satış harici satış yoluyla alan davalı adına tespit ve tescil edilmiş ise de, bu kayıt ... Asliye Hukuk Mahkemesinin 26.03.1954 tarih 1953/131 Esas 20 Karar sayılı sayılı ilamına bağlı olarak sicil oluşturulduğu ve dosyaya getirtilen ilam örneğine göre tescile esas bu ilamda Hazinenin taraf olmadığı anlaşıldığından bu hükümle Hazineyi bağlı saymakta mümkün bulunmamaktadır. Bilinen bu gerçekler karşısında davanın kabulüne karar verilmesi yerinde olup kararın onanması gerekmiştir....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL -KARAR- Mahkeme kararındaki nitelendirmeye göre dava, çekişme konusu taşınmaza vakıf malı olduğu ve vakfiyesinin bulunduğu iddiası ile tapu iptal ve tescil isteğinde bulunmuş, davaya müdahil olan Hazine ise; aynı yerin kadim Kızıldağ Yaylası içinde bulunduğunu ileri sürerek tapu iptal ve yayla olarak tesciline karar verilmesini talep etmiş, yapılan yargılama sonunda mahkemece; Yargıtay 14.Hukuk Dairesinin aynı mahiyetteki onama kararı esas alınarak tapu kaydının iptali ile dava konusu taşınmazın yayla olarak sınırlandırılmasına ve özel sicil kaydına karar verilmiştir....
Mahkemece yapılan yargılama sonucu; her ne kadar davacı Medeni Kanunun 1007. maddesi gereğince tapu sicilinin tutulmasından doğan zararın tazminini talep etmiş ise de davacı tapu siciline güvenerek üçüncü şahıstan satın almış olduğu dava konusu taşınmaz kadastro işlemi ile yayla vasfında olduğu halde vatandaşlar adına tescil görerek tapu kaydı oluşturulduğu, daha sonra bu taşınmazların Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 31/01/2001 tarih 2000/8-1836 Esas - 2001/13 sayılı kararı ile yayla niteliğinde olduğuna hükmedildiği, bunun üzerine Hazine tarafından tapu iptal tescil davaları açılarak taşınmazların tapu kaydının iptal edildiği ve yayla vasfı ile özel sicile kaydedildiği, dava konusu taşınmaza ilişkin verilen tapu iptal kararının temyiz edilmeksizin kesinleştiği, tüm bu sürecin tamamen hukuk kuralları çerçevesinde ve hukuka uygun olarak gerçekleştiği, yayla niteliğinde bulunan taşınmazın tapu kaydının iptal edilmesi sureti ile zarara uğradığını iddia etmenin iyi niyet kuralları ile bağdaşmayacağı...
Öncesi kadim, maruf ve meşhur bir yayla iken sonradan yaygın bir yapılaşma sonucu yerleşme alanı haline getirilen bu yerin Çukurovaya nazaran daha serin olmasından ötürü niteliğinin değiştirilerek yazlık yapı olarak kullanılması taşınmazın “yayla” olma özelliğini kaybettirmez. Davaya konu 281 ada 8 parsel sayılı taşınmazın 1.9.1989 tarih 1, 26.10.1978 tarih 29 ve 3.8.1979 tarih 8 numaralı tapu kayıtları revizyon alınarak, bu kayıtlar da geçen kişiler adına tespit ve tescil edilmiş ise de her üç kaydın geldisi de 17.11.1953 tarih 15 nolu tapu kaydı olup Asliye Hukuk Mahkemesinin 1950/175 esas- 1953/117 karar sayılı ilamına bağlı olarak sicil oluşturulduğu ve dosyaya getirtilen ilam örneğine göre tescile esas bu ilamda Hazinenin taraf olmadığı anlaşıldığından bu hükümle Hazineyi bağlı saymakta mümkün bulunmamaktadır.Bilinen bu gerçekler karşısında davanın kabulüne karar verilmesi yerinde olup kararın onanması gerekmiştir....
Öncesi kadim, maruf ve meşhur bir yayla iken sonradan yaygın bir yapılaşma sonucu yerleşme alanı haline getirilen bu yerin Çukurovaya nazaran daha serin olmasından ötürü niteliğinin değiştirilerek yazlık yapı olarak kullanılması taşınmazın “yayla” olma özelliğini kaybettirmez. Davaya konu 281 ada 8 parsel sayılı taşınmazın 1.9.1989 tarih 1, 26.10.1978 tarih 29 ve 3.8.1979 tarih 8 numaralı tapu kayıtları revizyon alınarak, bu kayıtlar da geçen kişiler adına tespit ve tescil edilmiş ise de her üç kaydın geldisi de 17.11.1953 tarih 15 nolu tapu kaydı olup Asliye Hukuk Mahkemesinin 1950/175 esas- 1953/117 karar sayılı ilamına bağlı olarak sicil oluşturulduğu ve dosyaya getirtilen ilam örneğine göre tescile esas bu ilamda Hazinenin taraf olmadığı anlaşıldığından bu hükümle Hazineyi bağlı saymakta mümkün bulunmamaktadır. Bilinen bu gerçekler karşısında davanın kabulüne karar verilmesi yerinde olup kararın onanması gerekmiştir....
Öncesi kadim, maruf ve meşhur bir yayla iken sonradan yaygın bir yapılaşma sonucu yerleşme alanı haline getirilen bu yerin Çukurovaya nazaran daha serin olmasından ötürü niteliğinin değiştirilerek yazlık yapı olarak kullanılması taşınmazın “yayla” olma özelliğini kaybettirmez. Davaya konu 281 ada 8 parsel sayılı taşınmazın 1.9.1989 tarih 1, 26.10.1978 tarih 29 ve 3.8.1979 tarih 8 numaralı tapu kayıtları revizyon alınarak, bu kayıtlar da geçen kişiler adına tespit ve tescil edilmiş ise de her üç kaydın geldisi de 17.11.1953 tarih 15 nolu tapu kaydı olup Asliye Hukuk Mahkemesinin 1950/175 esas- 1953/117 karar sayılı ilamına bağlı olarak sicil oluşturulduğu ve dosyaya getirtilen ilam örneğine göre tescile esas bu ilamda Hazinenin taraf olmadığı anlaşıldığından bu hükümle Hazineyi bağlı saymakta mümkün bulunmamaktadır. Bilinen bu gerçekler karşısında davanın kabulüne karar verilmesi yerinde olup kararın onanması gerekmiştir....
"İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı temsilcisi tarafından, davalı aleyhine 23.12.2005 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve yayla olarak sınırlandırma istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 13.10.2006 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: KARAR Dava; çekişmeli taşınmaz evveliyatının yayla olduğu, zilyetlikle kazanılmasının söz konusu edilemeyeceği iddiasıyla tapu iptali ve özel siciline işlenmesi istemine ilişkindir....


