CEVAP: Davalı ------ meşruhatlı ihtaratlı davetiye tebliğ edilmiş ancak davaya cevap vermemiştir. Davalı ------ meşruhatlı ihtaratlı davetiye tebliğ edilmiş ancak davaya cevap vermemiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanununun 547. maddesi gereğince Ticaret Sicil Müdürlüğünden tasfiye sebebiyle terkin edilen şirketin faal olduğunun tespiti ile ihyası istemidir. ------ 28/07/2022 günlü cevabi yazısıyla ihyası talep edilen şirketin son tescilini 06.05.2022 tarihinde yaptırdığı, şirket yetkilisi ve tasfiye memurunun------ olduğu, şirketin 06.05.2022 tarihinde sicil kaydının tasfiyenin sona ermesi nedeni ile terkin olduğu bildirmiştir....
Buna göre tasfiye işlemleri eksik yapılmış olup, tasfiye işlemlerinin eksik yapılmasından tasfiye memuru sorumludur.Dosya içerisine gelen dava dışı şirketin--------- kayıtlarının incelenmesi sonucu şirket ------olduğu, ---- tarihli ----- ilanına göre ---- şirketin terkinine karar verildiği tespit verilmiştir. Davalı -------yasal hasım olması dava açılmasına sebebiyet vermemesi ve davacının Asliye Ticaret Mahkemesinde açtığı davanın şirketin terkin edilmesinden önceki tarihe ait olması karşısında tasfiye memurunun dava ve icra takibinin varlığından haberdar olmasına rağmen tasfiyeyi sonuçlandırarak şirketin sicilden terkinini usul ve yasaya aykırı olarak yaptığı, davacı tarafın ihya davası açmasına sebebiyet verdiği gözönünde tutularak davalı ---- yargılama giderlerinden sorumlu tutulmamış, davalı tasfiye memuru sorumlu tutulmuştur. Davalı tasfiye memuru tasfiye işlemlerini eksik bıraktığından dava açılmasına sebep olmuştur....
nin ihyasına, tasfiye memuru olarak şirketin son tasfiye memuru olan ...)'ın atanmasına, ihya kararının Ticaret Sicil Gazetesi'nde tescil ve ilanına karar verilmiştir. Kararı, davalı tasfiye memuru vekili temyiz etmiştir. 1- İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine HMK'nın 355 vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre, saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi HMK'nın 369/1. ve 371. maddelerinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre, kanısına varıldığından davalı tasfiye memurunun aşağıda yazılı bent dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir. 2- Dava, 6102 sayılı TTK 547 maddesinde düzenlenen limited şirketin ek tasfiyesi istemine ilişkindir....
, satışın ise 790.000-TL bedelle yapıldığını, dolayısıyla satışın kredi ve ipotek tutarlarının da altında bir miktar satış bedeli gösterilerek yapıldığını, satışı ortaklardan gizleyen davalı tasfiye memurunun, kendi evinde 05.09.2011 tarihinde yapmak istediği ortaklar kurulu toplantısına davacı ortakları temsilen vekillerinin katıldıklarını, davacıların vekillerinin erteleme talep etmeleri ve tasfiye memurunun ibrası ile şirketin tasfiyesine ilişkin gündem maddelerine muhalefet şerhi düşmeleri üzerine, davalı tasfiye memurunun bu kişileri evden kovduğunu, bunun üzerine iki şirket ortağını temsilen ... tarafından toplantı tutanağına el yazısıyla muhalefet şerhi düşüldüğünü, tasfiye memurunun diğer şirket ortakları ... ve ... ile birlikte sahte tutanak düzenlediğini, bu sahte tutanakla davalı tasfiye memurunun kendisini ibra edilmiş gibi göstererek, şirketin tasfiye işlemlerini başlattığını, tasfiye bilançosunu gerçeğe aykırı düzenleyerek şirketin banka hesaplarında sattığı taşınmazın satış...
Maddesi uyarınca KABULÜ ile; a)---- kayıtlı iken tasfiyesi kapatılmış olan ''Tasfiye Halinde ---- ünvanlı şirketin ------- kaydının, --------- sayılı dava dosyası yönünden ve Mahkemece verilecek kararının infazı işlemleriyle sınırlı olarak ihyası ile şirketin bu konuyla sınırlı olmak üzere---- yeniden tesciline, b)Ek tasfiye işlemlerinin daha önceki tasfiye memuru davalı ---- tarafından yürütülmesine, ek tasfiye bitinceye kadar tasfiye memurunun görevinin devam etmesine, c)Kararın ---- tescil ve ilanına, 2-Gerekçede açıklanan nedenlerle davalı----yargılama giderinden sorumlu tutulmasına yer olmadığına ve sonuçta: a) Maktu karar harcından peşin harcın mahsubu ile eksik 21,40 TL harcın davalı tasfiye memuru ---- alınarak Hazineye gelir kaydına, b) Davacı tarafından peşin ödenen harçlar dahil olmak üzere davacı tarafça yapılan toplam 217 TL yargılama giderinin davalı tasfiye memuru ---- alınarak davacıya verilmesine, c) Davacı vekili için tarife gereğince belirlenen 5.100,00 TL maktu...
Tasfiye memurunun şirket yönetim kurulu üyelerine karşı sorumluluk davası açabileceğine ilişkin 6102 sayılı Kanunda açık bir düzenleme yoksa da tasfiyenin yapılabilmesi için zorunlu olan şirketin aktif ve pasifine ilişkin işlemlerin tasfiye memurlarınca yapılabileceği şirketin tüm alacaklarının tahsilinin tasfiye memurunun görevleri arasında olması, aksi halin tasfiye memurunun sorumluluğunu doğurabileceği nazara alındığında davanın da davalı yönetim kurulu üyelerinin sorumluluğuna ilişkin olması ve zararın da tasfiye halindeki şirkete ilişkin olduğu ve davacının da tasfiye halindeki anonim şirket olduğu gözetilerek tasfiye halindeki davacı şirketi temsilen tasfiye memurunun sorumluluk davası açabilmesi mümkündür....
A.Ş'nin ihyasına, ek tasfiye işlemlerinin yapılması için tasfiye memuru olarak Nermin Arıcı'nın tayinine karar verilmiştir. Kararı davacı vekili ve davalı eski tasfiye memuru vekili temyiz etmiştir. 1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm, davalı eski tasfiye memurunun aşağıdaki bent dışındaki sair temyiz itirazları yerinde değildir. 2- Davalı eski tasfiye memuru temyizi yönünden, mahkemece şirketin ek tasfiye amacıyla geçici olarak ihyasına ve yargılama giderlerinin davalı ... memuruna yüklenmesine karar verilmesi doğru ise de ek tasfiye giderleri ile yeni atanan tasfiye memuru ücretinden de davalı eski tasfiye memurunun sorumlu tutulması doğru olmamış, hükmün davalı eski tasfiye memuru lehine bozulması gerekmiştir....
başvuruna cevap dilekçesinde özetle; şirketin tasfiye ve terkin işleminin hukuka ve usule aykırı yapıldığından şirketin ihyasının gerektiği; şirketin devam eden hukuki uyuşmazlıklarının bulunmasının tasfiye sürecinin sona ermesini engelleyeceği; müvekkili tarafından ikame edilen davaların şirketin tasfiye edilmesinden önce açıldığı; bu davalarda taraf teşkilinin sağlanması ve alacak hakkı bakımından müvekkilinin hakkının doğduğu; tasfiye memurunun usul ve hukuka aykırı işlemleri neticesinde şirketin tasfiye edildiği; bu nedenle tasfiye memurunun vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin tamamından sorumlu olduğu; bu davalarda taraf teşkilinin sağlanması ve alacak hakkı bakımından müvekkilinin hakkı doğduğu gerekçeleriyle, davacının istinaf başvurusunun reddine karar verilmesi talep edilmiştir....
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava; Dava dışı --------Şti'nin ihyası şartlarının bulunup bulunmadığına ilişkin açılan şirketin ihyası davasıdır. -------- ticaret sicil numarasına kayıtlı davalı tasfiye halinde--------- Şti'nin ticaret sicil kayıtlarının incelenmesinde; ortağının ... ve --------- olduğu, yetkilisinin ... olduğu, şirketin son tescilini 07/07/2014 tarihinde yaptırdığı, davacı tarafından davalı tasfiye halinde--------- Şti'ne tasfiye memurunun atanması talebiyle davalı şirketin ticaret sicilden resen terkin edilmesinden dolayı iş bu ihya davasının açıldığı görülmüştür. 6102 sayılı TTK'nun 547/(2). maddesi gereğince ek tasfiye, ihya ve tasfiye işlemlerinin yapılması için de bir yada birkaç kişinin tasfiye memuru olarak atanması ve ek tasfiye ile atanmaya ilişkin keyfiyet sicilde tescil edilmelidir ....
Davalı vekili; müvekkilinin yasal düzenlemelere uygun olarak işlem yaptığını, tasfiye sürecinde yetki ve sorumluluğun şirket tasfiye memurunda olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. Mahkemece tüm dosya kapsamına göre; ihyası istenen şirketin-tasfiye memurunun da ihya davasında hasım gösterilmesi gerektiği gerekçesiyle eksik husumet nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Dava, 6102 sayılı Yasa'nın geçici 7. Maddesine dayalı terkin edilen şirketin ihyası istemine ilişkin olup; Yasa'nın 7. Maddesi 4-b bendi uyarınca 559 sayılı Kanun Hükmünde Kararname gereğince sermaye arttırımında bulunmayarak münfesih olan şirketlere yapılacak ihtarın tebliği tarihinden itibaren iki ay içinde tasfiye memurunun bildirilmemesi halinde şirketin ticaret sicili kayıtlarından unvanı re'sen silinecektir....


