için son tasfiye memurlarını veya yeni bir veya birkaç kişiyi tasfiye memuru olarak atayarak tescil ve ilan ettirir." hükmü dikkate alındığında davanın kabulüne, dava konusu şirketin ihyasına, son tasfiye memuru olan davalı------ tasfiye memuru olarak atanmasına karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılmıştır.Tüm dosya kapsamı ve toplanan delillerin değerlendirilmesine göre, ihyası talep edilen şirket hakkında devam eden icra takibinin olması, dava konusu şirketin tasfiyesinin tamamlanmamış olduğu anlaşıldığından davanın kabulüne, dava konusu şirketin ihyasına, son tasfiye memuru olan davalı -----tasfiye memuru olarak atanmasına, davalı Ticaret Sicil Müdürlüğü yasal hasım olması sebebiyle işbu davalı yönünden davacı lehine yargılama gideri ve vekalet ücreti takdirine yer olmadığına karar verilmiştir....
Davalı tasfiye memuru ..., terkin işleminin eksiksiz olarak yerine getirildiğini savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, asıl ve birleşen davaların kabulüne ilişkin verilen karar şirket tasfiye memurunun temyizi üzerine Dairemizce onanmıştır. Bu kez davalı şirket tasfiye memuru karar düzeltme isteminde bulunmuştur. Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı şirket tasfiye memurunun HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir....
Şti'ndeki görevinin ....08.2011 tarihinde kesinleştiği, tasfiye halindeki şirketin 6111 sayılı Yasa'nın ... ve geçici .... maddeleri kapsamında vergi borçlarının yapılandırılmasına gittiği, ilk taksidinin 30.06.2011 tarihinde şirket ortağı tarafından ödendiği, Temmuz 2011 taksidinin 30.08.2011 tarihinde kadar tasfiye memuru davalı tarafından ödenmesi gerekirken ödenmediği, bu haliyle tasfiye memurunun görevini ihmal ederek şirketin yapılandırma hakkını kaybettiği, ....675,... TL toplam vergi borcunun ödenmesi gerekirken yapılandırma hakkını kaybettiğinden ....590,50 TL ödenmek zorunda kaldığı, dolayısıyla davalının tasfiye memuru olarak atandığı şirketi 5.913,37 TL zarara uğrattığı ve oluşan zarardan da ... m. 553. maddesi uyarında şahsi sorumluluğu oluştuğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalının ... .......
başvuruna cevap dilekçesinde özetle; şirketin tasfiye ve terkin işleminin hukuka ve usule aykırı yapıldığından şirketin ihyasının gerektiği; şirketin devam eden hukuki uyuşmazlıklarının bulunmasının tasfiye sürecinin sona ermesini engelleyeceği; müvekkili tarafından ikame edilen davaların şirketin tasfiye edilmesinden önce açıldığı; bu davalarda taraf teşkilinin sağlanması ve alacak hakkı bakımından müvekkilinin hakkının doğduğu; tasfiye memurunun usul ve hukuka aykırı işlemleri neticesinde şirketin tasfiye edildiği; bu nedenle tasfiye memurunun vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin tamamından sorumlu olduğu; bu davalarda taraf teşkilinin sağlanması ve alacak hakkı bakımından müvekkilinin hakkı doğduğundan davacının istinaf başvurusunun reddine karar verilmesi talep edilmiştir....
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; davacının ihyası istenen şirket aleyhine alacak davası açtığının sabit olduğu gerekçesi ile şirketin ihyasına karar verilmiştir. İlk derece mahkemesi kararında karşı davalı ... ve davalı tasfiye memurunun istinaf kanun yoluna başvurması üzerine Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi, davacı tarafından açılan rücu davasında taraf teşkilinin sağlanması için ihyanın gerektiği, ancak ihyasına karar verilen şirket yönünden bir tasfiye memuru atanması gerektiği gerekçesi ile davalı tasfiye memurunun istinaf talebinin kabulü ile kararın kaldırılmasına, şirketin ihyası ile ek tasfiye işlemleri için ...’nun tasfiye memuru olarak atanmasına karar verilmiştir. Karar, Tasfiye Memuru ... tarafından temyiz edilmiştir. Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, Tasfiye Memuru, ...'nun tüm temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir....
Mahkemece tüm dosya kapsamına göre, davacının sayılı dosyasında kredi alacağının tahsili davası açtığı ve şirketin bu davada davalı olarak gösterildiği, anılan dosyada taraf teşkilinin sağlanabilmesi için şirketin ihyasının zorunlu olduğu gerekçesiyle davalı olarak gösterilen tasfiye memuru ve hakkındaki davanın kabulüne, hyasına ve daha önceki tasfiye memuru ...'in ek tasfiye işlemlerini yapmasını teminen tasfiye memuru olarak atanmasına, ihyanın ve tasfiye memuru tayininin sicile tescil ve ilanına karar verilmiştir. Kararı, davalı tasfiye memuru temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı tasfiye memurunun tüm temyiz itirazları yerinde değildir....
Şti.nin son sicil kaydının istenmesi, davalı şirketin faaliyette olup olmadığının, sicilden terkin edilip edilmediğinin sorularak yazı cevabı eklendikten, a) Ticaret Sicil Memurluğunca davalı şirketin sicilden terkin edilmediğinin bildirilmesi halinde, gerekçeli kararın ve davacı vekilinin gerekçeli temyiz dilekçesinin davalı şirketin ticaret sicilinde kayıtlı en son adresine yöntemince tebliğ edildikten, b) Davalı limited şirketinin tasfiye halinde olduğu bildirildiği takdirde tasfiye işlemi tamamlanmamışsa, tasfiye memurunun kimlik ve adres bilgilerinin sorulması ve gerekçeli kararın ve davacı vekilinin gerekçeli temyiz dilekçesinin tespit edilen tasfiye memuruna yöntemince tebliğ edildikten, c) Tasfiye işlemi tamamlanmış ve tasfiye sonu kararı ile limited şirket ticaret sicilinden terkin edilmiş, tüzel kişiliği son bulmuşsa davalı şirketin ihyasının sağlanması ve tasfiye memurunun atanması için davacıya uygun süre verilerek ihya olunduktan sonra gerekçeli kararın adı geçen davalı...
Davacı tarafça tasfiye sırasında davalı şirketin kendi alacağına yetecek kadar malvarlığı olduğu iddia ve ispat edilememiştir. BAM kaldırma kararında tasfiyenin yapılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekçesiyle dosya mahkememize gönderilmiş ise de ,eldeki dava tasfiye memurunun sorumluluğu davasıdır.Ve mahkememiz taleple bağlıdır.Tasfiye memurunun tüm tasfiye işlemlerini tamamladığını iddia edilmiş ise de mahkememizce talep aşılarak davalı yeniden tasfiye işlemleri yapması için zorlanamaz.İspatlanabilirse tasfiye memurunun sorumluluğuna karar verilebilir.Ancak incelenebilen ticari defterlerden tasfiyesine karar verilen şirketin tasfiye sonucunda kasasında davacı alacağını karşılayacak kadar malvarlığı kaldığı ıspatlanamadığından davanın reddine karar verilmiştir. Açıklanan gerekçe ve dosya kapsamına göre davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur....
Şirket hakkında açılmış bir dava var iken tasfiyenin sonuçlandırıldığı anlaşılmakla davalı tasfiye memurunun tasfiye işlemlerinin eksiksiz yapıldığına ilişkin istinaf nedeni yerinde bulunmamıştır. HMK'nın 326-(1) maddesi gereğince; kanunda yazılı haller dışında, yargı gideri davada haksız çıkan taraftan alınmasına karar verilir. Tasfiyenin eksiksiz yapılmasından tasfiye memuru sorumlu olup dava da haksız çıkan davalı tasfiye memuru aleyhine yargı giderine hükmedilmesinde isabetsizlik yoktur. Açıklanan nedenlerle, şirketin sınırlı ihyasına, tasfiye memuru atanmasına, eksik tasfiye yapması nedeniyle davalı tasfiye memuru aleyhine yargı gideri ve vekalet ücreti hükmedilmesinde isabetsizlik olmadığı, davalı tasfiye memurunun istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davalı tasfiye memuru ...'...
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı şirket tasfiye memurunun bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, temyiz harcı davalı şirket tasfiye memurundan peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 06/04/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi....


