WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 21 Haziran 2026

I-İSTEM Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının 22.06.2000 tarih ve 2000/962 sayılı Bakanlar Kurulu kararıyla Türk Vatandaşlığından çıkmasına izin verildiğini, davacının Alman vatandaşı olduğunu, daha sonra davacının tekrar Türk Vatandaşlığı için başvuruda bulunduğunu, Bakanlar Kurulunun 22.08.2001 tarih 2001/2987 sayılı kararıyla tekrar Türk Vatandaşlığını kazandığını, 2007 yılında davalı Kuruma başvuru yapan davacının yurt dışındaki hizmetlerinin karşılığı olarak borçlanma talebinde bulunduğunu, davalı Kurum tarafından başvurusunun kabul edildiğini, borç tahakkuku işlemi yapıldığını, davacının tahakkuk ettirilen prim borçlarının tamamını ödendiğini, hizmet süresi ve yaş haddini dolduran davacının davalı Kuruma başvuru yaptığını, davalı Kurum tarafından bu talebinin reddedildiğini, vekaleten davalı Kuruma tekraren başvuru yapıldığını, borçlanma talebinin yapıldığı ve primlerin ödendiği tarihlerde davacının Türk Vatandaşı olduğunu, borçlanmanın...

Uyuşmazlıkta; anne ve babaya bağlı olarak Türk vatandaşlığını kazanma isteminde bulunan davacının gerek başvuru yaptığı 24/10/2015 tarihinde, gerekse de dava konusu işlemin tesis edildiği 24/12/2015 tarihinde 5901 sayılı Kanun'un yürürlükte olduğu dikkate alındığında; 5901 sayılı Kanun'da öngörülen şartlar yönünden yapılacak inceleme ve değerlendirme sonucu başvuruya ilişkin işlem tesis edilmesi gerektiği anlaşılmaktadır. Öte yandan, 5901 sayılı Kanun'un 19. maddesine göre, 18 yaşını tamamladıktan sonra soy bağı esasına göre Türk Vatandaşlığını doğum yoluyla kazandıklarını iddia eden davacının bu yöndeki başvurularını değerlendirme ve neticelendirme yetkisinin İçişleri Bakanlığı'nda olduğu açıktır....

D A N I Ş T A Y ONUNCU DAİRE Esas No : 2016/2042 Karar No : 2020/4561 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Bakanlığı / … VEKİLİ : 1. Hukuk Müşavirir Yrd. … / Aynı yerde KARŞI TARAF (DAVACI) : … VEKİLİ : Av. … İSTEMİN_KONUSU : … İdare Mahkemesinin … tarih ve E: …, K: … sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Herhangi bir devletle vatandaşlık bağı bulunmayan, 1994 yılında Türk vatandaşı ile evlenen ve Türkiye'de ikamet etmekte olan davacının, Türk vatandaşlığını kazanmak için yaptığı başvurunun reddine ilişkin İçişleri Bakanlığı Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğünün 30/06/2015 tarih ve 58605 sayılı işleminin iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ......

(X)-KARŞI OY : 5901 sayılı Türk Vatandaşlığı Kanunu'nun 16. maddesinde, bir Türk vatandaşı ile evlenmenin doğrudan Türk vatandaşlığını kazandırmayacağı, ancak bir Türk vatandaşı ile en az 3 yıldan beri evli olan ve evliliği devam eden yabancıların Türk vatandaşlığını kazanmak üzere başvuruda bulunabilecekleri, başvuru sahiplerinde; aile birliği içinde yaşama, evlilik birliği ile bağdaşmayacak bir faaliyette bulunmama şartlarının aranacağı, 10. maddesinde ise Türk vatandaşlığını kazanmak isteyen bir yabancının, bu Kanunda belirtilen şartları taşıması halinde yetkili makam kararı ile Türk vatandaşlığını kazanabileceği ancak anılan şartları taşımanın vatandaşlığın kazanılmasında kişiye mutlak bir hak sağlamayacağı kurala bağlanmıştır....

DAVALI İDARELERİN SAVUNMASI : Davalı idareler tarafından, Türk vatandaşlığından çıkmasına izin verilen davacının 14/07/1994 tarihinde çıkma belgesini teslim alarak Türk vatandaşlığını kaybettiği, ancak Viyana Büyükelçiliğinin 15/07/1994 tarihli yazısı ile gönderilen, davacının yeniden Türk vatandaşlığına alınmasına yönelik başvurusu üzerine Bakanlar Kurulu kararı ile Türk vatandaşlığını yeniden kazandığı, davacıya Türk vatandaşlığını yeniden kazandığı hususunda bilgilendirme yapılmasının Viyana Büyükelçiliğinden istendiği, davaya konu Bakanlar Kurulu kararında hukuka aykırılık bulunmadığı ve davanın reddi gerektiği savunulmaktadır. DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : … DÜŞÜNCESİ : Dava konusu kararın iptali gerektiği düşünülmektedir....

D A N I Ş T A Y ONUNCU DAİRE Esas No : 2016/2070 Karar No : 2020/4565 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Bakanlığı / ANKARA VEKİLİ : 1. Huk. Müş. Yrd. … KARŞI TARAF (DAVACI) : … VEKİLİ : Av. … İSTEMİN_KONUSU : … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Türk vatandaşı ile evli bulunan Ukrayna asıllı davacının, … tarih ve … sayılı, evlenme yoluyla Türk Vatandaşlığını kazanma talebinin reddine ilişkin … tarih ve … karar sayılı Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğü işleminin tebliği mahiyetindeki … tarih ve … sayılı işlemin iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ......

İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; 5901 sayılı Türk Vatandaşlığı Kanunu'nun 28. maddesinde, doğumla Türk vatandaşı olup da çıkma izni almak suretiyle Türk vatandaşlığını kaybeden kişilere, talepleri halinde Mavi Kart düzenlenerek verileceğinin düzenlendiği, bu kapsamda davacı tarafından daha önce mavi karttan yararlanma istemiyle yapılan başvurunun, doğumla Türk vatandaşlığını kazanmadığından bahisle reddi üzerine, bu işlemin iptali istemiyle açılan davada; ......

Dosyadaki mevcut bilgi ve belgelerden de anlaşıldığı üzere, davacının Alman vatandaşlığını kazanmak için zorunlu olarak Türk vatandaşlığından çıktığı hususunda bir duraksama bulunmamaktadır. Nitekim davacı Alman vatandaşlığını kazandıktan hemen sonra 17.11.1999 tarihinde yeniden Türk vatandaşlığına alınması yönünde konsolosluğa başvurmuştur. Davacının Türk vatandaşlığından çıkması, Alman vatandaşlığını kazandıktan hemen sonra yeniden Türk vatandaşlığına alınması yönünde konsolosluğa başvurması, dava dilekçesinde de belirtildiği üzere, 2000 yılında Alman vatandaşlık yasasında yapılan değişiklikle bazı istisnalar dışında çifte vatandaşlığa izin verilmemesinin bir sonucudur....

Ancak, Avusturya ve Hollanda’da yaşayan vatandaşlarımız, Türk vatandaşlığından çıkma izni işlemleri neticelenmeden, bulundukları ülkenin vatandaşlığını kazanmaktadırlar. Bunun yanında 2000 yılında Alman vatandaşlık mevzuatında yapılan değişiklikle, Almanya’da doğan çocuklara doğumla Alman vatandaşlığı verilmekte ve bu vatandaşlarımız 18-23 yaşları arasında Alman vatandaşlığını veya Türk vatandaşlığını tercih etmek durumunda kalmaktadırlar. 403 sayılı Kanunun 29.maddesinde geçen “Ancak, doğumla Türk vatandaşlığını kazanmış olup da sonradan Bakanlar Kurulundan çıkma izni almak suretiyle yabancı bir devlet vatandaşlığını kazanan kişiler ve bunların kanuni mirasçıları,” hükmü nedeniyle maddede sayılan haklardan sadece çıkma izni almak suretiyle yabancı bir devlet vatandaşlığını kazanan kişiler yararlanabilmekte, çıkma izni almadan başka bir devletin vatandaşlığını kazananlar ise daha sonra çıkma izni alsalar da sayılan haklardan yararlanamamaktadırlar.”belirtilmektedir....

DAVALILARIN_SAVUNMALARI : Davalı idareler tarafından, çıkma izni alarak Türk vatandaşlığından çıkmasına izin verilen davacının Türk vatandaşlığını kaybettiği, ancak daha sonra davacı tarafından tekrar Türk vatandaşlığına alınma istemiyle başvuruda bulunulduğu, bunun üzerine davaya konu Bakanlar Kurulu kararıyla davacının Türk vatandaşlığını yeniden kazandığı, sonrasında Nürnberg Başkonsolosuğu'na gönderilen yazı ile davacının Türk vatandaşlığını yeniden kazandığının duyurulmasının istenildiği belirtilerek, davaya konu Bakanlar Kurulu kararında hukuka aykırılık bulunmadığı ve davanın reddi gerektiği savunulmaktadır. DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : … DÜŞÜNCESİ : Dava konusu kararın iptali gerektiği düşünülmektedir....

UYAP Entegrasyonu