Davacı tanıklarının 23.02.2007 tarihli keşifte, yerel bilirkişilerin ise keşifte ve 22.05.2007 tarihli yargılama oturumundaki ifadeleri bütün olarak değerlendirildiğinde, davacının tescile konu taşınmazı 19.08.1977 tarihli senet ile dava dışı üçüncü kişiden satın ve devraldığı, 1982 yılındaki kadastro çalışmasından önce bir süre tasarruf etmediği, ancak kadastro çalışmasından sonra ara vermeksizin tarımsal üretimde kullandığı anlaşılmaktadır. Yerel bilirkişi ve tanık ifadelerinde belirtilen iradi terk, kadastro tarihinden önce gerçekleştiğinden ve dava tarihi itibarıyla geriye doğru davacı lehine koşullarına uygun 20 yıllık zilyetlik süresi geçtiğinden, davacı taşınmazın mülkiyetini kazanır. Başka anlatımla, kadastro çalışmasından önceki terk, davacının mülkiyeti kazanmasına engel teşkil etmez....
Asliye Hukuk Mahkemesince 2014/157 esas 2017/105 karar sayılı davanın reddine yönelik olarak verilen hükme karşı yapılan istinaf başvurusunun esastan reddine dair ... Bölge Adliye Mahkemesi 24. Hukuk Dairesi'nin 2017/972-2017/1399 karar sayılı kararının süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü. K A R A R Davacı, Türk vatandaşlığını kendi isteği ile terkederek, Avusturya vatandaşlığını tercih ettiğini, davalının kocası olduğunu, Avusturya’da yaşamakla birlikte evlilikleri sarsıntılı bir dönem geçirmekte olduğunu, henüz açılmış bir boşanma veya ayrılık davasının bulunmadığını, tarafların ayrı evlerde yaşadıklarını, tarafların Türkiye’ye geldikleri zaman birlikte yaşadıkları bir evin daha olduğunu, davalı ...’e kendi babasından intikal eden ......
KARŞI OY : Türk vatandaşlığını kazanmak üzere başvuran bir yabancının, 5901 sayılı Kanun'da belirlenen şartların varlığı halinde yetkili makam kararı ile Türk vatandaşlığına alınabileceği anlaşılmakla birlikte; vatandaşlığın bir bireye verilmesi egemenlik hakkıyla doğrudan ilgili olduğundan, aranan şartları taşımış olmanın vatandaşlığın kazanılmasında kişiye mutlak bir hak kazandırmayacağı açıktır. Bu durumda, vatandaşlık vermek devletin hükümranlık hakkı olduğundan, Türk vatandaşlığını kazanma istemiyle başvuruda bulunan bir yabancı hakkında Kanun'da belirtilen şartları taşısa dahi devlet tarafından hükümranlık hakkı kullanılarak vatandaşlık verilmeyebilir. Bu haliyle hükümranlık yetkisi dahilinde tesis edilen dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığından, anılan işlemin iptali yolunda verilen İdare Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesi gerektiği düşüncesiyle çoğunluk kararına katılmıyorum....
Uyuşmazlıkta, doğumla Türk vatandaşlığını kazandıktan sonra çıkma izni almak suretiyle Türk vatandaşlığından çıkarak yabancı devlet uyruğuna geçen, bilahare 5901 sayılı Türk Vatandaşlığı Kanunu'nun 28. maddesi uyarınca adına mavi kart düzenlenen davacı, 5901 sayılı Türk Vatandaşlığı Kanunu'nun 28. maddesi uyarınca mavi kartlı olması sebebiyle Türk vatandaşlarının tabi olduğu esas ve usuller çerçevesinde ve aynı prim tutarları üzerinden genel sağlık sigortalısı olma hakkı bulunduğunu iddia ederken; davalı Kurum, 5901 sayılı Türk Vatandaşlığı Kanunu'nun 28. maddesinde mavi kartlıların yalnızca sosyal güvenliğe ilişkin kazanılmış hakları yönünden Türk vatandaşı statüsünde kabul edilmesi, ancak kazanılmamış haklar yönünden yabancı muamelesine tabi tutulması gerektiğini, bu nedenle davacının 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 60/1-d bendi kapsamında yabancı statüsünde genel sağlık sigortalısı olabileceğini savunmaktadır....
D A N I Ş T A Y ONUNCU DAİRE Esas No : 2016/1665 Karar No : 2020/4731 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : … VEKİLİ : Av. … KARŞI TARAF (DAVALI) : … Bakanlığı / ANKARA VEKİLİ : I. Hukuk Müşaviri Yrd. … İSTEMİN_KONUSU : ... İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, davacı tarafından temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: 09/09/2008 tarihinde … ile evlenen Türkmenistan uyruklu davacının, evlenme yoluyla Türk vatandaşlığını kazanmak maksadıyla yapmış olduğu başvurusunun, 5901 sayılı Kanun'un 16. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinde belirtilen "Milli Güvenlik ve kamu düzeni bakımından engel teşkil edecek bir hali bulunmama" şartını taşımadığından bahisle reddine dair İçişleri Bakanlığı Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğü'nün … tarih ve … sayılı işleminin iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ......
(X)-KARŞI OY : Türk vatandaşlığını kazanmak üzere başvuran bir yabancının, 5901 sayılı Kanun'da belirlenen şartların varlığı halinde yetkili makam kararı ile Türk vatandaşlığına alınabileceği anlaşılmakla birlikte; vatandaşlığın bir bireye verilmesi egemenlik hakkıyla doğrudan ilgili olduğundan, aranan şartları taşımış olmanın vatandaşlığın kazanılmasında kişiye mutlak bir hak kazandırmayacağı açıktır. Vatandaşlık vermek Devletin hükümranlık hakkı olduğundan, Türk vatandaşlığını kazanma istemiyle başvuruda bulunan bir yabancı hakkında Kanun'da belirtilen şartları taşısa dahi Devlet tarafından hükümranlık hakkı kullanılarak vatandaşlık verilmeyebilir. Bu haliyle hükümranlık yetkisi dahilinde tesis edilen dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığından, davalı idarenin temyiz isteminin kabulüyle dava konusu işlemin iptali yolunda verilen İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği oyuyla Daire kararına katılmıyorum....
D A N I Ş T A Y ONUNCU DAİRE Esas No :2020/6667 Karar No :2021/242 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : … VEKİLİ : Av. … KARŞI TARAF (DAVALI) : … Bakanlığı VEKİLİ : 1. Hukuk Müşaviri Yrd. V. … İSTEMİN_ÖZETİ :… Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararın temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. SAVUNMANIN_ÖZETİ : Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır. DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : … DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Hüküm veren Danıştay Onuncu Dairesince, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 14. maddesi uyarınca Tetkik Hakiminin raporu ve sözlü açıklamaları dinlendikten sonra, gereği görüşüldü: Dava; Rusya Federasyonu vatandaşı olan davacı tarafından, evlenme yoluyla Türk vatandaşlığını kazanma talebiyle yaptığı başvurunun reddine ilişkin İçişleri Bakanlığı Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğü'nün … tarih ve … sayılı işleminin iptali istemiyle açılmıştır....
Bununla birlikte, Türk vatandaşlığını kaybettiklerinden dolayı eski Yönetmelik hükümlerine göre aylıkları bağlanmayan veya aylığı bağlandıktan sonra Türk vatandaşlığını kaybetmesi nedeniyle aylıkları durdurulan veya kesilenlerin 8/5/2008 tarihinden sonra yaptıkları veya yapacakları tahsis başvuruları üzerine aylıkları, taleplerini takip eden aybaşından itibaren bağlanacaktır. Türk vatandaşı olmadıkları için ölüm aylığı talepleri reddedilen hak sahipleri hakkında da, aylığa hak kazanmaları halinde, yukarıdaki paragrafta belirtilen esaslara göre işlem yapılacaktır." Aylık bağlanması için Türk vatandaşı olunması zorunlu olmadığından, aylık tahsis talebinde bulunan kişinin yabancı olması, izinle Türk vatandaşlığından çıkması veya Türk vatandaşlığından çıkarılması arasında bir fark bulunmamaktadır....
K A R A R Davacı, 15.10.1991 tarihli borçlanma talebini reddeden kurum işleminin iptali ile yurda kesin dönüş şartı aranmaksızın 15.10.1991 tarihli borçlanma talebinin talep tarihindeki asgari prim ödeme tutarı üzerinden geçerli olduğunun tespitine,davacının 27.06.2013 tarihli borçlanma talebini reddeden kurum işleminin iptali ile Türk vatandaşlığını kaybetmeden önceki borçlanmaya esas tüm sürelerinden dilediği kadarını borçlanmaya hakkı olduğunun tespitine karar verilmesini talep etmiştir....
Bu durumda muris ... 18.03.1970 tarihinde öldüğü ancak ölüm tarihinden sonra 30.11.1987 tarihinde ise nüfus kaydından silindiği, murisin ölüm anında Türk vatandaşı olup olmadığı, nüfus kaydının silinmesinin ölüm tarihinden sonra yapılmış olduğu anlaşılmakla hangi tarihte Türk vatandaşlığını kaybettiği, murisin ölüm anında Türk vatandaşı olup olmadığının, Türk vatandaşlığını kaybettiği anlaşılması halinde hangi tarihten itibaren Türk vatandaşlığını kaybettiğinin tespit edilmesinin gerektiğinin yanı sıra, muris ...'un 30.11.1987 tarihinde etabli işlemi görmeyen, mübadeleye tabi Rumlardan olduğu tespit edilmiş olmakla buna göre mirasçılarının miras hakkının bulunup bulunmadığının da araştırılması gerekir. 2-Mahkemece, muris ... ’in mirasçılarından olduğu tespit edilen ... davacı tarafın beyanına göre Yunan vatandaşı olduğunun kabulü ile karşılıklılık araştırması yapıldığı ancak ......


