WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 21 Haziran 2026

K A R A R Dava, davacının Almanya'da rant sigortasına girdiği 28.10.1985 tarihinin ülkemizde sigortalılık başlangıç tarihi olarak kabulü ile davacının yurt dışında geçen 28.10.1985-31.01.2013 tarihleri arasındaki süreyi borçlanma hakkı bulunduğunun tespiti istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile davacının Türk vatandaşlığından çıktığı 11.05.1999 tarihinden önce yurt dışında geçen çalışmalarını borçlanma hakkı bulunduğunun tespitine ,davacının 12.05.1999 ve 31.01.2013 tarihleri arasında geçen çalışmalarını borçlanma talebinin reddine ,davacının sigortalılık başlangıç tarihinin 28.10.1985 olarak tespitine yönelik talebi hakkında esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir....

nın torunu olduğunun tespitini talep ettiği, vatandaşlık için gerekli şartların mevcut olup olmadığı ve vatandaşlığa alınmanın idareye verilmiş görevler olduğu, davacının tespit kararı ile amaçladığının Türk Vatandaşı olan babaanne ile soybağı tesisine bağlı olarak Türk vatandaşlığını kazanmak olduğu, verilecek tespit hükmünün vatandaşlıkla ilgili idari bir işleme esas teşkil edeceği, davacı tarafın anılan talebi için idareye başvurması, başvuru sonucu idare tarafından yapılacak işlem ve karara karşı idari yargı yerinde açılacak davada talebine konu hususların tespitini talep etmesi gerektiği ve idari bir işleme esas teşkil etmek üzere adli yargıda tespit kararı verilemeyeceği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B....

İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; davacının 5901 sayılı Türk Vatandaşlık Kanununun "Türk vatandaşlığının evlenme yoluyla kazanılması" başlıklı 16. maddesinde aranan şartları taşıdığı, kanun koyucunun söz konusu kanun maddesini ihdas ederken güttüğü amacı ve kanunun ruhu dikkate alındığında, kanun koyucunun amacının gerçek evlilikler tesis etmek, Türk vatandaşlığını kazanmak amacıyla yapılacak muvazaalı evlilikleri engelleyerek bu konudaki kanunun yürürlüğe girmesinden evvelki suistimalleri önlemek olduğunun görüldüğü, davacının başvurusu üzerine idarece yapılan tahkikat ve inceleme sonucunda davacının evlendikten sonraki hayatı ile ilgili olarak aile birliği ile bağdaşmayacak bir faaliyette bulunmama şartları konusunda olumsuz bir durum tespit edilmediği, 5901 sayılı Türk Vatandaşlık Kanununun 16. maddesinin lafzı ve ruhu dikkate alındığında dava konusu olayda evlenme yoluyla Türk vatandaşlığını kazanmak için gerekli şartların sağlandığının görüldüğü, başvurunun...

D A N I Ş T A Y ONUNCU DAİRE Esas No : 2018/1201 Karar No : 2022/5483 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Bakanlığı / ANKARA VEKİLİ : 1. Hukuk Müşaviri Yrd. … KARŞI TARAF (DAVACI) : … VEKİLİ : Av… İSTEMİN_KONUSU : Moldova vatandaşı olan davacının, evlenme yoluyla Türk vatandaşlığına geçme istemiyle davalı idareye yaptığı başvurunun reddine ilişkin … tarih ve … sayılı işlemin iptali istemiyle açılan dava sonucunda, … İdare Mahkemesince, Danıştay Onuncu Dairesinin 06/06/2017 tarih ve E:2015/3114, K:2017/2860 sayılı bozma kararına uyulmak suretiyle dava konusu işlemin iptali yolunda verilen ... tarih ve E:..., K:...sayılı kararın temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. TEMYİZ_EDENİN_İDDİALARI : Davalı idare tarafından, davacının mahkeme nezdinde öne sürdüğü hususların hukuken geçerlilik arz etmediği belirtilerek temyizen incelenen kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir....

ın 12/09/2001 tarihinde Türk vatandaşlığını kaybettiği tespit olunduğundan davacının kuruma 31/10/2014 tarihinde yapmış olduğu başvurunun reddedildiğini, murisin Türk vatandaşlığını kaybettiği tarihi kapsar şekilde talepte bulunulduğunu, davacının muris eşi ......

Dosya içindeki bilgi ve belgelerden, soyadının değiştirilmesi istenen davacının 10.11.1997 tarihinde kendi isteği ve İçişleri Bakanlığı'nın izni ile Türk vatandaşlığından çıktığı ve nüfus kaydının kapatıldığı anlaşılmaktadır. Ancak davacı daha sonra 04.05.2002 tarihinde Türk vatandaşı olan ... ile evlenmiştir. 5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanunu'nun 25. maddesi “Evlenmekle Türk Vatandaşlığını kazanan kadın, kocasının hanesine tescil edilir. Bu şekilde aile kütüklerine tescil edilen kadının ölüm dışında evliliğinin sona ermesi halinde kaydı, kayıtlı bulunduğu kütüğün sonuna taşınır.“ hükmünü taşımaktadır. Bu durumda Türk vatandaşı ile evlenmekle davacının nüfus kaydının yeniden açıldığını kabul etmek gerekmektedir....

Davalı … Bakanlığının Tarafından; Dava konusu olayda aynı zamanda Suriye vatandaşı olduğu iddia edilen …'in nüfus kayıtlarında bekar olduğu, Suriye kayıtlarına göre 2006 yılında öldüğü, davacının …'in ölümünden 11 yıl sonra aynı zamanda Suriye vatandaşı ve evli olduğunun öne sürüldüğü, …'in nüfus kaydının incelenmesinden babasının 1914 yılında ölmüş olmasına rağmen doğum tarihinin 1919 olduğu ve nüfus kütüklerine tescilinin usulsüz olduğu, Milli Savunma Bakanlığı Midyat Askerlik Şubesi Başkanlığının … tarih ve … sayılı yazısına istinaden …'in yoklama kaçağı olduğu ve davacının iddiasına göre Suriye vatandaşlığına izinsiz geçtiği, o tarihte yürürlükte bulunan 1312 sayılı Türk Vatandaşlığı Kanunu'nun 9. ve 10. maddeleri uyarınca Türk vatandaşlığını kaybettiği ancak bu durumun tespiti yapılamadan Türk vatandaşlığı kaydının muhafaza edildiği, davacının iyiniyet iddiasından söz edilemeyeceği, 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun'un 4/b maddesi uyarınca "Birden...

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; davacı tarafından, babası olan Irak vatandaşı … ile Bakanlar Kurulu'nun 25/02/1974 tarih ve 7909 sayılı kararı ile Türk vatandaşlığını kaybeden …'nın aynı kişi olduğu ileri sürülmüş ise de, Irak resmi makamlarından alınan belgeler ile Türkiye'de kayıtlı …'nın nüfus kayıtlarının birbirini tutmadığı, Türkiye'de kayıtlı …'nın Türk vatandaşlığından çıktığı ana kadar çok uyruklu olduğuna ilşkin bir açıklama bulunmadığı dikkate alındığında; babasının Türk vatandaşı olduğu iddiasını adli yargıda yaptırılmış bir tespite dayalı olarak ispat edemeyen davacının başvurusunun mevcut kayıtlara dayanılarak, bilgilerin birbirini tutmadığı gerekçesiyle reddi yolunda tesis edilen işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle dava reddedilmiştir....

-2- SONUÇ: Hüküm fıkrasının birinci bendi tümüyle silinerek yerine “Davanın kabulüne; Davacının Türk vatandaşlığını kaybettiği 29.03.1999 tarihinden önceki borçlanmaya esas süreleri, talep tarihinde Türk vatandaşı olma şartı aranmaksızın 3201 sayılı Kanun kapsamında borçlanabileceğinin tespitine” bendinin yazılmasına ve hükmün bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 12.12.2014 gününde oybirliği ile karar verildi....

(X)-KARŞI OY : Türk vatandaşlığını kazanmak üzere başvuran bir yabancının, 5901 sayılı Kanun'da belirlenen şartların varlığı halinde yetkili makam kararı ile Türk vatandaşlığına alınabileceği anlaşılmakla birlikte; vatandaşlığın bir bireye verilmesi egemenlik hakkıyla doğrudan ilgili olduğundan, aranan şartları taşımış olmanın vatandaşlığın kazanılmasında kişiye mutlak bir hak kazandırmayacağı açıktır. Bu durumda, vatandaşlık vermek devletin hükümranlık hakkı olduğundan, Türk vatandaşlığını kazanma istemiyle başvuruda bulunan bir yabancı hakkında Kanun'da belirtilen şartları taşısa dahi devlet tarafından hükümranlık hakkı kullanılarak vatandaşlık verilmeyebilir. Bu haliyle hükümranlık yetkisi dahilinde tesis edilen dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığından, davalı idarenin temyiz isteminin kabulü ile İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği oyuyla Daire kararına katılmıyorum....

UYAP Entegrasyonu