Köyü Tüzel Kişiliği, Hazine'yi dava ederek köylerine ait 10 parsel (yeni 104 ada 1 parsel) sayılı taşınmazın okul yapımı için tahsis edildiğini, ancak taşınmazın okul yapımı için elverişli olmaması nedeniyle 6831 sayılı Yasa'nın 2/B maddesi uyarınca orman sınırları dışına çıkarılarak beyanlar hanesine Süleyman ve Mehmet Kaya "şağili" olduğuna dair şerh verilen 178 ada 24, 30, 31 ve 41 parsel sayılı taşınmazlarla trampa edilerek o taşınmazlara okul yapılması için Süleyman ve Mehmet Kaya ile anlaşma yapıldığını, bu şahısların tapu kaydının beyanlar hanesinde lehlerine yazılı şerhten feragat ettiklerini, ne var ki; 10 parsel (yeni 104 ada 1 parsel) sayılı taşınmazdaki okul yapımı için tahsislidir şerhi nedeniyle tapuda trampa işleminin gerçekleştirilemediğini ileri sürerek 104 ada 1 parsel sayılı taşınmazdaki "222 sayılı Yasa uyannca okul yapımı için tahsislidir." şerhinin terkinini istemiştir....
. - K A R A R - Dava, kamulaştırmasız el atılarak ... nakil hattı geçirilen taşınmazın, irtifak hakkı karşılığının tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı idare vekilince temyiz edilmiştir. Arsa niteliğindeki taşınmaza emsal karşılaştırması yapılarak, üzerindeki binalara da resmi birim fiyatları esas alınıp, yıpranma payı da düşülerek değer biçilmesinde ve irtifak hakkı karşılığının tahsiline karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. Ancak; 1- Tapu kaydındaki kira şerhinin hükmedilen bedele yansıtılmasına karar verilmesi, 2- Dava konusu taşınmazın ... nakil hattı geçirilen ve bedeline hükmedilen bölümünün kullanım hakkı davalı idareye ait olmak üzere ......
Mahkemece; Davacının, dava konusu ... ili ... ilçesi ... köyü ... ada ... parsel sayılı taşınmazın beyanlar hanesinde mevcut davalılara dair zilyiletlik şerhinin kaldırılması ve fındık ağaçlarının davacıya ait olduğunun tespitine dair davasının kısmen kabulü ile ... ada ... parsel sayılı taşınmazın beyanlar hanesinde mevcut "1999 yılından beri ... kızı ... evlatları ..., ..., ..., ... evlatları ..., ..., ... ve ...'in kullanımındadır ve fındık ağaçları adı geçenlere aittir." şerhinin kadırılması ile "1999 yılından beri Murat evlatları ... ve ... kullanımındadır ve fındık ağaçları adı geçenlere aittir" şerhinin düşülmesine, Davacının dava konusu ... ada ... parsel sayılı taşınmazın beyan hanesinde mevcut "parsel üzerindeki fındık ağaçlarının ... evlatları ... ve ...'e aittir" şerhinin kaldırılması ile fındık ağaçlarının davacıya ait olduğunun tespitine dair davasının reddine karar verilmesi üzerine, hüküm davacı vekili ile davalı Hazine vekili tarafından süresinde temyiz edilmiştir....
Olayımızda öncesi 819 parsel adı altında mera olarak sınırlandırılan dava konusu taşınmazdaki 125/826 pay 2981 Sayılı Yasanın 10/c maddesi hükmünce ileride davalılardan ...’ye intikal ettirilmek üzere davalı ... adına 22.01.2002 tarihinde tescil edilmiştir. Belediye adına tescilin yapıldığı bu tarihte Mera Kanunda değişiklik yapan 5178 Sayılı Yasa yürürlükte bulunmamaktadır. Çünkü, 5178 Sayılı Yasanın yürürlüğünü düzenleyen 9.maddesi hükmüne göre bu kanunun 4.maddesi 01.01.2003 tarihinde diğer maddeleri ise yayımı tarihinde yürürlüğe girmiştir. 5178 Sayılı Yasa 08.06.2004 tarihinde yayımlandığından 5178 Sayılı Yasanın yürürlük tarihi 08.06.2004’tür. Eldeki dava ise, Belediye hasım alınarak 04.02.2003 tarihinde açılmıştır. Hal böyle olunca, davanın açıldığı tarihe göre dava konusu taşınmazın tahsis amacı değiştirilerek Hazine adına tescilini istemekte davacı Hazine haklıdır....
Dosyanın incelenmesinde; dava konusu 766, 769 ve 866 parsel sayılı taşınmazların tamamının kanal ve müştemilatı içinde kaldığı, bu parsellerin yüzölçümleri toplamının 7926 m2 olduğu; davalı ... Müdürlüğünce kamulaştırılan bölüm yüzölçümünün ise 2530 m2 olduğu anlaşılmakla, bu kamulaştırma dışında kalan bölümler yönünden, el atmanın önlenmesi davasının kabulüne karar verilmesi gerektiği anlaşılmakla, davacılar vekilinin karar düzeltme isteminin kabulüne, Dairemizin 22.11.2011 gün 2011/8873-18572 sayılı onama kararının kaldırılmasına karar verildikten sonra, yeniden yapılan incelemede; Dava, kamulaştırmasız el atmanın önlenmesi ve taşınmazların tapu kayıtları üzerindeki kamulaştırma şerhinin kaldırılması istemine ilişkindir. Mahkemece uyulan bozma kararı gereğince inceleme ve işlem yapılarak hüküm kurulmuş; karar, davacılar vekilince temyiz edilmiştir. Yapılan incelemede; dava konusu 766, 769 ve 866 parsel sayılı taşınmazların ......
Dava, kira alacağının ve site aidatının tahsili için başlatılan takibe itirazın kaldırılması ve kiralananın tahliyesi istemlerine ilişkindir. Mahkemece tahliye talebinin reddine, 2014 yılı Mayıs ayına ait 5,00 TL, 2014 yılı Haziran ayına ait 605,00 TL, 2014 yılı Temmuz ayına ait 255,00 TL kira alacağına vaki itirazın kaldırılmasına, itirazın kaldırılmasına karar verilen kısım üzerinden takibin devamına karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir....
Sulh Hukuk Mahkemesinin 2012/46 D.İş sayılı dosyası için hazırlanan 17.07.2012 tarihli raporda belirlenen bedelin dava tarihi ve keşif tarihine eskale edilmesi suretiyle bedel tespit eden rapora göre hüküm kurulması, 3) Toplam yüzölçümü 30.830m² olan dava konusu taşınmazdaki davalılar payının kamulaştırıldığı gözetilerek, taşınmazdaki davalılar payının ( 1645/29356) idare adına tesciline karar verilmesi gerekirken, infazda tereddüt yaratacak şekilde kamulaştırılan taşınmaz 1.727,60 m² kabul edilerek bu taşınmazdaki davalılar payının tesciline karar verilmesi, 4)Tapu kaydında, davalı B.. K.. payı üzerindeki haciz şerhinin hükmedilen bedele yansıtılmaması, Doğru görülmemiştir. Taraf vekillerinin temyiz itirazları yerinde olduğundan hükmün açıklanan nedenlerle H.U.M.K.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, taraflardan peşin alınan temyiz harçlarının istenildiğinde iadesine ve temyize başvurma harçlarının Hazineye irad kaydedilmesine, 21.04.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi....
Asliye Hukuk Mahkemesi 2797 sayılı Yargıtay Kanunu’nun (2797 sayılı Kanun) 40 ıncı ve Yargıtay İç Yönetmeliği’nin 18 inci maddeleri uyarınca yapılan ön incelemede; dava konusu uyuşmazlığın niteliği ve temyizin kapsamının, kullanım kadastrosu kesinleşerek tapuya tescil edilen taşınmazdaki kullanıcı şerhinin iptali ve tescil istemine ilişkin olduğu anlaşılmıştır. Yargıtay Büyük Genel Kurulunun dairelerin iş bölümüne ilişkin 25.01.2023 tarihli ve 2023/1 sayılı kararı uyarınca dosyayı inceleme görevi Yargıtay 8. Hukuk Dairesine ait olduğundan, 2797 sayılı Kanun’un 60 ıncı maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca gerekli inceleme yapılmak üzere dosyanın ilgili daireye gönderilmesine karar vermek gerekir. KARAR Açıklanan sebeple; Dosyanın YARGITAY 8. HUKUK DAİRESİNE GÖNDERİLMESİNE, 13.06.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi....
den satın aldığını, söz konusu ipoteğe ilişkin konut kredisinden kaynaklanan tüm borçların ödenmiş olduğunu ve ipoteğin kaldırılması talep edildiğinde ise davalı bankanın söz konusu taşınmazdaki banka ipoteğinin kaldırılmadığını belirterek ipoteğe konu konut finansmanı sözleşmesinden kaynaklanan borcun tasfiye edilmiş olması nedeniyle ipotek şerhinin kaldırılmasına, yargılama giderleri ile davanın konusu olan ipotek miktarları üzerinden hesaplanacak nispi vekalet ücretinin de davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ettiği görülmüştür. CEVAP : Davalı vekili tarafından verilen 21.11.2017 tarihli cevap dilekçesinde özetle; Öncelikle görev yönünden itirazlarının olduğunu, davanın ipoteğin kaldırılması davası olduğunu, davacı tarafça dava değerinin belirtilmediğini ve bu sebeple eksik harç yatırıldığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep ettiği görülmüştür. DELİLLER VE DEĞERLENDİRME: Davanın 27/10/2017 tarihinde İzmir 3....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki orman sınırlamasının iptali ve tapu kaydı üzerindeki orman şerhinin kaldırılması davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Davacı adına tapuda kayıtlı dava konusu ... Köyü 16 ada 2007 parsel sayılı 7750 m2 yüzölçümündeki taşınmazın 1948 yılında yapılan orman kadastrosunda orman sınırları içine alındığını, 1951 yılında yapılan çalışmalarda makilik alan olarak tefrik edildiğini; bu nedenle, 1979 yılında 6 Nolu Orman Komisyonunca yapılan orman kadastrosunun ikinci kadastro olması nedeniyle olup yok hükmünde olduğundan tapu kaydı üzerindeki "orman sınırları içerisinde kalmıştır" şerhinin kaldırılması ve orman sınırlanmasının iptali istemiyle dava açmıştır....


