in tam malik olduğu, taşınmazdaki kira şerhinin ayni hak vasfında olmadığı, taşınmazın değerine de bir etkisinin olmayacağı, ... numaralı Dükkan vasfındaki taşınmazda ...'in tam malik olduğu, taşınmazdaki kira şerhinin ayni hak vasfında olmadığı, taşınmazın değerine de bir etkisinin olmayacağı, .... numaralı Dükkan vasfındaki taşınmazda ...'in ... oranında malik olduğu ve hissesine düşen bedelin 671.173 TL olduğu, .... numaralı Dükkan ... oranında malik olduğu ve hissesine düşen bedelin 305.000 TL olduğu anlaşılmış olup, üzerlerinde sınırlı ayni bir hak, haciz ve tedbir bulunmayan, nakden değerlendirilebilen ve devrolunabilen bu taşınmazlar yönünden davanın kısmen kabulü ile TTK 342 ve 343 maddeleri uyarınca özsermaye olarak tespitine ve 22/10/2023 tarihli bilirkişi raporunun bu taşınmazlar yönünden onaylanmasına, .... numaralı Düğün Salonu vasfındaki taşınmaz yönünden taşınmaz üzerinde haciz bulunduğundan davanın reddine, davacı vekilinin HMK 123 maddesi uyarınca .......
Tapu kaydındaki irtifak şerhi nedeniyle değer kaybı hesaplanması gerekirken irtifak şerhinin değer kaybı oluşturmadığına dair ek rapor esas alınarak hüküm kurulması bozmayı gerektirir. Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, dava konusu taşınmazın geldisi olan 12.099,00 m² yüzölçümlü, 2390 ada 15 parsel sayılı taşınmaza 15 m² alanlı irtifak hakkı tescil edildiği, daha sonra bu parselin muhtelif imar parsellerine ayrılması sonucu dava konusu taşınmazında oluştuğu ve irtifak şerhinin oluşan tüm parsellerle birlikte dava konusu taşınmazın tapu kaydına da taşındığı, dava konusu taşınmazın alanının 121 m² olduğu gözetildiğinde mevcut irtifak şerhi nedeniyle dava konusu taşınmazdaki değer kaybı oranının % 0,6 olduğu ve bu oranda değer kaybı düşülerek kamulaştırma bedelinin 484.046,00 TL olması gerektiği anlaşıldığından mahkeme kararının düzeltilerek onanması gerekir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacılar vekili tarafından, davalı aleyhine 02.07.2007 gününde verilen dilekçe ile vakıf şerhinin terkini istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 25.03.2008 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Dava, çekişme konusu taşınmazların kaydındaki “... Paşa Vakfı” şerhinin terkini istemiyle açılmıştır. Davalı, davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, 119 parsel sayılı taşınmazla ilgili davanın takip edilmemesi nedeniyle işlemden kaldırılmasına, diğer taşınmazlara yönelik davanın kabulü ile kayıtlardaki vakıf şerhinin on yıllık hak düşürücü süre geçtikten sonra işlendiğinden bahisle kaldırılmasına karar verilmiştir. Hükmü, davalı idare temyiz etmiştir. 5737 Sayılı ......
Mahkemece, yapılan yargılama sonunda toplanan delillere göre; bir bankanın bankacılık işlemleri yapma izninin kaldırılması yönetim ve denetiminin TMSF'ye geçmesi sonucunu doğurduğu, bankanın iflasına karar verilmesinin ardından TMSF'nin İcra İflas Kanunun'da yazılı iflas dairesi ve iflas idaresi görev ve yetkilerine sahip olduğu, bankayı kanun hükümleri dairesinde tasfiye etmekle yükümlü olduğu, bu durumda İşçi ve Kredi Bankası'nın iflasının kapanması ve davacıya ait taşınmazdaki ipoteğin kaldırılmaması karşısında hukuki sorumluluğun davalı kuruma ait olduğu, bu nedenle davalı kurumun taraf ehliyetinin bulunduğu, İşçi ve Kredi Bankası A.Ş. hakkındaki iflasın 03.02.1999 tarihinde kesinleşen karar ile kapatıldığı, iflasın kapanması ile tüm alacak ve borçlar üzerinde gerekli hukuki işlemlerin yapılmış olmasının gerektiği, ancak buna rağmen dava konusu taşınmaz üzerindeki 17.07.1973 tarihli ipoteğin kaldırılmamış olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile davacıya ait taşınmaz üzerinde İşçi Kredi...
Davacı ... ve ..., çekişmeli taşınmazların kendi fiili kullanımlarında bulunduğu iddiasına dayanarak adlarına kullanıcı şerhi verilmesi ve 103 ada 13 parsel sayılı taşınmazdaki davalı şerhinin kaldırılması istemiyle dava açmışlardır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda temyize konu 103 ada 11 parsel sayılı taşınmaz hakkındaki davanın reddine, çekişmeli taşınmazın tespit gibi ... adına tesciline, çekişmeli 103 ada 13 parsel sayılı taşınmaz hakkında önceden açılmış bir dava olmadığından tutanak aslı ve dosyanın ... işleminin tamamlanması için ... Müdürlüğüne gönderilmesine karar verilmiş; hüküm, davacı ... ve arkadaşları vekili tarafından temyiz edilmiştir....
-KARAR- Temyiz incelemesine esas olmak üzere; 1- Dava konusu 1011 ada, 4 parsel sayılı taşınmaza ait kadastro tespit tutanağının okunaklı bir örneği ve dayanak belgelerinin, 2- Taşınmazdaki 17/10/1955 tarih, 6775 yevmiyeli, "vakıf şerhinin terkinine" ilişkin tüm dayanak kayıt ve belgelerin merciinden temin edilerek evrak arasına alınması, geri çevirme ile istenilen hususların yerine getirilip getirilmediğinin bizzat mahkeme hakimince denetlenmesi, ondan sonra gönderilmesi için dosyanın yerel mahkemesine GERİ ÇEVRİLMESİNE, 03..07.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi....
-KARAR- Temyiz incelemesine esas olmak üzere; Dava konusu 24 ada 5 parsel sayılı taşınmazdaki vakıf şerhinin, taviz bedelinin ödenmesi sonucu terkin edildiği anlaşılmakla, taviz bedelinin kim tarafından ödendiğinin belirlenmesi ve kimlik bilgilerinin tespitine yarar tüm belgelerin temini ile evraka eklenmesi, geri çevirme ile istenen hususun eksiksiz bir şekilde temin edilip edilmediği mahkeme hakimini tarafından bizzat denetlendikten sonra gönderilmesi için dosyanın yerel mahkemesine, GERİ ÇEVRİLMESİNE, 22.03.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi....
Uyuşmazlık, öncesi 362 parsel olan 450 ada 1 parsel sayılı taşınmazdaki vakıf şerhinin terkinine ilişkindir. 362 parsel sayılı taşınmazın kadastro tutanağı beyanlar hanesinde Sultan Beyazıt Vakfı’ndan gelme olduğu şerhi yazılıdır. Tutanak mahkemenin kabul ettiğinin aksine 28.12.1983 tarihinde değil, Tapu Sicil Müdürlüğünün 16.12.2004 tarihli yanıtına göre 22.12.1999 tarihinde kesinleşmiştir. Böyle olunca 11.07.2004 tarihinde açılan dava 10 yıllık süre içinde açılmıştır. Mahkemenin hak düşürücü serinin geçtiği nedeniyle davayı reddetmiş olması açıklanan bu nedenle doğru olmamıştır. Kaldı ki, vakıf şerhinin terkini için 10 yıllık süreye bakılmaksızın dava açılması mümkündür. 10 yıllık süre geçmiş olsa bile açılan davada önemli olan vakfın niteliğinin belirlenmesidir. Şayet terkini istenen vakıf gayrisahih vakıf ise kayıtlardaki vakıf şerhi vakıfta ... İdaresinin ivaz hakkı bulunmadığından kabul edilecek şerh sahih bir vakıfa ait ise, terkin ivaz karşılığı yapılacaktır....
Mahkemece dava kabul edilmiş hükmü davalı ... temyiz etmiştir. 1-Yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve tüm dosya kapsamına göre davalının tüm temyiz itirazları doğru görülmemiş, reddi gerekmiştir. 2-Dava konusu 166 ada 1, 2, 3, 5, 6 ve 7 parseller hükmen tescil yolu ile davacı ve davaya muvafakat eden diğer davacıların miras bırakanı ... ... ... adına tescilen tesis edilen 8.9.1988 tarih ve 68 numaralı tapu kaydından gelmektedir. ... tapu kaydından imar uygulaması sırasında yansıtılanın aksine “... Vakfı” şerhi bulunmamaktadır. Dolayısıyla çekişme konusu taşınmazlar kaydı üzerine vakıf şerhinin düşülmesi yasal bir nedene dayanmamaktadır. Mahkemece davanın kabul edilmesinde açıklanan nedenle yasaya aykırı bir yön yok ise de davacının miras bırakanı 6 parselde 265/443, 7 parselde ise 345/555 pay sahibi olduğundan 6 ve 7 parsellere ilişkin davanın miras bırakanın payı üzerinden kabulü gerekirken şerhin dava dışı paydaşları da kapsayacak şekilde kaldırılması Yasaya aykırıdır....
Davalı, dava konusu taşınmazlardan dükkana herhangi bir müdahalesinin bulunmadığını, meskende ise kira ilişkisine istinaden oturduğunu ve kira bedelini A. K..'in mirasçısı olan A. K.. isimli kişiye ödediğini belirterek davanın reddini savunmuştur. Davanın reddine dair verilen karar, Yargıtay 3....


