"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hâkimliği Taraflar arasındaki davada Patnos Asliye Hukuk ve Patnos Sulh Ceza Mahkemelerince ayrı ayrı görevsizlik kararı verilmesi nedeni ile yargı yerinin belirlenmesi için gönderilen dosya içindeki tüm belgeler incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Dava; elektrik abonelik sözleşmesinden kaynaklanan cezai yaptırım bedelinin iptali istemine ilişkindir. Patnos Asliye Hukuk Mahkemesince, davanın idari para cezalarına karşı yapılan itiraz niteliğinde olduğu, idari para cezalarının iptali için Sulh Ceza Mahkemesine başvurulabileceği gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiştir. Patnos Sulh Ceza Hakimliği ise itiraz başvurusuna konu işlemin idare tarafından verilmiş idari para cezası olmadığı, davanın bu niteliğiyle Sulh Ceza Hakimliğince incelenemeyeceği gerekçesiyle görevsizlik kararı vermiştir....
Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile sanığın ceza aldığı, bahse konu ceza kararında koruma polisine ilişkin ifadelerin bulunduğu, ceza kararının istinaf aşamasından geçtikten sonra Yargıtay ... Ceza Dairesinin kararı ile... tarihinde onandığı, buna göre ceza dosyasının idareye başvuru yapıldığı tarihte henüz kesinleşmediği, davacılar tarafından koruma polisi hakkında idarece soruşturma yapıldığının dava açıldıktan sonra öğrenildiğinin belirtildiği görülmektedir....
YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Milli Savunma Bakanlığı emrinde astsubay olarak görev yapmakta iken emekli olan davacı tarafından, 7145 sayılı Kanun'un 26. maddesi ile 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'ye eklenen geçici 35. maddenin D fıkrası uyarınca rütbesinin geri alınmasına ilişkin … tarih ve … sayılı işlemin iptali istenilmiştir....
Mahkemece, davanın kabulü ile Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı,...Sosyal Güvenlik Kurumu İl Müdürlüğü, Sağlık Sosyal Güvenlik Merkezinin 26.08.2013 tarih ve 83770546/2/3120802/13964279 sayılı uyarı ve para cezasına ilişkin işlemin iptaline, bu işlemlerden dolayı davalı kurumca tahakkuk ettirileceği bildirilen 29.517,58 TL ve edimlerden ötürü davacının borçlu olmadığının tespitine karar verilmiş; hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava, uygulanan ceza-i işlemin iptali ve borçlu olmadığının tespiti talebine ilişkin olup, davacı, sahibi olduğu eczane ile davalı kurum mensuplarına ilaç temin ettiğini, davalı tarafından kendisine haksız olarak uyarı ve cezai şart bildirim işleminden kaynaklanan ve davalı kurumca 29.517,58 TL ceza uygulandığını beyanla işlemin iptali ile borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini istemiş, davalı ise sözleşmenin ilgili maddelerinin haklı olarak uygulandığını savunarak davanın reddini dilemiştir....
Öte yandan, dava dilekçesi içeriğinde Türkiye Sualtı Sporları Federasyonu tarafından davacı hakkında verilen tedbiren faaliyetten men kararından ve bu kararın verilmesine neden olan süreçten bahsedildikten sonra iptali istenilen düzenlemenin dalış merkezi işletmeleri nezdinde yarattığı öne sürülen sorunlara ve mağduriyetlere yer verilerek dava konusu düzenlemenin iptalinin istenildiği, ancak söz konusu tedbiren men kararının iptali istenilen düzenlemeye dayanılarak tesis edildiğinin ortaya konulamadığı görülmektedir. Bu durumda, dalış merkezi faaliyetinin tedbiren durdurulmasına dair Türkiye Sualtı Sporları Federasyonu kararının dava konusu düzenleyici işlemin uygulama işlemi niteliğinde olmadığı anlaşıldığından, 03/03/1990 tarih ve 20450 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren düzenleyici işlemin iptali istemiyle 07/09/2023 tarihinde açılan işbu davanın süre aşımı nedeniyle esasının incelenmesine olanak bulunmamaktadır....
Diğer taraftan, hukukun genel ilkelerinden olan ve Anayasımızın 38.maddesinde ifadesini bulan suç ve cezaların kanuniliği ilkesi gereği ceza ve ceza yerine geçen güvenlik tedbirleri ancak kanunla konulur, kimseye suçu işlediği zaman kanunda o suç için konulmuş olan cezadan daha ağır bir ceza verilemez, idarece kişinin hürriyetinin kısıtlanması sonucunu doğuran bir müeyyide uygulanamaz. Dosyanın incelenmesinden, davacıya kanunların suç saydığı fiillerinden dolayı yine kanunla öngörülen cezanın verildiği ve bu ceza infaz edilerek davacının tahliye olduğu, dava konusu işlemin ise davacının tahliye olduktan sonra aşırı sol görüşlü kişilerle temas halinde bulunduğu sebebine dayandırıldığı ve yurtdışına çıkmasında genel güvenlik bakımından başkaca bir sakınca tesbit edilmeyip, "Yurdışına çıkması halinde Ülkemiz aleyhinde faaliyetlerde bulunabileceği" varsayımıyla tesis edildiği anlaşılmaktadır....
zamanaşımı süresinin uygulanacağı; bu itibarla, dava konusu 170.000,00-TL'lik idarî para cezasının 50.000,00-TL'lik kısmına ilişkin olarak, fiilin tespit edildiği 15/11/2007 tarihinden itibaren 4 yıllık zamanaşımı süresi dolduktan sonra 12/08/2012 tarihli Kurul kararıyla işlemin tesis edildiği anlaşıldığından, 50.000,00-TL'lik kısım açısından işlemin iptaline karar verilmesi gerekiği sonucuna ulaşılmıştır....
verme zamanaşımının dolmuş olması sebebiyle dosyanın bu bölümlerinin işlemden kaldırılmasına karar verildiği; bu işlemin iptali istemiyle ......
YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Öğretmen olarak görev yaptığı kurumun 667 sayılı KHK kapsamında kapatılması nedeniyle çalışma izni iptal edilen davacı tarafından çalışma izninin iptaline ilişkin işlemin iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ......
İdare Mahkemesinde açılan davada verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararı ile, dava dilekçesinde, davacı tarafından 701 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin işlemin iptali istemi ile birlikte kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin işleme karşı Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonu'na yapılan başvurunun reddedilmesine ilişkin ... sayılı kararın da iptali isteminde bulunulduğu, kanun hükmünde kararname ile kamu görevinden çıkarma işleminin idari davaya konu olamayacağı da dikkate alındığında, davacının KHK ile kamu görevinden çıkarılması işleminin mi, yoksa 685 sayılı KHK uyarınca Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonu'na yapılan başvurunun reddine dair … sayılı kararın mı iptalinin istenildiği konusunda tereddüt oluştuğu, dava dilekçesinin bu yönüyle 2577 sayılı Kanun'un 3. maddesi hükmüne aykırılık teşkil ettiği, bu itibarla, davanın konusunun ve bu bağlamda iptali talep edilen işlemin tereddüte mahal bırakmayacak şekilde Olağanüstü Hal İşlemleri...


