"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi Tarih ve numarası yukarıda yazılı hükmün incelenmesi sırasında Özel Daireler arasında meydana gelen görev uyuşmazlığının giderilmesi istenilmekle, 2797 sayılı Yasa uyarınca toplanan Başkanlar Kurulu'nca dairelerin görevsizlik kararlarıyla dava dosyası incelenerek gereği görüşüldü: Dava, boşanmadan sonra açılan alacak istemine ilişkindir. Uyuşmazlığın bu niteliği itibariyle hükmün temyiz inceleme görevi 3.Hukuk Dairesine aittir. SONUÇ: 3.Hukuk Dairesinin görevsizlik kararının KALDIRILMASINA, dosyanın bu daireye gönderilmesine, 04.07.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi....
/D.." adresinde ikamet ettiği belirtilmişse de, Bağlar İlçe Emniyet Müdürlüğünce tutulan tutanakta küçüğün ve annesinin bu adreste misafir olarak kaldığının tespit edildiği, küçüğü tanıyan babanın 26.12.2014 tarihli duruşmada küçüğün ve annesinin İstanbul'da kendi yanında kaldıklarını beyan ettiği gerekçesiyle yetkisizlik kararı verilmiştir. TMK'nın 337/2. maddesinde "Ananın, küçük, kısıtlı veya ölmüş ya da velayetin kendisinden alınmış olması durumunda hakimin çocuğun menfaatine göre vasi atayacağı veya velayeti babaya tevdii edeceği" öngörülmüştür. Türk Medenî Kanununun 411. maddesine göre, "Vesayet işlerinde yetki, küçüğün veya kısıtlının yerleşim yerindeki vesayet dairelerine aittir." Aynı Kanunun 19/1. maddesi uyarınca "Yerleşim yeri, bir kimsenin sürekli kalma niyetiyle oturduğu yerdir." Dosya kapsamından, her ne kadar Çakmak Polis Merkez Amirliğinin 29/08/2014 ve 04/06/2015 tarihli yazılarından küçüğün, annesi ile birlikte "Y.. E.. Mah. .. Sk. No:../.. B.....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi Vesayet hukukuna ilişkin olarak yetki ve izin verilmesi hakkında açılan davada .... Sulh Hukuk, ............ Sulh Hukuk (.......... Sulh Hukuk) ve ......... Aile Mahkemelerince ayrı ayrı yetkisizlik ve görevsizlik kararı verilmesi nedeni ile yargı yerinin belirlenmesi için gönderilen dosya içindeki tüm belgeler incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Dava, kısıtlanarak annesinin velayeti altında bırakılan ergin çocuğun mirasen kalan taşınmaz hisselerinin satışı ve taksimi için vasi olan annenin izin isteğine ilişkin olarak açılmış, yargılama sırasında izin istemi davası bu davadan tefrik edilerek, iş bu davaya vasinin görev süresinin uzatılması ve vasiden hesap işlemleri istemine ilişkin olarak devam edilmiştir. Dosya kapsamından, 1975 doğumlu ...'nin .... Sulh Hukuk Mahkemesinin 1999/93 E. - 1999/88 K. sayılı ilâmı ile kısıtlanarak, annesi ...'nin velayeti altında bırakıldığı, .............
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Beraat Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü: Müştekinin telefonunun 24.07.2013 tarihinde gece 23.00 sıralarında kahvehanenin dışında bulunan masanın üzerinden çalındığı, telefonun çalınmasından iki gün sonra bu telefon ile suça sürüklenen çocuğun annesine ait hat takılarak görüşmeler yapıldığının tespit edildiği, suça sürüklenen çocuk ve annesinin hatlarının çalındığı yönünde savunmalarda bulunmuşlarsa da; dosya içerisinde bu hat ile yapılan görüşmelerin tespit edildiği, soruşturma aşamasında bu hat ile görüşme yapılan şahıslardan birinin suça sürüklenen çocuğun yeğeni olduğu anlaşılmakla, bu hat ile yapılan telefon görüşmelerinin tespit edilerek görüşme yapılan kişilerin dinlenilmesi, bu görüşmeleri hatırlamasalar bile hattı çalan 3. bir kişinin suça sürüklenen çocuğun yakınlarını aramasının hayatın olağan akışına...
annesinin söylediği sözler nedeniyle moralinin bozuk olduğunu, karnının aç olduğunu söyleyip annesinin uyumamasını istediği, bu telefonu alan suça sürüklenen çocuğun annesinin maktulden evden gitmesini istediği, ancak maktulün biraz kalacağını ve suça sürüklenen çocuk ile tanışmak istediğini söyleyerek evden ayrılmak istemediği, suça sürüklenen çocuğun saat 01.30 – 02.00 sıralarında eve geldiği, kapının arkasında evin anahtarının takılı olması nedeniyle kapıyı açamadığı, zili çaldığı, bu sırada annesinin içeride bulunan sevgilisi maktul ...’ı suça sürüklenen çocuk ile daha sonra bir şekilde tanıştıracağını söyleyerek yatak odasına saklanması için ikna ettiği ve hemen sonra oğluna kapıyı açtığı, içeri giren suça sürüklenen çocuğun annesine neden kapıyı geç açtığını sorduğu, annesinin balkonda olduğunu kapıyı duymadığını söylediği, suça sürüklenen çocuk ...’in kendi odasında gidip üzerini değiştirdikten sonra salonda televizyon izlemeye başladığı, annesine bir tuhaf olduğunu söylediğinde...
Velayetin düzenlenmesinde asıl olan çocuğun üstün yararı ve menfaatidir. 4787 sayılı Aile Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yargılama Usullerine Dair Kanun'un 5. maddesi gereğince aile mahkemesi bünyesinde bulunan psikolog, pedegog ve sosyal çalışmacıdan oluşan uzmanlardan, her iki ebeveyn ve çocukla görüşmek suretiyle inceleme ve rapor istenip, tarafların barınma, gelir, sosyal ve psikolojik durumlarına göre çocuğun sağlıklı gelişimi için velayeti üstlenmeye engel bir durumun bulunup bulunmadığı araştırıldıktan sonra, velayet hakkında bir karar verilmesi gerekir.Somut olayda, mahkemece psikolog, pedegog ve sosyal çalışmacıdan oluşan uzmanlara rapor tanzim ettirilmemiştir.O halde mahkemece, yukarıda belirtilen kıstaslar dikkate alınarak uzman raporu tanzim ettirilerek diğer delillerle birlikte değerlendirildikten sonra, gerçekleşecek sonucu uyarınca karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve kanuna aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir....
Velayetin düzenlenmesinde asıl olan çocuğun üstün yararı ve menfaatidir. 4787 sayılı Aile Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yargılama Usullerine Dair Kanun'un 5. maddesi gereğince aile mahkemesi bünyesinde bulunan psikolog, pedegog ve sosyal çalışmacıdan oluşan uzmanlardan, her iki ebeveyn ve çocukla görüşmek suretiyle inceleme ve rapor istenip, tarafların barınma, gelir, sosyal ve psikolojik durumlarına göre çocuğun sağlıklı gelişimi için velayeti üstlenmeye engel bir durumun bulunup bulunmadığı araştırıldıktan sonra, velayet hakkında bir karar verilmesi gerekir.Somut olayda, mahkemece psikolog, pedegog ve sosyal çalışmacıdan oluşan uzmanlara rapor tanzim ettirilmemiştir.O halde mahkemece, yukarıda belirtilen kıstaslar dikkate alınarak uzman raporu tanzim ettirilerek diğer delillerle birlikte değerlendirildikten sonra, gerçekleşecek sonucu uyarınca karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve kanuna aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir....
Y A R G I T A Y K A R A R I Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Davacı dilekçesinde; davalı ile ........... Asliye ... (Aile) Mahkemesinin 2012/156-174 E.K.sayılı ilamı ile anlaşmalı olarak boşandıklarını, müşterek çocuk ............'ın velayetinin kendisine verildiğini ancak nafakaya hükmedilmediğini, boşanmadan sonra şartların değiştiğini, çocuğun ihtiyaçlarının arttığını belirterek müşterek çocuk lehine aylık 300 TL nafakanın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı; ekonomik gücü olmadığından nafaka talebine ilişkin davanın reddini savunmuştur....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Boşanmadan Sonrası Açılan Manevi Tazminat Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı erkek tarafından temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: Boşanma sebebiyle manevi tazminata hükmedebilmek için, boşanmaya sebep olan olayların, talep eden eşin kişilik haklarına saldırı niteliğinde olması zorunludur. (TMK m. 174/2). Davalı kadının zinası sebebiyle, tarafların, Türk Medeni Kanununun 161. maddesine göre boşanmalarına karar verilmiş, bu sebeple verilen boşanma kararı 22.02.2013 tarihinde kesinleşmiştir. Boşanma sebebi olarak kabul edilen ve diğer eşin kişilik haklarına saldırı teşkil eden maddi olay sebebiyle kişilik hakları zedelenen taraf, manevi tazminatı boşanmadan sonra da isteyebilir....
Uyuşmazlık, boşanmadan sonra açılan Türk Medeni Kanununun 174. maddesine dayalı maddi ve manevi tazminata ilişkin olup, boşanmadan önceki olaylara ve hususa dayanılarak açıldığından uyuşmazlığın ... 1. Aile Mahkemesinde görülerek sonuçlandırılması gerekmektedir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 6100 sayılı HMK’nın 21 ve 22. maddeleri gereğince ... 1. Aile Mahkemesinin YARGI YERİ OLARAK BELİRLENMESİNE 10/10/2016 gününde oy birliğiyle karar verildi....


