"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Karşılıklı Boşanma-Aile Konutu Şerhi Konulması Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı-karşı davacı kadın tarafından; nafaka ve tazminatların miktarı yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: 1-Dosyadaki yazılara ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına göre davalı-karşı davacı kadının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir. 2-Tarafların gerçekleşen sosyal ve ekonomik durumlarına, nafakanın niteliğine, günün ekonomik koşullarına göre davalı-davacı kadın yararına takdir edilen yoksulluk nafakası miktarı azdır. Mahkemece Türk Medeni Kanununun 4. maddesindeki hakkaniyet ilkesi de dikkate alınarak daha uygun miktarda nafakaya hükmedilmesi gerekir....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Boşanma-Aile Konutu Şerhi Konulması Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, davalı erkek tarafından, tamamı yönünden, davacı kadın tarafından katılma yoluyla tazminatlar ve yoksulluk nafakasının miktarları yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: 1-Davalı erkeğin temyiz dilekçesi, davacı kadın vekiline 15.10.2014 tarihinde tebliğ edilmiştir. Hükmü temyiz etmemiş olan tarafın, diğer tarafın temyizine cevapla hükme ilişkin itirazlarını bildirmek suretiyle hükmü katılma yolu ile temyizi mümkün (HUMK md. 433/2) ise de, bu şekilde yapılan temyizin süresi, temyiz dilekçesinin tebliğinden itibaren on gündür. Bu süreden sonra verilen cevap dilekçesindeki itirazların temyizen incelenmesi artık mümkün değildir....
"İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (Aile ) Mahkemesi DAVA TÜRÜ :Karşılıklı Boşanma - Aile Konutu Şerhi Konulması Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, davalı-davacı kadının tüm, davacı-davalı kocanın aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir. 2-Kişisel ilişki anne, baba ile çocuk arasında anne baba duygularını tatmin edecek nitelikte olmalıdır....
ve sayısı belirtilen kararı ile; a.Aile Konutu Şerhi talebi açısından: davacı ... ve davalı ...'...
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi DAVA TÜRÜ :Boşanma -Tapu iptali ve Tescil - Aile Konutu .Şerhi Konulması Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm temyiz edilerek; temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması istenilmekle; duruşma için belirlenen 05.11.2013 günü temyiz eden davalı ... vekili Av. ... geldi. Karşı taraf davacı-davalı ... ile vekili gelmediler. Davalılardan ... ile vekili de gelmediler. Gelenin konuşması dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için duruşmadan sonraya bırakılması uygun görüldü....
Hukuk Dairesi DAVA TÜRÜ : Boşanma-Aile Konutu Şerhi Konulması Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda bölge adliye mahkemesi hukuk dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı kadın tarafından, nafakaların ve tazminatların miktarı yönünden; davalı erkek tarafından ise kusur belirlemesi, nafakalar ve tazminatlar yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, tarafların aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir. 2-Tarafların tespit edilen ekonomik ve sosyal durumları, boşanmaya yol açan olaylardaki kusur dereceleri, paranın alım gücü, kişilik haklarına yapılan saldırı ile ihlâl edilen mevcut ve beklenen menfaat dikkate alındığında davacı kadın yararına takdir edilen maddi ve manevi tazminat azdır....
İlgili Hukuk 4721 sayılı Kanun'un 6 ncı, 193 üncü ve 194 üncü maddesi, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 297 nci, 323 üncü, 326 ncı, ve 331 inci maddesi, 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddesi. 3.Değerlendirme Dava, aile konutu şerhi konulması talebiyle açılmış olup İlk Derece Mahkemesince taşınmazın aile konutu olmadığı belirtilerek davanın reddine, yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, davalı yararına vekâlet ücretine hükmedilmiştir. Hükmün davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince tarafların boşandığı gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yerine yeniden hüküm kurulmasına, dava konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir....
DAVA Davacı kadın vekili dava dilekçesinde özetle; davalı erkeğin müvekkilinin çalışmasını engellediğini, müvekkiline fiziki ve psikolojik şiddet uyguladığını, evin ve çocukların ihtiyacını karşılamadığını, küçültücü söz ve davranışlarda bulunduğunu, kızını boşanma sürecinde tehdit ettiğini, başka kadınlarla görüştüğünü, evi terk ettiğini belirterek tarafların 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 166 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca boşanmalarına, velâyetin anneye tevdiine, aylık 1.000,00 TL tedbir ve iştirak; aylık 1.000,00 TL tedbir ve yoksulluk nafakasına, nafakaların TÜFE oranında artırılmasına, 50.000,00 TL maddî, 50.000,00 TL manevî tazminata, aile konutu ve eşyaların müvekkile ve ortak çocuklara tashihine, oturulan taşınmaza aile konutu şerhi konulmasına ve erkeğin tasarruf yetkisinin sınırlandırılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II....
Mahkemece verilen hüküm, davalı taraflarca temyiz edilmiş, Dairemizin 11.10.2016 gün, 2016/11753 esas ve 2016/13705 karar sayılı ilamıyla '"Dava, aile konutu olduğu ileri sürülen taşınmazın, davacı eşin rızası alınmadan davalı ... tarafından diğer davalıya satış yoluyla yapılan devir sonucu oluşan tapu kaydının iptali ile yeniden davalı eş ... adına tescili, tapu kaydına aile konutu şerhi konulması istemine ilişkin olup, 24.04.2013 tarihinde açılmıştır. Davacı ile davalı ...'ın evliliği karardan sonra 11.02.2015 tarihinde kesinleşen boşanma kararı ile sona ermiştir. Bu durumda "aile konutuyla" ilgili Türk Medeni Kanununun 194/1 maddesine dayanan davanın esası konusuz kalmıştır....
Değerli çoğunluk, aile konutu olarak özgülenen taşınmaz malın maliki olan eş, diğer eşin “açık rızası bulunmadan” üzerinde aile konutu şerhi bulunmayan taşınmazını devretmişse/üzerindeki hakları sınırlamışsa işlem tarafı üçüncü kişinin varsa “iyiniyeti korunur” düşüncesindedir. Düşüncemize göre aile konutu olarak özgülenen taşınmaz malın maliki olan eş, diğer eşin “açık rızası bulunmadan” üzerinde şerh bulunmayan aile konutunu devretmişse/ üzerindeki hakları sınırlamışsa hiçbir şekilde işlem tarafı üçüncü kişinin “iyiniyeti korunmaz.” Başka bir anlatımla değerli çoğunluk, aile konutu olarak özgülenen taşınmazın maliki olmayan eş tarafından, tapu kütüğüne konutla ilgili gerekli şerhin verilmesini istememişse işlem tarafı üçüncü kişinin “kötüniyetini kanıtlamak” (TMK m. 1023) zorundadır....


