WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 10 Haziran 2026

"İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi DAVA TÜRÜ :Boşanma-Nafaka Taraflar arasındaki "boşanma" davası ile "nafaka" davasının birleştirilerek yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-davalı (koca) tarafından, kadın için boşanma davasında takdir edilen tedbir nafakası yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: Dosyadaki yazılara ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına göre yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı harcın temyiz edene yüklenmesine, peşin alınan harcın mahsubuna ve 119.00 TL. temyiz başvuru harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi.19.12.2013 (Prş.)...

O halde mahkemece yapılacak iş, l0.04.l992 tarihli 7/4 sayılı içtihadı birleştirme kararı gözetilerek yeniden karar oluşturmaktan ibarettir. 2-Davacı-davalı kadın 13.05.2014 tarihinde açtığı dava ile kendisi ve reşit olmayan müşterek çocukları için tedbir nafakası talep etmiştir. Davalı-davacı erkek ise 24.11.2014 tarihli birleşen boşanma davası ile boşanma ve müşterek çocukların velayetini talep etmiştir. Mahkemece hükümle erkeğin birleşen boşanma davasının kabulü ile tarafların boşanmalarına, velayete ve davacı-davalı kadın ve müşterek çocuk ...lehine nafakaya hükmedilmiş, kadının nafaka davasına ilişkin ise “boşanma kararı ile nafakaya hükmedildiği” gerekçesiyle karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilmiştir. Davacı-davalı kadının tedbir nafakalarına ilişkin talebi bağımsız bir dava olup birleşen boşanma davasından önce açılmıştır. Davaların birleştirilmesi halinde de her dava bağımsız niteliğini korur....

DAVA TÜRÜ : Boşanma - Tedbir Nafakası Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda bölge adliye mahkemesi hukuk dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-davalı erkek tarafından; kendi davasının reddi yönünden, davalı-davacı kadın tarafından ise; tedbir nafakasının miktarı ve nafaka ödeme süresinin sınırlandırılması yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: 1-Davalı-davacı kadının tedbir nafakasının miktarına yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; Hukuk Genel Kurulu'nun 30.03.2005 gün ve 196-239 sayılı kararında nafaka davalarında temyiz edilebilirlik sınırının belirlenmesinde, bağlanan yıllık nafaka miktarının gözetileceği hüküm altına alınmıştır....

Somut olayda; davacı vekili, ıslah dilekçesinde; davacı yararına dava tarihinden itibaren aylık 600 TL tedbir nafakası ödenmesini, 06.11.2013 tarihinden itibaren de aylık 600 TL yoksulluk nafakası olarak devamına karar verilmesini talep etmektedir. Bu şekliyle, davacı taraf, davasını kısmen ıslah etmiş durumdadır. Tedbir nafakası, evlilik birliği içinde, evlilik birliğinin devamı süresince hükmedilebilen bir nafaka türüdür. Yoksulluk nafakası ise, evliliğin sona ermesinden sonra hüküm ve sonuçlarını doğuran, boşanmaya bağlı hükmedilebilen bir nafaka türüdür. Bu nedenle, henüz boşanma gerçekleşmeden, evlilik birliği içinde ayrı yaşamada haklılık iddiasıyla açılan nafaka davasında; kısmen ıslah yoluyla, boşanmadan sonra hüküm ve sonuçlarını doğuran yoksulluk nafakası talep edilmesi mümkün değildir. Zira, kısmen ıslahla, yapılmış olan bir usul işlemi düzeltilmektedir....

Aile Mahkemesinin 2013/209 E., 2013/857 K. sayılı kararı ile 300,00TL tedbir nafakasına hükmedildiğini, daha fazla bu evliliği sürdürmek istemeyen müvekkilinin davalı aleyhine boşanma davası açtığını, Zonguldak 2. Aile Mahkemesinin 2013/472 E., 2014/255 K. sayılı kararı ile boşandıklarını, boşanma kararının kesinleşmesi ile tedbir nafakasının sona erdiğini, davalının TTK Merkez Laboratuarından şef olarak emekli olduğunu, aylık 1.350,00TL emekli maaşı aldığını ileri sürerek müvekkili için aylık 500,00TL yoksulluk nafakasına hükmedilmesini talep etmiştir. Davalı; davacı ile Zonguldak 2. Aile Mahkemesinin 20.06.2014 tarihinde kesinleşen kararı ile boşandıklarını, boşanma sürecinde davacının herhangi bir nafaka talebi olmadığını, bakma yükümlülüğünün ortadan kalktığını, boşanma tarihinden itibaren kendisinden bir şey isteme hakkı olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur. Mahkemece; tarafların Zonguldak 2....

Somut olayda davacı, "ayrı yaşamada haklılık" olgusuna dayalı olarak tedbir nafakası isteminde bulunmuştur. Bu iddiasını boşanma davasının reddinden sonra müşterek hayatın devam ettirilememesi nedenine dayandırmaktadır. Ancak, mahkemece, boşanma davasında tarafların eşit kusurlu olduğu gerekçesi ile ayrı yaşamada haklı olmadığından bahisle davanın reddine karar verilmiştir.Evlilik birliğinin kendisine yüklediği görevleri yerine getirmeyen (birlikte yaşamaktan kaçınan) davacı aleyhine boşanma davası açan davalı olayda kusurlu olup, davacının; TMK.nun 197/3. maddesi gereğince nafaka talep etme hakkı bulunmaktadır.Kaldı ki, davacı; TMK.nun 196/1. maddesi gereğince de, ailenin geçimi için davalının yapacağı parasal katkının belirlenmesini de mahkemeden talep edebilir....

Asliye Hukuk Mahkemesi (Aile) 2012/83 E 2013/354 K.numaralı dosyası ile boşanma davası açtığını; ancak, davanın reddedildiğini; davada davacı lehine 250 TL nafakaya karar verildiğini; ancak, dosyanın kesinleşmesi ile nafakanın son bulduğunu; halen anne ve babası ile yaşadığını ev hanımı olduğunu, hiç bir gelirinin de olmadığını, maddi sıkıntı içerisinde olduğunu, davalının evlilikte kusurlu olduğunu, maddi manevi hiç bir katkıda bulunmadığını, davalının gelirinin oldukça yüksek olduğunu ileri sürerek; davanın kabul edilerek, aylık 500 TL tedbir nafakası bağlanmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı taraf, cevap dilekçesinde özetle; davacının kendisinden nafaka almaya hakkı olmadığını, kusurlu olanın davacı olduğunu, üç defa sebepsiz yere evi terk ederek gittiğini, daha önce boşanma davası açtığını ancak, boşanmayı kabul etmediği için Amasya 1....

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Boşanma Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı kadın tarafından katılma yoluyla nafaka ve tazminatların miktarı yönünden, davalı erkek tarafından ise kadın yararına takdir edilen maddi-manevi tazminat, tedbir ve yoksulluk nafakası yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: Davacı ... .... 26.01.2017 tarihli dilekçesiyle davadan feragat ettiğini bildirmiş ise de tarafların boşanmalarına dair hüküm temyiz edilmeksizin kesinleştiğinden davadan feragat beyanı boşanma hükmü yönünden hukuken geçerli sonuç doğurmaz. Ancak davadan feragat davanın fer'ilerini de kapsar. Bu sebeple feragat gözetilerek bir karar verilmek üzere hükmün kadın yararına takdir edilen nafaka ve tazminatlar yönünden bozulması gerekmiştir....

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Boşanma ve Nafaka Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, davacı-davalı erkek tarafından, kusur belirlemesi, tazminatların ve tedbir nafakalarının miktarı ile birleşen nafaka davasının kabulü yönünden; davalı-davacı kadın tarafından ise, boşanma davasının kabulü, kusur belirlemesi, tedbir nafakasının miktarı ve yoksulluk nafakasına hükmedilmemesi yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle davalı-davacı kadının yoksulluk nafakasını 10.11.2014 tarihli dilekçe ile sözlü yargılama aşamasında talep ettiğinin ve mahkemece bu konuda hüküm kurulmamasında bir isabetsizlik bulunmadığının anlaşılmasına göre, tarafların yerinde olmayan temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda...

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Aile Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Boşanma-Nafaka Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı-davacı kadın tarafından, her iki dava yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: Davacı-davalı erkek tarafından boşanma, davalı-davacı kadın tarafından ise tedbir nafakası talep edilmiş, mahkemece tarafların boşanmalarına, birleşen nafaka davasının da kısmen kabulüne karar verilmiştir. Davalı-davacı kadın, birleşen nafaka davasında Salime Çağıran ve Ömer Yıldız'ı tanık olarak bildirmiş, 01.10.2013 tarihli dilekçesiyle nafaka davasında göstermiş olduğu tanıklarının boşanma davasında da tanık olarak dinlenilmesini talep etmiştir. Davalı-davacı kadının göstermiş olduğu tanıklar dinlenmemiştir. Davalı-davacı kadın isimlerini bildirdiği tanıkların dinlenmesinden açıkça vazgeçmemiştir....

UYAP Entegrasyonu