İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 07.06.2021 tarihli ve 2020/272 Esas, 2021/219 Karar sayılı kararıyla; evlilik birliğinin, eşine ve çocuklarına karşı olumsuz tutum ve davranışlar sergileyen ve ortak konutu terk ederek birlikten kaynaklı yükümlülüklerini yerine getirmeyen davalı kadının tam kusurlu davranışları neticesinde ortak hayatı sürdürmeleri taraflardan beklenmeyecek derecede temelinden sarsıldığı, boşanmaya sebep olan olaylarda davacı erkeğe atfı kabil kusurun tespit edilemediği, bu manada davalı kadının boşanmaya itiraz etme hakkının bulunmadığı, evlilik birliğinin devamında taraflar, müşterek çocuklar ve toplum bakımından korunmaya değer bir yarar kalmadığı anlaşıldığından davanın kabulü ile tarafların evlilik birliğinin sarsılması nedeni ile boşanmalarına ve müşterek çocukların velâyetlerinin babaya verilmesine, anneyle kişisel ilişki kurulmasına karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A....
tarafların evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedeni ile boşanmalarına, aylık 1.000.00 TL tedbir ve yoksulluk nafakasının, 100.000.00 TL maddî ve 100.000.00 TL manevî tazminatın davalıdan alınarak müvekkiline verilmesine, ziynet eşyalarının ve tüm takıların aynen iadesine, bu mümkün olmazsa parasal değerinin müvekkiline ödenmesine karar verilmesi talebinde bulunmuştur....
DAVA Davacı erkek vekili dava dilekçesinde özetle; işinden dolayı kadın ve ailesinin sürekli olarak kendisini aşağıladığını, erkeğin Fransa'd çalıştığını, kadının sürekli olarak kendisinden para istediğini, ne için istediğini sorduğunda ''para bana lazım ne yapacaksın karışma'' şeklinde söylemlerde bulunduğunu, erkeğe haber vermeksizin gezilere katıldığını, kadının bu evlilikteki tek amacının para olduğunu, kadının birlik görevlerini yerine getirmediğini, hakaret ve sinkaflı küfürler ettiğini, gelememesi için beddua ettiğini, erkeğin bilgisi dışında gönderdiği paraları harcadığını, erkek izne geldiğinde yatak odasının kapısını kilitlediğini, kadının eve katkı sağlamadığını iddia ederek, evlilik birliğinin sarsılması nedeni ile tarafların boşanmalarına, yasal faizi ile 200.000.00TL maddî, 100.000,00TL manevî tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Edirne Aile Mahkemesi TARİHİ :13.03.2014 NUMARASI :Esas no: 2013/177 Karar no:2014/142 Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı tarafından yargılama gideri ve vekalet ücreti yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: 1- Davacı tarafından evlilik birliğinin temelinden sarsılması (TMK.md. 166/1) sebebine dayalı olarak açılan davada mahkemece, tarafların boşanma ve mali sonuçları yönünden anlaştıkları, anlaşmalı boşanma koşullarının oluştuğu gerekçe gösterilerek Türk Medeni Kanununun 166/3. maddesi gereğince boşanmalarına karar verilmiştir. Ancak, davacı kendisini vekil ile temsil ettirmiş, bizzat mahkeme huzurunda hazır bulunarak boşanma ve sonuçları hakkında bir irade açıklamasında bulunmamıştır. Vekaletnamesinde özel yetki bulunsa bile vekilin beyanı sonuç doğurmaz....
, evlilik birliğinin temelden sarsılmasında erkeğin kadının yurt dışına gidebilmesi için gördüğü eğitime maddî katkıda bulunmaması, kadına küfür etmesi nedeniyle tam kusurlu olduğu gerekçesi ile asıl davanın kabulü ile tarafların evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedeni ile boşanmalarına, ispatlanamayan karşı davanın reddine, kadının herhangi bir gelirinin olmadığı ve boşanma ile yoksulluğa düşeceği gerekçesi ile davacı karşı davalı kadın yararına 600,00 TL tedbir, yoksulluk nafakası ile kadının kusursuz olması ve erkeğin kadına küfür ederek manevi olarak yıpranmasına neden olduğu gerekçesi ile 15.000,00 TL maddî, 15.000,00 TL manevî tazminatın davalı karşı davacı erkekten alınarak davacı karşı davalı kadına verilmesine, erkeğin ziynet eşya talebinin ise nisbi harç ikmal edilmediğinden ve erkeğin vekilince verilen 29.01.2020 tarihli delil listesinde de harç yatırılmayacağına dair beyan verildiği gerekçesi ile bu talep yönünden davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir....
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davalı erkeğin davacı kadına şiddet uygulamak, hakaret etmek ve evlilik birliğinden doğan sorumluluklarını yerine getirmemek yönündeki davranışları nedeni ile evlilik birliğinin temelinden sarsılmasında tam kusurlu olduğu, davalının cevap dilekçesi sunmadığı hali ile dilekçeler aşamasında tanık deliline dayanmadığı, bu nedenle bildirilen tanıkların dinlenemeyeceği gerekçesi ile tarafların evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedeniyle boşanmalarına ortak çocukların velâyetinin davacı kadına verilmesine ve babayla kişisel ilişki kurulmasına, her bir çocuk için aylık 500,00 TL tedbir karar kesinleştikten sonra iştirak nafakasına, kadın lehine aylık 600,00 TL tedbir karar kesinleştikten sonra yoksulluk nafakasına ve 25.000,00 TL manevî tazminata hükmedilmesine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A....
, sosyal şiddet uyguladığını iddia ederek, asıl davanın reddi ile karşı boşanma davasının kabulü ile evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedeni ile tarafların boşanmalarına, kadın yararına aylık 5.000,00 TL tedbir ve yoksulluk nafakasına, 150.000,00 TL maddî tazminata, 200.000,00 TL manevî tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir. 2.Davalı- karşı davacı kadın vekili 12.11.2021 tarihli ıslah dilekçesinde özetle; taleplerini, dava dilekçesinde talep ettikleri maddî ve manevî tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizleri ile davacı-karşı davalıdan alarak davalı-karşı davacıya verilmesi şeklinde ıslah ettiklerini beyan etmiştir....
ya hediye edildiğini, kadının mesaiye kaldığını söylediği saatlerde..... ile birlikte yaşayacağı evin tadilatını yaptırdığını iddia ederek, tarafların evlilik birliğinin sarsılması nedeni ile boşanmalarına, yararına aylık 2000,00 TL tedbir ve yoksulluk nafakasına, 150.000,00 TL maddî, 150.000,00 TL manevî tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II....
Temyiz Sebepleri Davalı erkek vekili, boşanma davasının kabul kararının yerinde olmadığını, evlilik birliğinin temelinden sarsılmasına sebep olan olaylarda davalı erkeğin kusurunun bulunmadığı, davacı kadının oturdukları eski ve sobalı evden taşınmak istememesi sebebiyle fiili ayrılığın başladığını, davalı erkeğin hastalığı dolayısıyla sobalı evde yaşamasının olanaksız olduğunu, maddî tazminat ile nafaka koşullarının oluşmadığını ve miktarlarının fahiş olduğunu, bu nedenlerle bölge adliye mahkemesi kararının usul ve kanuna aykırı bulunduğunu ileri sürerek; kararın tüm yönleriyle bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, evlilik birliğinin temelinden sarsılması hukuki sebebine dayalı boşanma istemine ilişkin olup, uyuşmazlık, davanın kabul koşullarının oluşup oluşmadığı, hangi tarafın kusurlu olduğu, maddî tazminat koşullarının oluşup oluşmadığı, miktarının çok olup olmadığı noktalarında toplanmaktadır. 2....
İkinci Bozma Kararı 1.Bozmaya uyan Mahkemece verilen 31.03.2022 tarihli kararla; erkeğin dava tarihinden sonra vefat etmesi nedeni ile evlilik birliğinin ölüm ile sona erdiğinin anlaşılması karşısında tarafların karşılıklı boşanma talepleri hakkında karar verilmesine yer olmadığına, erkeğin mirasçılarının davaya dahil olması karşısında davaya, boşanma davası açılmasına neden olan olaylarda hangi tarafın kusurlu olduğuna ilişkin inceleme yapmak üzere devam edilmesine, erkeğin kadını annesinin evine bırakarak arayıp sormadığı ve ortak çocuk ile ilgilenmediği, duygusal şiddete neden olduğu, erkeğin eve dönmesi için kadına ihtarname gönderdiği, bu tarihten önce yaşanan olayları affetmiş sayıldığına, erkeğin boşanma davası açılmasına neden olan olaylarda tam kusurlu olduğuna, kadına kusur yüklenebilecek bir eylemin varlığına ise rastlanmadığına, evlilik birliğinin ölüm ile sona ermesi ile taraflar arasında gerçekleşmiş boşanma bulunmaması nedeni ile konusuz kalan boşanmanın ferisi niteliğinde...


