Taraflar arasındaki “evlilik birliğinin temelinden sarsılması sebebine dayalı boşanma” davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, Yahyalı Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesince verilen davanın kabulüne dair karar davacı vekilinin temyizi üzerine Yargıtay 2. Hukuk Dairesince yapılan inceleme sonunda bozulmuş, Mahkemece Özel Daire bozma kararına karşı kısmen direnilmiştir. 2. Direnme kararı taraf vekillerince temyiz edilmiştir. 3. Hukuk Genel Kurulunca dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: I. YARGILAMA SÜRECİ Davacı İstemi: 4....
söz konusu vakıanın sabit görülemeyeceği, kadının erkeğe atfen ileri sürdüğü diğer vakıaların ise kadının hukuka uygun olarak dayandığı deliller çerçevesinde sabit olmadığı; her ne kadar taraflar cinsel birliktelik kuramadıklarıyla ilgili olarak birbirlerine kusur atfetmişler ise de tarafların karşılıklı ileri sürdükleri cinsil birliktelik kurumumu sebeplerini hukuka uygun deliller çerçevesinde ispat edemedikleri ancak az evvel de belirtildiği üzere cinsel birliktelik kuramadıklarının ise kendi beyanlarından anlaşıldığı; tüm bunlardan olarak taraflar arasındaki evlilik birliğinin tarafların az evvle açıklandığı şekliyle sübut bulan eylemleri nedeniyle, evliliğin devamı taraflardan beklenemeyecek ölçüde temelinden sarsıldığı, evlilik birliğinin temelinden sarsılmasına neden olan olaylarda tarafların eşit kusurlu olduğu gerekçesi ile her iki davanın kabulü ile tarafların evlilik birliğinin temelinden sarsılması sebebi ile boşanmalarına, taraflar eşit kusurlu olduğundan tarafların maddî...
CEVAP Davalı cevap ve karşı dava dilekçesinde özetle; ihtarın yasaya uygun olmadığını geçerli olmadığını davacının müvekkilini davet ettiği konutun ortak hayatın devam ettiği konut olmadığını, tarafların uzun zamandır ayrı yaşadıklarını, kendisinin terk edildiğini, davacı erkeğin evlilik birliğinin gerektirdiği sorumlulukları yerine getirmediğini, kişilik haklarının zedelendiğini iddia ederek asıl davanın reddine, karşı davalarının kabulü ile evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedeni ile boşanmalarına karar verilmesi, müvekkili lehine aylık 750,00 TL tedbir ve yoksulluk, 20.000,00 maddî ve 50.000,00 manevî tazminata hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tarafların, terk tarihinden önce ...'...
Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin 24.02.2020 tarihli ve 2020/129 Esas, 2020/327 Karar sayılı kararı ile erkeğin açmış olduğu zina hukuksal sebebine dayalı boşanma hükmünün taraflarca istinaf edilmemiş olması nedeniyle eşlerin 05.01.2018 tarihinde zina sebebiyle boşanmalarının kesinleştiği, zinanın mutlak boşanma sebebi olması karşısında artık genel boşanma sebebi şartlarının oluşup oluşmadığına bakılamayacağı, evlilik boşanma ile sona erdiğinden erkeğin ve kadının açmış oldukları TMK’nın 166 ncı maddesine dayalı evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedenine dayalı davaları hakkında bir karar verilemeyeceği, kadının zina kusurunun kesinleştiği, zinadan önce erkek eş tarafından gerçekleştirilen kusurlu davranışların evlilik birliğinin devam etmesi nedeni ile kadın tarafından affedilmiş sayılması gerektiği, dolayısıyla kadının zinası karşısında erkeğin eşine şiddet uygulaması ve evin aboneliklerini iptal ettirmesi, ayrıca manevi anlamda bağımsız konut temin etmemesi nedenleri...
DAVA Davacı erkek vekili dava dilekçesinde özetle; tarafların evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedeni ile boşanmalarına, müvekkili lehine 20.000,00 TL manevî tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davalı kadın vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın davasının reddi ile lehine tedbir ve yoksulluk nafakası ile maddî ve manevî tazminata hükmedilmesini, takıların tarafına iadesini talep ve beyan etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı erkeğin iddialarını ispat edemediği, aksine haklı neden olmaksızın evden ayrılan davacı erkeğin tam kusurlu olduğu gerekçesi ile boşanma davasının reddine, davalı kadın tarafından takıların iadesi istemi yönünden usulüne uygun açılmış bir dava bulunmadığından bu talep hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A....
DAVA Davacı erkek vekili dava dilekçesinde özetle; işinden dolayı kadın ve ailesinin sürekli olarak kendisini aşağıladığını, erkeğin Fransa'd çalıştığını, kadının sürekli olarak kendisinden para istediğini, ne için istediğini sorduğunda ''para bana lazım ne yapacaksın karışma'' şeklinde söylemlerde bulunduğunu, erkeğe haber vermeksizin gezilere katıldığını, kadının bu evlilikteki tek amacının para olduğunu, kadının birlik görevlerini yerine getirmediğini, hakaret ve sinkaflı küfürler ettiğini, gelememesi için beddua ettiğini, erkeğin bilgisi dışında gönderdiği paraları harcadığını, erkek izne geldiğinde yatak odasının kapısını kilitlediğini, kadının eve katkı sağlamadığını iddia ederek, evlilik birliğinin sarsılması nedeni ile tarafların boşanmalarına, yasal faizi ile 200.000.00TL maddî, 100.000,00TL manevî tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II....
ödenmesine hükmedildiği gerekçesi ile her iki davanın kabulüne, tarafların 4721 sayılı Kanun'un 166 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedeniyle boşanmalarına, ortak çocuğun velâyetinin anneye verilmesine, ortak çocuk yararına aylık 300,00 TL tedbir ve iştirak nafakasına, kadın yararına aylık 400,00 TL tedbir ve yoksulluk nafakasına, kadın yararına 10.000,00 TL maddî ve 10.000,00 TL manevî tazminata, kadının 4721 sayılı Kanun'un 162 nci maddesi uyarınca hayata kast ve pek kötü veya onur kırıcı davranış nedeniyle boşanma davasının reddine karar verilmiştir....
Asliye Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 03/03/2015 NUMARASI : 2015/96 - 2015/79 Taraflar arasındaki boşanma istemine ilişkin davada Kaman Asliye (Aile) Hukuk ve Gölbaşı (Ankara) 1. Asliye (Aile) Hukuk Mahkemelerince ayrı ayrı yetkisizlik kararı verilmesi nedeni ile yargı yerinin belirlenmesi için gönderilen dosya içindeki tüm belgeler incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Dava, evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedeniyle boşanma istemine ilişkindir. Kaman Asliye (Aile) Hukuk Mahkemesince, davacı-karşı davalının Ankara ili, Etimesgut ilçesinde davalı-karşı davacının ise Ankara ili, Gölbaşı ilçesinde ikamet ettikleri, davalı-karşı davacının yetki itirazında bulunarak Gölbaşı (Ankara) Mahkemelerinin yetkili olduğunu belirtmiş olması nedeniyle yetkisizlik kararı verilmiştir. Gölbaşı 1 Asliye (Aile) Hukuk Mahkemesi tarafından ise, davalının dava açıldığı tarihte Kaman ilçesinde ikamet ettiği yerleşim yerinin "Kaman" olduğu gerekçesiyle yetkisizlik yönünde hüküm kurulmuştur....
Dosya arasındaki bilgi ve belgelerden, davacı ile dava dışı eş Mustafa Başarı’nın evli olduğu, davacı tarafından zina nedenine dayalı açılan boşanma davasıyla dava dışı eş tarafından evlilik birliğinin temelinden sarsılması sebebine dayalı açılan boşanma davasının ... ... 10. Aile Mahkemesi’nin 2014/460 esas sayılı dosyasında birleştirildiği, davanın derdest olduğu ve kararın henüz kesinleşmediği anlaşılmıştır. Şu durumda, davacı ile dava dışı eşi arasındaki zina ve evlilik birliğinin temelinden sarsılmasına dayalı boşanma davasının derdest olduğu, kararın henüz kesinleşmediği, bu davanın sonucunun eldeki davayı etkileyeceği anlaşılmaktadır. Mahkemece, boşanma davasının kesinleşmesi beklenmeli ve oluşacak sonuca göre tüm deliller birlikte değerlendirilerek bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile hüküm kurulmuş olması doğru olmamış ve kararın bozulması gerekmiştir....
evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedeniyle boşanmalarına, müvekkili lehine 100.000,00 TL maddî, 100.000,00 TL manevî tazminata hükmedilmesini talep ve dava etmiştir....


