WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 14 Haziran 2026

Maddesi kapsamında bir kişinin akıl hastalığı ve akıl zayıflığı sebepleriyle kısıtlanması için, resmî sağlık kurulu raporu alınmış olması gerekmektedir. Mahkemenin karara esas aldığı dava açılmazdan evvel alınan engelli sağlık kurulu raporu, akıl sağlığı yönünden bir değerlendirmeyi içermediğinden, akıl sağlığı yönünden kişinin kısıtlanması kararına dayanak yapılamayacağının düşünülmemesi, Doğru görülmemiştir. SONUÇ: Davacı vekilinin yazılı temyiz itirazlarının yukarıda gösterilen nedenlerle kabulü ile hükmün 6100 sayılı HMK'nın Geçici 3. maddesi yollaması ile HUMK’nın 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, HUMK'nın 440/III-1, 2, 3 ve 4. bentleri gereğince ilama karşı karar düzeltme yolu kapalı bulunduğuna 25.01.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi....

Eğitim Ve Araştırma Hastanesince düzenlenen 15.01.2016 tarihli sağlık kurulu raporunda, yaşı ile uyumlu kognitif bozukluk, akıl hastalığı ve akıl zayıflığı yok, vasi atanmasına gerek olmadığı, mahkemece dinlenmesi faydalı olacağının bildirildiği anlaşılmaktadır. Kısıtlı ...'ün vesayet altına alınması kararına esas olan... Devlet Hastanesi'nin 05.11.2015 tarihli raporunda hafif düzeyde demans+anksiyete bozukluğu tanısı konularak vasi tayini gerektiği, hastalığının sürekli olduğu, dinlenmesinde fayda olmadığı belirtilmiş olup eldeki kısıtlılığın kaldırılması istemi üzerine alınan raporda da yaşı ile uyumlu kognitif bozukluk, akıl hastalığı ve akıl zayıflığı yok, vasi atanmasına gerek olmadığı, mahkemece dinlenmesi faydalı olacağının belirtildiğine göre adı geçen kısıtlının sözü edilen raporlarla birlikte......

Ancak; 1- Akıl hastalığı nedeniyle cezai ehliyeti bulunmayan sanığa, CMK'nın 150/2. maddesi uyarınca zorunlu müdafii atanması gerektiği gözetilmeden ve de sanığın yüklenen suçu işleyip işlemediği delillere dayalı olarak tartışılıp hukuki durumu değerlendirilmeden, soyut olarak akıl hastalığı nedeni ile yazılı şekilde karar verilmesi, 2- Sanığın, TCK'nın 32. maddesi gereğince, "akıl hastalığı nedeniyle, işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılayıp algılayamadığı veya bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinin önemli derecede azalmış olup olmadığı" hususunun sağlık kurulu raporu ile saptanması ve sonucuna göre hukuki durumunun belirlenmesi gerektiği gözetilmeden, sanığın vasi tayini dosyasında hukuk mahkemesi tarafından alınan yetersiz ve suç ve suç tarihine özgü alınmayan adli raporun hükme dayanak yapılarak yazılı şekilde hüküm verilmesi, 3- Hakkında akıl hastalarına özgü güvenlik tedbiri uygulanan sanığın, CMK’nın 325/1. maddesi uyarınca yargılama giderlerinden...

in sanığın akıl hastası olduğuna ilişkin iddiaları ve sanığın adli sicil kayında akıl hastalığı nedeniyle güvenlik tedbirine ilişkin kararların olması karşısında, sanığa ait evvelce tedavi gördüğü kurumlardan teşhis ve tedaviyi gösteren tüm tıbbi belgeler celp edilerek bu belgelerle birlikte sevki suretiyle Adli Tıp Kurumu ilgili İhtisas Dairesinden veya tam teşekküllü Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Hastanesinden ya da Tıp Fakültelerinin tam teşekküllü Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı Başkanlıklarından sanığın suç tarihi itibariyle TCK'nin 32. maddesi kapsamında akıl hastalığı bulunup bulunmadığı ve akıl hastalığı nedeniyle, işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama veya bu fiille ilgili davranışlarını yönlendirme yeteneğinin bulunup bulunmadığına dair sağlık kurulu raporu alınarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, Kabule göre de; 2) Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe...

Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Karşılıksız yararlanma HÜKÜM : Mahkumiyet Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü: 1-Sanığa akıl hastalığı sebebiyle vasi atanması karşısında; 5237 Sayılı TCK'nın 32. maddesi gereğince suçu işlediği tarihte akıl hastalığı veya zayıflığı nedeniyle eylemin hukuksal anlam ve sonuçlarını algılama ve davranışlarını yönlendirme yeteneğini tamamen kaldıracak veya önemli ölçüde azaltacak şekilde akıl hastalığının ve ceza ehliyetinin bulunup bulunmadığına dair rapor alınmadan eksik inceleme ve araştırma sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması, 2-Sanığın akıl hastalığı sebebiyle kısıtlandığının anlaşılması karşısında; sanığa müdafii atanmasının zorunlu olduğunun gözetilmemesi, Kabule göre de; 3- 02.07.2012 tarihinde kabul edilerek, 28344 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan ve 05.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6352 sayılı Yargı Hizmetlerinin Etkinleştirilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Ve Basın Yoluyla İşlenen...

Ancak, 1- Akıl hastalığı nedeniyle cezai ehliyeti bulunmayan sanığa, CMK'nın 150/2. maddesi uyarınca zorunlu müdafii atanması gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi, 2- Yargılamaya konu olan sanığın üzerine atılı 29/06/2009 tarihinde işlediği hakaret suçundan akıl hastalığı ile ilgili alınmış herhangi bir Adli Tıp Kurumu raporu bulunmadığı, yine dosya içerisinde başka mahkemelerden farklı suçlara ilişkin olarak alınan Adli Tıp Kurumu raporlarında ceza sorumluluğunun tam olduğu yada olmadığı şeklinde farkı görüşler bulunması karşısında, suça konu eylem ve suç tarihi itibariyle Adli Tıp Kurumu Genel Kurulundan TCK'nın 32. maddesi uyarınca "akıl hastalığı nedeniyle, işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılayıp algılayamadığı veya bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinin önemli derecede azalmış olup olmadığı" konusunda usulünce sağlık kurulu raporu alınarak, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi, 3- Hakkında...

nın temyiz iddiaları yerinde görülmediğinden tebliğnameye uygun olarak, TEMYİZ DAVASININ ESASTAN REDDİYLE HÜKMÜN ONANMASINA, 2- Sanık ... hakkında hakaret ve tehdit suçundan kurulan ceza verilmesine yer olmadığına dair hükümlerinin temyizine gelince, a- Suç tarihi itibariyle TCK'nın 32. maddesi uyarınca “akıl hastalığı nedeniyle, işlediği fiilin hukukî anlam ve sonuçlarını algılayıp algılayamadığı veya bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinin azalmış veya önemli derecede azalmış olup olmadığı” konusunda yönteme uygun rapor alındıktan sonra sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi, b- Akıl hastalığı nedeniyle kusur yeteneği bulunmadığı kabul edilen sanığa, CMK'nın 150/2. maddesi uyarınca müdafi tayin edilmeden akıl hastalığı nedeni ile hakkında ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmesi, Kanuna aykırı ve sanık ...'...

Dava, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 405. maddesi kapsamında kalan, akıl hastalığı veya akıl zayıflığı sebeplerine dayalı kısıtlanma kararı verilmesi istemine ilişkindir. Türk Medeni Kanunu'nun 405. maddesinde akıl hastalığı veya akıl zayıflığı sebebiyle işlerini göremeyen veya korunması ve bakımı için kendisine sürekli yardım gereken ya da başkalarının güvenliğini tehlikeye sokan her erginin kısıtlanacağı; 409/2. maddesinde ise, akıl hastalığı veya akıl zayıflığı sebebiyle kısıtlamaya ancak resmî sağlık kurulu raporu üzerine karar verileceği, hâkimin karar vermeden önce kurul raporunu göz önünde tutarak kısıtlanması istenen kişiyi dinleyebileceği hükme bağlanmıştır. Dosyadaki bilgi ve belgelerden; kısıtlı adayı ...hakkında, davanın reddine esas alınan ......

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Çocuğun basit cinsel istismarı HÜKÜM : Mahkumiyet İlk derece mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle, 02.12.2016 tarihinde yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanunla getirilen düzenlemeler de gözetilip dosya incelenerek gereği düşünüldü: Sanık müdafiin savunmalarında ve temyiz dilekçesinde sanığın askerlikten muaf olup akli dengesinin yerinde olmadığını belirtmesi karşısında, TCK'nın 32. maddesi uyarınca, sanıkta akıl hastalığı veya akıl zayıflığı bulunup bulunmadığı, varsa akıl hastalığı veya zayıflığı nedeniyle işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılayıp algılayamadığı veya bu suça ilişkin davranışlarını yönlendirme yeteneğinin azalmış olup olmadığı konusunda rapor alınmasından sonra hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması, Kanuna aykırı, sanık müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, esası incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Kanunun...

Bu nedenle adı geçenlerin ayırt etme gücünü etkileyecek "akıl hastalığı ya da akıl zayıflığı" hallerinin bulunup bulunmadığı mahallinde de zabıta marifetiyle araştırılması, vasi tayin edilip edilmediğinin belirlenmesi, adı geçenlerin akli dengelerinin yerinde olmadığı hususunda bir bilgiye ulaşılmaması halinde hükmün kendilerine, vasileri varsa vasilerine usulüne uygun olarak tebliği ile temyiz süresinin beklenmesi, vasi tayin edilmediği ancak akıl hastalığı veya zayıflığı hallerinin bulunduğu konusunda bilgiye ulaşılırsa buna dair düzenlenecek tutanağın dosya içine konulması ve bundan sonra temyiz incelemesi yapılmak üzere gönderilmesi için dosyanın Mahkemesine GERİ ÇEVRİLMESİNE, 21.01.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi....

UYAP Entegrasyonu