WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 14 Haziran 2026

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi HÜKÜM : Sanığın mahkumiyetine dair, Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak; Gereği görüşülüp düşünüldü; Mahkemenin 23.10.2008 tarih ve 2008/282 esas ve 2008/724 sayılı mahkumiyete dair sanığın yokluğunda tefhim olunan kararda "...7 ... içinde itira yolu açık olmak üzere..." biçiminde tefhim olunmuştur. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun Dairemizce de benimsenen 30.01.2007 ..., 2007/3-9 esas ve 2007/18 sayılı kararında belirtildiği üzere, 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5271 sayılı CMK'nın 34/2, 231/2, 232/6 ve Anayasa'nın 40. maddesi hükümlerine göre kararda yasa yolu, süresi, mercii ve şeklinin açıkça gösterilmesi gerekmektedir....

Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, kadastro tespitine itira niteliğindedir. Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde orman kadastrosu 3402 Sayılı Yasanın 5304 Sayılı Yasa ile değişik 4. maddesine göre yapılmıştır. İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve çekişmeli taşınmazın, uzman orman bilirkişi kurulu tarafından resmi belgelere dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan inceleme ve araştırmada temyize konu (A) bölümünün orman sayılmayan yerlerden olduğu anlaşıldığına ve yazılı biçimde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmadığına göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine 09.04.2009 gününde oybirliği ile karar verildi....

kurulu gücüne göre tüketmesi gereken elektrik miktarının uyumlu olup olmadığı hakkında konusunda uzman bilirkişiden rapor alınmasından sonra, sanığın karşılıksız yararlanma kastının bulunup bulunmadığı değerlendirilerek yine katılan kurumun cezasız ve vergisiz gerçek zararı da hesaplattırılıp, hesaplanan miktarın, ödenen taksit tutarını karşılaması halinde öncelikle sanık hakkında 6352 sayılı Kanun'un geçici 2/2. ve CMK'nın 223/4-a maddesi uyarınca ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmesi, karşılamaması halinde ise, "sanığa bilirkişinin hesapladığı kurum zararından ödenen miktar düşüldükten sonra kalan zararı gidermesi durumunda 6352 sayılı Kanun'un geçici 2. maddesi gereğince hakkında ceza verilmesine yer olmadığına karar verileceğine" ilişkin bildirimde bulunularak ve ödemesi için makul bir süre verilerek, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi, Bozmayı gerektirmiş,katılan kurum vekilinin temyiz itira...

açmak için müvekkilinden ihtiyati hacize konu senede binaen 29.000,00 TL borç aldıklarını, restoranı açıp bir müddet işlettikten sonra devren kiralamak için ilan asıp bu nedenle çeşitli emlakçılara ilan verdiklerini, müvekkilinin yapmış olduğu araştırmalar neticesinde davacıların ülkenin pek çok yerinde başkaca şahıslardan da bu şekilde borç alıp ödemediklerinin ve bu nedenle haklarında çok sayıda icra takibi bulunduğunun tespit edildiğini, davacıların restoranı devredip kaçma ihtimalleri nedeniyle verilen ihtiyati haciz kararının hukuka uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre; somut olayda ihtiyati hacize konu senedin vadesinin dolmadığı, davacıların İİK'nın 257. maddesi uyarınca ihtiyati haciz kararı verilmesini gerektirir eylemlerinin ispatlanamadığı, işlettikleri dükkanın devren kiralanmasına dair verdikleri ilanın ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için yeterli olmadığı gerekçesiyle davacılar (ihtiyati haciz kararına itira...

ateş etme suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyiz istemleriyle sınırlı olarak yapılan incelemede; 1- Sanık ... müdafiinin temyiz talebine yönelik yapılan in- celemede; Sanık müdafiine, 03.04.2012 tarihinde usulüne uygun olarak tefhim edilen hükmü CMUK.nun 310. maddesinde belirtilen bir haftalık yasal süreden sonra 11.04.2012 günü temyiz eden sanık müdafiinin vaki temyiz isteminin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken CMUK.nun 317. maddesi gereğince oybirliğiyle (REDDİNE), 2- Sanık ... müdafiinin temyiz talebine yönelik yapılan incele- meye gelince; Yapılan yargılamaya, dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde gösterilen ve değerlendirilen delillere, oluşa ve mahkemenin soruşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, suçun oluşumuna ve niteliğine uygun kabul ve uygulamasına, hukuka uygun, yasal ve yeterli olarak açıklanan gerekçeye göre sanık müdafiinin, suçun sabit olmadığına ve lehe hükümlerin uygulanması gerektiğine yönelik yerinde görülmeyen temyiz itira...

Asliye Ceza Mahkemesince verilen 23.12.2008 tarih 2008/566 ve 2010/563 sayılı hükmün sanık tarafından temyizi üzerine Dairemizin 21.01.2014 tarih ve 2013/4162-2014/1439 sayılı ilamı ile sanık hakkındaki hükümlerin Onanmasına yönelik kararına karşı, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 17.02.2014 tarih ve 2011/148835 sayılı yazısı ile sanık hakkında suç tarihinde uzlaşma kapsamında bulunmayan mala zarar verme suçu için sanığa sehven tayin edilen uzlaştırmacı avukatın 310 TLlik ücretinin yargılama gideri olarak sanıktan tahsil edilmemesi gerektiği vurgulanmak suretiyle hükmün Düzeltilerek Onanması yönünde itiraz talebinde bulunulması sebebiyle itirazla ilgili yeniden değerlendirme yapılmak üzerine dosya Dairemize gönderilmekle okunarak gereği görüşülüp düşünüldü: TÜRK MİLLETİ ADINA Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 17.02.2014 gün ve 2011/148835 itira istemi yerinde görülmüş olduğundan Dairemizin 21.01.2014 tarih ve 2013/4162 Esas ve 2014/1439 Karar sayılı sanık hakkındaki mala zarar...

TTK.nun 5/son maddesinde "vazifesizlik nedeniyle dava dilekçesinin reddi halinde yapılacak muamelelere ve bunların tabi oldukları müddetlere dair usul hükümleri, iş sahasına ait iptidai itira- zın kabulü halinde de tatbik olunacağı" hususu düzenlenmiştir. Bu madde uyarınca işbölümü itirazının kabulü halinde yapılması gereken işlemler hususunda HUMK.nun 193. maddeye atıfta bulunulmuştur. TTK.nun 5. maddesi uyarınca verilen gönderme kararlarında, HUMK.nun 193/3.maddesi gereğince davacı vekiline 21.7.2006 tarihinden tebliğ edilen gönderme kararına karşı 10 gün içinde gereken işlemlerin yapılması gerekirken, davacı vekili bu süre geçtikten sonra verdiği 1.8.2006 havale tarihli dilekçe ile dosyanın Asliye Ticaret Mahkemesi'ne gönderilmesini istemiştir....

Borçlunun kötü niyetli olarak takibe itira ettiğini, itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesini, borçlunun yapmış olduğu kötü niyetli itirazı nedeniyle alacağın % 20 si oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı mahkememize verdiği cevap dilekçesinde özetle; davacılar tarafından itirazın iptali istemli açılan davanın haksız yere açıldığını, alacaklı vekilinin talepdilekçesinde ve icra dairesince verilen takip açma yetkisi belgesinde 3. Kişi olarak gösterilen kiyiler ve kendisinin kooperatif üyesi olduğunu, kooperatifin halen devam edip iflas etmediğini, Karşılıklı davadan dolayı tasfiye olmadığını, görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemsi olduğunu,Antalya ......

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: Yetkili mahkemenin Bursa mahkemeleri olduğunu, zira müvekkilinin adresinin Bursa olduğunu, icra takibine bu yönden yapılan itira- zın da doğru olduğunu, davacının düzenlediği faturaya konu hizmeti verdiğini ispatlaması gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davacı dava dilekçesi ekine ... tarihli davalı için düzenlenmiş iş makinesi nakliye bedeli olarak 4.130,00 TL bedelli fatura sunmuştur. İcra dosyası incelendiğinde, davacı alacaklı tarafından 3.500,00 TL si asıl alacak 76,12 TL si işlemiş faiz için olmak üzere toplam 3.576,12 TL alacak için genel haciz yolu ile icra takibine girişildiği, davalının bu takibe icra dairesinin yetkisi, borç ve feriler yönünden itiraz ettiği ve bu itiraz üzerine takibin durduğu görülmüştür....

Borca batıklıktan kurtulma ise tüm borçların ödenmesi anlamına gelmeyip, aktifin pasiften fazla olmasını ifade eder. Borca batıklığın tespitinde sadece davacının kayıtlarına değil, varlıklarının rayiç değerlerine de özellikle bakılmalı, bu noktada konusunda uzman bilirkişilerin görüşüne başvurulmalıdır. Dava teorisindeki genel ilkenin bir istisnası olarak borca batıklık sadece dava tarihi itibariyle değil, yargılama safhasındaki olumlu veya olumsuz gelişmeler de dikkate alınarak belirlenmelidir. Somut olayda, davacının beyanına göre şirketin borca batıklıktan çıktığı iddia edilmekte olup bu husustaki uzman mütalaası, rayiç bilanço ve gayrimenkul ve menkul değerleme raporu dosyaya sunulmuştur....

UYAP Entegrasyonu