WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 14 Haziran 2026

Terekenin pasifinin aktifinden fazla olması terekenin ödemeden aczini ve dolayısıyla terekenin borca batık olduğunu gösterir. Murisin ödemeden aczi ölüm tarihine göre belirlenir. Ölüm tarihi itibariyle murisin tüm malvarlığı aktifini tüm borçları ise pasifini oluşturur. Bu amaçla murise ait tüm malvarlığının eksiksiz olarak araştırılması, borçlarının eksiksiz tespiti ve sonucunda terekenin borca batık olup olmadığının tespiti gerekmektedir. Bu davada yetkili mahkeme, alacaklıların davanın açıldığı zamandaki ikametgahı mahkemesidir. Ayrıca Türk Medeni Kanununun Velayet, Vesayet ve Miras Hükümlerinin Uygulanmasına İlişkin Tüzüğün 39/2 bendi gereğince vekaletnamenin, vekilin mirasın reddi yetkisini içermesi zorunludur. Mirasın hükmen reddine ilişkin olarak açılan davalarda, terekenin açıkça borca batık olup olmadığının araştırılması gerekmektedir. İcra takibi sonunda aciz vesikası düzenlenmesi halinde terekenin borca batık olduğu kabul edilir....

-K A R A R- Davacı vekili, müvekkilinin mobilya, market ve inşaat alanında faaliyet gösterdiğini, son yıllarda yaşanan ekonomik talep daralması ve stok maliyetlerindeki öngörülemeyen artışlar nedeniyle davacı şirketin aktif ve pasif dengesinin bozulduğunu, borçlarının aktiflerinden fazla olduğunu, davacı şirketin iyi niyetli olup borca batık durumda bulunduğunu, sunulan iyileştirme projesi çerçevesinde borca batıklıktan kurtulmasının mümkün olduğunu ileri sürerek, borca batıklığın tesbiti ile iflasın 4 yıl süreyle ertelenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir....

Mahkemece iddia savunma ve dosya kapsamında, bilirkişi tarafından yapılan değerlendirmeler üzerine şirketin mevcut haliyle borca batık olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Kararı davacı vekili temyiz etmiştir. Dava, iflasın ertelenmesine ilişkindir. Bir sermaye şirketinin iflas erteleme talebinde bulunabilmesi için borca batık olması gereklidir. Bir sermaye şirketinin borca batıklık bildiriminde bulunarak iflasını istemesi halinde, bu durumun mahkemece re’sen tespiti gerekir. Borca batıklığın tespitinde TTK'nın 376. maddesinde gösterildiği şekilde varlıkların rayiç değerleri ve İİK'nın 178/1. maddesinde belirtilen alacakların gerçek değerleri göz önünde bulundurulmalıdır. Somut olayda, davacı şirketin borca batık olduğunu belirten rapor olduğu gibi borca batık olmadığı yönünde de raporlar mevcuttur....

Bu bildirim üzerine mahkemece borca batıklığın re'sen tespit edilmesi gerekir. Borca batıklık belli bir anda şirket varlıklarının rayiç (satış) değerlerinin, şirket borçlarını karşılayamaması anlamına gelir. Borca batık bir şirketin iyileştirme projesinin ciddi ve inandırıcı olmaması halinde iflasına karar verilmesi, anılan maddede açıkça gösterilen bir sonuçtur. Gerek borca batıklığın ve gerek iyileştirme projesinin ciddi ve inandırıcı olup olmadığının tespiti özel ve teknik bilgiyi gerektirdiğinden bu değerlendirmelerin yapılması için bilirkişi görüşüne başvurulmalıdır (HMK.m.266). Varlıkların satış değerleri, varlığın niteliğine göre gerekirse yerinde keşif yapılması, borsası bulunan mallar için buradaki serbest piyasa verileri ve mahiyeti uygun düşen diğer yollarla belirlenmelidir. Somut olayda varlıkların rayiç değerleri usulüne uygun biçimde tespit edilmemiş ve kaydi değerler üzerinden hesaplama cihetine gidilmiştir....

nun 14.04.2014 tarihinde vefat ettiğini, müvekkillerinin miras bırakanının terekesinin borca batık olduğunu, mirasçı müvekkillerinin mirası reddetmiş sayılmalarına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili, davanın reddini talep etmiştir. Mahkeme, davanın kabulüne karar vermiştir. Hükmü, davalı vekili temyiz etmiştir. Dava miras bırakanın yasal mirasçıları tarafından açılmıştır. Davacılar miras bırakanın ölüm tarihinde, terekesinin borca batık olduğunu belirtip bu sebeple terekenin borca batık olduğunun tespitine kararı verilmesini talep etmişlerdir (TMK. m. 605/2). Yasal mirasçılar, terekenin olağan yönetimi niteliğinde olmayan veya miras bırakanın işlerinin yürütülmesi için gerekli olanın dışında işleri yapmamış olmaları veya terekeyi sahiplenmemiş bulunmaları halinde terekenin ölüm tarihinde borca batık olduğu yönünde tespit kararı verilmesini isteyebilirler....

İİK'nın 178. ve 179. maddesi uyarınca iflasa karar verilebilmesi için şirketin borca batık durumda olması gerekir. Aciz hali borçlunun ödeme araçlarından yoksunluğu nedeniyle, derhal ödemesi gereken para borçlarını ödemek konusundaki yeterli ekonomik imkâna sahip olmamasıdır. Borca batıklık ise, borçlunun malvarlığındaki aktif değerler toplamının, pasif değerler toplamını karşılayamaması durumudur. Borçlunun aciz hali ne kadar ağır olursa olsun (İİK'nın 178/III deki durum olmadıkça) kendi iflâsını isteyen borçlu, aciz halinde bulunduğunu ispat etmek zorundadır. İflas talebi üzerine mahkemece bilirkişi incelemesi yapılarak iflas talebinin yerinde olup olmadığı belirlenir. Borca batıklığın tespiti için TTK'nın 376/3. maddesi uyarınca bir borca batıklık bilançosu hazırlanmalıdır. Somut olayda TTK'nın 376/3. maddesine göre borca batıklık bilançosunda aktiflerin rayiç değerden bilançoya geçirilerek borca batıklık bilançonun çıkarılması gerekir....

Bilirkişi heyeti 31/12/2015, 30/06/2016 ve 31/03/2017 tarihi itibarıyla da şirketin rayiç değerlere göre borca batık olduğunu tespit etmişse de, son alınan raporda, şirketin 30/06/2018 tarihi itibarıyla sadece kaydi değerler üzerinden borca batık olduğu tespit edilmiştir. Mahkemece sunulan projenin ciddi ve inandırıcı olmadığı ve şirketin borca batık olduğu gerekçesiyle iflasın ertelenmesi talebinin reddin karar vermişse de, dava teorisindeki genel ilkenin bir istisnası olarak borca batıklık sadece dava tarihi itibariyle değil, yargılama safhasındaki olumlu veya olumsuz gelişmeler de dikkate alınarak belirlenmelidir. Somut olayda 31/03/2017 tarihi itibarıyla şirketin rayiç değerlere göre borca batık olduğunun tespit edildiği, 14/02/2019 karar tarihine kadar, iki yıla yaklaşan süre içerisinde, son durumu itibariyle rayiç değerler üzerinden şirketin borca batık olup olmadığının tespit edilmediği anlaşılmaktadır....

Mirasın hükmen reddine ilişkin olarak açılan davalarda, murisin ölüm tarihi itibariyle terekesinin açıkça borca batık olup olmadığının ve mirasçıların terekeyi kabul anlamına gelen işlemler yapıp yapmadıklarının araştırılması gerekmektedir. Türk Medeni Kanunu’nun 605/2 maddesi hükmü gereğince mirasın hükmen reddine (terekenin borca batık olduğunun tespitine) ilişkin talepler, süreye tabi olmayıp mirasçıların iyiniyetli ya da kötüniyetli olmalarının bir önemi bulunmamaktadır. Murisin ödemeden aczi ölüm tarihine göre belirlenir. Ölüm tarihi itibariyle, murisin tüm malvarlığı terekenin aktifini, tüm borçları ise terekenin pasifini oluşturur. Terekenin pasifinin aktifinden fazla olması terekenin ödemeden aczini ve dolayısıyla da terekenin borca batık olduğunu gösterir (TMK m. 605/2). Mirasın hükmen reddine ilişkin olarak açılan davalarda, terekenin açıkça borca batık olup olmadığının araştırılması gerekmektedir....

Projenin ciddi ve inandırıcılığı öncelikle ve özellikle sermaye ve/veya kârlılığın ne şekilde arttırılacağı ve borca batıklıktan kurtulmanın ne şekilde sağlanacağı somut, belgelere dayalı ve gerçekçi bilgi ve öngörülerden yola çıkılarak tesbit edilmeli, diğer proje unsurları için de bilimsel veriler değerlendirilmelidir. 25.02.2011 günlü bilirkişi raporunda güncel rayiçlerin belirlenmesi gerekliliğine değinilmiş fakat borca batıklığın da sona erdiği belirtilmiştir. Raporlara yönelik itirazlar da yeterince değerlendirilmemiştir. Dava 30.01.2009 tarihinde açılmış, karar yaklaşık üç yıl sonra 09.12.2011 tarihinde verilmiş olduğundan, davacı şirketin mali yapısı ve borca batıklık durumunun, bilirkişi raporunda önerildiği şekilde yeniden değerlendirilmesi gerekirken, bu hususun gözden kaçırılması hatalı olmuştur....

Terekenin pasifinin aktifinden fazla olması terekenin ödemeden aczini ve dolayısıyla da terekenin borca batık olduğunu gösterir (TMK m. 605/2). Mirasın hükmen reddine ilişkin olarak açılan davalarda, terekenin açıkça borca batık olup olmadığının araştırılması gerekmektedir. İcra takibi sonunda aciz vesikası düzenlenmesi halinde terekenin borca batık olduğu kabul edilir. Aksi halde terekenin borca batık olup olmadığı, murisin malvarlığı bulunup bulunmadığının usulüne uygun olarak bankalar, trafik tescil müdürlüğü, vergi daireleri, belediyeler ve ... müdürlüğü v.b. kurum ve kuruluşlardan sorulması, murisin alacak ve borçları zabıta marifetiyle de araştırılarak aktif malvarlığı ile takibe konu borç miktarı gözönünde tutularak aktif ve pasifinin tereddüde neden olmayacak şekilde belirlenmesi gerekmektedir. Ayrıca TMK'nin Velayet, Vesayet ve Miras Hükümlerinin Uygulanmasına ilişkin Tüzüğün 39/2. fıkrası gereğince mirasın reddi yetkisini içeren özel vekaletname sunulması zorunludur....

UYAP Entegrasyonu