WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 06 Haziran 2026

olmaları nedeniyle tazminat taleplerinin ayrı ayrı reddine, ortak konut üzerine aile konutu şerhi konulması ile ilgili usulüne uygun olarak açılmış bir dava bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, kadının, ortak konutun yargılama süresinde tahsisi yönündeki talebinin reddine karar verilmiştir....

Asliye Hukuk Mahkemesinde (Aile Mahkemesi Sıfatıyla) aleyhine tapu iptali ve tescil ile aile konutu şerhi konulması talepli dava açıldığını ve karar verildiğini, her davanın açıldığı tarihteki fiili ve hukuki duruma göre karara bağlanması gerektiğini, davanın açılış tarihinin 25.07.2011, taşınmazın satış tarihinin ise 27.07.2011 olduğunu, dava konusu taşınmazın 2010 tarihinde alındığını, kararda evlilik süresince dava konusu evde oturulduğunun yazıldığını, bunun dava konusu evi hukuken aile konutu konumuna sokmak için hâkim tarafından bilinçli ve kasıtlı yapıldığını, muvazaa iddiasına dayanıldığını, satışın karşı tarafıyla samimi olunduğu karara işlenmek suretiyle muvazaayı mahkemenin kendisinin ispat ettiğini, halbuki anılan kişi ile hiçbir samimiyetinin olmadığını, aynı isimli başka bir kişiyle samimi olduğunu ve bunu da ispat ettiğini, bu hukuksuzluklara rağmen davanın kabul edilerek satışın iptal edildiğini ve aile konutu şerhi verildiğini, mahkemece verilen kararın ihbar olanların...

anneye verilmesine, baba ile çocuklar arasında kişisel ilişki tesisine, çocuklar yararına aylık 350,00'şer TL tedbir ve iştirak nafakasına, ağır kusurlu olduğundan kadının manevi tazminat isteminin reddine, kadının aile konutu şerhi konulması talebinin reddine, erkek yararına yasal faizi ile birlikte 20 Bin TL maddi ve 20 Bin TL manevi tazminata, erkeğin tazminat ve mal rejimine ilişkin talebi hakkındaki davaların tefrikine, kadının mal rejimi davası hakkındaki talebinin harç yatırmadığından reddine karar verilmiştir....

Kanun'un 166 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca tarafların boşanmalarına, annelerinin yanında kalmak isteyen idrak çağındaki çocukların velâyetlerinin anneye verilmesine, baba ile kişisel ilişki kurulmasına, ortak çocukların her biri yararına ayrı ayrı aylık 1.500,00 TL tedbir ve 1.750,00 TL iştirak nafakasına, kadın adına kayıtlı taşınmazlardan herhangi bir gelir elde etmediği anlaşılmakla çalışmayan kadın yararına aylık 500,00 TL tedbir ve 700,00 TL yoksulluk nafakasına, 40.000,00 TL maddî, 30.000,00 TL manevî tazminata, ziynet eşyalarının iadesi talebinin tefrikine, kadının ortak konuta aile konutu şerhi konulması ve mal rejiminin tasfiyesi talepleri hakkında harcı yatırılmak suretiyle usulüne uygun açılmış bir dava bulunmadığından karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir....

İstinaf Sebepleri 1.Davacı-karşı davalı kadın vekili istinaf dilekçesinde özetle; İlk Derece Mahkemesince yapılan kusur belirlemesinin hatalı olduğu, hatalı kusur belirlemesine dayanarak karşı davanın kabulü ile asıl davanın reddine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu, boşanmaya sebebiyet veren olaylarda erkeğin tam kusurlu olduğu, kadın yararına hükmedilen tedbir nafakası miktarının karar tarihi itibariyle azaltılmasının da hatalı olduğu, kusur belirlemesi, tarafların ekonomik ve sosyal durumu dikkate alındığından kadının tazminat taleplerinin reddi ile erkek yararına tazminata hükmedilmesinin isabetsiz olduğu, kadının boşanmakla yoksulluğa düşeceği, bu nedenle kadın yararına yoksulluk nafakası takdiri gerektiği, kadın tarafından ortak konut üzerine aile konutu şerhi konulması istemine ilişkin davanın kabul edildiği, bu nedenle birleşen davanın kabulüne karar verilmesinin hatalı olduğu belirtilerek asıl davanın reddi, karşı dava ve birleşen davanın kabulü ile fer'îleri yönünden...

deki 1106 ada 1 parseldeki 7 nolu bağımsız bölüme yönelik temyiz itirazlarına gelince; Mahkemece taşınmazın boşanma dava tarihi itibariyle davalının malvarlığında olup en son belirlenen sürüm değerinin tasfiye hesabında yer alacağı, bu değerin 600.000 TL olduğu gerekçesiyle yazılı şekilde karar verilmişse de, gerekçe dosya kapsamına uygun düşmemektedir. Şöyle ki, davacı vekili dava dilekçesinde, anılan taşınmazın davalı eş tarafından satıldığını, satışından elde edilen gelirin yarısının yasal olarak davacıya ait olduğunu iddia etmiş, davalı vekili ise cevap dilekçesinde, tasfiyeye konu taşınmazın birikmiş borçlardan kaynaklanan icra takiplerini sonlandırmak üzere davalı eş tarafından satıldığını savunmuştur. 2012/85 esas sayılı aile konutu şerhi konulması davasında mahkemece celp edilen 03.02.2012 tarihli tapu kaydı, dosya arasındaki 07.11.2014 tarihli değer raporu ekinde yer almakta olup, tasfiyeye konu taşınmaz davalı eş adına kayıtlı gözükmektedir....

başka kadınla güven sarsıcı davranışta bulunduğu, buna karşılık kadın da; karşılıklı da olsa eşine hakaret ettiği, meditasyon seanslarında eşine hoş olmayan benzetmelerde bulunduğu, meditasyon çalışmalarında aldığı notları eşinin görmesine sebebiyet vererek eşini üzdüğü, böylece boşanmaya sebep olan olaylarda erkeğin ağır kadının ise az kusurlu olduğu gerekçesiyle her iki davanın da kabulü ile tarafların boşanmalarına, şartları oluşmadığından erkeğin tazminat taleplerinin reddine, kadın yararına 3.000,00 TL tedbir, 4.000,00 TL yoksulluk nafakası ile 70.000,00 TL maddî ve 30.000,00 TL manevî tazminata, kadının Aşiroğlu soyadını kullanmasına izin verilmesine, erkeğin tasarruf yetkisinin sınırlandırılması, kadının kira gelirlerinin paylaştırılması talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına, kadının aile konutu şerhi konulması talebinin reddine karar verilmiştir....

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile erkeğin evin ihtiyaçlarına destek olmadığı, çocuğun ihtiyaçları ile ilgilenmediği, birlik görevlerini yerine getirmediği, kadının ise birlik görevlerini yerine getirmediği, boşanmaya neden olan olaylarda eşit kusurlu oldukları gerekçesi ile 4721 sayılı Kanun’un 166 ncı maddesinin birinci fıkrası gereğince davaların kabulüne, tarafların boşanmalarına, velâyetin anneye verilmesine, baba ile kişisel ilişki kurulmasına, çocuk yararına aylık 700,00 TL tedbir ve 400,00 TL iştirak nafakasına, kadının yoksulluk nafakası, maddî-manevî tazminat, erkeğin maddî-manevî tazminat taleplerinin reddine, aile konutu şerhi konulması davası yönünden usulünce harcı yatırılarak açılan dava olmadığından karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A....

tan tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine, davalı-karşı davacı ... vekilinin davaya konu ettiği taşınmazdan dolayı tapu iptal ve tescil talebi yerinde görülmediğinden reddine, her ne kadar davalı-karşı davacı taraf davaya konu taşınmaz üzerine aile konutu şerhi konulması talebinde bulunmuş ise de tarafların boşandıkları ve boşanma kararının kesinleştiği anlaşıldığından davalı-karşı davacı tarafın bu talebinin de reddine karar verilmesi üzerine; hüküm, davacı-karşı davalı vekili ile davalı-karşı davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. 1-) Davacı-karşı davalı vekilinin asıl davaya yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; Edinilmiş mallara katılma rejiminin tasfiyesinde, artık değere katılma alacağı miktarı hesaplanırken "eklenecek değerler" göz önünde bulundurulur. 4721 Sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 229. maddesine göre; eşlerden birinin mal rejiminin sona ermesinden önceki bir yıl içinde diğer eşin rızası olmadan, olağan hediyeler dışında yaptığı karşılıksız kazandırmalar ile...

nin boşanma davasından önce açtığı nafaka ve aile konutu şerhi davasını kullanarak davacının iradesini hile ile fesada uğrattığını, tehdit, hile, darp, sahte senedi kullanma iddialarına ilişkin bir çok Cumhuriyet Savcılığı soruşturması, hukuk ve ceza davaları görüldüğünü, dinlenen tanık beyanları ile de iddialarının ispatlandığını, ayrıca davacının okuma yazma bilmediğini davalı ...'in bu durumdan faydalanarak aldığı vekaletnameyi kötüye kullandığını ve bu hususun Mahkemenin kabulünde olduğunu, vekaletnameye tanık olarak katılan kişilerin davalı ... ve ...'in dayısı olduğunu beyanlarına itibar edilemeyeceğini, davalı ...'...

UYAP Entegrasyonu