"İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi DAVA TÜRÜ :Boşanma Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen ve yukarıda tarih numarası gösterilen hüküm davalı tarafından, davacı yararına hükmedilen nafaka ve tazminatlar yönünden temyiz edilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü. 1-Boşanma davası, 16.3.2007 tarihinde açılmış, mahkemece; 17.5.2007 tarihinde; davanın kabulüne tarafların boşanmalarına karar verilmiş, davacı kadın yararına tedbir, yoksulluk nafakası, maddi ve manevi tazminata hükmedilmiştir. Karar, davacı vekiline 19.7.2007'de, davalıya 18.7.2007 tarihinde tebliğ edilmiştir. Kararı davalı, nafaka ve tazminatlar yönünden temyiz etmiştir. Hükmün boşanmaya ilişkin bölümü temyizin kapsamı dışında bırakılarak, kesinleşmiştir. Davacının, boşanma hükmünün kesinleşmesinden sonra 7.6.2008 tarihinde öldüğü anlaşılmaktadır. Bu durumda devam eden dava boşanma değil, ferilerine ilişkindir....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Boşanma-Tedbir Nafakası Taraflar arasındaki "boşanma" davası ile davalı tarafından bağımsız olarak açılan "nafaka" davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı-davacı (....) tarafından, her iki davaya yönelik olarak temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, davalı-davacı(nın), birleştirilen nafaka davasının kabulü gerektiği yönündeki temyiz itirazları yersizdir. 2-Boşanma davasına ilişkin temyiz itirazlarına gelince; Davacının talebi üzerine davalı eşe ortak konuta dönmesi için noter tarafından 11.12.2012 tarihinde ihtar göndedildiği anlaşılmaktadır....
A.Ş. vekilince istenilmekle, dosya incelendi, gereği görüşüldü: -K A R A R- Davacılar vekili, borçlu ... aleyhine yapılan takipte taşınmazın satılarak paraya çevrildiğini, düzenlenen sıra cetvelinde öncelikle ipotek dosyasına ödeme yapıldığını, kalan miktarın davalı bankaya ödenmesine karar verildiğini, müvekkilinin borçlu ile evli olup, İzmir 8.Aile Mahkemesi’nin 2006/834 sayılı dosyası ile 23.11.2006 tarihinde kendisi ve müşterek çocuk için nafaka davası açtığını, bu davanın borçlu tarafından açılan boşanma davası ile birleştirildiğini ve İzmir 1.Aile Mahkemesi’nin 2007/34 sayılı dosyasında 13.02.2007 tarihli ara karar ile müvekkil için 300,00-TL.müşterek çocuk için 250,00-TL.tedbir nafakasına hükmedildiğini, ara kararın İzmir 10.İcra Müdürlüğü’nün 2007/480 sayılı dosyasından 27.02.2007 tarihinde takibe koyduklarını, devam eden yargılama sonucunda mahkemece, boşanma davasının reddi ile müvekkilleri lehine tedbir nafakasına hükmedildiğini ve kararın Yargıtay incelemesi sonucunda...
Boşanma davası sürerken, 30.03.2004 tarihli ara kararı ile "müşterek çocuğun halen anne yanında oluşu eğitimine devam etmesi sebebi ile tarafların beyanları dikkate alınarak -infak ve iaşesi- için aylık 750 TL tedbir nafakasının davacıdan alınıp davalıya verilmesine" karar verilmiştir. Davalı, iş bu ara kararına dayalı olarak icra takibi başlatmıştır. Hükmedilen nafaka, TMK'nun 169.maddesine dayalı tedbir nafakası niteliğindedir. Ara kararında da belirtildiği gibi çocuğun infak ve iaşesi için hükmedilmiştir. Davacının nafakaya mahsuben ödediğini iddia ettiği eğitim giderleri ise özel okul eğitim ücretidir. İbraz edilen makbuzların üzerinde nafakaya mahsuben yatırıldığına dair bir şerh de bulunmamaktadır. O halde, davacı babanın küçük çocuğu için rızaen yaptığı eğitim giderlerinin; hükmedilen nafakaya mahsuben yapıldığı kabul edilemez. Zira, davacı baba, TMK'nun 327/1.maddesi gereğince; çocuğun bakımı, eğitimi ve korunması için gerekli giderleri karşılamak zorundadır....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Karşılıklı Boşanma ve Tedbir Nafakası Taraflar arasındaki "boşanma" davası ile davalı tarafından açılan "karşı boşanma" davasının ve davalı tarafından bağımsız olarak açılan "nafaka" davasının birleştirilerek yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı-karşı davacı (...) tarafından, diğer tarafın boşanma davası, nafakaların miktarları, tazminat talepleri hakkında verilen hüküm, yargılama giderleri ve vekalet ücreti yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, davalı-karşı davacı'(nın) aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir. 2-Her iki boşanma davası ile birleştirilen nafaka davası kabul edilmiştir....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Karşılıklı Boşanma-Tedbir Nafakası Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-davalı erkek tarafından, her iki boşanma davası ile bağımsız tedbir nafakası davası yönünden, davalı-davacı kadın tarafından ise, katılma yolu ile tazminat ve nafaka miktarları yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: 1-Tarafların boşanma davasına yönelik temyiz itirazları bakımından yapılan incelemede; Boşanma veya evliliğin iptaline ilişkin kararlarda; tarafların Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarası, adı, soyadı, doğum yeri ve tarihi, baba ve ana adları ile kadının evlenmeden önceki soyadı ve aile kütüğünde kayıtlı olduğu yer bilgileri ile evlilik içinde doğmuş çocuklar ve bunların kimlik bilgilerine yer verilmesi zorunludur. (5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanunu m.27 HMK m.297/1-b)....
Mahkemece, ara kararı ile davalı-davacı kadın yararına 300 TL. tedbir nafakası takdir edilmiş, nihai kararda ise herhangi bir gerekçe göstermeksizin takdir edilen tedbir nafakasının karar tarihi itibarıyla kaldırılmasına karar verilmiştir. Oysa Türk Medeni Kanununun 169. maddesi uyarınca boşanma davası açıldığında, hakimin davanın devamı süresince eşlerin barınma ve geçimi için tedbir nafakasını kararın kesinleşme tarihine kadar vermesi gerekirken karar tarihi itibarıyla kaldırılması yanlış olmuştur. Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyip hükmün bu bölümünün düzeltilerek onanmasına karar verilmesi gerekmiştir (HUMK. md. 438/7)....
Aynı Yasanın 197. maddesi uyarınca da ayrı yaşamada haklı olan eş diğer eşten tedbir nafakası isteyebilecektir. Somut olayda; davacı (kadın) ayrı yaşama hakkına dayalı olarak tedbir nafakası istemiş, davalı da ayrı bir dava açarak boşanma talebinde bulunmuştur. Bu dava ile birleştirilmek suretiyle görülen boşanma davasında davalı (kocanın) ortak konutu terkederek Denizli'ye gittiği ve orada başka bir kadınla birlikte yaşadığı gerekçesiyle boşanma isteminin reddine karar verilmiş ve hüküm temyiz edilmeksizin kesinleşmiştir. Mahkemenin bu kararı uyarınca davacı (kadının) ayrı yaşamda haklı olduğu açıktır. Öte yandan; tedbir nafakasının niteliği ve yasal düzenleme gereği, davalı (koca) birliğin giderlerine gücü oranında katılmak zorundadır. Zira evlilik birliğinin korunması ve devamını sağlamak için eşlerin asgari ölçüde uyması gereken bazı yükümlülükler ve karşılamaları gereken bazı ortak giderler mevcuttur....
Ancak, retle sonuçlanıp iş bu nafaka davasının açıldığı tarihten sonra kesinleşen boşanma davasında davacı ... ile müşterek çocuk Uğurcan lehine ayrı ayrı aylık 150 TL tedbir nafakasına hükmedildiği gözetilmeden mahkemece; tahsilde tekerrüre neden olacak şekilde tedbir nafakasına karar verilmesi doğu görülmemiş ise de; bu hususun düzeltilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden bu yöne ilişen temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün 1.fıkrasında yer alan “… ayrı ayrı …” ifadesinden sonra gelmek üzere “tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla” kelimelerinin yazılması suretiyle hükmün düzeltilmesine ve düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, 5.40.TL bakiye temyiz harcının temyiz edene yükletilmesine, 06.09.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi....
Yukarıdaki bentte açıklandığı gibi, boşanma hükmü kesinleştiğine ve boşanma davası nedeniyle Türk Medeni Kanununu 169. maddesi uyarınca önlem niteliğindeki tedbir nafakasına da karar verildiğine göre; hükmedilen tedbir nafakalarına "tahsilde tekerrür olmamak üzere" kaydının konulması; ayrıca kadın için hükmedilen 2013/8390 esas sayılı tedbir nafakasının boşanmanın kesinleşme tarihi itibarıyla sona ereceğinin de hükümde belirtilmesi gerekir. Açıklanan sebeplerle mahkemece, mükerrer tahsile imkan verecek şekilde tedbir nafakasına hükmedilmesi ve bu tedbir nafakasının boşanma davasının açılması tarihine kadar geçerli olacak şeklide hükmedilmesi usul ve yasaya aykırı ise de; bu aykırılıkların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden; bozma sebebi yapılmamış; hükmün bu bölümlerinin Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 438/7. maddesi gereğince düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekiştir....


