b-Boşanma veya ayrılık davası açılınca hakim, davanın devamı süresince, gerekli olan özellikle eşlerin barınmasına (TMK m. 186/1), geçimine (TMK m. 185/3) ilişkin geçici önlemleri kendiliğinden almak zorundadır (TMK m. 169). Tedbir nafakasına hükmedilirken tarafların kusuru aranmaz. O halde, tarafların ekonomik ve sosyal durumları da gözetilerek dava tarihinden geçerli olmak üzere davalı-karşı davacı kadın yararına uygun miktarda tedbir nafakasına hükmedilmesi gerekirken, kadının kusurlu olduğundan bahisle tedbir nafakası talebinin reddedilmesi doğru olmayıp, bozmayı gerektirmiştir. c-Mahkemece verilen ilk hükmün temyiz incelemesinde bozma sebebine göre kadının boşanma davasının ferilerinin şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir....
Tüm bu bilgiler ışığında somut olay irdelendiğinde; tarafların 1992 yılında evlendikleri, bu evlilikten çocukları, 07.03.1995 doğumlu Rıza ile 10.07.1998 doğumlu Eşref'in dünyaya geldiği; davalı kocanın, davacı kadına karşı açmış olduğu boşanma davasında, davacı kadının karşı davası ile kendisi ve müşterek çocukları için tebdir nafakası talep ettiği, mahkemece davalı kocanın açmış olduğu boşanma davasının reddi ile birlikte davacı kadının ayrı yaşamakta haklı olduğu gerekçesi ile tedbir nafakası isteminin kabulüne ve davacı Ayşe için 150.00 TL, davacı Rıza için 175.00 TL, davacı Eşref için 150.00 TL tedbir nafakasına hükmedildiği; tarafların halen ayrı yaşadıkları; davalı kocanın, ilk nafaka davasında olduğu şekilde asgari ücret ile işçi olarak çalıştığı, davacı kadının ise ev hanımı olduğu ve fakat ilk nafaka davasının kesinleşmesinden sonra, aylık 250,00 TL kira geliri elde etmeye başladığı; mahkemece davacı kadının ekonomik durumunda iyileşme olduğu gerekçesi ile davacı kadının tedbir...
nun 175.maddesine göre; "Boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek taraf, kusuru daha ağır olmamak koşuluyla geçimi için diğer taraftan mali gücü oranında süresiz olarak nafaka isteyebilir." Somut olayda; taraflar hakkında Zonguldak 2.Aile Mahkemesinin 2013/472 Esas- 2014/255 Karar sayılı ilamıyla boşanma kararı verilmiş, karar 20/06/2014 tarihinde kesinleşmiş, eldeki dava yasal 1 yıllık süre içinde 27/06/2014 tarihinde açılmıştır. Davacı kadın boşanma dosyasında yoksulluk nafakası talep etmemiştir. Zonguldak 2. Aile Mahkemesince verilen boşanma kararında tarafların kusur durumuna ilişkin bir değerlendirme yapılmadığı anlaşılmaktadır....
Hukuk Dairesi DAVA TÜRÜ : Boşanma-Tedbir Nafakası Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda bölge adliye mahkemesi hukuk dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-davalı erkek tarafından, boşanma ve tedbir nafakası davası yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: 1-Davacı-davalı erkeğin tedbir nafakası davasına yönelik temyiz dilekçesinin incelenmesinde; 6100 Sayılı HMK’nın 362 inci maddesinin 1 inci fıkrasının b bendi uyarınca “Miktar veya değeri kırk bin Türk Lirasını (bu tutar dâhil) geçmeyen davalara ilişkin kararlar” temyiz edilemez. 02.12.2016 tarihli 6763 Sayılı Kanun’un 44 üncü maddesi ile de 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’na eklenen ek madde 1 uyarınca temyiz parasal sınırlarının (HMK m. 341, 362) Vergi Usul Kanunu’nun mükerrer 298 inci maddesine göre her yıl tespit ve ilan edilecek yeniden değerleme oranında artırılması öngörülmüştür....
Y A R G I T A Y K A R A R I Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.ava dilekçesinde; davalı ile 2009 yılından beri evli oldukları, davalı kocanın geçimsizlik çıkarması sebebi ile ayrı yaşamak zorunda kaldığı ve gelirinin bulunmadığı ileri sürülerek aylık 500,00 TL tedbir nafakasına hükmedilmesi istenilmiştir.Cevap dilekçesinde;davacının kendi isteği ile evi terk ettiği ve nafaka davası açtığı,daha sonra davacının ahlaka aykırı iş yaptığını öğrendiği için kendisinin boşanma davası açtığı,her iki davanın birleştirildiği,boşanma davasının reddedildiği,davacının yaptığı iş konusunda yanılttığı ve maddi menfaat temini için evlilik yaptığı,bu nedenlerle davanın reddi istenilmiştir.Mahkemece;dava tarihinden itibaren aylık 200,00 TL.tedbir nafakasına karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.TMK.'...
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Boşanma Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı tarafından tedbir nafakası yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: Dosyadaki yazılara ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve özellikle mahkemece daha önce açılan nafaka davasında, davalı eş ve çocuklar yararına hükmedilen tedbir nafakasının boşanma davası süresince de yeterli ve yerinde olduğu kabul edildiğine ve bu şekilde bozma kararı doğrultusunda hüküm tesis edildiğinin kabulü gerekmesine göre, yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı harcın temyiz edene yüklenmesine, peşin alınan harcın mahsubuna ve 136.00 TL. temyiz başvuru harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün...
"İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi DAVA TÜRÜ :Boşanma Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı (koca) tarafından, kusur belirlemesi, tazminatlar ve tedbir nafakası yönünden, davalı (kadın) tarafından ise boşanma davası, tazminat miktarları ve nafaka miktarları yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle mahkemece verilen tedbir nafakasının başlangıç tarihinin dava tarihi, sona erme tarihinin ise kararın kesinleşme tarihi olduğunun tabii bulunmasına göre, tarafların yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı harcın temyiz edenlere yükletilmesine, peşin alınan harcın mahsubuna ve 103.50'şer TL. temyiz başvuru harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, işbu kararın tebliğinden...
Yoksulluk ve iştirak nafakası boşanmadan sonra hüküm ifade edeceğinden, boşanma davasının sonucu (kesinleşmesi) beklenmeli, bundan sonra taleple ilgili olumlu veya olumsuz bir karar verilmelidir. Mahkemece, talep edilen nafakanın niteliği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiştir. Bundan ayrı, boşanma davası açılmakla; davacının ayrı yaşama hakkı doğar. Boşanma davası sonuçlanıncaya kadar tedbir nafakası talep edilebilir ve mahkeme henüz yargılama sürerken de tedbir olarak (TMK:nun md.169) tedbir nafakasına hükmedebilir. Davacının dilekçesinde belirttiği "önce tedbir olmak üzere" ifadesi bu kapsamda değerlendirildiği takdirde; hakkaniyete uygun tedbir nafakasına hükmedilmelidir. Mahkemece, hükmedilen nafakanın yardım nafakası olarak nitelendirilmiş olması da doğru görülmemiştir....
Açtığı boşanma davasının reddedilmesinden sonra davalı, 18.04.2005 tarihinde kocası aleyhinde Türk Medeni Kanununun 197. maddesine dayanarak nafaka davası açmış, “kocanın kusurlu davranışları sonucu ayrı yaşamak zorunda kaldığı ve nafaka talep etmekte haklı olduğu” kabul edilerek lehine nafakaya hükmedilmiştir. Bu karar 03.05.2006 tarihinde kesinleşmiştir. Kesinleşen nafaka hükmü, boşanmayı sağlayan fiili ayrılıkta kadının kusurunun bulunmadığı anlamına gelir. Bu durumda, boşanma davasının reddinden sonra, ortak hayatın yeniden kurulmasından kaçınan ve fiili ayrılığı sürdürerek, buna dayalı boşanma hükmünü elde eden davacı koca, boşanmada tamamen kusurludur. Boşanma yüzünden mevcut menfaatleri zedelenen davalı yararına Türk Medeni Kanununun 174/1. maddesi gereğince uygun miktarda maddi tazminat takdir edilmelidir. Hükmün bu sebeple bozulması gerektiği düşüncesiyle sayın çoğunluk görüşüne bu yönden iştirak etmiyorum....
DAVA TÜRÜ : Karşılıklı Boşanma - Tedbir Nafakası Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda bölge adliye mahkemesi hukuk dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-davalı erkek tarafından kadının kabul edilen her iki davası, kusur belirlemesi ve kadın lehine hükmedilen tedbir nafakası yönünden; davalı-davacı kadın tarafından ise kusur belirlemesi, erkek lehine hükmedilen tazminatlar, reddedilen yoksulluk nafakası talebi ve tazminat talepleri yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: 1-Evlilik birliğinin temelinden sarsılması hukuki sebebine dayalı karşılıklı boşanma ve kadının birleşen tedbir nafakası davasında ilk derece mahkemesince; her üç davanın da kabulü ile eşit kusurlu kabul edilen tarafların boşanmalarına, kadın lehine tedbir ve yoksulluk nafakasına ve tarafların tazminat taleplerinin reddine karar verilmiştir....


