WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 08 Haziran 2026

Davalı-davacının mal rejiminin tasfiyesi yönündeki talebinin incelenebilmesi için, mal rejiminin sona ermesi gerekir. Mal rejimi de, evliliğin boşanma ile sona ermesi halinde buna ilişkin davanın açıldığı tarihte sona erer (TMK.md.225). Bu da boşanma kararının kesinleşmiş olmasını gerektirir. Taraflar arasındaki boşanma hükmü henüz kesinleşmemiştir. Bu hususta harcı yatırılarak açılan bir dava mevcut olduğuna göre, tasfiye talebinin bu davadan tefriki ile ayrı bir esasa kaydedilmesi ve boşanma hükmünün kesinleşmesinin beklenmesi, sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, bu yön nazara alınmadan yazılı şekilde hüküm kurulması doğru bulunmamıştır....

Davacı vekili dava dilekçesinde ,müvekkilinin dava konusu taşınmazı ilk olarak 2008 yılında iktisap ettiğini, müvekkilinin söz konusu taşınmazı iktisap ettiğinde davalının bu yeri kebapçı dükkanı olarak kullandığını ve davalının müvekkili ile konuşarak taşınmazı 29.07.2013 tarihinde tahliye edeceği yolunda tahliye taahhüdü verdiğini, müvekkilinin davaya konu gayrimenkulü 2010 yılında kardeşi Ömer ile aldıktan sonra kardeşi ile ortaklıklarını ayırarak mal paylaşımı yaptığını ve neticede dava konusu taşınmazın müvekkilinde kaldığını, akabinde müvekkili ile davalı arasında 04.04.2011 tarihli ve 2 yıl süreli kira sözleşmesi akdedildiğini, müvekkilinin 30.10.2012 tarihli ihtarname ile davalıya kira akdini işyeri ihtiyacı nedeni ile yenilemeyeceğini ihtar ettiğini ve ihtarnamenin davalıya 01.11.2012 tarihinde tebliğ edildiğini, buna rağmen davalının taşınmazı tahliye etmediğini, müvekkilinin işşiz olduğunu her ne kadar sigortalı olarak görünse de bunun sağlık imkanlarından faydalanmak için...

Davalı vekili, davacının açtığı boşanma davasının reddedildiğini, esasen vekil edenini hamile iken davacının terk ettiğini açıklayarak davanın reddine karar verilmesini savunmuştur. Mahkemece, taraflar arasında görülen boşanma davasının redle sonuçlandığı, davalının davacıyı Cumhuriyet Başsavcılığına şikayet ettiği, tarafların fiilen ayrı yaşadıkları, mal rejiminin mal ayrılığına dönüştürülmesinin tarafların menfaatine olduğu kanaati ile davanın kabulüne, dava tarihinden geçerli olmak üzere taraflar arasındaki mal rejiminin mal ayrılığına dönüştürülmesine karar verilmesi üzerine; hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava; TMK.nun 206. maddesi gereğince açılmış taraflar arasındaki yasal edinilmiş mallara katılma rejiminin mal ayrılığı rejimine dönüştürülmesi isteğine ilişkindir....

Mal rejimini sona erdiren boşanma davasının derdest olduğunun anlaşılması durumunda usul ekonomisi gereğince (6100 sayılı HMKm.30) bekletici mesele yapılmalıdır. Yukarıda yapılan açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde: Tarafların boşanmasına ilişkin davanın 04.09.2007 tarihinde açıldığı, 18.09.2009 tarihinde verilen karar, tarafların temyizi üzerine Yargıtay 2. Hukuk Dairesi'nin 16.06.2011 tarihli ilamı ile onandığı, onama kararına karşı süresinde karar düzeltme talebinde bulunulmadığından kararın 14.09.2011 tarihinde kesinleştiği anlaşılmaktadır. Eşler arasındaki mal rejimi de evliliğin sona ermesi koşuluyla, boşanma dava tarihinden geçerli olarak sona ermiştir (TMK m. 225/2). Bir başka anlatımla mal rejimi boşanma davası ile sona eren evlilikte, boşanma davasından verilen hükmün kesinleşmesi koşuluyla geriye etkili olarak, boşanma dava tarihinden geçerli olarak sona erer....

Diğer yandan Borçlar Kanunu, Türk Ticaret Kanunu ve Hukuk Mahakemeleri Kanunundaki birçok düzenlemelerden de mal ve eşya tabirlerinden taşınır ve taşınmaz varlıkları amaçlanmıştır. Yukarıda sözü edilen kanunlar ile bölüm başlıkları ve kanun maddeleri bir bütün olarak ele alıp değerlendirildiğinde; "mal" veya "eşya" tabirinden, eşlerin sahip oldukları ve mal rejiminin tasfiyesi davalarında konu edilebilecek, ekonomik değeri bulunan taşınır-taşınmaz varlıkların tamamının anlaşılması gerekmektedir. Bu açıklamalara göre somut olayda; tarafların boşanma davasında sözünü ettikleri "mal" ve "eşya" tabirlerinden, sadece boşanma davasının feri niteliğindeki nafaka, maddi-manevi tazminat istekleri ile ev ve çeyiz eşyaları anlaşılmamalıdır....

Aile Mahkemesinde açtığı boşanma davasının halen derdest olduğunu, Konya'daki boşanma davasının sonucunun beklenmesi gerektiğini ve mal rejimine dair davaların da birleştirilmesi gerektiğini beyan etmiş ise de bu yöndeki taleplerinin reddedildiği; mal rejiminin tasfiyesine yönelik bir davanın esastan incelenip hüküm kurulabilmesi için boşanma davasının kabulle sonuçlanıp kararın kesinleşmesi gerektiği, boşanmaya hükmedilmemesi halinde, eşler arasındaki mevcut mal rejiminin halen devam edeceği ve tasfiyesinin istenemeyeceği, boşanma davası reddedilir ve bu karar kesinleşirse; mal rejiminin tasfiyesine yönelik davanın da esastan incelenmeden usulden reddedilmesi gerektiği, taraflar arasında yürüyen ve bu davaya dayanak yapılan boşanma davasının Düzce 2. Aile Mahkemesinin 11.02.2020 tarih ve 2018/606 Esas, 2020/103 Karar sayılı kararı ile reddedildiği, kararın kesinleştiği, işbu davanın Düzce 2....

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL Taraflar arasında görülen davada; Davacılar, mirasbırakan anneleri ...n maliki olduğu 38 ada 11 parsel sayılı taşınmazın ¼ payını 06.11.1992 tarihinde davalı kızı ...’ye satış göstererek temlik ettiğini, yapılan temlikin mirastan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğunu ileri sürerek, davalı adına olan tapu kaydının iptali ile mirasbırakan adına tescilini istemişler, yargılama sırasında taleplerini miras paylarına hasretmişlerdir. Davalı, bir daireye isabet eden dava konusu payı bedeli karşılığında satın aldığını, alım gücü bulunduğunu, miras paylaşımı sırasında çıkan tartışma nedeniyle eldeki davanın açıldığını belirterek, davanın reddini savunmuştur....

Mahkemece, mirasçıların miras paylaşımı konusunda anlaştıkları, davacının miras payından feragat ettiği, temliklerin mal kaçırma amacıyla yapılmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Karar, davacı vekili tarafından süresinde duruşma istekli temyiz edilmiş olmakla, duruşma günü olarak saptanan 09.01.2020 Perşembe günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davacı vekili Avukat ... ile temyiz edilen davalılar vekili Avukat ... geldiler, duruşmaya başlandı, süresinde verildiği ve kayıt olunduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelen vekillerin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi, iş karara bırakıldı. Bilahare Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor okundu, düşüncesi alındı....

Mahkemece, taraflar arasında görülen boşanma davasının derdest olduğu, mal rejiminin tasfiyesine ilişkin davanın görülebilme şartının gerçekleşmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Taraflar 1970 yılında evlenmiş, ... 2.Aile Mahkemesi'nin 2012/207 Esas numarasına kayıtlı boşanma davasının 29.02.2012 tarihinde açıldığı ve derdest olduğu dosya içinde mevcut inceleme tutanağından anlaşılmıştır. TMK'nun 225/ 2. maddesinde, boşanma halinde eşler arasındaki mal rejiminin boşanma davasının açıldığı tarihte sona ereceği hükme bağlanmıştır. Başka bir anlatımla, mal rejiminin tasfiyesinden kaynaklanan alacak hakkı boşanma dava tarihi itibariyle doğar. Ancak bu hakkın kullanılabilmesi ve tasfiyeye karar verilebilmesi için boşanma davasının olumlu sonuçlanarak kesinleşmesi gerekir....

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Boşanma Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı kadın tarafından tamamına yönelik olarak temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, davacı kadının boşanma davasının reddine ilişkin temyiz itirazları yersizdir. 2- Davacının mal rejiminin tasfiyesine dair talebi bulunmaktadır. Mal rejimi sona ermeden tasfiyeye gidilemez. Rejim ise, evliliğin boşanma veya iptal kararıyla sona ermesi halinde buna ilişkin davanın açıldığı, ölümle sona ermesi halinde, ölüm tarihinden, mal ayrılığına geçilmesi kararı verilmesi halinde ise, buna ilişkin dava tarihinden geçerli olmak üzere sona erer (TMK m. 225)....

UYAP Entegrasyonu