WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 08 Haziran 2026

CEVAP Davalı erkek cevap, ikinci cevap dilekçelerinde özetle; dava dilekçesinde dayanılan vakıaların gerçeği yansıtmadığını, tarafların anlaşmalı olarak boşandıklarını, mal rejiminden doğan haklarını tasfiye ettiklerini, boşanma davasında tarafların beyanlarının alındığını ve bu beyanların mahkeme içi ikrar niteliğinde olduğunu, işbu davanın açılmasının hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olduğunu, davacı kadının mal rejiminden doğan alacak hakkının bulunmadığını iddia ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III....

Taraflar 29.8.1984 tarihinde evlenmiş, 21.7.2006 tarihinde açılan boşanma davasının kabulüne ilişkin hükmün 20.1.2009 tarihinde kesinleşmesiyle, mal rejimi sona ermiştir (TMK.nun 225/2.m.). Sözleşmeyle başka mal rejimi seçilmediğinden, eşler arasında 01.01.2002 tarihine kadar mal ayrılığı (TKM.nin 170.m.), bu tarihten mal rejiminin sona erdiği boşanma davasının açıldığı tarihe kadar ise yasal edinilmiş mallara katılma rejimi geçerlidir (TMK.nun 202, 4722 s.Y.nın 10.m.). Öncelikle davalı tarafından taraflar arasındaki mal rejiminin ilk boşanma davasının açıldığı tarih itibarıyla sona erdiği iddia edilmekte ise de dosya arasına getirtilen dosyalar incelendiğinde, davacısı Mehtap olan 14.10.2003 tarihinde açılan boşanma davasında Kadıköy 1....

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Boşanma Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı kadın tarafından temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: 1-Mahkemece taraflar eşit kusurlu kabul edilerek boşanma kararı verilmiş ise de; yapılan soruşturma ve toplanan delillerden mahkemece de belirlendiği üzere erkeğin eşine fiziksel şiddet uyguladığı, davalı kadının ise eşi ve kızı arasında mal paylaşımı konusunda çıkan anlaşmazlıkta eşine destek vermeyerek evi terketmek suretiyle birlik görevlerini ihmal ettiği anlaşılmaktadır. Gerçekleşen bu durum karşısında boşanmaya neden olan olaylarda; her iki eş de kusurlu olmakla birlikte, davacı erkeğin daha fazla kusurlu olduğunun kabulü gerekir....

Mahkemenize sunduğumuz boşanma dilekçesinde belirtmiş olduğumuz üzere eşimle maddi ve manevi mal paylaşımı yaparak anlaşmaya vardık. Mahkemenizce kısa sürede talebimiz yönünde karar vermenizi…” şeklinde ibarelere yer verilmiştir. Boşanma davası dava dilekçesinde sadece protokol sunulduğu belirtilmiş, başkaca açıklayıcı bilgi ve beyana rastlanmamıştır. Ancak ‘kısa sürede boşanma yönünde karar verme’ talebi de vurgulanmıştır. 24.07.2013 günlü ‘ön inceleme ve tahkikat duruşma tutanağında ise, ilk sayfada tarafların dava dilekçesi ve protokol metnini tekrarladıklarına dair beyanları imzaları ile tasdik ettirilmiş, ikinci sayfasında “5-Evdeki eşyaları paylaştık, ziynet eşyası ve çeyiz eşyaları vb mal anlaşmazlığımız ve talebimiz yoktur, ortak taşınır ve taşınmaz malvarlığımız da bulunmamaktadır…protokol ile huzurdaki beyanlar arasında çelişki doğar ise huzurdaki beyanların esas alınmasını talep ediyoruz…” sözcüklerinin duruşma tutanağına yazılarak imzalarının alındığı görülmüştür....

e borcun ödenmediğini, Tokat Aile Mahkemesinde boşanma davası ile katılma alacağı davası görüldüğünü, davaya konu olan borcun fiili ayrılık ve boşanma davasından önce alındığını, davacı kadının evden kovduğunu, akabinde söz konusu eve aile konutu şerhi koydurduğunu, devamında boşanma davası açtığını, evden kovulması nedeniyle aile konutu şerhinden haberinin olmadığını, mal kaçırma isteyenin davacı kadın olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasını, yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. C....

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Mal Rejiminin Tasfiyesi Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiş olup hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü. K A R A R Davacı ... Gül vekili, boşanma dava dilekçesi ile birlikte mal paylaşımı talebinde bulunmuş, bu talep birinci celse tefrik edilerek ayrı esasa kaydedilmiştir. Mahkemece, davacı tarafa dava değeri bildirmek ve bu değer üzerinden 27,70 başvuru harcı ve nispi harcı yatırmak konusunda bir haftalık kesin süre verildiği, verilen kesin süre içinde sadece dava değerinin bildirildiği, verilen sürenin de kesin olduğu ve bahse konu harçların yatırılmadığı gerekçesiyle davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir. Hüküm, süresi içerisinde davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir....

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 27.05.2009 gün 2009/2-158 Esas - 2009/217 Karar sayılı ilamında da belirtildiği gibi boşanmanın mali sonuçları üzerindeki 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 174. maddesinde düzenlenen boşanma nedeniyle maddi ve manevi tazminat, 175. maddesinde düzenlenen yoksulluk nafakası, şahsi eşyalarla ilgili anlaşmaya, kısaca boşanmanın ferilerine ilişkin olup, mal rejiminin tasfiyesinden kaynaklanan katılma ve değer artış payı alacağına konu yukarıda özgülenen taşınmazlar bu beyanlar içinde değildir. Başka bir anlatımla, somut olayda boşanma dosyası içeriğindeki protokol ve beyanlarla tarafların aralarındaki mal rejimini tasfiye ettikleri kabul edilemez. Kural olarak, boşanma davalarıyla birlikte mal rejimine ilişkin açıklamaların ve eşler arasında varılan sonuçların anlaşma protokolünde yer almalarında herhangi bir sakınca bulunmayıp, bunu engelleyen bir kanun hükmü de yoktur....

DAVA TÜRÜ : Boşanma-Ziynet ve Mal Paylaşımı KARAR DÜZELTME İSTEYEN : ... Yukarıda tarihi, konusu ve tarafları gösterilen hükmün; kısmen bozulmasına-kısmen onanmasına dair Dairemizin 10.04.2018 gün ve 2018/1433-2018/4790 sayılı ilamıyla ilgili karar düzeltme isteminde bulunulmakla, evrak okundu, gereği düşünüldü; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 1.10.2011 tarihinde yürürlüğe girmiş ise de, bu Kanuna 6217 sayılı Kanunla ilave edilen geçici 3. maddenin (1.) bendinde, Bölge Adliye Mahkemelerinin göreve başlama tarihinden önce verilen kararlar hakkında, kesinleşinceye kadar 1086 sayılı Kanunun 26.09.2014 tarihli ve 5236 sayılı Kanunla yapılan değişiklikten önceki 427 ila 454. madde hükümlerinin uygulanmasına devam olunacağı hükme bağlandığından, karar düzeltme talebinin incelenmesi gerekmiştir....

Davacı ile dava dışı ... arasında düzenlenen 27.12.2016 tarihli "Avukatlık Vekalet Ücret Sözleşmesi" incelendiğinde; davacı tarafından, boşanma ve mal paylaşımı davalarında ...'in vekilliğinin üstlenildiği, sözleşmenin 5. maddesinde kararlaştırılan başarıya bağlı %10 avukatlık ücretinin Avukatlık Kanunu'na aykırı olmadığı kanaatine varılmıştır. Davacı ile dava dışı ... arasında görülen, Gaziosmanpaşa ... . Aile Mahkemesinin 28.07.2017 tarihli ve 2017/710 Esas - 2017/798 karar sayılı sayılı kararı incelendiğinde; tarafların boşanmaları ile boşanmanın ferilerine ilişkin bir çok konuda hüküm kurulduğu, dava dışı ... ve velayeti kendisine bırakılan küçük ... ... ... yararına mal paylaşımı yapıldığı, elde edilen menfaat gözönüne alındığında, bono bedelinin elde edilen değerin %10'undan çok daha az olduğu görülmüştür....

İstinaf Sebepleri Davalı vekili istinaf dilekçesinde; İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve kanuna aykırı olduğunu, taraflar arasında düzenlenen ve boşanma kararının eki niteliğindeki 04.04.2020 tarihli protokole göre dava konusu taşınmazın en az 700.000,00 TL ye satılacağı ve satış bedelinin taraflar arasında yarı yarıya paylaştırılacağı, davalı müvekkilinin eve müşteri çıktığı anda satışa muvafakat ederek aile konutu şerhini kaldırmayı kabul ve taahhüt ettiği hususunun düzenlendiğini ancak boşanma davası kesinleştikten sonra dava konusu taşınmazın satılmasının mümkün olmadığını, davacının sorunlar çıkardığını, bu nedenle müvekkili tarafından mal paylaşımı konulu dava açıldığını, bu davanın derdest olduğunu, bu dava ile de dava konusu taşınmaz üzerine ihtiyati tedbir konulduğunu, davacının bu davayı açmasında hukuki yarar bulunmadığını, bu nedenlerle İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesi için istinaf başvurusunda bulunmuştur. C....

UYAP Entegrasyonu