Davalı-davacı erkeğin mevcut rahatsızlığı nedeniyle eylemleri iradi olmayıp, bu sebeple, erkeğe kusur izafe edilemez. Hal böyleyken, mahkemece davalı-davacı erkeğin kusurlu olarak kabul edilmesi ve şartları oluşmadığı halde TMK 174/1-2 maddeleri uyarınca davacı-davalı kadın lehine maddi ve manevi tazminata hükmedilmesi doğru görülmemiş ve bozmayı gerektirmiştir. 3- Davacı-davalı kadın tarafından erkeğin akıl hastalığı sebebiyle mutlak butlan ile evliliğin iptali, olmazsa "Evlilik birliğinin sarsılması" (TMK m. 166/1) hukuki sebebine dayalı boşanma davası açılmış, davalı-davacı erkek tarafından ise birleşen evlilik birliğinin sarsılması" (TMK m. 166/1) hukuki sebebine dayalı boşanma davası açılmış olup, davaların yapılan yargılaması sonucunda ise mahkemece davacı-davalı kadının davasının kabulü ile evliliğin mutlak butlan sebebi ile iptaline, davalı-davacı erkeğin boşanma davasının ise reddine karar verilmiştir....
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı erkeğin akıl hastası olduğu ve Of Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2012/493 Esas 2013/217 Karar sayılı kararı ile kısıtlandığı, akıl hastalığı hukuki sebebine dayalı bir dava bulunmadığı (TMK md. 165), akıl hastası olan erkeğin hareketleri iradi olmadığından, kendisine kusur yüklenemeyeceği, bu sebeple 4721 sayılı Kanun'un 166 ncı maddesinin birinci fıkrasına dayalı "evlilik birliğinin temelinden sarsılması" hukuki sebebine dayanılarak boşanmaya karar verilemeyeceği, bu kapsamda davalı erkeğin kısıtlandığı ve hareketleri iradi olmadığı gerekçesi ile davanın reddine, ziynet talebinin feragat nedeniyle reddine karar verilmiştir IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına süresinde davacı kadın vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B....
KARŞI OY YAZISI Davacı davasını, Türk Medeni Kanununun 166/1. maddesinde düzenlenen evlilik birliğinin temelinden sarsılması hukuki sebebine dayandırmıştır. Davacının boşanma talebini Türk Medeni Kanununun 166/son maddesine dayandırdığı yönünde bir beyanı bulunmadığı gibi, aşamalarda davasını Türk Medeni Kanununun 166/son maddesine ıslah ettiğine ilişkin bir beyanı da yoktur. Vekili aracılığıyla verdiği temyiz dilekçesinde de reddedilen davasının Türk Medeni Kanununun 166/son maddesine dayandığı yönünde bir temyiz itirazı bulunmamaktadır. Her ne kadar, olayları açıklamak taraflara hukuki niteleme hakime ait ise de; bu ilke taleple bağlılık ilkesini ortadan kaldırmaz. Örneğin şiddetli geçimsizlik hukuki sebebine dayalı olarak açılan boşanma davasında, davalının akıl hastası olduğu raporla tespit edilse dahi, hakim akıl hastalığı sebebiyle boşanma kararı veremez. Akıl hastalığı sebebiyle boşanma kararı verilebilmesi için, davacının boşanma talebi yeterli değildir....
Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Erkeğin nispi butlanla evliliğin iptali olmadığı takdirde evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedeniyle boşanma davasının kabulü şartlarının oluşup oluşmadığı,delillerin takdirinde hata edilip edilmediği noktasında toplanmaktadır. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 33 üncü maddesi, 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 145 inci maddesi, 148 inci meddesi, 166 ncı maddesi. 3.Değerlendirme 1....
DAVA Davacı erkek dava dilekçesinde özetle; tarafların 2018 yılında evlendiklerini, ikinci evlilikleri olduğunu, ortak çocuklarının bulunmadığını, kadının, hasta olduğunu evlenmeden önce söylemediğini, evlilik birliğinin yükümlülüklerini yerine getirmediğini, hastalığı nedeniyle kendisine ve çevresine zarar verdiğini, eşini tedavi ettirdiğini ancak kadının ortak konuta dönmediğini, evlilik birliğinin temelinden sarsıldığını ve devamının mümkün olmadığını beyanla, boşanmalarına karar verilmesini talep ve dava etmşitir. II....
in davalı kadın ile ilişki içerisinde olduğu belirtildiğinden ve bunun yanında diğer tanıkların beyanları ile soybağının reddi dava dosyası nazara alınarak tanık İsmal'in beyanlarına itibar edilmediği, birleşen dosyada; zina nedenine dayalı boşanma talebinin kanıtlanmadığı, evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedenine dayalı boşanma talebinin ise davalı-davacı kadının tam kusurlu olduğu gerekçeleri ile davacı-davalı erkeğin zina nedenine dayalı boşanma talebinin hak düşürücü süre nedeni ile reddine, haysiyetsiz hayat sürme nedenine dayalı boşanma talebinin şartlar oluşmadığından reddine, evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedenine dayalı boşanma talebinin kabulü ile 4721 sayılı Kanun`un 166 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca tarafların boşanmalarına, birleşen dosyada davalı-davacı kadının zina nedenine dayalı boşanma davası ile evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedenine dayalı boşanma davasının reddine, çocuğun soybağının reddine ilişkin karar kesinleşmiş olduğundan...
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, erkeğin terditli taleplerinden akıl hastalığına dayalı davası ile ilgili olarak kadının akıl hastalığının bulunmadığı sağlık kurulu raporu ile belirlendiğinden hüküm kurulmasına yer olmadığı, evlilik birliğinin ortak hayatın devamı taraflardan beklenmeyecek derecede temelinden sarsıldığı, boşanmaya sebebiyet veren olaylarda tartışmalar sırasında birbirlerine karşılıklı olarak hakaret edip fiziksel şiddet uygulayan tarafların kusurlu olduğu, taraflardan birinin kusurunun diğerinden ağır kabul edilemeyeceği, kusur durumu nedeniyle tarafların tazminata hak kazanmadıkları, ortak çocuğun anne ile birlikte yaşadığı ve annenin çocuğun bakımını gereği gibi yerine getirdiği gerekçesi ile her iki tarafın evlilik birliğinin temelinden sarsılması hukuki nedenine dayalı davalarının kabulü ile tarafların 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 166 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca...
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Karşılıklı Boşanma Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, davacı-davalı erkek tarafından kusur belirlemesi, reddedilen tazminatlar ve yoksulluk nafakası yönünden, davalı-davacı kadın tarafından ise kusur belirlemesi ve reddedilen tazminatlar yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: 1-Toplanan delillerden davalı-davacı kadının akıl hastası olduğu ve kısıtlandığı anlaşılmaktadır. Akıl hastalığına dayalı bir dava bulunmamaktadır (TMK m.165). Davalının hareketleri iradi olmadığından, Türk Medeni Kanununun 166/1. maddesine dayalı “evlilik birliğinin temelinden sarsılması” hukuki sebebine dayanılarak boşanmaya karar verilemez. Erkeğin davasının reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır....
İlk Derece Mahkemesinin Son Kararı İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; evlilik birliğinin ortak hayatı sürdürmeleri taraflardan beklenmeyecek derecede temelinden sarsıldığı, boşanmaya sebebiyet veren olaylarda davacı kadının evde yemek yapmadığı, lüks harcamalarının olduğu, davalının ise uyuşturucu ve alkol kullandığı, davalı ile tanık Müge’nin İstanbul'da ve şehir dışında otelde kaldıkları, beraber seyahatlerinin olduğu, evli bir erkekle olmaması gereken sıklıkta görüşmelerinin olduğu, bütün bu olay ve olgular birlikte değerlendirildiğinde aynı odada otel kayıtları olan davalı ile tanık Müge’nin otelde birlikte kaldıkları ve davalının zina yaptığı kanaatine varıldığı gerekçesi ile davacının zina nedeniyle ve haysiyetsiz hayat sürme nedenlerine dayalı açmış olduğu davalarının kabulü ile tarafların 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 161 ve 163 üncü maddeleri gereğince boşanmalarına, evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedeni...
Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile erkeğin belirlenen ve gerçekleşen kusurlu eylemleri nedeniyle kadının boşanma davasının kabulü, erkeğin davasının reddi doğru olup erkeğin bu yönden istinaf taleplerinin reddine, davacı-davalı kadının zina nedeniyle boşanma talebinin reddi ve lehine hükmedilen tazminat miktarlarına yönelik istinaf taleplerinin kısmen kabulüne, toplanan delillerden zina eylemi sabit olup zinaya dayalı davanın kabulü gerekir ise de kadının evlilik birliğinin temelinden sarsılmasına dayalı boşanma davasında verilen boşanma hükmü istinaf edilmeksizin kesinleştiğinden zina nedeni ile açılan boşanma davasının konusuz kaldığı, yine tazminat miktarlarının az olduğu gerekçesi ile kararın ilgili hüküm fıkralarının kaldırılmasına, kadının konusuz kalan zina nedeniyle boşanma talebinin esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına, tazminatların az olduğundan bahisle kadın yararına 100.000,00 TL maddî, 100.000,00 TL manevî tazminat...


