Boşanma davalarında tarafların kusurlarının belirlenmesi, boşanmanın eki niteliğinde bulunan maddi-manevi tazminat (TMK m. 174/1-2), yoksulluk nafakası (TMK m. 175) gibi taleplerin sağlıklı değerlendirilerek doğru karar verilebilmesi, bu davaların birlikte görülmesi ve delillerin birlikle değerlendirilmesiyle mümkündür. Karşılıklı açılan evlilik birliğinin temelinden sarsılması hukuki nedenine dayalı boşanma davası ve birleşen kadının akıl hastalığı özel nedenine dayalı boşanma davalarında ilk derece mahkemesince verilmiş olan hüküm hakkında tarafların istinaf kanun yolu inceleme talebi üzerine bölge adliye mahkemesi hukuk dairesi tarafından tarafların istinaf istemlerinin esastan reddine karar verilmiştir. Taraflarca temyiz incelemesi talebinde bulunulmuş olup, davacı-davalı erkek Küçükçekmece 2....
DAVA 1.... erkek vekili dava dilekçesinde; erkeğin önceden açtığı boşanma davasının reddedildiğini, kadının birlik görevlerini yerine getirmediğini, saygısız davrandığını, hakaret ettiğini, eşini yüzüstü bırakıp kendi ailesinin bakımı ile ilgilendiğini, erkeğin bakıcı tutmak zorunda kaldığını, kadının çevreye bakıcıyı kastederek erkek hakkında sadakatsizlik ithamında bulunduğunu iddia ederek; tarafların onur kırıcı davranış sebebiyle boşanmalarına ve erkek yararına 10.000,00 TL maddî, 20.000,00 TL manevî tazminata hükmedilmesini talep ve dava etmiştir. 2.... erkek Sındırgı Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 12.01.2022 tarihli ve 2021/430 Esas, 2022/56 Karar sayılı kararıyla akıl hastalığı sebebiyle kısıtlanmış ve kendisine vasi atanmıştır. ... erkek vasisi vekili Bölge Adliye Mahkemesinin gönderme kararından sonra 09.03.2022 tarihli duruşmada davayı ıslah ettiklerini ve evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedeniyle boşanma kararı verilmesini talep ettiklerini bildirmiştir. 3.... erkek Bölge...
Taraflar arasındaki karşılıklı boşanma davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl davanın reddi ile karşı davanın kabulüne, tarafların evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedeni ile boşanmalarına karar verilmiştir. Kararın ... erkek ve davalı-davacı kadın vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı ... erkek ve davalı-davacı kadın vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I....
Sulh Hukuk Mahkemesinde akıl hastalığı nedeniyle vesayet davası açıldığını, tüm bu nedenlerle öncelikle akıl hastalığı sebebiyle, olmadığı takdirde evlilik birliğinin sarsılması sebebiyle tarafların boşanmalarına ve 50.000,00 TL manevî tazminata hükmolunmasını talep ve dava etmiştir. II. CEVAP 1.Davalı-davacı kadın vekili asıl davaya cevap dilekçesinde; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. 2.Davalı-davacı kadın vekili; ... 1....
DAVA 1.Davacı kadın vekili dava dilekçesinde özetle; erkeğin bağımsız konut sağlamadığını, fiziksel şiddet uyguladığını, kayınvalidesinin sürekli evde muska yazdığını ve bunları sattığını, sık sık eve dışarıdan yabancıların geldiğini, zorla doktora götürdüğünü iddia ederek davanın kabulüne, tarafların evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedeniyle boşanmalarına, kadın yararına aylık 1.000,00 TL tedbir ve yoksulluk nafakasına, kadın yararına yasal faizi ile birlikte 100.000,00 TL maddî ve 100.000,00 TL manevî tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir. 2.Kayseri 5. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 28.03.2022 tarih ve 2022/249 E 2022/1424 K sayılı kararı ile; davacı kadın akıl hastalığı nedeniyle vesayet altına alınmıştır. Vasi, usulüne uygun şekilde mahkemeye davet edilmiş; vasi tarafından husumete izin kararı ve vekaletname ibraz edilmiştir. II....
Açıklanan bu durum karşısında; davalı-davacı kadın, 22.06.2012 tarihli birleşen boşanma davası ile evlilik birliğinin sarsılması sebebiyle boşanma talep etmiştir. Mahkemece davalı-davacı kadının boşanma davası ile ilgili olumlu veya olumsuz hüküm tesis edilememesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir. SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda gösterilen sebeple BOZULMASINA, bozma sebebine göre tarafların diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, temyiz peşin harcının istek halinde yatıranlara geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi.11.11.2015 (Çrş.) .......
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (Aile)Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Boşanma Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı erkek tarafından kusur belirlemesi, tazminat ve nafakalar yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: 1-Yapılan yargılama ve toplanan delillerden; davalı erkeğin akıl hastalığı nedeniyle Türk Medeni Kanunu'nun 405. maddesi gereği kısıtlanarak kendisine vasi atandığı anlaşılmaktadır. Davacı kadın tarafından akıl hastalığına dayalı (TMK m. 165) olarak açılmış bir dava bulunmamaktadır. Davalı erkeğin hareketleri iradi olmadığından, kusur yüklenemez ve Türk Medeni Kanunu'nun 166/1. maddesine dayalı "evlilik birliğinin sarsılması" hukuki sebebine dayanılarak boşanmaya karar verilemez. O halde kadının davasının reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve kanuna aykırıdır....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedeni ile boşanma K A R A R Taraflar arasındaki uyuşmazlık şiddetli geçimsizlik nedeniyle boşanma isteğine ilişkin bulunduğuna göre, Yargıtay Başkanlar Kurulu'nun 27.12.2013 tarih 38 sayılı Kararı ile hazırlanıp, Yargıtay Büyük Genel Kurulu'nun 24.01.2014 tarih 1 nolu Kararı ile kabul edilen ve 29.01.2014 tarih 28897 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Hukuk Daireleri'ne ilişkin iş bölümü uyarınca, hükme yöneltilen temyiz itirazlarının incelenmesi Yargıtay (2.) Hukuk Dairesi'nin görevi cümlesinden bulunmakla, gereği için dosyanın anılan Daire Başkanlığı'na GÖNDERİLMESİNE, 14.05.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi....
DAVA Davacı erkek vekili dava dilekçesinde özetle; tarafların 2016 yılında anlaşmalı boşanmak için başvurduklarını, anlaşmalı boşanma kararını tebliğ alan davalı kadının davayı çekişmeli boşanmaya dönüştürdüğü, tarafların evliliklerine bir şans daha verme kararı aldıklarını ve davadan feragat ettiklerini, müvekkilinin sağlık sorunlarının başladığını, davalı kadının müvekkilinin sağlık sorunlarına duyarsız kaldığını, ameliyatlarında müvekkili ile ilgilenmediğini, ameliyat sonları kızının ve ablasının kendisi ilgilendiği, müvekkilini eve dahi kabul etmediğini, müvekkile bakmayacağını söylediğini iddia ederek, tarafların evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedeniyle boşanmalarına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II....
Boşanma sebebi olarak dayanılan 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun (TMK) “Evlilik birliğinin sarsılması” başlıklı 166/I-II. maddesi; “Evlilik birliği, ortak hayatı sürdürmeleri kendilerinden beklenmeyecek derecede temelinden sarsılmış olursa, eşlerden her biri boşanma davası açabilir. Yukarıdaki fıkrada belirtilen hâllerde, davacının kusuru daha ağır ise, davalının açılan davaya itiraz hakkı vardır. Bununla beraber bu itiraz, hakkın kötüye kullanılması niteliğinde ise ve evlilik birliğinin devamında davalı ve çocuklar bakımından korunmaya değer bir yarar kalmamışsa boşanmaya karar verilebilir” hükmünü içermektedir. Bu hükümde yer alan boşanma sebebi nisbi bir boşanma sebebidir. 14. Anılan maddenin birinci fıkrası gereğince evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedeniyle boşanmaya karar verilebilmesi için başlıca iki şartın gerçekleşmiş olması gerekmektedir....


