WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 15 Haziran 2026

karar verilmiş, davalı-karşı davacı erkek velisi tarafından; davacı-karşı davalı kadının kabul edilen boşanma davası, kusur belirlemesi ve boşanmanın fer’ilerine yönelik olarak temyiz kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemizin 04.07.2018 tarih 2016/21401 esas ve 2018/8597 karar sayılı kararı ile davalı-karşı davacı erkeğin akıl hastalığı nedeniyle Türk Medeni Kanunu'nun 405. maddesi gereği kısıtlanarak kendisine veli atandığı, davacı-karşı davalı kadın tarafından akıl hastalığına dayalı (TMK m. 165) olarak açılmış bir dava bulunmadığı, davalı-karşı davacı erkeğin hareketleri iradi olmadığından, kusur yüklenemeyeceği ve Türk Medeni Kanunu'nun 166/1. maddesine dayalı "evlilik birliğinin sarsılması” hukuki sebebine dayanılarak boşanmaya karar verilemeyeceği, davacı-karşı davalı kadının davasının reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve kanuna aykırı olduğu gerekçesiyle bozulmasına karar vermiş, ilk derece mahkemesince verilen 26.02.2019 tarihli ikinci...

Uyuşmazlığın çözümü bakımından ilgili kanun maddelerinin incelenmesinde yarar görülmektedir. 12. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun (TMK) “Evlilik birliğinin sarsılması” başlıklı 166/I-II. maddesi; “Evlilik birliği, ortak hayatı sürdürmeleri kendilerinden beklenmeyecek derecede temelinden sarsılmış olursa, eşlerden her biri boşanma davası açabilir. Yukarıdaki fıkrada belirtilen hâllerde, davacının kusuru daha ağır ise, davalının açılan davaya itiraz hakkı vardır. Bununla beraber bu itiraz, hakkın kötüye kullanılması niteliğinde ise ve evlilik birliğinin devamında davalı ve çocuklar bakımından korunmaya değer bir yarar kalmamışsa boşanmaya karar verilebilir” hükmünü içermektedir. 13. Anılan maddenin birinci fıkrası gereğince evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedeniyle boşanmaya karar verilebilmesi için başlıca iki şartın gerçekleşmiş olması gerekmektedir....

Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, erkeğin ağır, kadının az kusurlu olduğu, evlilik birliğinin mahkemece kabul edilen erkeğin ağır kusurlu davranışları nedeniyle temelinden sarsıldığı, devamında taraflar ve toplum için bir yararın kalmadığı, kadının birliği devam ettirmeye zorlanamayacağı, kadının davasının kabulü ile boşanma kararı verilmesinde, kadın yararına maddî, manevî tazminata ve tedbir nafakasına hükmedilmesinde ve miktarlarında usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı, yine kadının çalışıyor olup, tarafların sosyal ve ekonomik durumlarının birbirine yakın olması ve boşanma ile kadının yoksulluğa düşmeyeceğinin anlaşılması karşısında kadın lehine yoksulluk nafakasına hükmedilmemiş olmasında hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesi ile taraf vekillerinin istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A....

fazla kusur yüklenemeyeceği anlaşıldığından asıl davanın ve karşı davanın ayrı ayrı kabulü ile evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedeniyle tarafların boşanmalarına, kadın lehine aylık 500,00 TL tedbir-yoksulluk nafakasına hükmedilmesine, tarafların maddî ve manevî tazminat taleplerinin ayrı ayrı eşit kusur nedeniyle reddine karar verilmiştir....

CEVAP Davalı-davacı erkek vekili, cevap-karşı dava dilekçesinde özetle; davalının evlenmeden önce müvekkilinden rahatsızlıklarını sakladığını, davalı kadının hareketleri ve davranışları, içtiği ilaçlardan dolayı kadının hastalıklarının ortaya çıktığını, buna rağmen müvekkilinin eşine destek çıktığını, eşi ile ilgilendiğini, doktora götürdüğünü, davalının annesinin evliliklerine müdahale ettiğini, davalı kadının müvekkilini kilosu nedeni ile incittiğini, başkaları ile kıyasladığını, davalı kadının yaşam tarzı ve hastalığı nedeni ile evlerine kimsenin gelmediğini sosyal hayatlarının bittiğini, belirterek asıl davanın reddine, karşı davanın kabulü ile evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedeniyle tarafların boşanmalarına, ortak çocuğun velâyetinin davalı-davacıya verilmesine müvekkili lehine 500.000,00 TL maddî, 600.000,00 TL manevî tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir. III....

DAVA Davacı erkek vekili dava ve cevaba cevap dilekçesinde özetle; kadının erkeğe ve ailesine kötü davrandığını, kadının ve ailesinin erkeği tehdit ettiklerini ve erkeğe hakaret ettiklerini, erkeğin lenf kanseri olduğunu kadının erkeğin hastalığı ile ilgilenmediğini iddia ederek davanın kabulüne, evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedeniyle tarafların boşanmalarına, ortak çocukların velâyetinin babaya verilmesine, çocuklar yararına ayrı ayrı aylık 300,00 TL tedbir ve iştirak nafakasına, erkek yararına yasal faizi ile birlikte 50.000,00 TL maddî ve 50.000,00 TL manevî tazminata karar verilmesini dava ve talep etmiştir. II....

Bununla beraber bu itiraz, hakkın kötüye kullanılması niteliğinde ise ve evlilik birliğinin devamında davalı ve çocuklar bakımından korunmaya değer bir yarar kalmamışsa boşanmaya karar verilebilir.” hükmünü taşımaktadır. 13. Genel boşanma sebeplerini düzenleyen ve yukarıda belirtilen madde hükmü, boşanma sebeplerinin somutlaştırılmamış veya ayrıntıları ile belirtilmemiş olması hâlinde evlilik birliğinin sarsılıp sarsılmadığı noktasında hâkime çok geniş takdir hakkı tanımıştır. Bu bağlamda evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedeniyle boşanma davası açan davacının, davasının kabul edilerek, boşanma kararı elde edebilmesi için iki koşulun gerçekleştiğini kanıtlamış olması gerekir. Bunlardan ilkinde davacı; kendisinden, evlilik birliğinin devamı için gereken “ortak hayatın sürdürülmesi” olgusunun artık beklenmeyecek derecede birliğin temelinden sarsıldığını, ikinci olarak “temelden sarsılmanın” karşı tarafın kusurlu davranışları sonucu gerçekleştiğini ispatlamak zorundadır. 14....

Bununla beraber bu itiraz, hakkın kötüye kullanılması niteliğinde ise ve evlilik birliğinin devamında davalı ve çocuklar bakımından korunmaya değer bir yarar kalmamışsa boşanmaya karar verilebilir.” hükmünü taşımaktadır. 13. Genel boşanma sebeplerini düzenleyen ve yukarıda belirtilen madde hükmü, boşanma sebeplerinin somutlaştırılmamış veya ayrıntıları ile belirtilmemiş olması hâlinde evlilik birliğinin sarsılıp sarsılmadığı noktasında hâkime çok geniş takdir hakkı tanımıştır. Bu bağlamda evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedeniyle boşanma davası açan davacının, davasının kabul edilerek, boşanma kararı elde edebilmesi için iki koşulun gerçekleştiğini kanıtlamış olması gerekir. Bunlardan ilkinde davacı; kendisinden, evlilik birliğinin devamı için gereken “ortak hayatın sürdürülmesi” olgusunun artık beklenmeyecek derecede birliğin temelinden sarsıldığını, ikinci olarak “temelden sarsılmanın” karşı tarafın kusurlu davranışları sonucu gerçekleştiğini ispatlamak zorundadır. 14....

CEVAP Davalı-davacı erkek vekili cevap ve karşı dava dilekçesinde özetle; davacı kadının dava dilekçesindeki iddialarının gerçeği yansıtmadığını, evliliğin bitmesinde davacı kadının kusurlu olduğunu, evlenmeden önce verdiği sözlerin aksine davrandığını, evlilik birliğinin getirdiği yükümlülükleri yerine getirmediğini, ailesinin tesiri altında kaldığını, annesinin evlilik birliğine müdahalesine sessiz kaldığını, ev içerisinde temel öz bakımı ile ilgilenmediğini iddia ederek davacı-davalı kadının açtığı davanın reddine, müvekkilinin açmış olduğu evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedeni ile açtığı boşanma davasının kabulü ile tarafların boşanmalarına müvekkili lehine 50.000,00 TL maddî 50.000,00 TL manevî tazminata hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. III....

CEVAP 1.Davalı-davacı vekili cevap ve karşı dava ile karşı davaya cevaba cevap dilekçesinde; tarafların kadının ceza dosyaları nedeniyle tartıştıklarını, bu ceza dosyaları konusunda eşine bilgi vermediğini, eski erkek arkadaşı ile evlilik sonrası dönemde de görüştüğünü, eski erkek arkadaşının eşini sosyal medyadan ve fiziken takip ettiğini, bu hususları gizleyip yalan söylediğini iddia ederek; asıl davanın reddine, karşı davanın kabulüne, erkek lehine 5.000,00 TL maddî, 30.000,00 TL manevî tazminata hükmedilmesini talep etmiştir. 2. Davalı-davacı vekili ıslah dilekçesi ile tarafların evlilik birliğinin temelinden sarsılması hukuki nedeniyle boşanmalaına ve erkek lehine 30.000,00 TL maddî, 30.000,00 TL manevî tazminata hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. III....

UYAP Entegrasyonu