KARAR Davacı-birleşen davalı ... vekili, dava dilekçesinde belirtilen malvarlıkları nedeniyle mal rejiminin tasfiyesi ile alacak isteğinde bulunmuş, birleşen davanın reddini savunmuştur. Davalı-birleşen davacı ... vekili, davanın reddini savunmuş, birleşen davada dava dilekçesinde belirtilen malvarlıkları nedeniyle mal rejiminin tasfiyesi ile alacak isteğinde bulunmuştur....
Somut olaya gelince; eşler, 08.01.1995 tarihinde evlenmiş, 06.06.2012 tarihinde açılan boşanma davasının kabulüne ilişkin hükmün, kesinleşmesiyle boşanmışlardır. Mal rejimi boşanma davasının açıldığı tarih itibarıyla sona ermiştir (TMK mad.225/son). Sözleşmeyle başka mal rejiminin seçildiği ileri sürülmediğinden evlilik tarihinden 4721 Sayılı TMK'nin yürürlüğe girdiği 01.01.2002 tarihine kadar mal ayrılığı (743 Sayılı TKM mad.170), bu tarihten mal rejiminin sona erdiği tarihe kadar ise, edinilmiş mallara katılma rejimi geçerlidir (4722 Sayılı Yasa mad.10, TMK mad.202/1). Tasfiyeye konu .........daki 3330 ada 4 parseldeki 330/2400 hisse, 16.07.2004 tarihinde, ......'deki 10181 parseldeki 23 nolu bağımsız bölüm ise, 29.05.2006 tarihinde eşler arasında edinilmiş mallara katılma rejiminin geçerli olduğu dönemde satın alınarak, davalı eş adına tescil edilmişler, boşanma dava tarihinden önce 15.11.2011 tarihinde diğer davalı ...'a satılarak devredilmişlerdir....
KARAR Davacı ... vekili, evlilik birliği içinde edinilen 36 M 0327 plakalı araç üzerinde, mal rejiminin tasfiyesi ile aracın edinilmesine davacı tarafından yapılan katkı nedeniyle, tasfiyenin sona ermesinden itibaren toplam 20.000 TL'nin faiziyle davalıdan tahsilini talep etmiştir. Davalı ..., cevap dilekçesi sunmamıştır....
Somut olaya gelince; eşler, ilk olarak 23.07.1993 tarihinde evlenmiş, 10.10.2011 tarihinde açılan boşanma davasının kabulüne ilişkin hükmün, kesinleşmesiyle boşanmışlar; daha sonra 04.06.2012 tarihinde ikinci kez evlenmişler ve 08.05.2013 tarihinde açılan boşanma davası ile boşanmışlardır. Eşler boşanıp tekrar evlenmiş iseler; mal rejimi her bir boşanma davasının dava tarihinden geçerli olarak sona erer ve her bir evlilik dönemindeki mal rejimi ayrı ayrı tasfiyeye tabidir. Mal rejimi boşanma davasının açıldığı tarih itibarıyla sona ermiştir (TMK 225/son). Tasfiyeye konu 3351 ada 4 parsel 2 nolu bağımsız bölüm eşler arasında edinilmiş mallara katılma rejiminin geçerli olduğu ilk evlilik döneminde 13.03.2009 tarihinde satın alınarak, davalı eş adına tescil edilmiştir. Mal rejiminin tasfiyesinde eşlerin bağlı bulunduğu rejime ilişkin hükümler uygulanır (TMK 179.m)....
Sözleşmeyle başka mal rejiminin seçildiği ileri sürülmediğinden evlilik tarihinden 4721 sayılı TMK'nun yürürlüğe girdiği 01.01.2002 tarihine kadar mal ayrılığı(743 sayılı TKM 170.m), bu tarihten mal rejiminin sona erdiği tarihe kadar ise, edinilmiş mallara katılma rejimi geçerlidir(4722 sayılı yasanın 10, TMK 202/1.m). Tasfiyeye konu 8 nolu bağımsız bölüm, eşler arasında edinilmiş mallara katılma rejiminin geçerli olduğu 26.03.2002 tarihinde satın alınarak, davalı eş adına tescil edilmiştir. Mal rejiminin tasfiyesinde eşlerin bağlı bulunduğu rejime ilişkin hükümler uygulanır(TMK 179.m). Mahkemece, tüm taraf delilleri birlikte değerlendirilerek, yukarıda belirtilen ilkeler nazara alınarak ve talep miktarı da gözetilerek sonucuna göre işin esasına ilişkin bir karar verilmesi gerekirken bağış nedeniyle yazılı şekilde davanın reddine karar verilmiş olması doğru olmamıştır....
H.. aralarındaki mal rejiminin tasfiyesi davasının reddine dair Bakırköy 7. Aile Hukuk Mahkemesi'nden verilen 24.10.2013 gün ve 931/838 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü: KARAR Davacı vekili, dava dilekçesinde boşanma nedeniyle maddi ve manevi tazminat ve katılım alacağı katkı paylarının tespiti ile alacağın davalıdan tahsilini talep etmiştir. Davalı vekili, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur. Mahkemece, davanın usulden reddine karar verilmesi üzerine; hüküm süresi içerisinde davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Eşler; 09.10.2004 tarihinde evlenmiş olup, 25.11.2008 tarihinde açılan boşanma davasına ilişkin hükmün 17.05.2011 tarihinde kesinleşmesi ile boşanmışlardır. Mal rejimi boşanma davasının açıldığı tarih itibarıyla sona ermiştir (TMK 225/son)....
Somut olaya gelince; eşler, 30.....1985 tarihinde evlenmiş, ....06.2004 tarihinde açılan boşanma davasının kabulüne ilişkin hükmün, kesinleşmesiyle boşanmışlardır. Mal rejimi boşanma davasının açıldığı tarih itibarıyla sona ermiştir (TMK 225/son). Sözleşmeyle başka mal rejiminin seçildiği ileri sürülmediğinden evlilik tarihinden 4721 sayılı TMK'nun yürürlüğe girdiği 01.01.2002 tarihine kadar mal ayrılığı (TKM 170.m), bu tarihten mal rejiminin sona erdiği tarihe kadar ise, edinilmiş mallara katılma rejimi geçerlidir (4722 sayılı yasanın ..., TMK 202/....m). Tasfiyeye konu ... nolu dükkanın 743 sayılı TKM'nun 170. maddesi uyarınca mal ayrılığı rejiminin geçerli olduğu dönemde edinildiğine, davacının doktor davalının ise eczacı olarak çalıştığına, davacının çalışması ile elde ettiği kişisel malı olan gelirini başka bir yere harcadığı iddia edilip ispatlanmadığına göre ... nolu dükkanın edinilmesine katkıda bulunduğunun kabulü gerekir....
Taraflar 06.11.1972 tarihinde evlenmiş, 08.09.2006 tarihinde açılan boşanma davasının kabulüne ilişkin kararın 23.12.2011 tarihinde kesinleşmesiyle, mal rejimi sona ermiştir (TMK'nun 225/2.m.) Sözleşmeyle başka mal rejimi seçilmediğinden, eşler arasında 01.01.2002 tarihine kadar mal ayrılığı (TKM'nin 170.m.), bu tarihten mal rejiminin sona erdiği boşanma davasının açıldığı tarihe kadar ise yasal edinilmiş mallara katılma rejimi geçerlidir....
Aile Mahkemesinin 2009/211 Esas sayılı boşanma davası ile .... 7. Aile Mahkemesinin 2009/350 Esas sayılı mal rejiminin tasfiyesi davasının görülmekte olduğu anlaşılmaktadır. Davacının, dava ve temyiz inceleme tarihi itibariyle davalı eşinden kesinleşmiş bir alacağı yok ise de, derdest olan mal rejiminin tasfiyesi davası sonucunda alacaklı çıkması muhtemeldir. Öte yandan, davalılar arasındaki taşınmaz satış işleminin, davacıyı zarara uğratmak ve davacının muhtemel alacağını sonuçsuz bırakmak amacıyla muvazaalı yapıldığı da ispatlanmıştır. Şu halde, davacının eldeki bu davayı açmakta hukuki yararının bulunduğu kabul edilmelidir. Mahkemece, mal rejiminin tasfiyesi davasının bekletici mesele yapılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru değildir....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Mal Rejiminden Kaynaklanan Alacak ... ile ... aralarındaki mal rejiminden kaynaklanan alacak davasının kısmen kabulüne ve kısmen reddine dair ...1. Aile Mahkemesi'nden verilen ... sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü: KARAR Davacı ... vekili, boşanma davasına karşı dava olarak açılıp tefrik edilen davada, dilekçede belirtilen araç ve banka mevduat hesabı nedeniyle mal rejiminin tasfiyesi ile alacak isteğinde bulunmuş, ayrıca dilekçede belirtilen ev eşyalarının aynen olmadığı takdirde bedellerinin tahsilini talep etmiştir. Davalı ... vekili, davanın reddini savunmuştur....


