Anılan maddenin 2. fıkrasında, mahkemece evliliğin iptal veya boşanma sebebiyle sona erdirilmesine veya mal ayrılığına geçilmesine karar verilmesi hâllerinde, mal rejiminin dava tarihinden geçerli olmak üzere sona ereceği belirtilmiştir. Yasal mal rejiminin tasfiyesi sırasında, alacağa ilişkin olarak iki taleple karşılaşılabilir. İlki katılma alacağı, diğeri ise değer artış payı alacağıdır. Katılma alacağına ilişkin talepte mahkemece yapılacak iş eklemeden ve denkleştirmeden elde edilen miktarlarda dahil olmak üzere edinilmiş malların toplam değerinden, bu mallara ilişkin borçlar çıkarıldıktan sonra, varsa kalan miktarın yarısının davacı eşe verilmesidir.(TMK m. 231) TMK’nın 229. maddesinde ise edinilmiş mallara eklenecek değerler düzenlenmiştir. Buna göre; “1. Eşlerden birinin mal rejiminin sona ermesinden önceki bir yıl içinde diğer eşin rızası olmadan, olağan hediyeler dışında yaptığı karşılıksız kazandırmalar, 2....
Hükmün, kooperatif hissesi ve 203 ada 38 parselde kain B/20 Blok 6 nolu bağımsız bölüme yönelik kısımları davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.Taraflar 27.07.1991 tarihinde evlenmişler, 28.11.2006 tarihinde açılan boşanma davasının kabulü ve hükmün 16.06.2010 tarihinde kesinleşmesiyle boşanmışlardır. 4721 sayılı TMK.nun 179.maddesine göre mal rejiminin tasfiyesinde eşlerin bağlı olduğu rejime ilişkin hükümler uygulanacaktır. Taraflar arasında başka bir mal rejiminin seçildiği ileri sürülmediğine göre, evlenme tarihinden 4721 sayılı TMK.nun yürürlüğe girdiği 01.01.2002 tarihine kadar mal ayrılığı, bu tarihten mal rejiminin sona erdiği boşanma davasının açıldığı tarihe kadar TMK.nun 202.maddesine göre yasal edinilmiş mallara katılma rejimine tabi olacaklardır. Eşler arasındaki mal rejimi TMK.nun 225/2.maddesine göre boşanma davasının açıldığı 16.06.2010 tarihi itibariyle sona ermiştir....
Davacı vekili tarafından temyiz itirazı üzerine yapılan inceleme neticesinde Daire'nin 2016/21959 Esas, 2019/1018 Karar sayılı ilamıyla, tarafların boşanma dava dosyasındaki 18.11.2014 tarihli oturumdaki beyanları ve kesinleşen boşanma ilamı incelendiğinde, anlaşma boşanmanın fer'i niteliğindeki mali konulara yönelik olduğu, mal rejiminin tasfiyesi dolayısı ile eldeki dava konusu yapılan malvarlığına ilişkin bir açıklama içermediği, mal rejiminin tasfiyesi boşanma davasının ferisi niteliğinde olmadığından; boşanmayla birlikte karara bağlanması zorunluluğu bulunmadığına işaret edilerek mahkemece davanın kaldığı yerden devamı ile iddia ve savunma çerçevesinde taraf delilleri toplanarak tartışılması ve tüm deliller değerlendirildikten sonra talebin esası hakkında olumlu olumsuz bir karar verilmek üzere hükmün bozulmasına karar verilmiştir....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Mal rejiminin tasfiyesi ve tapu ipali ve tescil ... ve ... aralarındaki mal rejiminin tasfiyesi ve tapu iptali ve tescil davasının reddine dair ... 2....
olan davalı tarafından yürütülen inşaat nedeniyle yapılan harcamaların mal rejiminin tasfiyesi nedeniyle alacak davasına konu edilemeyeceğinin gözönünde bulundurulması gerekir....
Bir eşin bütün malları, aksi ispat edilinceye kadar edinilmiş mal olarak kabul edilir (TMK 222. m). Değer tespiti, belirleme ve hesaplamaların yapılabilmesi için gerek görülürse konusunun uzmanı bilirkişi veya bilirkişilerden de yardım alınmalıdır. Taraflar, 14.04.2001 tarihinde evlenmiş olup; 24.12.2010 tarihinde açılan boşanma davasının kabulüne ilişkin hükmün 25.04.2013 tarihinde kesinleşmesi ile boşanmışlardır. Mal rejimi boşanma davasının açıldığı tarih itibarıyla sona ermiştir (TMK 225/son). Sözleşmeyle başka mal rejiminin seçildiği ileri sürülmediğinden evlilik tarihinden 4721 sayılı TMK'nun yürürlüğe girdiği 01.01.2002 tarihine kadar mal ayrılığı (743 sayılı TKM 170.m), bu tarihten mal rejiminin sona erdiği tarihe kadar ise, edinilmiş mallara katılma rejimi geçerlidir (4722 sayılı Yasa'nın 10, TMK 202/1.m). Mal rejiminin tasfiyesinde eşlerin bağlı bulunduğu rejime ilişkin hükümler uygulanır (TMK 179.m)....
KARAR Davacı ... vekili, dava dilekçesinde belirtilen taşınmaz ve araç nedeniyle mal rejiminin tasfiyesi ile alacak isteğinde bulunmuştur. Davalı ... vekili, davanın reddini savunmuştur....
Davacı-birleşen davada davalı vekili, 16.12.2009 tarihli boşanma dava dosyası ile birlikte açtığı mal rejiminin tasfiyesi davasında Keçiören'de bulunan taşınmazın ve 06 R 9938 plakalı aracın vekil edeni adına tesciline karar verilmesini istemiş, mal rejiminin tasfiyesine ilişkin davanın tefrik edilmesinden sonra mahkemeye sunduğu 26.05.2010 havale tarihli dilekçede tescil talebinin yerinde görülmemesi durumunda katkı payı miktarının tespiti ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, talep miktarını göstermediği gibi harcı da tamamlamamıştır. Birleşen dava dosyasında ise, davalı-birleşen davada davacı vekili Demetevler'de bulunan taşınmaz nedeniyle mal rejiminin tasfiyesi ile alacak isteğinde bulunmuş, tefrik sonrasında da talep miktarı açıklattırılmamıştır....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm kusur, tazminatlar, yoksulluk nafakası ve mal rejiminin tasfiyesi yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle boşanmaya ilişkin kararın taraflarca temyiz edilmeyerek, hükmün boşanma yönünden kesinleşmiş olmasına ve bu nedenle mal rejiminin tasfiyesine yönelik isteğin incelenebilir hale geldiğinin anlaşılmasına göre; davalı-davacı kadının tüm, davacı-davalı kocanın aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir. 2-Davacı-davalı kocanın maddi tazminat istemi bulunmamaktadır. İstek bulunmadığı halde taraflar arasında kesin hüküm oluşturacak şekilde maddi tazminat yönünden de ret hükmü kurulması usul ve yasaya aykırıdır....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Karşılıklı Boşanma ve Mal Rejiminin Tasfiyesi Taraflar arasındaki "boşanma" ve "karşı boşanma" davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı-karşı davacı (...) tarafından, her iki davaya yönelik olarak temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, yerinde bulunmayan temyiz isteğinin reddiyle usul ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine, peşin alınan harcın mahsubuna ve 123.60 TL. temyiz başvuru harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi.15.09.2015(Salı)...


