Tarafların 22.10.1998 tarihinde evlendikleri, 02.02.2005 tarihinde açılan boşanma davasının kabulü ve hükmün 10.03.2007 tarihinde kesinleşmesiyle evlilik birliğinin son bulduğu, TMK'nun 179. maddesine göre mal rejiminin tasfiyesinde eşlerin bağlı olduğu rejime ilişkin hükümlerin uygulanacağı, taraflar arasında başka bir mal rejiminin seçildiği ileri sürülmediğine göre, evlenme tarihinden 4721 sayılı TMK'nun yürürlüğe girdiği, 01.01.2002 tarihine kadar mal ayrılığı, eşler başka bir mal rejimini seçtiklerini ileri sürmediklerinden bu tarihten mal rejiminin sona erdiği boşanma davasının açıldığı 02.02.2005 tarihe kadar TMK'nun 202.maddesine göre yasal edinilmiş mallara katılma rejimine tabi olacakları, eşler arasındaki mal rejiminin TMK'nun 225/2.maddesine göre boşanma davasının açıldığı tarih itibariyle sona erdiği, TMK'nun 222.maddesi son fıkrası hükmüne göre, bir eşin 01.01.2002 tarihinden sonra edindiği bütün malların aksi ispat edilinceye kadar edinilmiş mal olarak kabul edileceği...
Dosyaya yansıyan bilgi ve belgelere göre ve davacı vekilinin 11.07.2013 tarihli celsede belirtmiş olduğu beyanından taraflar arasındaki boşanma davasının retle sonuçlandığı ancak henüz kesinleşmediği anlaşılmaktadır. Kural olarak, mal rejiminin tasfiyesi isteğine ilişkin davaların sonuçlandırılabilmesi için taraflar arasındaki evlilik birliğinin sona ermesi gerekmektedir (TMK'nın 225. maddesi). Tarafların evliliği hukuken devam etmekle birlikte, davacı vekili.. Aile Mahkemesi'nin 2012/845 Esasında kayıtlı taraflar arasındaki boşanma davasının devam ettiğini bildirmiştir. Dava açıldığı sırada sona ermiş bir evlilik mevcut değil ise de bu durum açılmış bulunan boşanma davasının sonucunun beklenmesine engel değildir. (H.G.K 2012/8-268 Esas-2012/420 Karar). Bu kapsamda, T.C. Anayasası'nın 141. maddesinin son fıkrası ve HMK'nın 30. (HUMK.nın 77.md) hükümlerine göre; davaların en az giderle ve mümkün olan süratle sonuçlandırılması yargının görevidir....
Davacı ... ile davalıların murisi ... 16.6.1988 tarihinde evlenmiş, ... 11.2.2004 tarihinde ölmüş, bu tarihte de mal rejimi sona ermiştir. (TMK.nun 225/1.madde). Davacı eş Nuran, varsa katılma alacağına ilişkin haklarını diğer eşin mirasçılarından talep edebilecektir. Dava konusu 419 ada 28 parselde bulunan 11 nolu daire 26.6.2002 tarihinde, 4721 sayılı TMK.nin yürürlüğe girmesinden sonra edinilmiş mallara katılma rejiminin geçerli olduğu dönemde, edinilerek davacı ve davalıların murisi ... ...adına tescil edilmiştir. Edinilmiş mallara katılma rejiminin geçerli olduğu dönemde edinilen mal bakımından, TMK.nun 178. maddesinde “evliliğin boşanma sebebiyle sona ermesinden doğan dava hakları, boşanma hükmünün kesinleşmesinin üzerinden bir yıl geçmekle zamanaşımına uğrar” denilmektedir. Görüldüğü gibi madde metninde ölüm sebebiyle mal rejiminin sona ermesinden söz edilmemektedir....
Somut olaya gelince; eşler, 18.11.1999 tarihinde evlenmiş, 19.09.2012 tarihinde açılan boşanma davasının kabulüne ilişkin hükmün, kesinleşmesiyle boşanmışlardır. Mal rejimi boşanma davasının açıldığı tarih itibarıyla sona ermiştir (TMK 225/son). Sözleşmeyle başka mal rejiminin seçildiği ileri sürülmediğinden evlilik tarihinden 4721 sayılı TMK'nun yürürlüğe girdiği 01.01.2002 tarihine kadar mal ayrılığı (743 sayılı TKM 170.m), bu tarihten mal rejiminin sona erdiği tarihe kadar ise, edinilmiş mallara katılma rejimi geçerlidir (4722 sayılı Yasanın 10, TMK 202.m)....
Bu nedenlerle tarafların boşanma davasından vazgeçmeleri nedeniyle davacı avukatın sadece maktu vekalet ücreti talep edebileceği ve boşanma ile birlikte talep edilen maddi ve manevi tazminat ve nafaka istemlerinin ise, boşanma talebine bağlı fer’i nitelikteki talepler olup,harca tabi olmadığı gibi, vekalet ücreti yönünden de dikkate alınamayacağı,feragat ile sonuçlanan katılma alacağı davasında ise 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 225. maddesine göre; mal rejimi, eşlerden birinin ölümüyle, başka bir mal rejiminin kabulüyle, Mahkemece boşanmaya, evliliğin iptaline veya mal ayrılığına geçilmesine karar verilmesiyle sona erer. Yargıtay'ın sapmaksızın devam eden uygulamalarına göre, mal rejiminin tasfiyesi ile alacak hakkında bir karar verilmesi için eşler aralarındaki mal rejiminin sona ermesi gerekir....
Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamından; tarafların 13.02.1997 tarihinde evlendikleri, 28.03.2008 tarihinde açılan boşanma davasının kabulü ve hükmün 28.04.2010 tarihinde kesinleşmesiyle evlilik birliğinin son bulduğu görülmüştür. 4721 sayılı TMK'nun 179. maddesine göre mal rejiminin tasfiyesinde eşlerin bağlı olduğu rejime ilişkin hükümlerin uygulanacağına, taraflar arasında başka bir mal rejiminin seçildiği ileri sürülmediğine göre, evlenme tarihinden 4721 sayılı TMK'nun yürürlüğe girdiği 01.01.2002 tarihine kadar mal ayrılığı, bu tarihten mal rejiminin sona erdiği boşanma davasının açıldığı tarihe kadar TMK'nun 202. maddesine göre yasal edinilmiş mallara katılma rejimine tabi olacakları tartışmasızdır. Öncelikle, dava ve taraf ehliyeti kamu düzenine ilişkin olup, Mahkemelerce doğrudan doğruya (resen) gözönünde tutulur. Dosya arasında delil olarak bulunan,......
Bu durumda boşanmanın kesinleşmemesi sebebiyle mal rejiminin tasfiyesi yapılamaz ve mal rejimi davası boşanma kararı kesinleşmedikçe karara bağlanamaz. Mahkemenin bu yöne ilişkin görüşü yerindedir. Mahkeme gerekçesine dayanak gösterilen Dairenin 12.04.2011 tarih 2010/4910 Esas 2011/2097 Karar sayılı ilamına konu uygulamadan Daire tarafından vazgeçilmiş olup az yukarıda açıklanan ilke çerçevesinde Daire uygulaması yapılmaktadır. Taraflar arasında boşanma davası halen derdest olup devam ettiği anlaşıldığına, davacının değer artış payı ve katılma alacağı hakkı doğmuş bulunduğuna göre mahkemece yapılması gereken; davanın görülebilirlik ön koşulu olan az yukarıda yazılı Bakırköy 2....
Buna göre, eşler arasındaki mal rejiminin kurulması, değiştirilmesi veya önceki rejimin tasfiyesi halinde, üçüncü kişi olan alacaklı hakkını alabilmek için dava açabilecektir. Somut olayda, davacı banka, eşlere karşı açtığı davada, boşanma nedeniyle davalı kadının, diğer davalı erkekten hak ettiği edinilmiş mallara katılma rejiminden kaynaklanan katılma alacağının, davalı erkekten tahsilini, bu alacağın tahsil edilebilmesini teminen İİK 283/1 maddesi gereği davaya konu menkul ve gayrimenkullerin haciz ve satışına karar verilmesini talep etmiştir....
Mal ayrılığı rejiminde; Kadın veya kocanın, mal rejiminin devamı sırasında diğerinin edindiği malvarlığına katkısı nedeniyle katkı payı alacağı isteğinde bulunabilmesi için mutlaka para ya da para ile ölçülebilen maddi veya hizmet değeriyle katkıda bulunması gerekir. 743 sayılı TKM'nin 153.maddesi uyarınca, kadının eve bakması, temizlik yapması, çocukları yetiştirmesi asli görevidir, bunları yapmak edinilen mala katkı sayılmaz. Somut olayda; eşler, 06.02.1991 tarihinde evlenmiş, 02.04.2008 tarihinde açılan boşanma davasının kabulüne ilişkin hükmün, kesinleşmesiyle boşanmışlardır. Mal rejimi boşanma davasının açıldığı tarih itibarıyla sona ermiştir ( TMK 225/son). Sözleşmeyle başka mal rejiminin seçildiği ileri sürülmediğinden evlilik tarihinden 4721 sayılı TMK'nun yürürlüğe girdiği 01.01.2002 tarihine kadar mal ayrılığı (TKM 170.m), bu tarihten mal rejiminin sona erdiği tarihe kadar ise, edinilmiş mallara katılma rejimi geçerlidir(4722 sayılı yasanın 10, TMK 202/1.m)....
Sözleşmeyle başka mal rejimi seçilmediğinden, eşler arasında 01.01.2002 tarihine kadar mal ayrılığı (TKM'nin 170.m.), bu tarihten mal rejiminin sona erdiği boşanma davasının açıldığı tarihe kadar ise yasal edinilmiş mallara katılma rejimi geçerlidir. (TMK'nun 202, 4722 s.Y.nın 10.m.). 1- Davacı tarafça dava dilekçesinde ve ilerleyen yargılama aşamalarında mal rejiminin tasfiyesi sonucunda ayın isteğinde bulunulmuştur. Mahkemece bu tür davalarda ayın istenemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir....


